# Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Gülizar Biçer Karaca (CHP, Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim
- **Tarih:** 20 Ekim 2026
- **Gündem:** KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149125
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/gulizar-bicer-karaca-2026-10-20-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler

> Gülizar Biçer Karaca (CHP), 20 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 1.042 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Gecenin bu vaktinde, ilk bu kanun teklifinin hazırlandığı, komisyona havale edileceği bilgisi alındığı günden bu yana bizi izleyen yaklaşık 455 binin üzerinde, yakınlarıyla birlikte 4,5 milyona ulaşan mağdurlar bu Meclisten bir çözüm bekliyorlar. Peki, bu kanun teklifi, bu düzenleme o vatandaşlarımızın e-maillerimizi kilitleyen binlerce taleplerine bir karşılık verecek mi? Maalesef veremeyecek. Bu kanun teklifiyle ilgili komisyonda şöyle bir cümle kullanmıştım: Bu kanun teklifi mağdurların öfkesini dindirmek için, mağdurların öfkesini sönümlendirmek için bir avutma kanun teklifidir. Neden mi böyle söylüyoruz? Kıymetli arkadaşlarımız, değerli milletvekillerimiz; 17 Eylül 2026 tarihli kararla tasfiyesine karar verilen fonlar dışında diğer fonlardaki mağdurların durumunun ne olacağı bu kanun teklifinde maalesef belirli değil.

Yine, sürece baktığımızda, Şubat 2025'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bir soruşturma başlatıyor. Kasım 2025'te Bakan "Fonlarda bir spekülasyon, bir manipülasyon var, farkındayız ve bunun için çözüm üreteceğiz." diyor ama 11 Aralık 2025'te bugün kurulan komisyona başkanlık yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı "Bazı algılar var. 'Bizim fonlardaki büyüklüğümüz şu kadar yükseldi.' Bu bir algıdır, çok büyütecek bir şey yoktur, o nedenle algıya kapılmayın, çok iyiyiz." diyor. Kıymetli milletvekili arkadaşlarım, bu ne demektir? Bakanın açıklamasını Cumhurbaşkanı Yardımcısı 11 Aralık 2025'te yalanlıyor. Çelişki içerisinde arkadaşlar. Vatandaş bunlara güvendi, bu açıklamalara güvendi ama vurguncular da dedi ki: "Bizim arkamızda sağlam bir siyasi irade var. Biz soygunculuğa, vurgunculuğa devam edelim."

Şimdi, bu kanun teklifiyle denetim, gözetim görevi olan SPK'ye çok geniş yetkiler veriliyor. Peki, bir buçuk yıldan bu yana, bu, denetim ve gözetim yetkisini, görevini yerine getirmeyen kim? SPK. Peki, SPK bu görevi yerine getirmez iken bu kadar geniş yetkilerle donatılması toplum nezdinde, vicdanlarda adaleti tesis edecek mi? Tabii ki etmeyecek. (CHP sıralarından alkışlar) Yine, aynı SPK -az önce milletvekili arkadaşlarımız da ifade etti- Tera fonunun halka arzı için "Bu rasyonel değil, şişirilmiş bir durumda bu fon, bunun halka arzı doğru değildir." diyerek küçük yatırımcılara kurulan tuzağı fark eden ve bu nedenle itiraz eden 2 SPK yetkilisini, yöneticisini görevden alıp iki ay sonra yeni atananlarla halka arzını gerçekleştirip küçük yatırımcıya büyük bir kumpas kuran ve küçük yatırımcının dolandırılmasına, vurguncuların eline düşmesine izin veren SPK bugün bu kanun teklifiyle bu mağdurların mağduriyetlerini mi giderecek? Asla gidermeyecek.

Peki, "28 Ağustos-16 Eylül arasında fondan çıkan ve tam 401 milyar lirayı götüren 440 kişi kim?" diye soruyoruz çünkü bunlar bu yatırımcının cebinden, vatandaşın cebinden bu vurgunla, bu siyasi ayağı olan, bürokrasi ayağı olan ve vurguncu olan özel teşebbüslerin olduğu bu vurguncu üçgeninde mağdur olan vatandaşlarımız, bu 401 milyar liranın mağduru olan vatandaşlarımız da bize yazmışlar. Bakın, Meryem Z. "2 yaşında ikiz kızlarım var. Onların geleceği için birikim yapan bir anneyim. Tera hissesine çocuklarımın geleceği için yatırım yaptım ama rastgele yapmadım, şirketin bilançosunu -hani az önce bahsettim ya, rasyonel olmayan bilançosuna- kârlılığını, kârlılığın devamlılığını ve KAP açıklamalarını inceleyerek yatırım yaptım ve 3 milyon 266 bin 903 lira yatırdım. Bugün 249 bin liraya düştü param." diyor. "Bana bunun hesabını kim verecek?" diye soruyor. Yine "Ekmek fırınında çalışıyorum." diyor Burak K. "Bir komşunun bahsetmesiyle fona girdim. Evet, riski göze aldım, yatırımcı sözleşmesini imzaladım ama vurgun dalgasını göze almamışım, dolandırıcılığı göze almamışım. Ben olağan durumlardaki kâr zararı göze aldım. Şimdi benim mağduriyetim nasıl karşılanacak?" diyor. N. T. Cengiz "Bir evim vardı. Anne babamı birlikte kaybettim. O evimi bu kayıptan kaynaklı borçlarım sebebiyle satmak zorunda kaldım. Yarısıyla borcumu ödedim, kalan yarısını güvendim, kamu kurumlarına, devletin kurumlarına güvendim yatırım yaptım. Belki o ufacık param büyür; 1 oda, 1 mutfak, 1 salonu olan bir ev alabilirim diye ama 16'sında bankam beni aradı 'Bir problem var. Fonlarını sat.' dedi, sattım ama paramı alamadım ve alamayacağım ifade ediliyor. Benim sattığım evimin parası içeride, ne haber var kendilerinden... Kim kazanç sağladıysa hakkımı helal etmiyorum." diyor.

Kıymetli arkadaşlar, bu kanun teklifi, bunlar gibi binlerce bize mail atan, talepte bulunan hiçbir yurttaşımızın sorununa yanıt vermeyecek, çözüm getirmeyecek. Bu kanun teklifiyle denetim ve gözetim sorumluluğu olan kurumlara geniş yetkiler verilerek "Kendi döneminizdeki bu vurgunun altını temizleyin." deniyor arkadaşlar. Bugün, DDK, Cumhurbaşkanı tarafından göreve davet edildi, değil mi? Peki, Devlet Denetleme Kurulunun Başkanı kim arkadaşlar? Bu soygunu denetlemesi, aşırı yükselme ve bu sorunları tespit etmesi gereken, Borsa İstanbul'un Eylül 2026'ya kadarki Başkan Vekili arkadaşlar. Şimdi, bu dönemde, kendi döneminde sorumluluğu yerine getirmeyen kişiyi Devlet Denetleme Kurulunun başına getiriyorsunuz ve diyorsunuz ki: SPK'nin ihmalini, BDDK'nin ihmalini, Borsa İstanbul'un ve diğer kurumların ihmalini sen bu kurumun başına geç ve çöz, temizle. Arkadaşlar, böyle bir şey olabilir mi? Bu Mecliste mutlaka ve mutlaka vatandaşın güveninin yerle bir edildiği bu kurumdaki yetkililerin, varsa siyasi bağlantılarının tamamen ortaya çıkarılması ve bu fon vurgununu araştıracak olan ve buna sebep olan kurumlarda o dönem görev yapan tüm kamu görevlilerinin görevden alınıp yerine vatandaşa güven telkin edecek ve... Bu kanunla değil, bu şekilde değil. Vatandaşın ödediği her kuruşun hazineden bir tek kör kuruş bile ödenmeden iade edileceği bir sistemi kurmak zorundasınız arkadaşlar.

Peki, Türkiye Büyük Millet Meclisi ne işe yarıyor? Sadece iktidarın yarattığı mağduriyetleri ortadan kaldırmak için kanun yapmakla mı görevliyiz, pansuman tedaviler yapmakla mı görevliyiz? Hayır, denetim görevimiz de var arkadaşlar. Bu denetim görevini neyle yapacağız? Komisyonla, Türkiye Büyük Millet Meclisinde kurulacak olan komisyonla yapacağız.

Sevgili Adalet ve Kalkınma Partili milletvekilleri, sizler 2002 yılından önce banka vurgunuyla, banka soygunuyla iktidara geldiniz. O dönem, iktidara geldiğinizde komisyonlar kurdunuz "Vurgunun altında yatan gerçekleri araştıralım." diye; peki, bugün neden komisyon kurmaktan kaçınıyorsunuz? 11 ili vuran depremde 110 milyar lira dedikleri maliyet bu vurgunla kimlerin cebine gittiyse, buna kimler göz yumduysa, bunun siyasi bağlantısı varsa ortaya çıkmasından neden kaçınıyorsunuz? Hem de diyorsunuz ki: "Ucu kime dokunursa dokunsun, altından kim çıkarsa çıksın biz bunun hesabını soracağız." Gelin, burada Meclis denetim görevini yerine getirsin, komisyon kuralım, hep birlikte araştıralım. Eğer bağlantılar örgütlü bir yapıyı ortaya koyuyorsa örgütlü suçtan dolayı yargılanmaların önünü açalım.

Değerli arkadaşlar, vatandaşın Meclise, Gazi Meclise güvenini yerle bir etmeyin, Gazi Meclisin denetim görevini elinden almayın. Gelin, burada komisyon kuralım ve bu komisyonla bu fondaki bütün ayrıntıları, bütün sorumluları ucu nereye dokunursa dokunsun ortaya çıkaralım ve bunların ortaya çıkmasından da çekinmeyin.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, anlaşılıyor ki bu şekilde davranarak banka vurgunuyla, banka soygunuyla iktidara geldiniz; fon soygunuyla, fon vurgunuyla, iktidardan gideceksiniz ama giderken de vatandaşın hakkını, hukukunu, bunca zamandır göz yumulan ve vatandaşın cebinden çıkan bu vurgunun hesabını gelin hep birlikte soralım diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Gülizar Biçer Karaca (CHP, Denizli). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 20 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gulizar-bicer-karaca-2026-10-20-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler (erişim: 21 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149125

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
