# İstanbul ilinde artan asayış sorunlarıyla ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Güldal Akşit (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim
- **Tarih:** 10 Şubat 2005
- **Gündem:** İSTANBUL İLİNDE ARTAN ASAYIŞ SORUNLARIYLA İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/guldal-aksit-22-2005-02-10-istanbul-ilinde-artan-asayis-sorunlariyla-ilgili

> Güldal Akşit (AK Parti), 10 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSTANBUL İLİNDE ARTAN ASAYIŞ SORUNLARIYLA İLGİLİ); konuşma 1.170 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI GÜLDAL AKŞİT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İstanbul Milletvekili Sayın Mehmet Ali Özpolat'ın, İstanbul'da artan asayiş olayları konulu gündemdışı konuşması üzerinde, Hükümet adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, Sayın Özpolat'a, bugünlerde kamuoyunu meşgul eden asayiş durumu hakkında Hükümetimizin tutumunu açıklamamıza fırsat veren konuşmaları için teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, izin verirseniz, ben, konuyu, İstanbul özelini de içine alacak ve fakat, ülkenin geneline şamil bir bakış açısı içinde cevaplamak istiyorum.

Öncelikle, bir tespit yapmamıza izin verin. Huzur ve asayişin temini, yalnızca bir polisiye sorun değildir. Elbette, öncelikli olarak asayişin korunması ve huzurun temin edilmesi güvenlik kuvvetlerinin işidir; ama, suç ve suçluluk birer sosyal hadisedir. Suç işlenmesinin sebeplerinin arkasında, sosyal, kültürel, psikolojik ve ekonomik sebeplerin bir arada düşünülüp değerlendirilmesi gerekmektedir.

Nitekim, biz Hükümet olarak meseleye böyle yaklaşıyoruz. Nedenlerin tamamını kuşatacak, kısa, orta ve uzun vadeli çözüm önerilerini içeren, disiplinlerarası arası ve birkaç bakanlığı kapsayan çalışmalar yürütüyoruz. Bu amaçla, beş bakan arkadaşımızın katılımıyla bir komisyon kurulduğu malumlarınızdır. Bu komisyon, eldeki verilerden hareketle, bakanlıklarının bütün imkânlarını bu amaca teksif etmiş durumdadır.

İsterseniz, bu vadede neler yapılabildiğini, ana başlıklarla ifade edeyim.

Kısa vadeye ilişkin olarak işin polisiye boyutları ele alınmış, başta İstanbul olmak üzere büyük illerimizde ve ülkenin genelinde, suç tiplerine göre suçlu profilleri çıkarılmıştır; hangi suçları, kimler, kaç yaş grubundakiler, hangi ekonomik veya sosyal katmandan gelenler işlemektedir, bunun tespiti yapılmıştır. Eldeki veriler, özellikle, hırsızlık, kapkaç, yaralama, dolandırıcılık gibi suçların, genellikle 18 yaşından küçük çocukların kullanılması suretiyle yapıldığını ortaya koymaktadır. İçgöç, ekonomik nedenler, parçalanmış aile, eğitim yetersizliği, rehabilitasyona yönelik kurumsal yapı eksikliği, sivil toplumun güvenlik hizmetine yeterince istekli olmaması gibi sebepler, bu anlamda öne çıkmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; kısa vadede, soruna, polisiye anlamda müdahale edebilmek için, öncelikle, yayımlanan bir genelgeyle suça hassas bölgelerin tespit edilerek buralar için özel tedbirler alınması istenilmiştir. Ayrıca, İçişleri Bakanlığımız, geçtiğimiz haftalarda, bütün emniyet müdürlerini Ankara'da toplayarak bir durum değerlendirmesi yapmıştır. Bu çerçevede, bugüne değin toplumsal olaylarda kullanılan çevik kuvvet birimlerinin asayiş hizmetlerinde kullanılması, Emniyet Teşkilatının büro hizmetlerinde kullandığı eleman sayısının azaltılarak, sokak hâkimiyetine dönük kadro tasarrufu sağlanması, suçtan endişe duyan her bir kurumun, sivil toplum kuruluşunun ve vatandaşın suçla mücadeleye aktif katılımının sağlanması gibi acil önlemler alınması kararlaştırılmıştır.

Bu ön tespitlere bağlı olarak, örneğin, İstanbul İlinde, çevik kuvvetin önemli bölümü asayiş hizmetlerinde görevlendirilmiş, büro görevlilerinin sayısı asgarîye çekilmiş, sivil toplum kuruluşları ve diğer kuruluşlarla işbirliği arayışları hızlandırılmıştır. Bunların yanında, orta vadede alınması gereken önlemler bakımından da çalışmalara başlanmıştır. Bakanlardan oluşan komisyonumuz, illerde, içlerinde psikolog, pedagog, sosyal hizmet uzmanı gibi uzmanların da bulunduğu ve daha çok, sokakta yaşayan çocuklarımıza yönelik istismarın önlenmesi amaçlı özel mobil ekiplerin oluşturulması yönünde karar almış bulunmaktadır. İlk uygulama olarak, İstanbul'da oluşturulan 30 özel mobil ekip, önümüzdeki günlerde göreve başlayacaktır.

Yine, orta vadede alınması gereken tedbirler cümlesinden olarak, özellikle büyük kentlerde yeterli sayıda polis istihdamı için, mevcut polis okullarına takviyeler yapılmış; ayrıca, açığın bir an önce kapatılması bakımından, yeni yöntemlerin belirlenmesi amaçlı çalışmalarda da son aşamaya gelinmiştir. Bununla beraber, polisin teknolojiden azamî istifadesi, yeterli ve modern araç ve gereçle donatılması için bütçe imkânları zorlanmaktadır. Özellikle, doğrudan suça müdahalede yeni teknolojilerin kullanılması için çalışmalarda önemli gelişmeler kaydedilmiştir.

Bu bağlamda, prototip olarak Diyarbakır'da ve İstanbul İlinde, NATO zirvesinde uygulanan MOBESE projesinden söz etmek istiyorum. Temelinde, polis araçlarının dijital harita üzerinden canlı olarak izlenebildiği ve görevli personelin merkezle ve amirleriyle her türlü iletişimi kolay, hızlı bir şekilde sağlayabildiği, arşivlerdeki bilgileri aktif olarak kullanabildiği, yazılımı tamamen Emniyet Teşkilatımıza ait bir bilişim projesidir bu. Bu proje, 7 Mayıs 2003 tarihinde Interpro Bilişim Ödülleri birincisi seçilmiştir. Bilişim teknolojisinin etkin kullanımıyla süratli bir hizmet sunulacak, insan unsurundan kaynaklanan hatalar minimize edilecektir. Suçu delillendirmek ve suçluların daha kolay yakalanması için gerekli olan bu sistemin yalnızca İstanbul ayağının maliyeti yaklaşık 20 trilyondur. Projenin 10 Nisan 2005 tarihinde faaliyete geçirilmesi planlanmaktadır. Bu projeyle, komuta kontrol merkezi, doküman yönetim sistemi, mobil araç sorgulama ünitesi, araç takip sistemi, polis merkezleri bilgisayar ağı, mobil polis karakol ünitesi, nezarethane iyileştirme ve kontrol sistemi, plaka tanıma sistemi, bölge görüntüleme sistemi, muhtarlık otomasyonu gerçekleştirilmesi planlanmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, işin uzun vadeye yayılması gereken bölümleri de elbette bulunmaktadır. Örneğin, e-devlet konseptinin bütün kurumlarda yerleşmesi, güvenlik hizmetinin en etkin şekilde verilmesi için gerekli şartlardan biridir. İçişleri Bakanlığımız, devletin elektronik altyapısına, kimlik paylaşım sistemini devreye sokarak çok temel bir bakış açısı kazandırmıştır. Bu sistemle, üretilen kimlik bilgilerini bütün ilgili kurumlar yeniden üretmek zorunda kalmayacaktır. Bu ayın sonlarında bir devlet töreniyle tanıtılacak olan bu proje de güvenlik hizmeti açısından son derece hayatî olmuştur. Tıpkı e-devlet gibi, eğitim, rehabilitasyon ve infaz sistemindeki iyileşmeler, uzun vadede daha güvenli bir toplum oluşumuna katkı sağlayacaktır.

Öte yandan, asayiş ve huzurun sağlanmasını, iktidara geldiğimiz ilk günlerden itibaren, acil eylem planımızın öngörüsü meyanında sosyal politikanın bir versiyonu olarak görüyor ve üzerine gidiyoruz. Malumunuz, acil eylem planımızda, gelir dağılımında adaletin sağlanması, işsizliğin önlenmesi, nitelikli eğitim, sağlıklı toplum, herkese sosyal güvenlik, kentleşme ve yerleşme ana başlıkları altında 45 tedbir öngörülmüştür. Bu tedbirlerin realize edilmesi için, yasal altyapıyı uyumlu hale getirmek amacıyla, geçtiğimiz iki yıl boyunca pek çok yasa Yüce Meclise getirilerek onayınız alınmıştır. Ayrıca, idarî tedbirler cümlesinden olarak önemli projeler gerçekleştirilmiştir. Uzun vadede alınması gereken önlemler konusunda eğitim ve sosyal hizmet kapasitesinin genişletilmesinin önemini bir kez daha vurgulamak ve bu konuda ilgili bakan arkadaşlarımızın çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, esas itibariyle, ceza adaletinin sağlanması bağlamında yapılan çalışmalarla, güvenlik birimlerimiz moral değerlerini korumak durumundadır. Bu çerçevede, yeni Türk Ceza Kanununun "Nitelikli hırsızlık" yan başlıklı 142 nci maddesinde "elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle" ifadesi kullanılarak kapkaç suçu tanımlanmış ve bu suçu işleyenlerin üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları öngörülmüş bulunmaktadır.

Önümüzdeki günlerde bu çalışmaların net sonuçlarını birlikte göreceğimizi düşünüyorum. Bu suçların tamamen bertaraf edilmesi, tabiî ki, mümkün değildir; ancak, toplumsal rahatsızlığa neden olmayacak ölçüye indirgenmesi konusundaki gayretlerimize aralıksız devam edilecektir.

Değerli arkadaşlarım, son olarak İstanbulumuza ilişkin birkaç değerlendirme yaparak konuşmamı tamamlamak istiyorum. Malumunuz, İstanbul, 10 951 009 nüfusa sahip bir megapol. 2003 yılı Interpol verilerine göre, bu örgüte üye bazı ülkelerdeki suç oranları ile İstanbul'u mukayese etmek istiyorum.

2003 yılında, 12 310 000 nüfuslu Tokyo'da 229 919, 7 188 000 nüfuslu Londra'da 469 922, 3 392 425 nüfuslu Berlin'de 244 393, 1 550 874 nüfuslu Viyana'da 171 043, 1 725 000 nüfuslu Budapeşte'de 55 926 hırsızlık olayı müracaatı kaydedilmişken, aynı yıl, 10 951 009 nüfuslu İstanbul'da 39 118 hırsızlık vakası olmuştur. İşin gerçeği, bu rakamların arkasına sığınacak değiliz. Geleneklerine bağlı Türk toplumunda daha az suç işlenmesi bizim de temennimizdir. Yukarıda da arz ettiğim gibi, bunu temenni boyutunda tutuyor değiliz. Bütün gücümüzle, suç ve suçlulukla savaş için mücadeleye devam ediyoruz.

Hemen hatırlanacağı gibi, yakın dönemde, özellikle de İstanbul'da önemli başarılar elde edilmiştir. Asayişe yönelik, kamuoyunda geniş yer alan olaylardan, üniversite öğrencisi Ahmet Hakan Candemir'in 4.1.2004 günü cep telefonunu gasbederek ölümüne sebebiyet verme suçunun zanlıları yakalanmıştır. İnönü Stadındaki Cihat Aktaş'ın öldürüldüğü tribün cinayeti zanlısı yakalanmıştır. Sarıyer'deki 1'i çocuk 7 kişinin öldürüldüğü gasp amaçlı cinayet olayı aydınlatılmıştır. Akın Şimşek, Yakup Yazıcı, Musa Sargın, Serkan Acar ve Şehabettin Oruç'un liderliğini yaptığı büyük kapkaç ve gasp grupları, tüm üyeleriyle birlikte yakalanarak adlî makamlara teslim edilmiştir. 15-20 Kasım 2003 tarihinde meydana gelen ve birçok vatandaşımızın ölümüne ve yaralanmasına neden olan, El Kaide bağlantılı...

---

**Kaynak gösterme:** Güldal Akşit (AK Parti, İstanbul). “İstanbul ilinde artan asayış sorunlarıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 10 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/guldal-aksit-22-2005-02-10-istanbul-ilinde-artan-asayis-sorunlariyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
