# Çek kanunu tasarısı hakkında (s.s.445)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim
- **Tarih:** 10 Aralık 2009
- **Gündem:** ÇEK KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.445)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-23-2009-12-10-cek-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-445

> Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 10 Aralık 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEK KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.445)); konuşma 1.049 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Başkan, yüce Meclisin çok değerli üyeleri; hepinize saygılar sunuyorum.

Değerli arkadaşlarım, ben olaya tabii… Adalet Komisyonu, Adalet Bakanlığının hazırladığı bir tasarı ama sordum demin, kimler var, hangi bakanlıklardan kimler var? Bir tek Merkez Bankasının dışında, ekonomiyle ilgili hiçbir bakanlıktan tek kişi yok diye cevap aldım. Eğer yanlışsam özür diliyorum. Ben burada BDDK’nın olmasını isterdim -şimdi söyleyeceğim- değişik ekonomik kurumların olmasını isterdim.

Bu, bir suç ve ceza olarak değil, burada mağdurlar olarak değil… Niye bu hâle geldik, kimler bu hâle getirdi? Nedenini araştırmazsak altı ay sonra gene aynı konuma geliriz.

Şimdi, sadece burada karşılıksız çek yazanlara suçu yükledik ve her türlü suçu bunlara ilettik, her türlü suçu bunlarda gördük. Değerli arkadaşlarım ama bunları bu hâle getirenler kimler? Esnafı bu hâle getiren kim?

Peki, Sayın Bakanım, bankaların suçu yok mu? Böyle, bankalara, çok böyle, sakın ola ki… Bir numaralı suçlularından biri de bankalardır. Bu çek suçlarından önemli bir kısmını, geçtiğimiz bir iki yılda, bir buçuk yılda bankalar da yaratmıştır. En büyük suçlulardan biri bunlardır. Nasıl yaratmışlardır? Bırakın acze düşen firmaları, tabii banka para vermiştir, alacaktır parasını ama, kendilerine çek ciro eden müşteriler acze düştüğü zaman, o çekin arkasındaki 8-10-15 ciranta, daha çeklerle ilgili tarih gelmeden herkesin ocağını söndürmüştür. Daha altı ay varken, daha bir sene, daha vade dediğimiz olguya… Çekte vade olmaz demeyin, bir piyasa gerçeği var arkadaşlar. Banka, bu çeki üç ay sonra -üç aysa üzerindeki tarih- tahsil edeceğim diye almıştır. Artık bu zımni kabuldür, artık bu piyasa gerçeğidir.

Siz, daha üç ay, senin borçlun acze düştü diye ciro ettiği çeklerin arkasındaki 8-10-15 tane cirantaya takip yaparsan, bunların ocağını söndürürsen, hiçbir günahları olmamasına rağmen… Bu yaratılan karşılıksız çeklerin çok önemli bir kısmı da bu sayede yaratılmıştır, ama bakıyorum, dün onları… Geçen yıl Eylül ayından itibaren Plan ve Bütçe Komisyonunda da yalvardık. Aynen ilettik. Onları bu hâle getirenlerle ilgili hiçbir şey yapmıyoruz.

Değerli arkadaşlarım, banka ismi vermek istemiyorum. Aslında yasal bir suç, bir tazminat ödemezsem vermekten de gurur duyarım yapanı. Yani bunlar bunu yaptı demekten de ve piyasaya bunları söylemekten de gurur duyarım, ama biliyorum ki önemli bir tazminat gelir.

Haa, şimdi, mesele şu: Özellikle son bir buçuk yıllık krizde çok duyarlı davranan bankalarımız oldu, müşterinin yanında olan bankalarımız oldu, onların önünde şükranla eğiliyorum, ama özellikle birkaç banka karşılıksız çekler konusunda piyasada çok sorun doğurdu ve piyasada bir sürü insanın ocağını söndürdü. Çeklerini alamayan esnaf, tahsil edemeyen esnaf karşılıksız çek mağduru oldu, kendi de karşılıksız çekten dolayı yargılandı. Bir kere bu bankalar cezalandırılmadı. Ben, defalarca Plan ve Bütçe Komisyonunda ekonomi kurmaylarına bunu söylememe rağmen, krizin göbeğinde geçen yıl Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarında, fakat hiçbir kurum ilgili kurumlara en küçük bir şekilde müdahale etmedi arkadaşlar.

Ha, şimdi bakıyorum, o kurumlar çıkmış piyasaya anlı şanlı ilanlar veriyor. Yazıklar olsun. Bir kere, suçlunun bir başka penceresinin de bunlar olduğunu da söylemek zorundayım arkadaşlar.

Tabii, bu yasada getirilen… Biz, grup olarak bu yasanın bu şekilde gelmesine son derece karşıyız. Ama, bir yönüyle, bir maddesi var ki, o maddede birazcık… Yani, kanuni temsilciler hepten mağdur oluyordu. Bir kurumun, bir tüzel kişinin çekine imza atan profesyonelleri, genel müdürü, muhasebe müdürü atıyordu birinci ve ikinci derecede, ilgili şirketin sermayedarları eğer atmamışsa hiçbir ceza görmüyordu. Şimdi, bu tasarıda bir nebze olsun, zarar gören profesyoneller yanında, o şirketin sermayedarı veya temsilci atadığı yönetiminden birisi de onlar kadar, atadıysa, bir ceza görecektir. Bu, şu demektir: Burada, suçu, sadece karşılıksız çeki profesyonellere yükleyerek buradan sıyrılmak yerine, o şirketin sermayedarları da -bir nebze olsun, tam değil, çünkü, bunun daha kaçak yönü var- bir kişiyi atayacaklar, çünkü, yasanın şeyi öyle. Hâlbuki, tüm yönetim sorumlu olmalı. Ama, kanunda diyor ki: “Atanan kişi.” Yani, mali işlerden sorumlu bir yetkili atayacaklar 5’inci maddede, o, diğer yetkililerle sorumlu olacak diyor. En azından, kurumsallaşmış şirketlerde profesyonellerin ceza almasının yanında, o şirketin sermayedarları da elini taşın altına koyacak bu maddede, buna memnun oldum.

Değerli arkadaşlarım, tabii, bir başka konuya geleceğim. Keşke burada ekonomi kurmayları olsaydı; dikkatinizi çekmek istiyorum, bunu açık söylüyorum: Dünyada yaşanan ekonomik olaylarda… Şunu da söylemek istiyorum: Bu krizde veya herhangi başka krizlerde, dikkat ettim, tabii, ulusal sermaye, ama yerli bankalarımız, yani sermayesi yabancı olmayan bankalarımız hep esnafın yanında olmuştur. Bunu açık söylüyorum. Banka ismi verip teşekkür etmek istiyorum, o da suç olur diyorum. Hakikaten yüzde 100 sermayesi yerli olan, devlet bankaları dâhil, yani Ziraat Bankası, Halk Bankası, Vakıflar Bankası dâhil ve yerli sermaye olan özel bankalarımız hep müşterinin yanında olmuştur, müşteriye eziyet etmemiştir. Ancak sermayesinin çoğu yabancıların elinde olan bankalar ise, maalesef, bunlar proje finansmanı yapmadığı gibi, sadece yaptığı iş, tüketici kredisi ve ithalatın finansmanıdır, ama müşteriye, esnafa ilk eziyeti yapan bunlardır.

Dikkatinizi çekmek istiyorum, dünyadaki ekonomik krizden hâlâ etkilenen Dubai’dir, Yunanistan’dır, Belçika’dır. Türk bankalarının bir kısmının sermayesi, Türkiye’de faaliyette olan, yüzde 100’ü yabancı olan, yabancı sermayesi olan bankaların bir kısmının o bacakları oradadır. Dikkatinizi çekmek istiyorum. Yani Yunan bankaları var, Hollanda bankaları var, Belçika bankaları var Türkiye’de. Türkiye’deki bankaların yüzde 100 sermayesi onlara aittir veya Dubai’de çok önemli riskler üstlenmiş bankalar var. Ben buradan uyarıyorum. BDDK olsaydı BDDK’yı uyarırdım. Buradan uyarıyorum. Yarın Türk ekonomisinin herhangi bir kaosa girmesinde o bankaların kendi ülkelerinde yaşayacağı sorunların ne kadarı bizi etkileyebilir; bunun bu günden önleminin alınması lazım. Çünkü Türk bankacılığının yüzde 42’si arkadaşlar, yabancı sermayenin eline geçmiş; görünen. Borsadaki bacağı bilmiyoruz. Ben buradan bir kez daha uyarmaya çalışıyorum.

Tabii, yine, geçen yıl çok ısrarla söyleyip ama geç kabul ettiğiniz, geç uygulamaya soktuğunuz… Zamanında uygulamaya soksaydınız birtakım şeyler olmazdı. Yani, çeklerde kötü niyetli borçlunun korunması kaldırıldı. Yani, inisiyatifin dışında elinden çıkmıştır uygulaması olumlu bir uygulamadır, onurlu alacaklıyı korumuştur; bunun aynen devam etmesi lazım. Kötü niyetli borçlunun gidip kendi ispat etmesi lazım. Bu uygulamanın yine mutlaka önümüzdeki süreçte eğer… Çek gidiyor arkadaşlar, altı ay piyasada dolanıyor, elli tane ciro geçiriyor, son gün, ödeme günü geliyor, borçlu gidip bankaya diyor ki: Elimden inisiyatifim dışında çıkmıştır. Altı aydır neredeydin sen kardeşim? Geçen yıl yine burada çok ısrarla benim söylediğim ve daha sonra hepinizin kabul ettiği –teşekkür ediyorum- bu uygulama piyasaya bir istikrar getirmiştir, kötü niyetli borçlunun gidip çekinin elinden çıktığını kendinin ispat etmesi lazım, yani alacaklının, iyi niyetli alacaklının bu konuda mağdur edilmemesi lazım; bunun devam etmesi lazım.

Yine geçen yıl, piyasaya istikrar için de… Gene günlerce söyledik, geç alınan bir karar ama, örneğin, özellikle “vadeli çekler” dediğimiz çeklerin gününden önce takasa sürülmesi, üzerinde kanuni takip yapılması olayı önlenmiştir; bunun devam etmesi lazım çünkü piyasaya bir istikrar getirmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Çek kanunu tasarısı hakkında (s.s.445)”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-23-2009-12-10-cek-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-445 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
