# Türkiye cumhuriyeti devleti ile suriye arap cumhuriyeti devleti arasındaki kara sınırı boyunca yapılacak mayın temizleme faaliyetleri ile ihale işlemleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:263)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Gökhan Durgun (CHP, Hatay)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim
- **Tarih:** 20 Mayıs 2009
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ İLE SURİYE ARAP CUMHURİYETİ DEVLETİ ARASINDAKİ KARA SINIRI BOYUNCA YAPILACAK MAYIN TEMİZLEME FAALİYETLERİ İLE İHALE İŞLEMLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:263)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/gokhan-durgun-23-2009-05-20-turkiye-cumhuriyeti-devleti-ile-suriye-arap-cumhuriyeti-devleti-arasin

> Gökhan Durgun (CHP), 20 Mayıs 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ İLE SURİYE ARAP CUMHURİYETİ DEVLETİ ARASINDAKİ KARA SINIRI BOYUNCA YAPILACAK MAYIN TEMİZLEME FAALİYETLERİ İLE İHALE İŞLEMLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:263)); konuşma 1.141 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA GÖKHAN DURGUN (Hatay) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Devleti Arasındaki Kara Sınırı Boyunca Yapılacak Mayın Temizleme Faaliyetleri ile İhale İşlemleri Hakkında Kanun Tasarısı’nın 3’üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Tasarının bu maddesi mayın temizleme ve arazi kullanım sürelerini belirleyen maddedir. Madde aynen şöyle: “Maliye Bakanlığınca yapılacak kullanım karşılığı temizleme ihalesinde, mayın temizleme süresi taşınmazların yükleniciye tesliminden itibaren 5 yılı, taşınmazların temizleme karşılığı tarımsal faaliyetlerde kullandırılması süresi ise, kabul işlemlerinin yapılmasından itibaren 44 yılı geçemez.”

Yani bu ne demektir? Toplam 205 bin dönüm mayınlı arazi alanının, beş yılı temizleme, kırk dört yılı da işletme hakkı olmak üzere toplam kırk dokuz yıllığına yerli ya da yabancı -ama muhtemelen yabancı, muhtemelen de İsrailli- bir firmaya verilmesi öngörülüyor. Kısaca bu.

ÖMER İNAN (Mersin) – Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz?

GÖKHAN DURGUN (Devamla) – Söyleyeceğiz şimdi.

İki Kıbrıs büyüklüğünde -bu alan iki Kıbrıs adası büyüklüğünde- vatan toprağını kırk dört yıllığına, büyük bir olasılıkla da yabancılara kiraya verme ihalesidir. Bu kanunun adını böyle değiştirmek lazım.

Bu sürenin kırk dört yıl kadar uzun olması da hiçbir bilimsel gerçeğe, bir veriye ve bir incelemeye de dayanmamaktadır, her şey afakidir. Ayrıca böyle bir ihale konusunda Türkiye'nin bir deneyimi de yoktur. İlk kez bu tür bir ihale yapılmaktadır. Geçmişte böyle bir ihale yapılmamıştır. Büyük bir uzmanlık gerektiren ve ülkenin güvenliğini doğrudan ilgilendiren bu şekilde büyük çaplı bir ihalenin yapılması, konunun hiç uzmanı olmayan, maliye konusunda uzman mıdır değil midir -eski Maliye Bakanı, yeni Maliye Bakanı- Türkiye'nin gerçeğine baktığımız zaman ortaya çıkıyor ama bu konuda hiç de uzman olmayan bir Maliye Bakanlığı bu işi üzerine alıyor.

Peki, soruyorum şimdi, bu işin yaklaşık maliyeti belli midir? Şu anda bu işin maliyeti de belli değil. Azami, asgari bedeller var. Kimi firma diyor ki: “Ben bunun 1 metrekaresini 0,5 dolara temizlerim.” Başka bir firma diyor ki: “1 metrekareyi 15 dolara temizlerim.” 30 kat! Bir tarafta 0,5, bir tarafta 15; böyle bir ihale yapılıyor ve bu arazi kırk dört yıllığına tarımsal amaçlı kullanma hakkı sadece ve sadece bu ihaleyi alıp temizleyene aynı ihale çerçevesinde veriliyor. Ayrıca, mayından temizlenen arazilerinin de bu şekilde yabancılara kullandırılmasının da önü açılmış oluyor. Mayınlı sahanın temizlenmesiyle temizlenen arazinin tarımsal faaliyetlerde kullandırılması işlerinin aynı istekli tarafından karşılanmasının mutat olmadığı gerekçesiyle Danıştay 13. Dairesi bu ihalenin yürütülmesinin durdurulmasına karar veriyor. Bakıyoruz şimdi bu maddeye, yargı kararı olmasına rağmen, aynı konu tekrar bu maddenin içinde karşımıza çıkıyor. Dünyada -bana örnek gösterin- hem mayın temizleme işinde uzman aynı zamanda da organik tarım işinde uzman bir şirket gösterin. Gösteremezsiniz arkadaşlar, böyle bir şey mümkün değildir.

Ayrıca bu tasarıda ihale komisyonu konusu var, o da Anayasa’ya aykırıdır, 7’nci maddesine. “İhale komisyonlarının oluşumu ve çalışmasına ilişkin esas ve usuller Maliye Bakanlığı tarafından belirlenecek.” Böyle söylüyor. Ama Anayasa’nın ilgili maddesi de diyor ki “Bu konuda esas ve usuller sınırsız şekilde yürütmeye devredilemez.” Bu da Anayasa’nın 7’nci maddesine aykırı. Yani anlaşılıyor ki bu kanun mahkemede bitecek, Danıştayda bitecek, Anayasada bitecek. Böyle garip bir ihale bu. Ne yapmaya çalışıyoruz değerli arkadaşlarım? Bu ısrarınız niye? Amacınız nedir? Yani, hani herkes yargı kararına saygılı olacaktı, hani yargıya müdahale edilmeyecekti? Ama anlayış şu, öyle görülüyor: Ben yargı kararlarına uymam, yargı bana uyar.

Değerli arkadaşlarım, şimdi sizlere şunu soruyorum: Ben size soruyorum, hangi biriniz tarlanızı, arsanızı veya herhangi bir taşınmazınızı kırk dört yıllığına bir Amerika’ya, bir İsrailliye kiraya verirsiniz? Kırk dört yıllığına hanginiz verirsiniz tarlanızı, evinizi, arabanızı? Al evimi boyat, badana yap, kırk dört yıl da kullan, sonra bana geri ver!.. Siz verseniz evlatlarınız ne der size yarın? Değerli arkadaşlarım, dünyada bir tek ülke yoktur ki topraklarının büyük bir bölümünü kırk dokuz yıllığına kiraya vermiş, böyle bir ülke gösteremezsiniz.

Diğer bir önemli husus da bu işte maliyet konusundaki belirsizliktir. Kimisi diyor ki: “Bu iş 50 milyon dolara anahtar teslimi yapılır.” Eski Maliye Bakanı -Allah selamet versin- diyor ki: “400 milyon dolarla 1,6 milyar dolar arasında değişir.” Türk Silahlı Kuvvetleri “Bu iş için 30 milyon dolar para verin, teçhizat alın, biz bu işi yapalım.” diyor. Böyle bir belirsizlik var. Böyle bir hâl olur mu? En alttaki fiyatla en üstteki fiyat arasında 30 kat var. Bu ihale, ucu sonu belli olmayan bir ihale. Maliyet nedir, belli değil, ama bir şey belli, kırk dört yıllığına kiraya verileceği belli. Değerli arkadaşlarım, bu, “beş yıl temizle, kırk dört yıl kullan, sonra devret” ihalesidir.

Türkiye’nin 205 bin dönüm arazisinin mayından temizlenmesi için gerekli olan parayı Türkiye Cumhuriyeti bulmaktan âciz midir? Hani, Başbakan söylüyordu, her şey iyiye gitmişti, göstergeler güzeldi, Türkiye büyüyordu! Şimdi biz mayınları temizlemek için para bulamıyoruz ve götürüyoruz, kırk dört yıllığına bu arazileri kiralıyoruz.

Arkadaşlar, para yoksa çözüm buluruz, kaynak buluruz. Gelin, lüks tüketimden vergi alalım, ben dâhil Cumhuriyet Halk Partisi olarak grubumuzdaki tüm milletvekilleri maaşlarımızın bir kısmını bağışlayayım, bir fon bulalım, o fona aktaralım, yurt dışından yurt içinden kampanya başlatalım, bu parayı bulalım. Niye topraklarımızı kırk dokuz yıllığına kiraya vereceğiz? Kaynak bulunur değerli arkadaşlarım, ama istenirse kaynak bulunur.

Değerli arkadaşlarım, iki gün önce kaybettik Sayın Profesör Doktor Türkân Saylan’ı. Bir eğitim insanı, bir bilim insanı, çağdaşlıktan, demokrasiden, uygarlıktan yana bir insan, mücadelesi bu yönde geçmiş. Onu rahmetle, şükranla, saygıyla anıyorum.

Bakın, bundan üç yıl önce ne söylüyor Sayın Türkân Saylan, aynen okuyorum: “Sınırlarımızdaki mayınlı arazinin temizlenmesi, kırk dokuz yıllığına işletme koşuluyla verilmesi asla ve asla kabul edilemez. Bu temizleme işi Türk Silahlı Kuvvetlerince ve onların kontrolünde, gereken para halkın vergilerinden ayrılarak yapılmalıdır. Temizlenen arazi bir plan ve program içinde, hakkaniyet ölçülerinde bölge halkının üretimine dönüştürülmelidir. Bu işin yabancılara kırk dokuz yıllık kullanma hakkının devredilmesi Misakımillî sınırlarımızın yok edilmesi anlamına gelir. Bu karar, Türkiye Büyük Millet Meclisinde çoğunluk olsa da hiçbir temsilcimiz tarafından onaylanmaz, onaylanmamalıdır.” diyor yurtsever, aydın Sayın Türkân Saylan.

Değerli arkadaşlarım, gelin oturalım, şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış bu vatan topraklarını yabancılara vermeyelim. Bakın, Amerika bir yılda 8 milyar dolar organik tarımdan kazanç elde ediyor, Japonya 2,5 milyar dolar. Türkiye’de bu araziler organik tarıma açılırsa 1 milyar dolar yılda kazancımız var. Yani 1 milyar dolara temizleyeceğiz, yılda kazancımız 1 milyar dolar! Bunu anlamak mümkün değil.

Değerli arkadaşlarım, şu soruları kendimize sormamız gerektiğini düşünüyorum: Yarım yüzyıl sonra bu arazilerin yabancılara satılmayacağını kim garanti edecek? Sayın Bozdağ mı garanti edecek? Şu anda kaç yaşındadır; Allah uzun ömür versin ama kırk elli yıl sonra herhâlde bunun hesabını veremeyecek.

Kıbrıs önümüzde bir gerçektir. İngilizlere zamanında bir savunma anlaşması sonucunda kiraladık, elimizden aldılar, şimdi hâlâ Kıbrıs meselesi diye yanıp tutuşuyoruz. Bu da aynı noktaya gider arkadaşlarım. Bu topraklara bir daha giremezsiniz, bu topraklarda hak talep edemezsiniz. Bu düşünce doğru bir düşünce değildir. Bu araziler bizim vatan topraklarımızdır, şehitlerimizin kanlarıyla sulanmıştır.

Bakın, değerli arkadaşlarım, şunu söyleyeceğim en son: Ben devletin bağımsızlığı ve varlığını koruyacağıma ant içmiş bir milletvekiliyim ama 205 bin dönüm vatan toprağının kırk dokuz yıllığına yabancılara kiraya verilmesini içime sindiremiyorum, kabul de edemiyorum! (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, siz bugün kiraya verirseniz o toprakları yarım yüzyıl sonra hiç giremezsiniz. Mayınları temizleyecek derken Türkiye'nin geleceğine ve güvenliğine mayın döşemeyelim.

Sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Gökhan Durgun (CHP, Hatay). “Türkiye cumhuriyeti devleti ile suriye arap cumhuriyeti devleti arasındaki kara sınırı boyunca yapılacak mayın temizleme faaliyetleri ile ihale işlemleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:263)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 20 Mayıs 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gokhan-durgun-23-2009-05-20-turkiye-cumhuriyeti-devleti-ile-suriye-arap-cumhuriyeti-devleti-arasin (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
