# İsparta ve cevresinde aşırı yağışlardan etkilenen çiftçilerin sorunları hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim
- **Tarih:** 2 Temmuz 2010
- **Gündem:** İSPARTA VE CEVRESİNDE AŞIRI YAĞIŞLARDAN ETKİLENEN ÇİFTÇİLERİN SORUNLARI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-23-2010-07-02-isparta-ve-cevresinde-asiri-yagislardan-etkilenen-ciftcilerin-sorunlar

> Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 2 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSPARTA VE CEVRESİNDE AŞIRI YAĞIŞLARDAN ETKİLENEN ÇİFTÇİLERİN SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 759 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinize saygılar sunarım. Milliyetçi Hareket Partisinin Grup önerisi lehinde söz aldım.

Değerli arkadaşlar, belediyeleri konuşuyoruz burada. Bir kere, belediyeler acaba eşit koşullarda mı? Önce, Türkiye’de her belediyenin zorunlu olarak verdiği hizmetler var. Mecburen vermek zorunda olduğu hizmetler var ama tüm belediyeler eşit koşullara sahip değil. Bir kere burada haksızlık var, adaletsizlik var.

Değerli arkadaşlarım, bir kere dilerseniz önce belde belediyelerinden başlayalım; yani nüfusu 1.500 ile 5 bin ve 5 bin ile 10 bin arasındaki belediyelerden başlayayım.

Değerli arkadaşlarım, burada da büyük haksızlık yaptınız. Nüfusu 4.999 olan bir belediye ile nüfusu 5.001 olan bir belediye arasında ne kadar büyük bir haksızlık yaptığınızı biliyor musunuz? Bir beldenin nüfusu 4.999; denkleştirme ödeneği olarak verdiğiniz parada eğer çok büyük fark varsa, 2 kişi için nüfusu daha az diye ne kadar haksızlık yaptığınızı biliyor musunuz? Bir kere bu bir haksızlıktır. Yani burada denkleştirme ödeneği altındaki adil olmayan, denkleştirme ödeneği yoluyla bulmaya çalıştığınız adil olmayan çözümler, hakikaten belediyeleri isyan ettirmektedir. Yani Adrese Dayalı Nüfus Sistemi’nde 2 kişinin az olması o belediyenin yılda 100 bin lira daha az para almasına sebep olmaktadır arkadaşlar. Bir kere, çok zor koşullar altında mücadele ediyorlar bu belediyeler. Bunlardan bir de elektrik parası istiyorsunuz, bunlardan bir de aydınlatma bedeli istiyorsunuz, bunlardan bir de sulama suyu bedeli istiyorsunuz, bunlardan bir de içme suyunun elektrik paralarını istiyorsunuz. Değerli arkadaşlarım, zaten olanakları yok. Bir zamanlar “aydınlatma bedeli” diye taktınız. Sanki belediyeler kolluk kuvveti, sanki vatandaşın emniyetini sağlamakla görevli bir kolluk kuvveti zannettiniz; elektrik bedeli salması saldınız, sokak aydınlatması saldınız. Ha, şimdi bir yasa getirdiniz enerji KİT’leriyle ilgili, burada bunu geri almaya çalışıyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, bu belediyelerin işçilerinin çoğu maaş alamıyor, altını çiziyorum, maaş alamıyorlar. Bu nedenle özellikle denkleştirme ödeneğinde yapılan haksızlığı gidermek zorundasınız. Biz mutlaka…

İki: Bu belediyelerin, özellikle siz, yaz nüfusu ve kış nüfusunun ne kadar olduğunu bilemiyorsunuz. Bazı beldelerimiz kışın çok küçük nüfusa sahip olmasına rağmen yazın mevcut nüfusunun 10 katı kadar nüfusa sahip oluyor. O hizmeti veriyor ama aldığı para yine aynı para. Yani düşünün bir sahil belediyesini, kışın 3 bin kişi olan bir belediye nüfusu yazın 50 bin kişi, 100 bin kişiye hizmet vermeye çalışıyor. Yani burada bunları dikkate almıyorsunuz arkadaşlar.

Bu nedenle, özellikle bu Belediyeler Kanunu’nda, yıllardır söylememize rağmen hep kulak ardı ediyorsunuz, adaletsiz, haksız olmasına rağmen kulak ardı ediyorsunuz. Adalet duygularınız her ne hikmetse belediyelere karşı kabarmıyor. Gine söylüyorum: Büyükşehir Kanunu Türkiye'deki adaletsiz bir kanundur ve bazı belediyelere çok önemli olanaklar sağlıyor, hak etmediği olanaklar. Ama bazı belediyeler insanlarının çöpünü atamazken, insanlarına su akıtamazken, insanlarına su bulamazken bazı belediyeler ise çok farklı şeyler yapıyorlar. Önce insanı insan gibi görün. Onları çöpten, her şeyden arındırmamız lazım, mikroptan arındırmamız lazım. O mikroplu yerleri belediyeler temizleyemiyor.

Değerli arkadaşlarım, siz -yine söylüyorum, altını çiziyorum- 20 kilometre etrafını büyütmenize rağmen, bazı illeri 35 kilometre büyütmenize rağmen, 20 kilometre büyüttüğünüz il 350 bine geldi, bazı iller 35 kilometrede 500 bine geldi. Bunlara yılda 200 bin lira para veriyorsunuz, “Bu büyükşehir belediyesidir.” diye ama 600 bin nüfusa sahip Şanlıurfa’ya -altını çiziyorum, her zaman söyleyeceğim- verdiğiniz para 80 bin lira. Haksızlık vardır, adaletsizlik vardır. Adalet bunun neresinde, hak bunun neresinde? Yine bazı iller var, Van, merkez nüfusu ne kadar? Bakın, aldığı para ne kadar?

KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ) – Tekirdağ…

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Tekirdağ, oraya gelmedi. Yok, haksızlık yapmayalım şimdi bir de orada Kemalettin Bey.

KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ) – Onlara da vermiyorlar.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Yani, “yaz nüfusu, kış nüfusu” dersen saygı duyuyorum. “Tekirdağ’ın yaz nüfusuyla kış nüfusu…” dersen hakikaten hak ediyor. Evet...

KEMALETTİN NALCI (Tekirdağ) – Günlük nüfus da değişiyor.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Yaz çok kalabalık oluyor.

Değerli arkadaşlarım, bunu…

ÜNAL KACIR (İstanbul) – Anlaşın, anlaşın!

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Ünal Bey, bizim neyde anlaşıp… Sen haksızlığı gider! Haksızlığa sen çanak tut, ondan sonra “Anlaşın.” de. Beyefendi, haksızlığı gider haksızlığı! De ki: “Haklısın, haksızlık yapıyoruz.” Bunu niye söylemiyorsun?

ÜNAL KACIR (İstanbul) – Ben kötü bir şey demedim, “Anlaşın.” dedim.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Niye söylemiyorsun bunu? Hemen oradan “Anlaşın.” diyorsun. Gel, önce haksızlığı gider ki öyle anlaşalım. Haksızlık yapıyorsunuz, hak ve hukuku bir tarafa bırakıyorsunuz, bazı illerin hakkını yiyorsunuz -aynen söylüyorum- hakkını yiyorsunuz, hakkını. Şanlıurfa’nın hakkını yiyorsunuz. Şanlıurfa’da yaşayan çoluk çocuğun hakkını yiyorsunuz. Van’da yiyorsunuz.

CEMAL KAYA (Ağrı) – Malatya…

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Malatya’nın da yiyorsunuz, Kahramanmaraş’ın da yiyorsunuz, Manisa’nın da yiyorsunuz, Balıkesir’in de yiyorsunuz. Bak, biz adalet istiyoruz. Adalet istiyoruz. Mevcut büyükşehirlerden nüfusu daha yüksek olan yerlerin hakkını yemeyin. Mevcut büyükşehirlerden daha düşük olanlara bir şey diyemiyorum.

MUSA SIVACIOĞLU (Kastamonu) – Biz de isteriz. Kastamonu’ya isteriz.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Varsa yapın, isteyin efendim.

---

**Kaynak gösterme:** Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “İsparta ve cevresinde aşırı yağışlardan etkilenen çiftçilerin sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim tutanağı, 2 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-23-2010-07-02-isparta-ve-cevresinde-asiri-yagislardan-etkilenen-ciftcilerin-sorunlar (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
