# 19 mayıs atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramı nedeniyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Fikret Ünlü (CHP, Karaman)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim
- **Tarih:** 20 Mayıs 2003
- **Gündem:** 19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI NEDENİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/fikret-unlu-22-2003-05-20-19-mayis-ataturk-u-anma-genclik-ve-spor-bayrami-nedeniyle

> Fikret Ünlü (CHP), 20 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI NEDENİYLE); konuşma 1.446 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FİKRET ÜNLÜ (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımızı, her yıl olduğu gibi, bu yıl da büyük bir coşku, heyecan, inanç ve gururla kutladık. Hepimizin ulusal bilinci, ulusal gururu yeniden canlandı, canlandırdık. Okunan şiirleri, yapılan konuşmaları tüylerimiz diken diken olarak izledik. Eminim ki, milyonlarca insan, televizyonları başında da gözleri yaşararak, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı törenlerini bulundukları yerlerden gururla izledi.

Bayram sonrasında bile olsa, bu büyük ve anlamlı günün zihinlerimize ve yüreklerimize kazıdığı tarih ve ibret sayfalarından bazı bölümleri, buradan, milletin kürsüsünden söylemek için huzurlarınızdayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

19 Mayıs 1919, tarihimiz açısından önemli bir dönüm noktası olduğu kadar, insanlık tarihi açısından da bütün dünya uluslarınca kabul edilen büyük bir direnişin, şanlı bir destanın başlangıcı olmuştur. Türk Ulusunun kurtuluş savaşı mucizesi, daha sonraki yıllarda bağımsızlık kavgası veren diğer dünya ulusları için büyük bir moral ve cesaret kaynağı olmuş, özgürlük mücadelesi içerisinde olan uluslar, bu kahramanlık destanından büyük dersler çıkarmışlardır.

Anadolu'nun yakılıp yıkıldığı, ülkemizin dört bir köşesinin emperyalistler tarafından paylaşıldığı bir ortamda, Büyük Kurtarıcının Samsun'da yaktığı özgürlük ateşi, kısa sürede bütün yurdu sarmış, bu sayede, Anadolu, işgalcilerden temizlenerek, modern Türkiye Cumhuriyetinin temelleri atılmıştır.

Türk Ulusunun en büyük gurur kaynaklarından biri olan bu bayram vesilesiyle, başta Büyük Atatürk olmak üzere, Kurtuluş Savaşımızın öncülerini ve mücadeleye katılmış tüm ulusal kahramanlarımızı, bir kez daha minnet ve şükran duygularıyla anmak istiyorum.

19 Mayıs, Mustafa Kemal'in, Anadolu'yla kurultay kurmak için, bir büyük kavganın şafağında Anadolu Halkıyla kavilleşmek için çıktığı yolun ilk durağıdır. Bu ilk durakta, Mustafa Kemal'in yaptığı durum değerlendirmesi, çıkılan yolun ne kadar uzun ve çetin olduğunu göstermektedir.

Ordu, silahları ve cephanesi elinden alınarak dağıtılmış, ulus, yorgun ve yoksul durumda. Ulusu ve yurdu bu felakete sürükleyenler, kendi başlarının kaygısına düşerek yurttan kaçmışlar; ulus, karanlık ve belirsizlik içerisinde, olup bitenleri bekliyor. Felaketin korkunçluğunu anlamaya başlayanlar, savunma amaçlı, küçük, yerel ya da bölgesel örgütlenmeler oluşturmaya çalışıyorlar.

Bu noktada, Mustafa Kemal'in tek bir düşüncesi vardı; o da, ulusal egemenliğe dayalı, bağımsız, yeni bir Türk Devleti kurmaktır. Bu kararın dayandığı en sağlam düşünüş ve mantık şuydu: Temel ilke, Türk Ulusunun onurlu ve şerefli bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu, ancak tam bağımsız olmakla sağlanabilir. Ne kadar zengin ve gönençli olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında, uşaklıktan öte bir davranış görmeye layık olamaz. Türk'ün onuru ve yetenekleri çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir ulus, tutsak yaşamaktansa yok olsun daha iyidir. Öyleyse, ya bağımsızlık ya ölüm!.. İşte, gerçek kurtuluşu isteyenlerin parolası bu olmuştur.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Mustafa Kemal'in kurtuluşa olan inancı ve büyük güven duygusu, kendi varlığını, evladı olduğu ulusun varlığıyla kaynaştırmasından ileri gelmektedir.

Türk Ulusunun en belirgin özelliği, bağımsız karakterli, onurlu, adaletli ve erdemli olmasıdır. Mustafa Kemal, bu ulusal özelliğimizi şöyle tanımlamaktadır: "Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben, ulusumun ve en büyük atalarımın en değerli mirasından olan bağımsızlık tutkusuyla doğdum."

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 19 Mayısın gençlik ve sporla özdeş hale getirilmesi, bu ulusal gurur günümüzü daha da anlamlı hale getirmiştir. Büyük Atatürk, 19 Mayısı, Türk Gençliğine, bir bayram olarak vermiş; ancak, onlara, bağımsızlığımızı ve cumhuriyetimizi sonsuza kadar koruma görevi gibi çok ağır bir sorumluluk da yüklemiştir. O'nun bu tutumu, askerî liselerde, harp okulunda, Balkanlarda, İttihat ve Terakkinin Selanik'ten Şam'a kadar uzanan bir coğrafyada sürdürdüğü özgürlük mücadeleleri ortamında yakından izlediği Türk gençliğine olan sonsuz güven duygusundan kaynaklanmaktadır; çünkü, Çanakkale'de bu gençlerin yüreklerinde ve beyinlerinde bir gelin gibi süsledikleri vatanları için ölüme nasıl koştuklarını, İstanbul'un işgal günlerinde Anadolu'ya nasıl cephane taşıdıklarını, Kurtuluş Savaşında gencecik bedenlerini nasıl ateşe attıklarını çok iyi bilmektedir. O gençlik ki, hiçbir şeyi unutmayacaktır, geleceğin ışık saçan çiçekleri onlardır. "Bütün ümidim gençliktedir" inancıyla, Büyük Söylevini, Türk gençliğine seslenerek bitirmektedir.

Büyük Önder, inançlarında ve görüşlerinde nasıl hiç yanılmamışsa, Türk gençliğine olan güven duygusunda da yanılmamıştır; geride bıraktığımız 84 yıl, bu düşünceyi kanıtlamaktadır. İnanıyorum ki, önümüzdeki yıllarda, gençliğe olan güven duygularımız daha da pekişecektir. Bu güven duygusunu, kuşkusuz ve katkısız yaşamak istiyoruz. Hatta, bundan daha fazlasına ihtiyacımız var; çünkü, bugüne dek, hiçbir ateş yüzyılların sınavına dayanamamış, hepsi de er geç sönüp gitmiştir. Göçüp giden nice uygarlık, nice inanç sistemi bunun tanığıdır.

Atatürkçülük ateşini diri tutmanın tek yolu, O'nun devrim ve ilkeleri doğrultusunda ilerlemek ve her menzilde, her kavşakta yeni ateşler yakmaktır. Böylesine görevleri yüklenecek gençliğin yetiştirilmesinde, bilgiyle, inançla, idealle donatılmasında bizlere düşen büyük görev ve sorumluluklar vardır. Gençlerimize, Kurtuluş Savaşı tarihimizin de, devrim tarihimizin de, bağrında evrensel değerler taşıyan birer büyük eser olduğu daha iyi anlatılmalıdır. Gençlerimiz, Kurtuluş Savaşımızın, emperyalizmin sömürüsü altında ezilmiş ulusları derinden etkilediğini, bu nedenle, mazlum ulusların evrensel önderi sıfatına hak kazandığını çok iyi anlamalıdırlar. Gençlerimiz, Kurtuluş Savaşımızın ve onu izleyen devrimlerin, bir yandan Türk Halkı, öte yandan, emperyalizme karşı savaş vermiş ülkelerin halkları yönünden taşıdığı büyük önemi iyi anlamak zorundadır. Hele, 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkan düşmanla kimlerin işbirliği yaptığını, kimlerin vatana ihanet ettiğini, Türk bağımsızlık savaşının hangi olumsuz koşullar ve çetin güçlükler içinde kazanıldığını, Türk devrimine hangi çevrelerin ve çürümüş görüş sahiplerinin karşı çıktıklarını bilmek, Türk yurdunu, Türk Ulusunu ve Türk devrimini gelecekteki tehlikelerden korumakla görevli yeni kuşaklar için, bugün daha da önemli, vazgeçilmez bir koşuldur.

Değerli arkadaşlarım, ulusal bayramlarımızın hepsinin tarihimizdeki yeri, ulusun kurtuluşu ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuyla ilgilidir. Bayramların kutlanış nedeni, bu tarihsel dönemleri ulusal sevinç ve gurur kaynaklarımız olarak yaşatmak ve ülkenin çağdaşlaşma sürecini hızlandırmak içindir. Bayramlara bakış açımız farklı olursa, ulusal bütünlük, bağımsızlık ve çağdaşlık kavramları da anlamını yitirir, pusulamızı elden düşürürüz. 19 Mayısları, yalnız, binlerce gencin birlikte yaptıkları spor gösterileri olarak görürsek, bu, bilinçsizliğimizin de en büyük göstergesi olur. Türkiye'nin aydınlık yüzünü gösteren gençliğin dinamizminin coşkuyla sergilendiği kurumsallaşmış bir geleneği sulandırmanın bir anlamı yoktur. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramlarının yapılan biçimiyle ilgili iyi niyetli bir değişim ihtiyacı varsa, her yıl gururla izlediğimiz, yerleşmiş bir geleneği bozmak değil, yapmak istedikleri katkıyı tartışmaya açmak olmalıdır. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramlarımızın özünü kavrayamayanlara bir tek sözümüz var; Büyük Atatürk'ün Gençliğe Hitabesini döne döne okumalıdırlar. İnanıyorum ki, o zaman, stadyumlarda onlarca yıldır, yüzbinlerce gencin katılımıyla, büyük bir heyecan ve gururla kutlanan bayramların, gençlerimizin ulusal bilincine, toplumsal dayanışma duygularına, yurttaşlık heyecanına ne denli katkı yaptığını çok daha iyi anlarlar. Hepimizin en büyük ihtiyacı olan dostluk, kardeşlik ve hoşgörü ortamlarının yaratılmasına, gençlerin dayanışma yeteneklerinin gelişmesine sağlıklı birer zemin oluşturan ulusal bayram günlerimiz ne kadar coşkulu, anlam ve önemine uygun kutlanırsa, toplumsal direncimiz o denli güçlü, yurtseverlik heyecanımız bir o kadar görkemli olur. Ulaşmak istediğimiz hedef de bu değil midir?!

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; izninizle, bu aşamada sayın hükümete bir hatırlatmada bulunmak istiyorum. Bilindiği gibi, onlarca yıldır gerçekleştirilmekte olan olimpiyatlar ve dünya şampiyonaları gibi büyük spor organizasyonlarının açılış ve kapanışlarında tüm insanları derinden etkileyen gösteriler yapılmaktadır. Biz de, ilk olarak, böyle bir organizasyona 2005'te İzmir'de ev sahipliği yapacağız; 2005 Dünya Üniversiteler Spor Oyunları İzmir'de olacak. Daha bugünden hazırlıklara başlanması gerekmektedir. Yetmiş yıllık 19 Mayıs Bayramlarımızın deneyimi ışığında, tüm insanlara parmak ısırtacak ve Türkiye'nin konuşulacağı bir gençlik şölenini, Kurtuluş Savaşımızın sosyal ve felsefî boyutlarıyla sergileyebilmeliyiz. Unutmayalım ki, 2005 İzmir Dünya Üniversiteler Spor Oyunlarının açılış ve kapanış gösterileri, çağdaş uygarlık düzeyinin neresinde olduğumuzun en somut ve çarpıcı göstergesi olacaktır. 200'e yakın ülkenin katılacağı tarihî organizasyon, aynı zamanda, ülkemizin tanıtımı için bulunmaz bir zemin oluşturacaktır.

İkinci olarak söylemek istediğim bir önemli toplumsal olay da, üç yıla yakındır büyük bir başarıyla gerçekleştirdiğimiz ulusal ve uluslararası toplumsal kalkınmada gençlik projeleridir. Gençlerimizin yurttaşlık bilincine, yurtseverlik duygularının gelişmesine en büyük katkıyı yapan bu tür gençlik kamplarını destekleyip geliştirmeliyiz. Kaderde, kıvançta, tasada ortak insan yetiştirme idealine uygun yaklaşımlarla ve duyarlılıkla binlerce gencimizi bir araya getirip, devletin olanaklarını hizmetlerine sunarak onların kendi topraklarında yeni güzellikler ve değerler keşfetmelerine ortam hazırlamak, başka hiçbir öğreti aracıyla kıyaslanamaz. Yeter ki, gençlerimizi bir arada tutarken onlara eşit ve adil davranalım; insan haklarına saygılı, inançlarında özgür bırakalım; gençleri, kendi siyasî amaçlarımıza alet etmediğimizi gösterelim. O zaman görüyoruz ki, binlerce genç, hayatlarının en coşkulu, heyecanlı ve duygusal aşamasında bile birbirleriyle huzur içinde ve sevgi ortamında yaşayabilmektedirler. Ortak ulusal değer yargılarının giderek güçlendiğini, yurttaşlık bilinçlerinin yoğunlaştığını günbegün görüp hissedebiliyorsunuz. Unutmayalım ki, ülkemizin her köşesinde yetmiş yıla yakındır süregelen 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramlarına bugüne kadar terörün gölgesinin bile düşmemiş olmasının tek nedeni, gençliğe spor salonlarında, sahalarında gösterilen bu özen ve duyarlılıktır.

Son olarak vurgulamak istediğim konu, spordaki üstün ve olağanüstü başarıların sürdürülebilir olmasına ilişkindir.

Değerli arkadaşlarım, sporda en büyük güç, moral güçtür; bunu sağlayacak olan da, sporcuların yetiştiği ortam, içinde bulundukları atmosfer koşulları, sporcuları yönlendirenlerin bizzat kendi moral değerleri ile spor kültürüne gösterilen özendir. Bu değerleri bir potada tutabilirsek, muazzam bir gençlik potansiyeline sahip olan ülkemizde başarı kaçınılmazdır. Son yıllarda sporda kazanılan olağanüstü başarıların temelinde yatan bu yaklaşımdır. Tüm spor branşlarında sporcular ve yöneticiler, hatta aileleri, her zaman ve her yerde tüm olanaklarıyla devleti yanlarında görmüşlerdir. Tüm toplum katmanlarında spor kültürü gelişmiş, spor bilinci güçlenmiştir. Sevinçle gördük ki, son yıllarda spor yazısı yazmayan köşeyazarı, spor konuşmayan aile ve birey kalmamıştır. Önerim, sporu gündemde tutmaya ve sporcularımızı korumaya devam etmeliyiz; çünkü, spordaki başarılar ulusal sevinç kaynaklarımızdır.

---

**Kaynak gösterme:** Fikret Ünlü (CHP, Karaman). “19 mayıs atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramı nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 20 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fikret-unlu-22-2003-05-20-19-mayis-ataturk-u-anma-genclik-ve-spor-bayrami-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
