# 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 24. Dönem)
- **Konuşmacı:** Fikri Işık (AK Parti, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim
- **Tarih:** 18 Aralık 2014
- **Gündem:** 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=36264
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/fikri-isik-24-2014-12-18-2015-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2013-yili-merkezi

> Fikri Işık (AK Parti), 18 Aralık 2014 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı); konuşma 1.559 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ve 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı’nın görüşülmesi münasebetiyle Bakanlığımız ile bağlı, ilgili ve ilişkili kurumlarımızın bütçe ve faaliyetlerini sizlerle paylaşmak üzere huzurlarınızda bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bu görüşmeler esnasında görüşleri, düşünceleri, eleştirileri ve önerileriyle katkı yapan bütün milletvekili arkadaşlarıma teşekkür ediyor, konuşmamın içerisinde arkadaşlarımızın eleştirilerine özellikle cevap vereceğimi de ifade etmek istiyorum.

Konuşmamın başında, hem bir faaliyet raporu olması açısından hem de bir konuşma bütünlüğü sağlaması açısından hazırladığımız bu kitapçığı milletvekili arkadaşlarımıza sunuyoruz, takdim ediyoruz. Burada olmayan arkadaşlarımızın da odasına göndererek bu 2014 yılında yapılan çalışmalarla ilgili de bir bilgilendirme yapmayı arzu ettik.

Çok değerli milletvekili arkadaşlarım, ekonomimiz 2002 yılından itibaren her yıl, sadece kriz yılı hariç, büyümeye devam etti. Son on iki yıllık büyüme performansı hem Avrupa Birliği ülkelerinin hem de OECD ülkelerinin ortalamasının fevkalade üzerinde gerçekleşti.

Gelinen noktada, yapısal reformları önemli ölçüde tamamladık, kamu mali dengelerini oturttuk, bütçe açıklarını kontrol altına aldık ve güvenle yolumuza devam etmekteyiz. Ayrıca, bankacılık sektörünü disiplin altına aldık, finansal sektör ve tüm ekonomimiz aslında, 2008 küresel krizi dâhil, pek çok testi başarıyla geçti.

2008-2009 yıllarında küresel piyasalarda yaşanan krizden en az hasarla çıkmamızın en önemli sebebi, Türkiye’deki sanayi sektörüdür. Bakın, ekonomimiz üretime dayalı olmasaydı 2008’de bu ülke 2001 krizinden çok daha büyük bir krizi yaşardı. Eğer ekonomimizdeki imalat sanayisinin gücü olmasaydı, 2008 krizi, Türkiye için de maalesef pek çok komşumuzda olduğu gibi bir kabusa dönebilirdi.

2003-2013 yılları arasındaki on bir yıllık dönem incelendiğinde, sanayi sektörü, özellikle imalat sanayisi, ülke büyümesinden daha hızlı bir büyüme yakaladı. Bakın, özellikle imalat sanayisi büyümeye âdeta yön verdi. Geçen on bir yıllık zamanda Türkiye ortalama, kriz de dâhil, yüzde 5 büyürken imalat sanayimiz yüzde 5,8 büyüdü. “Sanayi mahvoldu, perişan oldu, küçüldü.” sözlerinin hiçbir tutarlılığı yok. Bu arada, özellikle bu yıl beklentimizin altında gerçekleşen ülke büyümesi 2,8 ama imalat sanayisinin büyümesi yine 3,5. Yani imalat sanayisi aslında bizim toplam büyümemizi de sağlayan önemli bir faktör.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin AR-GE, yenilik ve teknoloji geliştirme politikalarında ihracat odaklı, stratejik ve öncelikli bir yaklaşım benimseyerek bir paradigma değişikliği yapmış bulunuyoruz. AR-GE, yenilik ve girişimcilik faaliyetlerini teşvik etmek üzere ciddi destekler veriyoruz ancak bu destekleri verirken kamu kaynağının etkin ve verimli kullanılmasını sağlamak için etki değerlendirme çalışmalarını da önemsiyoruz. Sayın Yeniçeri burada… Bu nedenle Bakanlığımız ile bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarımız tarafından verilen AR-GE, yenilik ve girişimcilik desteklerinin firma, sektör ve ülke bazında değerlendirme analizlerini yapacak bir daire başkanlığını kurduk.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlık olarak amacımız sanayisiyle dünya ihracatından daha fazla pay alan, özgün tasarımlı, yüksek katma değerli ürünleri çoğaltmak ve çevreye duyarlı bir sanayi anlayışına geçişi hızlandırmaktır. Bu amaçla “3Y” olarak özetlediğimiz yerli, yenilikçi ve yeşil üretim anlayışını tüm sanayimizin en önemli önceliği hâline getirmek gayreti içerisindeyiz. Yerli, yenilikçi ve yeşil üretimin artırılması için kamu alımlarını kaldıraç olarak kullanmak istiyoruz. Bunun için de 3 yeni mekanizmayı Meclisimizin tasvibiyle, oluruyla hayata geçirdik. Bunlardan birincisi, kamu mal alımlarında yerli malına fiyat avantajı sağlanması. Eğer bu alım teknolojik ürünse kamu otoritesinin insafına bırakmıyoruz, yüzde 15 pahalı dahi olsa yerli ürünü alacak. İkincisi: Kamu ihalelerine girmek için en önemli engel olarak görülen iş bitirme belgesi yerine teknolojik ürün deneyim belgesini veriliyoruz. Bu belge işi olana artık iş bitirme belgesi istemiyoruz. Türkiye’nin üretemediği, ithal etmek zorunda olduğu alanlarda da savunma sanayisinde başarıyla uygulanan “Offset” anlaşması yani sanayi iş birliği anlaşmasını devreye koyuyoruz, en az yüzde 50’sini Türkiye içinden temin etmek şartını getirdik. Bununla ilgili pek çok ikincil düzenlemeyi de hayata geçiriyoruz.

Bakanlık olarak sanayi sektörlerinin rekabet gücünü artırmaya katkı sağlayacak sektörel istişare toplantıları ve strateji oluşturma faaliyetlerini sürdürüyoruz. Bu bağlamda, demir çelik, ilaç, kimya, plastik ve kauçuk, makine ve otomotiv sektörlerinin çatı kuruluşları ve temsilcileriyle yapılan toplantılarda sektörlerin mevcut durumları, gelecek vizyonu, atılması gereken adımları tartışıyor, kararları alıyor ve gerekli uygulamaları yapıyoruz. Bu cumartesi günü de inşallah Bursa’da otomotiv yan sanayisi ve tekstil sektörü zirvesini yapacağız, sektörümüzü her yönüyle masaya yatıracağız.

2015-2018 yıllarını kapsayacak yeni Sanayi Strateji Belgesi’ni hazırladık, önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacağız. Bu arada bir arkadaşımız “Sanayi Strateji Belgesi hazırlandı ama ne oldu?” dedi, 2011-2014 dönemindeki gerçekleşme oranımız yüzde 84. Bir strateji belgesi hazırlamışız, oradaki eylemlerin yüzde 84’ünü başarıyla hayata geçirmişiz, şimdi yeni bir strateji belgesini 2015-2018 dönemi için özellikle yürürlüğe koyacağız.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştıracak en önemli unsur reel sektörün göstereceği performans. Bu kapsamda –hani “Sanayi envanteri yok.” diyorlar ama- Türkiye’nin şu anda mükemmel bir Girişimci Bilgi Sistemi var. Girişimci Bilgi Sistemi sayesinde 3 milyona yakın girişimin ekonomik faaliyet bilgilerinin toplulaştırılmış analizlerini yapabiliyoruz.

Reel sektörün Girişimci Bilgi Sistemi’yle yaptığımız analizleri sonucunda birkaç tane temel tespiti sizinle paylaşmayı arzu ediyorum. Sanayi sektörünün diğer sektörlere göre kârlılığa ve istihdama daha fazla katkı sağladığını görüyoruz. Ölçek büyümesinin, üretimde teknoloji düzeyinin yükselmesinin, AR-GE, tasarım ve ihracat yapmanın, kârlılığı anlamlı şekilde artırdığını görüyoruz. İmalat sanayisinin faaliyet kârlılığı, yüzde 5,9 ortalamayla tüm sektörlerin faaliyet kârlılığı ortalaması olan yüzde 3,9’un üzerinde. Ayrıca, 2007-2012 dönemi için AB ülkeleriyle mukayese ettiğimizde kârlılıkta birçok AB üyesi ülkeden daha iyi durumda olduğumuzu özellikle tespit ettik.

Burada, özellikle şirketlerimizin borçluluğuna yönelik endişe edecek bir durumun olmadığını ifade etmek istiyorum. Bunun iki temel sebebi var: Birincisi, döviz borcu olan şirketlerimiz, yine döviz cinsinden ihracat yapan şirketlerimiz. Şu anda Türkiye’de kısa vadeli borçlar azalırken şirketlere duyulan güvenin sonucu uzun vadeli borçlarda bir artış var. Şirketlerin borçluluğu, elbette ki borçluluğu çok arzu etmeyiz ama eğer Türkiye’nin şirketlerine güvenerek çok düşük faizlerle dünya piyasası şirketlere kredi veriyorsa, bu, şirketlerin gücünü gösteriyor. Bu açıdan da endişelenecek bir durumun olmadığını özellikle vurgulamak istiyorum. “Şu anda şirketlerimiz neden borçlanıyor?” derseniz de şirketlerin borçlanmasının en temel sebebi yatırım. Şirketler paralarını alıp çarçur etmiyorlar. Şirketler daha fazla yatırım, daha fazla üretim ve daha fazla istihdam için borçlanıyorlar. Bunu da herhâlde “Aman borçlanmayalım da yatırım yapmayalım.” gibi bir anlayışımız olamaz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hükûmetimizce açıklanmakta olan dönüşüm programlarının önemli bir bölümünde Bakanlığımız kritik rol üstlenmiştir. Bilimi, AR-GE’yi, yenilik ve girişimciliği, sanayinin nitelikli üretime yönelik yapısal dönüşümünü, teknoloji üretimini ve verimliliği esas alan bu eylemlerle Bakanlığımız önemli görevler ifa etmektedir ve edecektir.

Otomotiv sanayisinde araç hafifletme, çevre ve tüketici dostu araçlar, yeni malzemeler ve yeni teknolojiler konusunda çalışmalar her geçen gün daha da yoğunlaşmaktadır. Tamamını kendimizin yaptığı, patenti, lisansı ve markası Türkiye’ye ait olan yerli bir marka aracın 2020 yılından önce yollarımızda olmasını hedefliyoruz yani yerli otomobili 2020’den önce Allah’ın izniyle yapacağız.

AYTUN ÇIRAY (İzmir) – O yapılmıştı çoktan.

BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI FİKRİ IŞIK (Devamla) – Sektörün gelişimine katkı sağlayacağına inandığımız otomotiv test merkezi çalışmalarımız sürmektedir.

AR-GE ve yenilikte gelişmiş ülkeler seviyesini yakalamak için 2023 vizyonu çerçevesinde önemli hedefler belirlemiş durumdayız. Ülkemizin AR-GE harcaması 2013 yılında bir yıl öncesine göre yüzde 13,4 artarak 14 milyar 807 milyon olarak gerçekleşti. Bunda da yüzde 50’den fazlası şu anda kamu AR-GE harcaması. Bu, 2002 yılında gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 0,53’ü olan AR-GE harcaması, 2013 yılında yüzde 0,95’e yükseldi.

Değerli arkadaşlarım, buna dudak bükmek öyle kolay değil, niye kolay değil? Şu anda bu rakamın nominal artışı 9 kat demek, 9 kat. Bunun şimdi rakamları... Şu anda sürem ona müsait değil ama lütfen biraz bir bakın, göreceksiniz. Bunu yeterli görmüyoruz ülkemiz için. 2023 yılında bu hedefimiz yüzde 3’e AR-GE harcamasını çıkarmak.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Keşke yapılsaydı da alkışlasaydık burada.

BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI FİKRİ IŞIK (Devamla) – Bakın, Sayın Kılıçdaroğlu bütçe açış konuşmasında da ifade etti, bugün de Sayın Susam ifade etti. 2013 yılında tam zaman eş değer AR-GE personel sayısı 38 binden 113 bine çıktı, tam zaman eş değer araştırmacı sayısı ise 33 binden 89 bine yükseldi yani binden alıp düşürmedik.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Bu kamuda mı Sayın Bakan?

KAMER GENÇ (Tunceli) – Patent var mı?

BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI FİKRİ IŞIK (Devamla) – Var, var, onları da söyleyeceğim. Merakınıza sevindim doğrusu, onları söyleyeceğim.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Merak ettim, kamuda mı?

BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI FİKRİ IŞIK (Devamla) – 2023 hedefimiz araştırmacı sayısını 300 bine çıkarmak.

ALİM IŞIK (Kütahya) – Biz biliyoruz da millet de bilsin Sayın Bakan neyin ne olduğunu.

BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI FİKRİ IŞIK (Devamla) – Değerli arkadaşlar, Türkiye'de şu anda ekonomide 2002’de aldığımız hiçbir değeri geriye götürmedik, Türkiye'yi büyüttük. Türkiye'yi büyütmeye devam ediyoruz. İnşallah, Türkiye'yi büyüterek 2023’te dünyanın en güçlü 10 ülkesi arasına sokacağız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüksek teknolojili sektörlerimizin üretim içindeki payının artırılması, hiç şüphesiz, sahip olduğumuz bilginin sanayiye aktarılmasıyla mümkün olacak.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; şimdi, burada muhalefet konuşurken iktidardaki arkadaşlarımız sabırla dinliyor ama iktidar veya Hükûmet konuşmaya başladı mı muhalefetin laf atmadığı bir dakika, bir saniye yok. Sayın Başkan, bu hakkaniyete ve adalete uymuyor. Bu noktada gerekli ikazı yapmanız bizi sevindirecek.

Değerli arkadaşlarım, kamu-sanayi-üniversite iş birliğinin sürdürülebilir hâle gelmesi ve bu konuda önümüzdeki dönemde yol haritası belirlenmesi açısından KÜSİ Strateji Belgesi’ni hazırladık. Yeni bir hazırlığı da inşallah başlatıyoruz. Üniversite-sanayi iş birliğini Türkiye’de sonuç odaklı AR-GE açısından çok daha etkin hâle getirecek hazırlıkları da yürütüyoruz.

Üniversite-sanayi iş birliğini geliştirmede önemli işlevi olan teknoloji geliştirme bölgesi sayısı 2002 yılında sadece 2’ydi, bugün sayı 59’a çıktı. Bu bölgelerin 41’i şu anda faal ve bu bölgeleri OSB’ler içerisinde açmaya da özel önem veriyoruz. 2014 yılı içerisinde 7 tane yeni teknoloji geliştirme bölgesi kurduk. Bugün teknoloji geliştirme bölgelerindeki firma sayısı 3 bine, biten proje sayısı 14 bine, üzerinde çalışılan proje sayısı 7 bine, ihracat 1,7 milyar dolara ve istihdam nitelikli personel sayısı 30 bine yükseldi. Bunlar rakamlar arkadaşlar, bunlar rakamlar. İyi veya kötü değil, bunlar rakam. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Fikri Işık (AK Parti, Kocaeli). “2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 18 Aralık 2014. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fikri-isik-24-2014-12-18-2015-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2013-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=36264

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
