# 2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (kültür turizm, devlet opera, devlet tiyatroları, gümrük, vakıflar, sosyal yardımlaşma) üçüncü tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Fevzi Topuz (CHP, Muğla)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim
- **Tarih:** 6 Aralık 2007
- **Gündem:** 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (KÜLTÜR TURİZM, DEVLET OPERA, DEVLET TİYATROLARI, GÜMRÜK, VAKIFLAR, SOSYAL YARDIMLAŞMA) ÜÇÜNCÜ TUR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/fevzi-topuz-23-2007-12-06-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-kultur-turizm-devlet

> Fevzi Topuz (CHP), 6 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (KÜLTÜR TURİZM, DEVLET OPERA, DEVLET TİYATROLARI, GÜMRÜK, VAKIFLAR, SOSYAL YARDIMLAŞMA) ÜÇÜNCÜ TUR); konuşma 495 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FEVZİ TOPUZ (Muğla) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2008 Mali Yılı Bütçe Kanunu Tasarısı’nın Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü bütçesi üzerinde kişisel görüşlerimi açıklamak üzere söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği gibi, Kültür ve Turizm Bakanlığının görevleri, yasasında görüleceği üzere, ulusal, manevi, tarihî, kültürel ve turistik değerleri araştırmak, geliştirmek, korumak, yaşatmak, tanıtmak ve geliştirmek olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla, Bakanlık, doğal, kültürel ve tarihî alanları turizm amaçlı değerlendirirken, çevresel değerlerin korunmasına, doğal çevrenin fiziki ve doğal altyapı eşiklerinin aşılmamasına, yani taşıma kapasitesine dikkat etmek zorundadır.

Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; turizm ve çevre, birbirine sıkı sıkıya bağlı iki unsurdur. Turizmin varlığı, çevrenin kalitesine bağlıdır. Turizm kaynakları kullanılırken, aynı kaynakların gelecek nesiller tarafından da kullanılabilmesinin güvence altına alınması şarttır. Ancak çevremize ve turizm bölgelerimize bakıldığında, durumun hiç de iç açıcı olmadığını görmekteyiz.

Ülkemizin tüm kıyıları, tarihsel ve kültürel zenginliklerle dolu tüm yöreleri, ne yazık ki, ardı arkası kesilmeyen bir çevre ve imar kirliliği saldırısıyla karşı karşıyadır. Ne yazık ki, yerel yönetimlerin çok azı, çevre ve imar konularındaki yetkilerini kamu yararı ve kamu hizmeti doğrultusunda kullanabilmektedir. Elbette, bunda, yerel yönetimler üzerindeki siyasal, çevresel ve benzeri baskıların payı vardır.

Koyların turizme açılması, ormanlarda yaşanan tahribat, kültür ve tabiat varlıklarının amaç dışı kullanılması, kıyıların yanlış kullanılması ve yağmalanmasına âdeta göz yumulması, yaylaların işgalinin yasallaştırılması, turizm alanları dâhil millî parkların, doğal alanların, madencilik dâhil, neredeyse her türlü kullanıma açılması ve tahrip edilmesi ve korunamaması turizmin bindiği dalı kesmekten başka bir şey değildir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir yandan, turizm kenti olan bölgelerde, denize sıfır noktalarda ve turistik tesislerin yanında, ÇED raporu aranmaksızın, AKP’li Çevre ve Orman Bakanlığının oluruyla, deniz manzaralı taş ocakları işletilmektedir.

Her gün bir yenisini işittiğimiz deniz manzaralı taş ocaklarından birisi de, Bodrum-Milas kara yolunun 13’üncü kilometresinde, denize sıfır noktada, 50 dönüm orman arazisinin taş ocağı işletilmek amacıyla 21 Eylül 2015 tarihine kadar kiraya verilmesidir.

Aynı zamanda sit alanı olan dünyanın en güzel koylarının turizme tahsis edilmesinin, diğer bir anlatımla, bu alanların yapılaşmaya açılmasının koyların doğal yapısını ve özelliğini bozacağı açıktır.

Kaldı ki, böylesi bir tahsis, Bakanlığın alternatif turizm faaliyetleri kapsamında yürüttüğü “Mavi Tur” projesini de sekteye uğratacaktır.

Sektörün en önemli kuruluşlarından TÜRSAB, koylardaki tahsislere, doğaya ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın en önemli araçlarından biri olan turizme zarar vereceği düşüncesi ile karşı çıkıyor.

Gökova’daki Kissebükü ve Çökertme koylarında toplam 1.800 dönüm arazinin, konaklama tesisleri yapılmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığınca yapılaşmaya açılma ısrarı düşündürücüdür.

Ormanlarımızın da AKP İktidarının tehdidi altında olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Sorgun ormanları bunlardan biri ve en önemlisidir. Sorgun ormanları ülkemizin ayakta kalmış, ekolojik değerlere sahip ender alanlarımızdan birisidir.

Fıstık çamı, kızılçam, karaçamlardan oluşan Sorgun ormanları Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından golf sahası ve otel yapımı için tahsis edilmiştir.

Bu tahsis edilen alanda -5 Kasım 2007 tarihinde Milliyet gazetesinde çıkan bir haberde- 500 bin ağacın kesildiğini basın mensuplarımız tespit etmiş. Ancak, Bakanlık Müsteşarı 500 bin değil de 80 bin ağaç kesildiğini söylüyor. Burada söylemek istediğim, bu ağaçlar kesilirken doğanın ne kadar tahrip edildiği…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Fevzi Topuz (CHP, Muğla). “2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (kültür turizm, devlet opera, devlet tiyatroları, gümrük, vakıflar, sosyal yardımlaşma) üçüncü tur”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 6 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fevzi-topuz-23-2007-12-06-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-kultur-turizm-devlet (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
