# Emniyet Genel Müdürlüğüne atanan Ali Fidan ile Nevşehir Valiliğine atanan Hüseyin Kök’e, İsrail’in Sumud Filosuna yaptığı baskına ve çareler üretmeye çalıştıkları bağımlılık türlerine ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Filiz Kılıç (MHP, Nevşehir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim
- **Tarih:** 30 Nisan 2026
- **Gündem:** Emniyet Genel Müdürlüğüne atanan Ali Fidan ile Nevşehir Valiliğine atanan Hüseyin Kök’e, İsrail’in Sumud Filosuna yaptığı baskına ve çareler üretmeye çalıştıkları bağımlılık türlerine ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=144626
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/filiz-kilic-2026-04-30-emniyet-genel-mudurlugune-atanan-ali-fidan-ile-nevsehir-valiligine-ata

> Filiz Kılıç (MHP), 30 Nisan 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Emniyet Genel Müdürlüğüne atanan Ali Fidan ile Nevşehir Valiliğine atanan Hüseyin Kök’e, İsrail’in Sumud Filosuna yaptığı baskına ve çareler üretmeye çalıştıkları bağımlılık türlerine ilişkin açıklaması); konuşma 541 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri ve ekranları başında bizleri takip eden Yüce Türk Milleti; Resmî Gazete'de yayımlanan atama kararlarıyla Emniyet Genel Müdürlüğü görevine atanan Sayın Ali Fidan'a Nevşehir Valisi olarak şehrimize yapmış olduğu hizmetlerden dolayı teşekkür ediyor, yeni görevinde başarılar diliyorum. Nevşehir Valisi olarak atanan Sayın Hüseyin Kök'e de hayırlı olsun dileklerimi iletiyor, şehrimize faydalı hizmetler yapmasını temenni ediyorum.

Değerli milletvekilleri, İsrail'in sözde ateşkes kararlarına rağmen tüm dünyanın gözü önünde sürdürdüğü soykırım Akdeniz'in uluslararası sularında sergilediği son haydutlukla sınır tanımayan bir boyuta ulaşmıştır. Gazze'yi nefessiz bırakan o zalim ablukayı kırmak ve bölgeye yalnızca insani yardım ulaştırmak gayesiyle yola çıkan Küresel Sumud Filosuna yönelik sinyal karartmalı korsan baskın uluslararası hukukun bir kez daha pervasızca çiğnenmesidir. Sırf mazlumlara bir umut ışığı taşıdıkları için aralarında 20 vatandaşımızın da bulunduğu 175 vicdan elçisini zorbalıkla alıkoyan bu işgalci zihniyet kaba kuvvetle hakikatin ve adaletin sesini susturabileceğini sanarak tarihî bir yanılgıya düşmektedir.

Bizler, masum sivilleri açlığa ve ölüme mahkûm eden bu barbarlığa karşı ilk günden beri nasıl tavizsiz bir duruş sergilediysek bugün de aynı sarsılmaz inançla buradayız. O kanlı kuşatma tamamen yıkılana dek işgalcilerin tam karşısında, onurlu Filistin halkının ise amasız fakatsız yanındayız.

Değerli milletvekilleri, son zamanlarda sık sık gündeme getirerek gündemde kalmasına çabaladığımız ve çareler üretmeye çalıştığımız bir konuya dair konuşmamı sürdürmek istiyorum. Bizler yıllarca "bağımlılık" kelimesini duyduğumuzda hep aynı şeyleri düşündük; "tütün" dedik, "alkol" dedik, "uyuşturucu" dedik, tehlikeyi hep dışarıda aradık ama açık konuşalım, koca bir nesli gözümüzün içine baka baka kaybediyoruz ve maalesef tehlike artık sokakta değil tam avucumuzun içinde, cebimizde, soframızın köşesinde. Allah aşkına, değerli vekillerimiz, soruyorum sizlere: 2-3 yaşındaki sabinin eline o ışıklı ekranı, o akıllı telefonu vermeden ağzına bir lokma yemek koymaması normal midir? "Aman sussun, aman oyalansın." diyerek çocuklarımızın ellerine tutuşturduğumuz o telefonlar aslında onların beyinlerine taktığımız sanal birer prangadır. Bizler dedelerimizin dizinin dibinde kahramanlık destanlarıyla, analarımızın ninnileriyle büyümüş bir nesiliz, şimdi ne oldu da yavrularımızı ruhsuz cam ekranların soğuk yüzüne mahkûm ettik? Bu açık bir ekran bağımlılığıdır ve bu yıkım daha çocuklarımız "anne" demeyi tam öğrenemeden beşiklerinde başlamaktadır. Çocuk biraz büyüyor, okula adım atıyor, ilkokul çağında o tertemiz yavrular bu kez de sosyal medya denilen dipsiz kuyunun içine itiliyor. Beğenilme arzusu, sanal oyalanma ihtiyacı daha o yaşta çocuklarımızın ruhunu esir ediyor. Gerçek hayattan kopuk, sokakta dizini kanatıp arkadaşlarıyla barışmayı bilmeyen, ekran karşısında hissizleşen bir nesil yetişiyor. Hamdolsun, Cumhur İttifakı olarak bu gidişata "Dur!" dedik, yakın zamanda sosyal medyada yaş sınırını belirleyen o tarihî teklifi Gazi Meclisimizden milletimizin kararlılığıyla geçirdik. Bu dijital uçuruma karşı çekilmiş bir settir ama yetmez. Tehlike öylesine büyük ki rehavete kapılma lüksümüz yok. Gelin, lise sıralarına, gençlerimizin o deli dolu, en güzel yıllarına bir bakalım: Yüreklerimiz sızlıyor, adına elektronik sigara denilen, oysa bildiğimiz zehrin allanıp pullanmış hâli olan o illet okullarımızda bir veba gibi yayılıyor. Kanunlarımız açık, 18 yaşından küçüklere satışı kesinlikle yasak. Hatta bırakın küçüklere satışını, ülkemizde normal yollardan satışı, ithalatı zaten yasak ama nasıl oluyorsa rengârenk, meyve aromalı, sözde masum gösterilen bu zehirler o gencecik yavrularımızın cebinden çıkıyor. Bir özenti fırtınasıdır kopup gidiyor. Kim bu zehir tacirleri? Bu çocuklar bu yasa dışı ürünlere bu kadar kolay nasıl ulaşıyor?

Sıra üniversitelere geliyor, ailelerin binbir umutla, dişinden tırnağından artırarak okumaya gönderdiği gençlerimiz; karşılarında yepyeni bir tuzak, sanal bahis ve kumar bağımlılığı, kolay yoldan, çalışmadan kazanma vaatleri.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Filiz Kılıç (MHP, Nevşehir). “Emniyet Genel Müdürlüğüne atanan Ali Fidan ile Nevşehir Valiliğine atanan Hüseyin Kök’e, İsrail’in Sumud Filosuna yaptığı baskına ve çareler üretmeye çalıştıkları bağımlılık türlerine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 30 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/filiz-kilic-2026-04-30-emniyet-genel-mudurlugune-atanan-ali-fidan-ile-nevsehir-valiligine-ata (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=144626

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
