# Yetiştirme yurtlarında barınan çocuklara ilişkin(6/549)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Güldal Akşit (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim
- **Tarih:** 20 Nisan 2004
- **Gündem:** YETİŞTİRME YURTLARINDA BARINAN ÇOCUKLARA İLİŞKİN(6/549)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/guldal-aksit-22-2004-04-20-yetistirme-yurtlarinda-barinan-cocuklara-iliskin-6-549

> Güldal Akşit (AK Parti), 20 Nisan 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YETİŞTİRME YURTLARINDA BARINAN ÇOCUKLARA İLİŞKİN(6/549)); konuşma 1.940 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI GÜLDAL AKŞİT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sokak çocuklarıyla ilgili konuların Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmesine vesile olan, Konya Milletvekili Orhan Erdem, Iğdır Milletvekili Dursun Akdemir, Eskişehir Milletvekili Cevdet Selvi ve önergelerde imzaları bulunan diğer milletvekillerimize teşekkür ederek sözlerime başlamak istiyorum.

Sokak çocuklarıyla ilgili konu, ülkemizdeki sosyal hizmetler kapsamında ele alınması gereken bir konudur. Sokak çocuklarıyla ilgili konunun ayrıntılarına girmeden önce, sizlere, devletimizin ve bu bağlamda Hükümetimizin sosyal hizmet politikaları hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum.

Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planının "Sosyal Hizmetler ve Yardımlar" başlığı altında aşağıdaki ifadelere yer verilmiş bulunmaktadır:

"Uzun süredir artan kentleşme, göç olgusu, yüksek enflasyon, gelir dağılımının bozulması, yoksulluk ve aile yapısında meydana gelen değişimler gibi sebeplerden dolayı sosyal hizmetler ve yardımlara olan ihtiyaç artmaktadır.

Sosyal hizmetlerin yürütülmesinde, dağınık kurumsal ve finansal yapılanma, kurumlar arasındaki koordinasyon ve işbirliği eksikliğinden kaynaklanan önemli sorunlar bulunmaktadır."

Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planının "Amaçlar, İlkeler ve Politikalar" başlığı altında da yapılması öngörülen çalışmalar aşağıdaki şekilde belirlenmiştir.

"Yoksulluğun azaltılması ve muhtaç durumda bulunan kişi ve gruplara etkin sosyal koruma sağlanması, sosyal hizmetlerin ihtiyaç sahiplerine yaygın, etkili ve sürekli bir şekilde ulaştırılması esastır.

Sosyal hizmet ve yardım sağlayan kamu kurum ve kuruluşları ile yerel yönetimler ve gönüllü kuruluşlar arasında işbirliği sağlanacaktır."

Hükümetimizin programında da sosyal hizmet konularıyla ilgili olarak önemli düzenleme ve taahhütlerde bulunulmuştur. Bu kapsamdaki düzenlemeler, özetle, aşağıdaki gibidir.

Bakanlıkların taşradaki görev ve yetkileri, valiliklere ve il özel idarelerine devredilecektir. Yerel tercihler dikkate alınarak, sağlık, eğitim, kültür, sosyal yardımlaşma, turizm, çevre, köy hizmetleri, tarım, hayvancılık, imar ve ulaşım hizmetlerinin il düzeyinde karşılanması sağlanacaktır.

Devleti, halka hizmet etme aracı olarak gören Hükümetimiz, bir sınıf ve kesimin değil bütün vatandaşlarımızın refah ve mutluluğunu sağlayacak sosyal politikalar yürütecektir.

Yoksullar, bakıma muhtaç yaşlılar, çocuklar ve işsizler için özel programlar oluşturulacak, zor durumdaki vatandaşlarımıza terk edilmişlik ve kimsesizlik duygusu yaşatılmayacaktır.

Hükümetimiz, işsizleri, fakirleri, düşkünleri, hastaları, özürlüleri gözeten, onların insan onuruna yakışacak şekilde yaşamalarını sağlayacak bir sosyal devlet anlayışını uygulamaya koyacaktır.

Aile, toplumun temeli ve toplumsal dayanışmanın oluşmasında rol oynayan önemli bir kurumdur. Toplumsal mutluluk, dayanışma, barış, sevgi ve saygının yolu aileden geçer. Yaşanan bütün olumsuzluklara ve ekonomik sıkıntılara rağmen toplum olarak ayakta duruşumuzu, büyük çapta, sağlam aile yapımıza borçlu olduğumuz açıktır. Hükümetimiz, aile merkezli politikalara öncelik verecektir.

Devlet, özürlü vatandaşlarının eğitim, rehabilitasyon, sağlık, hukuk, yönetim gibi alanlardaki ihtiyaçlarını karşılamak suretiyle başkalarına en az muhtaç olarak yaşamalarını sağlayacaktır.

"Bedensel ve zihinsel özürleri nedeniyle insanlar arasında ayırım yapılmasına izin verilmeyecektir" ilkesi, Hükümetimizin, özürlülerle ilgili politikasının temelini oluşturacaktır. Bunların gerçekleştirilmesi için ise her türlü tedbir alınacaktır.

Bu genel ilkeler çerçevesinde sokak çocuklarıyla ilgili olarak elimizdeki veriler ve yürütülen çalışmalarla ilgili bilgileri de, kısaca, size aktarmak istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sokak çocukları ve sokakta yaşayan çocuklar konusu, zaman içerisinde kendini gitgide daha fazla hissettirmektedir. Ülkemizde, son yıllarda "sokak çocukları" kavramıyla gündeme gelen ve sayıları hızla artan sokakta yaşayan veya sokakta çalışan çocuklar, aileleri tarafından ihmal ve istismar edilen çocuklardır. Sokak çocukları, uzun ya da kısa süreli de olsa, aile veya bir yetişkinin desteği ve korumasından yoksun, her türlü tehlikeye açık olarak sokaklarda yaşayan ve çalışan çocuklardır.

Sokaktaki çocuklar, sahip oldukları aile desteğine göre temel olarak iki kategoriye ayrılarak ele alınmaktadır; birincisi, sokakta yaşayan; ikincisi, sokakta çalışan ya da çalıştırılan çocuklar.

Sokakta yaşayan çocuk, bir yetişkinin korumasından, yol göstericiliğinden yoksun olan, sokağı gerçek evi haline getirmiş çocuktur. Bu kavram, bütünüyle sokağı mesken edinen; yani, geceleri ya da en azından bazı geceler evine dönmeyen, aile, kuruluş koruması ve desteğinden bütünüyle ya da büyük ölçüde yoksun olan sokak çocukları, çoğu zaman, yine, sokakta yaşayan çocuklarla bir grup oluşturmaktadırlar. Bunlar, sevgi, güven, korunma, ait olma ve benzeri gereksinimlerini bu gruplarla karşılamaya çalışmaktadırlar.

Çocuklar sokak yaşantısına başladıklarında, onları, şiddet, fiziksel ve cinsel istismar, yaralanma, suç işlemeye başkaları tarafından zorlanma, kronik ve bulaşıcı hastalıklara yakalanma, sağlıksız koşullarda yaşama ve dengesiz beslenme sonucu ölümle sonuçlanabilecek hastalıklara yakalanma gibi tehlikeler beklemektedir.

Sokakta çalıştırılan çocuklar ise, zamanının çoğunu sokakta çalışarak geçiren; ancak, ailesiyle bağlarını sürdüren ve geç saatlerde de olsa evlerine dönen çocuklardır. Bu çocuklar, genellikle aile bütçesine katkı sağlamak amacıyla sokaklarda çalışmak zorunda olup, marjinal işlerde -simitçilik, ayakkabı boyacılığı, araba camı silme, kuşyemi, kâğıt mendil, çiklet, şeker ve benzeri şeyleri satma- çalışmaktadırlar.

Sokakta çalışan ya da çalıştırılan çocuklar, sokak çocuğu, sokağın çocuğu olması yönünden risk taşımakta, kolaylıkla, sürekli sokakta yaşamayı seçebilmektedirler.

Çocukları sokakta yaşamaya, çalışmaya iten nedenlere kısaca göz atacak olursak; boşanma veya ölüm sebepleriyle ailenin parçalanması, ailenin eğitimsizliği ve çocuk yetiştirmedeki bilgisizliği, ailenin çocuğu ihmal veya istismar etmesi, aileiçi şiddet - ailenin çocuğa şiddet uygulaması ya da anne ve babanın birbirine şiddet uygulaması- çocuğun sokakta çalışıp para kazanmasını teşvik edici kültürel değerler, yoksulluk, göç ve buna bağlı çeşitli uyum sorunları en önemlileridir. Bunlara ilaveten, yine, sokağın çocuk için çekiciliği, geniş özgürlük alanı olması, kolaylıkla yiyecek ve para bulabilmesi, sosyal destek sistemlerinin zayıflığı, yasaların yeterince ve etkin olarak uygulanamaması, koruyucu ve önleyici sosyal hizmetlerin yetersiz oluşudur.

Anayasamız, yasalar ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu, açıkça, çocuk ihmali ve istismarı konusunda ivedi tedbirlerin alınmasını öngörmektedir. Bu çerçevede, 2828 sayılı Yasanın 3 üncü maddesinin (e) bendine eklenen 6 ncı maddeyle ve 1997 yılında çıkan 572 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle, sokakta yaşayan ve çalışan çocuklara hizmet vermek amacıyla hizmete açılan çocuk ve gençlik merkezleri, eşlerarası anlaşmazlık, ihmal, hastalık, kötü alışkanlık, yoksulluk, terk ve benzeri nedenlerle sokağa düşerek, sosyal tehlikeyle karşı karşıya kalan veya sokakta çalışan çocuk ve gençlerin geçici süreyle rehabilitasyonlarını ve topluma yeniden kazandırılmalarını sağlamak amacıyla kurulan yatılı ve gündüzlü sosyal hizmet kuruluşları olarak tanımlanmışlardır.

Çocuk ve gençlik merkezlerinin açılış ve işleyiş esaslarını belirleyen Çocuk ve Gençlik Merkezleri Yönetmeliği, 30 Eylül 2001 tarih ve 24539 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu yönetmeliğe ilişkin olarak hizmetin etkinliğini ve standartlarını sağlamak amacıyla hazırlanan Çocuk ve Gençlik Merkezleri Yönergesi, Bakanlık makamının 30 Ekim 2002 tarih ve 191 sayılı onayıyla yürürlüğe girmiştir. Ayrıca, veri tabanı oluşturmak ve çalışmaları izleyebilmek amacıyla hazırlanan standart formlar ve raporlar uygulamaya konulmuştur.

Bu yönetmeliğin amacı, sosyal tehlikelerle karşı karşıya kalan sokakta yaşayan çocuklar ile sokakta çalışan ya da çalıştırılan çocuk ve gençlerin rehabilitasyonlarını ve topluma yeniden kazandırılmalarını sağlamakla görevli çocuk ve gençlik merkezlerinin kuruluş ve çalışma esaslarını, hizmet standartlarını belirlemek, ilgili kişiler ve kurumlar arasında eşgüdümü sağlamak ve hizmetin en etkili ve verimli şekilde yürütülmesine ilişkin kuralları düzenlemektir.

Çocuk ve gençlik merkezlerinde meslek elemanlarınca yapılan sokak çalışmalarıyla çocukların kimlik bilgileri, adresleri, eğitim durumları, çalışma şartları, çocukların sokakta olma nedenleri gibi bilgiler alınarak, çocukların merkezlere gelmeleri sağlanmaya çalışılmaktadır. Sokak çalışmaları sonucunda ulaşılan ailelerle yapılan görüşmelerde, sokağın çocuklar açısından tehlikeleri hakkında bilgi verilerek, çocukları çalıştırmalarının suç teşkil ettiği anlatılmaktadır.

Çocuk ve gençlerin korunma kararı bulunmadığından, merkezleri izinsiz terk eden çocuklar ve gençler, maalesef, kaçak muamelesi görmemektedirler. Çocuk ve genç, merkezden istediği zaman ayrılabilmektedir.

Çocuk ve gençlik merkezlerinin işlevlerine bakacak olursak; sokakta çalışan ya da yaşayan çocukları saptamak, sokakta çalışan ya da yaşayan çocukların öykülerinin öğrenilmesi, ailelerini araştırmak, tıbbî, psikososyal incelemelerini yapmak, bu çocukların kendi içlerinden ya da toplumdan gelecek tacizlere karşı korunması, tedavi kuruluşlarına yönlendirmek, aileye dönüş sürecine yönelik çalışmalarla çocuğu hazırlamak, sokakta olma ve uçucu madde kullanımlarına ilişkin patolojik teşhislerini yapmak, tedavi sürecini başlatmak, acil ve zorunlu hallerde gece barınma olanağı sağlamak, tedavisi gerçekleşen çocuklarla meslekî rehabilitasyonu organize etmek, okula gönderme, meslek edindirme gibi faaliyetlere çocukları yönlendirmek ve yetiştirmek, sokak çocukları sorun alanının çözümüne yardımcı olacak yerel verileri hazırlayıp Genel Müdürlüğe ulaştırmak, başlıca görevleri arasında bulunmaktadır.

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü, 1997 yılı itibariyle, 1 çocuk ve gençlik merkeziyle başlattığı bu hizmetlerini, Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Çorum, Diyarbakır, İçel, Bursa, Şanlıurfa, Adana, Kocaeli, Sakarya, Denizli, Samsun, Adıyaman, Kayseri, Konya, Yalova, İzmit, Aydın, Düzce, Siirt, Manisa, Batman ve Malatya İllerinde bulunan toplam 39 çocuk ve gençlik merkeziyle sürdürmektedir. Bu merkezler aracılığıyla, sokakta yaşayan ya da çalışan çocuklar ve ailelerine yönelik, eğitim, danışma ve rehabilitasyon hizmetleri verilmekte ve hizmet yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır.

2003 yılı aralık ayı sonu itibariyle, 38 merkezimiz aracılığıyla ulaştığımız çocukların sayısına ve bunlara götürülen hizmetlere bakıldığında, toplam ulaşılan çocuk sayısı 33 247'dir. Hizmetlere göre dağılımı şöyledir: Hiç okula gitmemiş olup okula başlatılan çocuk sayısı 1 359, sosyal yardımla desteklenerek okula devam etmesi sağlanan çocuk sayısı 5 943, aile yanına dönmesi sağlanan çocuk sayısı 7 433, işe yerleştirilen çocuk sayısı 369, sosyal yardım alan çocuk sayısı 3 843, korunma altına alınan çocuk sayısı 198, madde bağımlısı çocuk sayısı 3 606 olup, bu çocuklar, yukarıda sözü edilen madde bağımlılığı tedavi ünitelerine yönlendirilmektedirler. Çeşitli meslekî çalışma ve sosyal hizmet müdahalelerine rağmen çocuğunu sokakta çalıştırmakta ısrar eden ve bu nedenle suç duyurusunda bulunulan aile sayısı 637, ceza alan aile sayısı ise 84'tür. Aynî ve nakdî yardımdan yararlanan 938 aile bulunmaktadır.

Halen, hizmetimiz, 2004 yılı itibariyle 39 çocuk ve gençlik merkeziyle sürdürülmektedir. Söz konusu 39 merkezden 24'ü işbirliği protokolleriyle hizmet vermektedir. Bu çocuklar arasında, sokakta yaşayan ve çalışan çocuklarla birlikte, sokakta yaşama ve çalışma riski taşıyan çocuklar da yer almaktadır. Risk altında bulunan çocuklar, kardeşleri sokakta yaşayan veya çalışan ya da çalıştırılan çocuklar, yapılan saha çalışmaları veya diğer sektörlerle -Millî Eğitim Bakanlığı okulları gibi- kurulan bağlantı esnasında elde edilen bilgilerle, göç etmiş, çok çocuklu ve ekonomik yoksunluk içerisinde olduğu tespit edilen ailelerin çocuklarıdır. Bu çocuklara ve ailelerine yönelik olarak, çocuk ve gençlik merkezlerinde görevli meslek elemanları tarafından çeşitli meslekî müdahalelerde bulunulmaktadır.

Çocuk ve gençlik merkezlerinin hizmetleri, 18 yaşın altındaki sokakta yaşayan ve çalışan tüm çocuklar için başlatılmışken, zaman içerisinde, uygulamada saptanan çocukların sokakta çalıştıkları işlerin türleri, cinsiyetleri ve madde kötüye kullanımı gibi özellikleri nedeniyle, hizmette daha da ayrıştırma zorunlu hale gelmiş bulunmaktadır.

Sokakta yaşayan ya da çalışan, madde bağımlısı olan çocuklara ilişkin olarak tespit edilen ve ikna çalışmaları tamamlanan çocukların İstanbul, Ankara, İzmir'deki UMATEM'lere (uçucu madde araştırma ve tedavi merkezlerine) diğer şehirlerde ise devlet hastanelerinin ya da üniversite hastanelerinin psikiyatri kliniklerine yönlendirilmeleri sağlanmaktadır. Detoks sonrası rehabilitasyonuna devam edilecek çocuklar için yeniden yapılandırılmış merkezlere ihtiyaç duyulmaktadır.

Ticarî cinsel sömürüye maruz kalan 18 yaşın altındaki kız çocuklarına İstanbul-Taksim Çocuk ve Gençlik Merkezi, İstanbul Behice Eren Çocuk ve Gençlik Merkezi, Ankara- Bahçelievler Çocuk ve Gençlik Merkezi olmak üzere 3 merkezle hizmet verilmeye çalışılmaktadır.

Bu konuyla ilgili çalışmalar hakkında da dilerseniz kısaca bilgi vereyim. 30 Eylül 2001 tarih ve 24539 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çocuk ve Gençlik Merkezleri Yönetmeliği üzerinde, gerek uygulamadan alınan geribildirimler gerekse yapılan denetimler sonucu belirlenen hususlardan yola çıkılıp, ihtiyaç duyulan düzenlemeler yapılarak oluşturulan yeni yönetmelik taslağı Maliye Bakanlığının görüşleri doğrultusunda düzenlenerek, vize almak üzere Mart 2004'te Sayıştay Başkanlığına gönderilmiştir. Standart formlar ve raporlar aracılığıyla merkezlerin hizmetleri izlenmekte ve veri tabanı oluşturulmaktadır.

Sokakta yaşayan madde bağımlısı çocukların detoks sonrası rehabilitasyonuna yönelik olarak hazırlanan Uğraşı Terapisiyle Sokakta Yaşayan Madde Bağımlısı Çocukların Rehabilitasyonu Projesinin Ankara-Sincan Yenikayı Mevkiindeki taşınmaz üzerinde hayata geçirilebilmesi için 2001 yılından itibaren çalışmalar sürdürülmektedir. Çocuk ve Gençlik Merkezleri İçin Standart Geliştirme Projesi hazırlanmış ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile UNICEF'in 2001-2005 Ana Uygulama Planı çerçevesinde yer alan Özel Korunma Tedbirlerine Muhtaç Çocuklar Programı Altprojesinde bulunan ve sektörlerarası hazırlanan 2004 yılı çalışma planı içerisinde yer almış bulunmaktadır.

Yine, 2001 yılında New York'ta yapılan Birleşmiş Milletler Çocuk Özel Oturumu çıktılarından olan "Çocuklar İçin Uygun Bir Dünya" başlıklı rapora istinaden, taraf ülkelerin hazırlamakla yükümlü olduğu Ulusal Eylem Planı, Genel Müdürlüğümüzün de içinde olduğu ilgili sektörlerin katılımıyla hazırlanmış ve UNICEF Genel Merkezine iletilmek üzere Dışişleri Bakanlığına gönderilmiştir.

Sosyal Hizmetler Danışma Kurulunun 23 üncü toplantısında, Aile ve Çocuk Hizmetleri Daire Başkanlığının önerisi doğrultusunda gündeme alınan, madde bağımlısı çocukların tedavi ve rehabilitasyonlarına yönelik merkezlerin açılması yönünde model önerisi ve sektörlerarası işbirliği önerisi, ilgili sektörlere proje tanıtımı yapılıp, Genel Müdür tarafından sunularak gerekli işbirliği ve destek talebinde bulunulmuştur.

21-22 Şubat 2000 tarihlerinde Child Hope Asia Genel Direktörünün katılımıyla, dünyada, sokakta yaşayan veya çalışan çocuklara yönelik hizmet modelleri hakkında bilgi paylaşımına yönelik çalışma, İstanbul'da, merkezlerde görevli meslek elemanlarının katılımıyla gerçekleşmiştir.

Çocuk ve Gençlik Merkezleri Hizmetiçi Eğitim Programı doğrultusunda, 10-14 Aralık 2001 tarihlerinde yapılan eğitime katılım sağlanmıştır.

4-14 Aralık 2003 tarihlerinde, İstanbul'da, Yaşayan Değerler Vakfı işbirliğinde, eğitici eğitimi ve alan çalışmalarının mim eğitimi, merkezde görevli personelin katılımıyla gerçekleştirilmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Güldal Akşit (AK Parti, İstanbul). “Yetiştirme yurtlarında barınan çocuklara ilişkin(6/549)”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 20 Nisan 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/guldal-aksit-22-2004-04-20-yetistirme-yurtlarinda-barinan-cocuklara-iliskin-6-549 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
