# Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun (s.s.:471)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Fevzi Topuz (CHP, Muğla)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim
- **Tarih:** 10 Mart 2010
- **Gündem:** SEBZE VE MEYVE TİCARETİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN (S.S.:471)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/fevzi-topuz-23-2010-03-10-sebze-ve-meyve-ticaretinin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-s-s-471

> Fevzi Topuz (CHP), 10 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SEBZE VE MEYVE TİCARETİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN (S.S.:471)); konuşma 551 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FEVZİ TOPUZ (Muğla) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı’nın 7’nci maddesi üzerinde vermiş olduğumuz önerge için söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Semt pazarları, toplumun yüzde 90’ının alışverişini yaptığı, günlük zorunlu ihtiyaçlarının karşılandığı, halkımızın taze sebze ve meyveye ulaştığı yerlerdir. Pazar yerleri halkımız için son derece önemlidir. Özellikle dar gelirli ailelerin haftalık gıda ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli rol oynarlar. Aynı zamanda yerel ve küçük üreticiler de semt pazarlarında kendi ürettikleri ürünlerini tüketiciye sunarak tüketiciyle aracısız temasa geçme imkânı bulur.

Pazarcı esnafımızın diğer esnaflar gibi pek çok sorunu bulunmaktadır. Yaz kış demeden sabahın erken saatlerinde gelip tezgâh açan, gece yarılarına kadar çalışan, kışın ayazında, yazın sıcağında alışveriş ve satış yapmaya çalışan pazarcı esnafı bugün muhatap alınmamaktan şikâyetçidir. Bu konuda yine pazarcı esnafımız unutulmuştur. Pazarcı esnafı, sokak arası olmayan, altyapısı tamamlanmış, üstü kapalı, standart yükseklikte tezgâhları olan, tuvalet ve lavaboları olan, birden fazla mahalleye aynı gün hizmet verebilecek bir bölgede yer alan sabit semt pazarları oluşmasını istemektedir. Bu işin merkezinde olan pazarcı esnafının, üreticilerin, üretici kooperatiflerinin ve meslek kuruluşlarının görüşü neden alınmamaktadır?

Değerli milletvekilleri, bu tasarı, üretici, köylü, komisyoncu, pazarcı ve belediyelerle o işin organizasyonunu yapan kamu kurumlarıyla birlikte aslında tüketicileri de etkilemektedir. Köylünün örgütlü olmadığı, tarım işletme ve kooperatiflerinin devlet tarafından desteklenmediği ve üreticilerin bizzat işin içinde olmadığı sürece bu işte başarılı olmak mümkün değildir.

Tasarının “Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı” olarak adlandırılması, tasarının kapsamını açık şekilde sınırsız bir hâle getirmektedir. Sebze ve meyvenin ticaret kanallarına dönük düzenlemelerin bulunduğu bu tasarı kapsamına alınmak istenen diğer gıda maddelerinin ticaret şekilleri, düzenlemeleri ve işleyişinin farklılığı dikkate alındığında bu yapı ile diğer sektörler düzenlenemez, hatta buraya almayı düşündüğümüz sektörlere zarar veririz. Ucu açık, ne olduğu belirsiz gıdalar üzerinde düzenleme yapılmamalı ve kısaca “arz ve talep derinliği” kavramı tasarıdan çıkarılmalıdır.

Değeri 50 bin Türk lirası ile üstündeki uyuşmazlıklarda hal hakem heyetinin vereceği kararların asliye ticaret mahkemesinde delil olarak ileri sürülebileceği düzenlenmiştir. 50 binin altındaki uyuşmazlıklarda yargı yolu kapanmaktadır. Bu noktada haksızlığa uğrayacak yurttaşlarımız için yargı yolu kapanmamalıdır.

Tasarıda, hal yöneticisinin tahsil düzeyi; illerde en az lisans, ilçelerde ise en az lise mezunu olarak belirlenmiştir ancak hal yöneticisi gibi önemli bir görevi ifa edecek kişinin nitelikleri konusunda bu düzenleme yetersiz düzeydedir. Hal yöneticisinin, mühendislik fakültesinin ziraat ve gıda mühendisliği lisans mezunu olması zorunluluk olmalıdır.

Değerli milletvekilleri, tasarı, belediyelere, kurdukları toptancı hallerini belediye meclisince belirlenecek süre, bedel ve koşullarda devredebilme yetkisi vermektedir. Bu durum, hallerin özelleştirilmesinin önünü açmaktadır. Taslağın temelde bir özelleştirme yasası olduğu dikkati çekmektedir. Alanda giderek güçlenen ve çoğu yabancı hipermarketlerin zincirlerini oluşturan bu yapıyla, çiftçiler, tüketiciler, hatta komisyoncular üzerinde güçlü bir hâkimiyet kuracaklardır. Amerika Birleşik Devletleri’nde çok güçlü olan bu zincirler, sebze ve meyve üreticisi üzerinde tam bir hâkimiyet oluşturmuşlardır. Bizim gibi bir ülkede bu “etki altına alma” daha da hızlı olacaktır.

Bu yasa tasarısı, tüketicilere fiyat düşüşü getirmeyecektir. Diğer taraftan, çiftçiler de ürünlerini uzun devrede daha düşük fiyattan satmak zorunda kalacaklardır. Hallerde ve semt pazarlarında üreticilere yüzde 20 pay ayrılacak olması süreci engellemeyecektir, bunların aslında pek etkileri olmayacaktır.

Geçici maddede “Hallerde boşalacak yerler, bu orana ulaşıncaya kadar üretici kuruluşlarına ve semt pazarlarında ise özellikle üreticilere verilir.” denmektedir. Yüzde 20 oranlarına ulaşmak için yıllarca beklemek gerekebilecektir. Belki de hiçbir zaman bu oranlara ulaşılmayacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Fevzi Topuz (CHP, Muğla). “Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun (s.s.:471)”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 10 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fevzi-topuz-23-2010-03-10-sebze-ve-meyve-ticaretinin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-s-s-471 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
