# Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 26. Dönem)
- **Konuşmacı:** Garo Paylan (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim
- **Tarih:** 3 Ağustos 2016
- **Gündem:** Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=51566
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/garo-paylan-26-2016-08-03-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasina-iliskin-kanun-teklifi-muna

> Garo Paylan (Halkların Demokratik Partisi), 3 Ağustos 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 487 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HDP GRUBU ADINA GARO PAYLAN (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Evet, konuştuğumuz yasa vergi affı ve varlık barışı. Vergi nasıl toplanır? Ekonomi işler, ekonomide insanlar tüketirler, tükettikçe üretirler, çarklar işler, ekonomiye giren olur, sanayici yatırımlarını yapar, yatırımlarını artırır ve nihayetinde vergi oluşur. Güven varsa orada vergi işler yani anahtar sözcük güven, ülkeye ve ekonomiye güven. Güven olmadığı zaman ve aynı zamanda tabii ki vergi ahlakı olmadığı zaman vergi toplanamıyor. Bu tip vergi barışları da vergi ahlakını aşındıran barışlar ve memleketimizde şu anda maalesef en eksik olan şey güven.

Bakın, temmuz ayı tüketici güven endeksi açıklandı, yüzde 67’ye düşmüş. Tüketici güvenmiyor, güvenmeyince tüketmiyor. Araba satışları bu ay yüzde 30 düşmüş, konut satışları aynı şekilde, perakendeci kan ağlıyor, esnaf kan ağlıyor. Kan ağlayan esnaf… Tabii ki şöyle kötü bir alışkanlığımız da var: İşletmelerimizi güçlü tutmuyoruz, rant ekonomisi olduğu için herkes iyi günde kazandığını hemen ranta yatırıyor, ev yatırımı, araba yatırımı. “Arsaya yatıralım, şurada imar çıkacak, 10 liralık arsa 20 lira olacak.” diye işletmeler zayıf bırakılıyor, üretim anlamında zayıf bırakılıyor, finansal anlamda zayıf bırakılıyor ve ranta gidiyor. Rant ekonomisini durduramadık çünkü rantı da vergilendirmiyoruz. Bir yerde bir arsa 10 liradan 50 liraya çıktığında ondan vergi almıyoruz. Kimden vergi alıyoruz? İşçiden, emekçiden vergi alıyoruz. Dün Sayın Maliye Bakanını 40 milyar liralık, bakın sermayeye sağladığı 40 milyar liralık affa karşılık işçiye sağlayacağı, asgari ücretliye sağlayacağı 1 milyar liralık rakama ikna edemedim. İçeride tekrar görüştük, yine ikna olmadı. Sermayeye 40 milyar lira avantaj sağlayalım ama işçiye maalesef yok; asgari ücretliye o da istediğimiz, yüksek gelirliye değil.

Bir de tabii ki varlık barışıyla ülkeye para sağlayacağız. Nasıl sağlayacağız? Bir ülke eğer ki ışıldıyorsa, bir ülkenin hukuk sistemi sağlamsa, kurumları yerindeyse, demokrasisi işliyorsa o ülkeye para gelir. Parayı çıkaranlar zaten bu ülkeye güvenmeyenler, bu ülkeyle ilgili risk var diyenler parayı çıkarıyorlar. Düşünebiliyor musunuz, şu anda da ülkemiz bir darbe yaşamış, maalesef şartlar yaratılarak bir darbe yaşadık ve darbeden sonra diyoruz ki gelin, parayı getirin, biz size sormayacağız. Böyle olmaz arkadaşlar. Güven dediğimiz de bir kişiye olan güven değildir, sisteme olan güvendir, hukuk sistemine olan güvendir, Parlamentoya olan güvendir. Parlamento işliyor mu? Vallahi ben boş sıralara konuşuyorum, işlemiyor. Az sonra arkadaşlar oy verirken gelecekler ama işlemiyor. Talimatlar çünkü maalesef sarayda belirleniyor. Zaten Sayın Cumhurbaşkanı “Biz yeniden yapılandırmayı sarayda yapacağız, Parlamentodan da ekonomi yasalarını geçireceğiz.” dedi, dün bunu ifşa etti. Bakın, tek kişi diyor ki: Ben kandırıldım, Allah beni affetsin.” Evet, insanlar yanılabilirler, Cumhurbaşkanı da olsa yanılabilirler ama sistemler yanılmazlar. Eğer ki kurumlar işliyorsa, demokrasi işliyorsa, istişare varsa, insanlar birbirlerini dinliyorlarsa orada yanılma olasılığı daha düşüktür ama tek kişinin iradesi üzerine bir yılda geldiğimiz nokta bir darbeyse... Yeniden yapılanma noktasında yine diyor ki tek kişi “Ben yapılandıracağım.”, “Biz şimdi hız kazandırdık devlete, yeniden yapılandıracağız.” diyor. Biz niye güvenelim, “Ben hata yaptım, Allah affetsin.” diyorsa o niye yapılandırsın? Yapılandıracak olan yer önce Meclistir, burasıdır ama baktığımızda bundan maalesef çok uzaktayız ve bundan bir ders çıkarılmadığını görüyoruz.

Değerli arkadaşlar, ekonomimiz ne noktada, ona da bakalım.

---

**Kaynak gösterme:** Garo Paylan (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 3 Ağustos 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/garo-paylan-26-2016-08-03-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasina-iliskin-kanun-teklifi-muna (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=51566

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
