# HDP Grubu adına, Grup Başkan Vekili Iğdır Milletvekili Pervin Buldan'ın, hayvancılık ve tarım sektörünün bitme noktasına geldiği iddiasıyla Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker Hakkında Gensoru açılmasına ilişkin Önergesi (11/49)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 24. Dönem)
- **Konuşmacı:** Gökhan Günaydın (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim
- **Tarih:** 25 Mart 2015
- **Gündem:** HDP Grubu adına, Grup Başkan Vekili Iğdır Milletvekili Pervin Buldan'ın, hayvancılık ve tarım sektörünün bitme noktasına geldiği iddiasıyla Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker Hakkında Gensoru açılmasına ilişkin Önergesi (11/49)
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=39453
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/gokhan-gunaydin-24-2015-03-25-hdp-grubu-adina-grup-baskan-vekili-igdir-milletvekili-pervin-buldan-i

> Gökhan Günaydın (CHP), 25 Mart 2015 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu adına, Grup Başkan Vekili Iğdır Milletvekili Pervin Buldan'ın, hayvancılık ve tarım sektörünün bitme noktasına geldiği iddiasıyla Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker Hakkında Gensoru açılmasına ilişkin Önergesi (11/49)); konuşma 1.253 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA GÖKHAN GÜNAYDIN (Ankara) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye için, ülkemizin ve insanımızın geleceği için son derece önemli bir konuda, tarımda, köylülükte, teknik elemanların durumunda güncel gelişmeleri değerlendirmek üzere huzurunuzdayım.

Elbette Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanı hakkında verilen bir gensoru üzerinde konuşacağız. Sözü edilen Bakan on bir yıldır Türkiye’de ilgili Bakanlığı yönetmektedir. Ben burada kaba, vulgar bir politika yapacak değilim, tam tersine beyinlere ve vicdanlara seslenmek istiyorum. Türkiye'nin tarım fotoğrafını önümüze koyalım ve diyelim ki: On bir yıldır bu Bakanlığı yöneten Bakan eğer bu veriler ışığında başarılıysa muhalefet de teşekkür etsin, yok, başarılı değilse iktidar partisi milletvekilleri de “Yahu, sen on bir yıldır bu Bakanlığı yönetiyorsun, her türlü imkân elinde, dünyanın bütçesini kullandın, bu sonuçlar nedir?” diye sorabilsin. Ben eminim ki şu anda bizi televizyonlarda izleyen yurttaşlarımızın da beklentisi CHP, MHP, HDP, AKP kavgası seyretmek değil, bu mevcut reel durumu saptamak, maddi gerçeği saptamak ve ona göre bir tutum alabilmektir.

Sevgili vatandaşlarım, sevgili milletvekili arkadaşlarım; şunu söyleyelim: Türkiye, Anadolu tarım açısından dünyanın en önemli topraklarıdır çünkü milyonlarca yıl boyunca avcılık ve toplayıcılıkla geçimini sağlayan insanoğlu on bin yıl evvel ilk kez bu topraklarda yerleşmiş ve tohumu ıslah etmiş, hayvanı ehlileştirmiş, tarıma ve hayvancılığa başlamıştır. Şüphesiz, bu bir tesadüf değildir çünkü bu topraklar, sevgili arkadaşlarım, tarım için dünyanın başka hiçbir ülkesinde bulunmayan olanaklara sahiptir.

Örneğin, 40’tan fazla ülkeyi içinde barındıran Avrupa’da 12 bin bitki çeşidi varken yalnızca Türkiye'de, Anadolu’da 13 bin bitki çeşidi vardır ve bunların 4 bini endemiktir. Başka bir deyişle, biz, bir gen bankası üzerinde yaşıyoruz. Bugün dünyanın şüphesiz en stratejik ürünü buğday, Diyarbakır’dan bütün dünyaya yayılmıştır. Yine, besleme değeri açısından en kıymetli olan ürünler, mercimeği, fasulyesi bu topraklara özgü ürünlerdir.

Şimdi, gıdaya sahip olmak, gıdaya erişebilmek, ona egemen olmak bu dünyanın geleceği açısından son derece önemlidir. Su gibi, silah gibi önemlidir gıda ve nitekim, sevgili dostlarım, 1990 yılında Dünya Gıda Fiyatları Endeksi yalnızca 100 iken bugün Dünya Gıda Fiyatları Endeksi 200’ü aşmış durumdadır. Bu, bize şunu gösteriyor: İthalatçı olan ülkeler her geçen gün daha yüksek paralarla tarım ve gıda ürünü ithalatı yapmak zorunda kalacaklar, ihracatçı ülkeler ise tarım ve gıdadan giderek daha fazla para kazanabileceklerdir.

Şimdi, bu temel bilgiler ışığı altında Türkiye'nin durumuna bir bakalım: Türkiye, 1980’de 44 milyon nüfusa sahip olan bir memleketti, bugün 78 milyon nüfusumuz var ve orta vadede bu topraklarda 100 milyon yurttaşımız yaşayacak. Yani Almanya gibi, Fransa gibi nüfus artış hızı durmuş bir memleket değiliz biz. Dolayısıyla, temel amacımız, yalnızca bugünkü nüfusu beslemek değil, orta vadede nüfusumuza eklenecek bir çeyrek milyonu daha bu topraklardan yetişecek ürünlerle besleyebilmektir.

Şimdi, bu tabloda on bir yıllık Mehdi Eker Bakanlığının bir muhasebesini yapmaya başlayabiliriz. Arkadaşlar, rakamlar önümüzde. Ben her seferinde söylerim, hepimiz sabahlara kadar nutuklar atabilecek nitelikteyiz ama bu nutkun bu memlekette artık bir önemi kalmamıştır. (CHP sıralarından alkışlar) Eğer nutkunuzu rakamlarla, verilerle destekleyemiyorsanız orta yerde söylenecek ve dikkate alınacak bir laf yok demektir. Bakın, aydın namusu içerisinde söyleyelim, bitkisel üretimde üretimi anlamlı ölçüde artan yalnızca 3 ürün vardır AKP döneminde; bunlar mısırdır, ayçiçeğidir ve çeltiktir, bunun dışındaki bütün ürünlerde üretim ya azalmıştır ya da sabit kalmıştır. Üretimin sabit kalması ne anlama gelir? Her yıl nüfus artıran bir ülkede üretimin sabit kalması demek, sizin giderek o alandaki gıda egemenliğini yitirmeniz anlamına gelir. Ve nitekim, şimdi size sayıyorum, bu saydığım ürünlerin tamamında Türkiye net ithalatçıdır. Eğer “Değildir.” diyen arkadaşım varsa ya da Bakan “Değildir.” diyor ise gelecek, burada rakamları söyleyecek, nutuk atmayacak. Bakın, ben söylüyorum size. Buğday: Türkiye buğdayda net ithalatçı. Arpa: Net ithalatçı. Soya: Net ithalatçı. Ayçiçeği: Net ithalatçı. Mısır: Net ithalatçı. Ayçiçeği, soya, mısır ve arkasından çeltik, çeltikte de net ithalatçı. Gelelim baklagillere: Bakla, mercimek, fasulye, nohut; bunların tamamında bu memleket net ithalatçı. Hayvansal ürünlerin tamamında bu memleket net ithalatçı.

Şimdi, ben bunları söylüyorum, Sayın Bakanın rakamlarla arasının iyi olmadığını sanmıyorum ben. Koskoca Bakanlık onun önüne rakam vermiyor mudur? Fakat, Bakan on bir yılda bir şeyde ustalaştı: Ustalaşması rakamları çarpıtmasındadır.

SADİR DURMAZ (Yozgat) – Rakamlara takla attırır Sayın Bakan!

GÖKHAN GÜNAYDIN (Devamla) – Şimdi, ben bu çarpıtmanın elbette bir tarafı olmayacağım, onun için kendi rakamlarıyla onları değerlendireceğim.

İyi bakın: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün rakamları. Yani Bakanın, ben her kürsüye çıktığımda “O rakamlar öyle değildir kardeşim, pamuk şöyle olmuştur da öbürü böyle olmuştur.” diye attığı, tuttuğu rakamlar.

Bakın, ben size rakam veriyorum. Türkiye, AKP’li on iki yıl boyunca, tarım ve gıda ithalatı açısından rakamlara baktığımızda, örneğin 2014 yılında sevgili arkadaşlarım, 6 milyar dolarlık tarım ürünü ithal etmiştir, ihraç ettiği tarım ürünü 1 milyar dolardır. Daha ne konuşuyoruz? Ben mi söylüyorum bu rakamı? Bu rakamı Bakanlığın Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Müdürlüğü söylüyor. Demek ki neymiş? 5 milyar dolar bu memlekette tarım ürünleri için dışarıya para akıtıyoruz.

Peki, gıdada durum ne? Gıdada ihracatçıyız. Gıdada 17 milyar dolar, 17,7 milyar dolar ihracat var, 12 milyar dolar da ithalat var. Yani, Türkiye, gıdada ihracatçı ama asıl bizim olmamız gereken, kendimize yetmemiz gereken tarım ürünlerinde net ithalatçı.

Bu, bizi nereye sürüklüyor biliyor musunuz arkadaşlar? Yine ben size rakam vereceğim. Türkiye, 2014 yılında tarım ve gıda ürünleri ithalatına 18 milyar dolar para ödemiş bir memlekettir, tarım ve gıda ürünleri ithalatına 18 milyar dolar para ödemiş bir memlekettir.

Tamamını söyleyeyim ben size: AKP döneminde, yani on üç yıl boyunca tarım ve gıdaya ne kadar ithalat parası ödediniz? Verdiğiniz rakamları topluyorum ve söylüyorum size: 139 milyar dolar. Arkadaşlar, cari rakamla bir çarpın, bölün de uykunuz kaçsın. Yani, Türkiye, AKP döneminde tarım ve gıda ithalatına 350 katrilyon lira ithalat parası ödedi. Daha ne konuşuyoruz? Daha bu gökyüzü altında söyleyecek ne var? Bakan atıyor, tutuyor: “Ben Avrupa’nın 1’inci ülkesi hâline geldim.”

MÜSLİM SARI (İstanbul) – Bakan dinlemiyor ki.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Devamla) – Bakan dinliyor olsaydı memleket bu hâlde olur muydu ya? Bakan dinliyor olsaydı, Bakan azıcık ziraat mühendislerinin, veteriner hekimlerin sözlerine kulak veriyor olsaydı memleket de bu hâlde olmazdı, Bakan da bu hâlde olmazdı.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Onun mimarları var, mimarları!

GÖKHAN GÜNAYDIN (Devamla) – Şimdi onların hepsinden bahsedeceğim.

Şimdi, arkadaşlar, 139 milyar dolar, 350 katrilyon lira… Lafa gelince der ki: “Biz tarımda, gayrisafi millî hasılada Avrupa’da 1’inciyiz.” Bilmeyenler de inanıyorlar arkadaşlar.

Bakın, ben gene size bir rakam vereyim: Hollanda 41 bin kilometrekare, Konya kadar Hollanda. Hollanda bu tarımsal dış ticaret istatistiğine göre 103 milyar avro ihracat yapıyor, 66 milyar avro ithalat yapıyor. Yani, küçücük Hollanda’nın…

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) – Bak, bilmiyorsun. Rotterdam Limanı’na gelen mallar onlar, aktarma yapıyor; anlatırım.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Devamla) – Aa canım! Sen gelirsin, buradan anlatırsın, ben de öğrenirim.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) – Tabii anlatırım sana.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Devamla) – Sağ ol, senden öğreneceğim hiçbir şey yok burada.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) – Bilmiyorsun işte. Gel, götüreyim seni oradaki depolara.

TÜLAY BAKIR (Samsun) – İmkânı var mı bu kadar küçük bir ülkenin…

GÖKHAN GÜNAYDIN (Devamla) – Kardeşim, bak, ithalatın… Rakam ne bilmiyorum da…

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) – Bırak şimdi. Rakam değil, bak, Rotterdam Limanı’na geliyor, bilmiyorsun işte.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Devamla) – Neyse, senin gibi bir cahil adamla fazla muhabbet etmenin bir anlamı yok.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) – Bırak şimdi, sensin cahil. Ben sana Rotterdam Limanı’nı söylüyorum.

TÜLAY BAKIR (Samsun) – Sizin okuduğunuz rakamları biz de okuyoruz, yapmayın.

GÖKHAN GÜNAYDIN (Devamla) – Rakam veriyorum: 103 milyar avro ihracat var, 66 milyar avro ithalat var.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) – Biz bildiğimiz için söylüyoruz. Sen de bildiğini konuş. Hollanda’da ne kadar elleçleme biliyor musun?

GÖKHAN GÜNAYDIN (Devamla) – Bağırma, bağırma! Azıcık efendi ol, benden sonra söz al, gel.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) – Sen bana “cahil” diyemezsin. Ben sana şunu söylüyorum…

GÖKHAN GÜNAYDIN (Devamla) – Bu kadar zor mu kardeşim? Söyledim işte, biraz evvel söyledim.

---

**Kaynak gösterme:** Gökhan Günaydın (CHP, Ankara). “HDP Grubu adına, Grup Başkan Vekili Iğdır Milletvekili Pervin Buldan'ın, hayvancılık ve tarım sektörünün bitme noktasına geldiği iddiasıyla Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker Hakkında Gensoru açılmasına ilişkin Önergesi (11/49)”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 25 Mart 2015. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gokhan-gunaydin-24-2015-03-25-hdp-grubu-adina-grup-baskan-vekili-igdir-milletvekili-pervin-buldan-i (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=39453

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
