# Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Fevzi Topuz (CHP, Muğla)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim
- **Tarih:** 17 Ocak 2008
- **Gündem:** TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/fevzi-topuz-23-2008-01-17-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap

> Fevzi Topuz (CHP), 17 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 1.003 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA FEVZİ TOPUZ (Muğla) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 56 sıra sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 631 ve 651’inci maddeleri arasındaki maddeler üzerine, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hükûmetin “temel yasa” adı altında getirmiş olduğu ve on dakika gibi bir sürede yüce Meclisin bilgilendirilmesini istediği bu yasa tasarısı, 7 ayrı yasada 18 maddenin değiştirilmesi ve eklenmesi, 51 yasa maddesinin ya da fıkranın yürürlükten kaldırılması olmak üzere 21 maddeden oluşmaktadır. Böyle bir yasa çalışması üzerindeki görüşlerimizi bu kısa süre içinde anlatmaya çalışacağım.

5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 50’nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde yapılan değişiklikle söz konusu fıkra “Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız mal edinme suçlarından hapis cezasına mahkûm olmamak.” olarak düzenlenmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada dikkat edilmesi gereken konu, sayılan suçların kasten işlenmiş dahi olsa belli bir süre ile ilişkilendirilmesidir. Söz konusu suçların belli bir süre ile birlikte değerlendirilmesi “Faizsiz helal kazanç” sloganıyla faaliyet gösteren ve yabancı ülkelerdeki ve ülkemizdeki işçilerimizin elde ettikleri birikimlerini hortumladıkları iddiasıyla hakkında yargı kararları bulunan ve AKP Hükûmetinin derin hoşgörüsü ile elini kolunu sallayarak gezen “Yeşil sermaye” olarak adlandırılan holding yöneticilerinin kurtarılmasına yönelik olarak hazırlandığı kuşkusu bulunmaktadır.

Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; 2003 yılında vergi barışının çıkarılması ve kapsamının genişletilmesinin ardından Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan bir kez daha af uygulaması yapılmayacağını söylemişti. Ancak, Referans gazetesinin 11 Ocak 2008 tarihli haberinde, Maliye Bakanlığının, naylon fatura kullananlara, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için “Bazı kamu alacaklarının uzlaşma yolu ile tahsili” adı altında yeni vergi affı hazırlığı içinde olduğu öğrenilmiştir.

Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan’ın naylon fatura usulsüzlüğü nedeniyle hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçunu işlediği iddiasıyla açılmış olan dava, hepinizin bildiği gibi, dokunulmazlık zırhı nedeniyle görüşülememiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun’un 2’nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi “Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik ve güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve vergi kaçakçılığı ile haksız mal edinme suçlarından hapis cezasına mahkûm olmamak.” olarak düzenlenmiştir.

Değerli milletvekilleri, Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun 29/6/2005 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ne yazık ki bu yasa iki buçuk yıldır uygulanamamaktadır. Zira “Bu kanunun 11’inci maddesinde öngörülen yönetmelikler Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasının görüşleri alınmak suretiyle doksan gün içerisinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce hazırlanarak yürürlüğe konulur.” denilmesine karşın, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü kendisine verilen bu görevi iki buçuk yıldır yerine getirememiş ve uygulamaya geçirememiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarıda, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 19, 23, 24’üncü maddelerinde değişiklik öngörülmektedir. AKP Hükûmetinin çocuklarımızın korunması konusunda başarılı olduğunu söylemek mümkün değildir. 25/10/2005 akşamı Star TV’de yayınlanan Deşifre programında, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı Malatya Çocuk Yuvasında devletin koruması altındaki çocuklara ilişkin tüm Türkiye’yi ayağa kaldıran uygulamalar henüz hafızalardan silinmemiştir.

Devlet Bakanı Sayın Nimet Çubukçu’nun Hürriyet gazetesinden Sayın Yener Süsoy’la yaptığı 7/8/2005 tarihinde Hürriyet gazetesinde yayınlanan röportajındaki “Ziyaret ettiğim kurumların hepsinde şu anda en az 4’er muhbirim var; bana mektup yazıyorlar, telefon açıyorlar, bilgi veriyorlar.” açıklaması AKP Hükûmetinin çocuk koruma yöntemlerinin hiç de yasal ve bilimsel yanının olmadığını göstermektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarıda 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 22’nci maddesi “Bu Kanunda yazılı olan idarî cezalar mahallî mülkî idare amir tarafından verilir.” şeklinde değiştirilmiştir.

Tabii ki Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Yasası denilince, birinci sınıf tarım alanı üzerinde tarım dışı amaçlı kullanıma açılmış bulunan arazilerdeki işletmelerin faaliyetlerinin durdurulması için verilen yargı kararlarının idarece uygulanmadığını görmekteyiz.

Hatırlanacağı gibi Bursa’da tarım arazileri üzerinde izin almadan tesis kuran ABD’li Cargill şirketinin faaliyetine izin veren Bursa Valiliğinin 20/2/2007 tarihli kararı hakkında, Bursa 3. İdare Mahkemesinin 8/11/2007 gün ve 2007/1338 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş, karara yapılan itiraz ise reddedilerek 22/11/2007 tarihinde durum valiliğe bildirilmiştir.

Ancak mahkemenin kararına rağmen Cargill’i kapatmayan idare suç işlemeye devam etmektedir. Anayasa’ya göre yargı kararlarının derhal, gecikmeksizin uygulanması Anayasa’nın amir hükmü gereğidir. Bu emre aykırı davranmak ise suçtur. 22/11/2007 tarihinde karar tebliğ edilmesine rağmen gereğini yerine getirmeyen Bursa Valiliği açıkça suç işlemektedir.

Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun 13’üncü maddesinden sonra, yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin yeni bir madde eklenmektedir.

Söz konusu maddede “Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir.” hükmü getirilmektedir.

Değerli milletvekilleri, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, 1986 yılında, Sultanbeyli Şalgamlı bölgesinde ormanlık araziye kaçak villa yaptırmaktan dolayı Kartal 2. Sulh Ceza Mahkemesinde yargılandığı ve mahkeme tarafından “…sanığın devlet ormanından açma yaparak gecekondu inşa ettiği…” gerekçesi ile 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca, 1990 yılında on aylık cezaya çarptırıldığı bilinmektedir.

Yine hatırlanacağı gibi, bu ceza, önce paraya çevrilmiş ve ardından 17 Mart 1998 tarihinde adli sicilden kaydı silinmiştir.

Bu ve benzeri suçlardan mahkûm olmuş kimselerin hak yoksunluklarının giderilmesini amaçlayan bu yasanın Türkiye’de orman arazisine gecekondu yapan ilk Başbakan olarak tarihe geçen Sayın Recep Tayyip Erdoğan zamanında getirilmiş olması dikkat çekicidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; uzlaşma kültürünü yok sayan, kamuoyunun gerçekleri öğrenmesinden ve bilgi edinmesinden rahatsız olan AKP Hükûmeti, böylesi önemli yasaları temel yasa gerekçesiyle, maddelerin görüşülmesini ve tartışılmasını engellemektedir.

Böylesi düzenlemelerden sağlıklı sonuçların çıkmayacağı artık anlaşılmalı ve yüce Meclisin sağlıklı çalışmasının önü açılmalıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Fevzi Topuz (CHP, Muğla). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 17 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fevzi-topuz-23-2008-01-17-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
