# 2/399 esas numaralı kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Fevzi Topuz (CHP, Muğla)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim
- **Tarih:** 9 Haziran 2009
- **Gündem:** 2/399 ESAS NUMARALI KANUN TEKLİFİNİN DOĞRUDAN GÜNDEME ALINMASI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/fevzi-topuz-23-2009-06-09-2-399-esas-numarali-kanun-teklifinin-dogrudan-gundeme-alinmasi-hakkind

> Fevzi Topuz (CHP), 9 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2/399 ESAS NUMARALI KANUN TEKLİFİNİN DOĞRUDAN GÜNDEME ALINMASI HAKKINDA); konuşma 487 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FEVZİ TOPUZ (Muğla) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5582 sayılı Konut Finansmanı Sistemine İlişkin Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 24’üncü Maddesine Geçici Bir Madde Eklenmesine İlişkin Kanun Teklifi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, dünyayı ve Türkiye’yi etkisi altına alan ekonomik kriz giderek derinleşmektedir. Kriz nedeniyle birçok firma ve kuruluş üretimini durdurmak ya da üretimine ara vermek durumunda kalmıştır. Bu durumdan dolayı üretimini durduran veya ara veren firma ve kuruluşlar işçi çıkarmaktadır, personel azaltma yoluna gitmektedir. Bu durumdan dolayı 2008 yılının ikinci yarısından itibaren Türkiye’de ekonomik kriz daha da derin hissedilmeye başlanmıştır. AKP Hükûmetinin başta Başbakanı olmak üzere bakanları “Kriz teğet geçti.” deseler de kriz merkezden geçmiştir.

Ülkemizin değişik bölgelerinden aldığımız bilgilere göre 1 milyona yakın işçi işsizler ordusuna katılmıştır. 2009 yılında ekonomik krizin daha da ağırlaşarak gittiğini görmekteyiz. Yaz sezonunun gelmesiyle turizm bölgelerindeki hafif canlanmalara rağmen krizin eylül ve ekim aylarından sonra yine derinleşeceği görülecektir. Dünyada ve Türkiye’de yaşanan ekonomik politikalar sonuçta devletin güçsüz kalmasına neden olmuştur. Bu noktada reel sektör-finans sektörü dengesinin bozulmasına neden olmuştur.

Ekonomik krizlerde siyasi iktidarın görevi, krizin derinleşmesini ve sosyal patlamayı önlemek için ekonomik ajandalara destek sağlamaktır. Bu destek yalnız reel sektör ve finans sektörüne olmamalıdır. Tüketici ve özellikle çalışan kesim de işsiz kalanları dikkate almak durumundadır.

Hükûmet krize karşı yeterli önlemleri almakta mıdır? Soruları tartışmak artık bu noktada anlamsızlaşmıştır. Bilindiği üzere, kriz Amerika Birleşik Devletleri’nden tüm dünyaya yayıldı, nasıl olduğunu da biliyoruz. Abartılı bir şişkinliği söz konusuydu finansman sektörünün. Finansman sistemi azla yetinmeyi beceremeyen bir patolojik özellik kazanmıştı. Yatırım eğilimi çok yüksek olmasına rağmen, özellikle hane halkı yani sıradan Amerikalı, gelirinin üstünde tüketmeye başladı. Bir borç ekonomisi oluştu. Bu işi kolaylaştıran bir de finansal araçlar imal edildi. Bu araçlar öyle araçlar ki, el değiştirmeden satıcıya komisyon getiriyor. Dolayısıyla yapay bir biçimde gelişen işte bu ipotekli konut piyasasının iç yüzü dünyaya kriz olarak yansıdı. Açıkladığımız benzer sistem Türkiye’de de kuruldu. Üstteki yapı bize de çok benzemektedir. Güçlü ekonomileri bile çökerten bu yapı, bizim bünyemize uygulandığında çöküşün izi kalıcı oldu.

Küreselleşme ve onun yarattığı bu kriz birçok olumsuz yönünün yanı sıra en önemli felaketi ise sosyal devleti yok ediyor olması ve bunun yansıması ücretlilerin büyük bir felaket yaşamasıdır. Bu konuda küçük de olsa, kanun teklifiyle, işsiz kalan çalışanlara destek verilmelidir.

Bu noktada, 2008 yılı birinci yarısından sonra işten çıkarılan ve 2010’un birinci yarısı sonuna kadar işten çıkarılacak işsizlerin, varsa konut kredilerinin bir yıl süreyle dondurulması talep edilmektedir. Borçlar hiçbir şekilde kaldırılmamakta olup kriz atlatılıncaya kadar borçlar dondurulmaktadır. Bu arada, işsiz kalan vatandaşlarımızın krediyle aldıkları konutları ellerinden çıkmamış olacaktır. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde, toplumumuzun bu yapısıyla gelir dağılımındaki bozukluğun devam edeceği, hatta halkımızın bir kat daha fazla yoksullaşacağı açıktır. Bu yapı devam ettiği sürece, yurttaş olma bilinci yok edilecektir. Böylece, dinsel açıdan bağımlılaşmış insan tipi yaratılacaktır. Bu gelişmeler de iktidarın işine gelmektedir. Yoksulluk sorununa dair bu bakış, Türkiye’ye özgü, AKP’nin sadaka kültürünün yerleşmesiyle birlikte, kültürel ölçekte egemen olan yeni liberal yaklaşımın Türkiye’ye yansımasıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Fevzi Topuz (CHP, Muğla). “2/399 esas numaralı kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fevzi-topuz-23-2009-06-09-2-399-esas-numarali-kanun-teklifinin-dogrudan-gundeme-alinmasi-hakkind (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
