# Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmesinin yıldönümü hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Gülseren Topuz (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim
- **Tarih:** 5 Aralık 2006
- **Gündem:** TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKI VERİLMESİNİN YILDÖNÜMÜ HAKKINDA
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c138/b027/tbmm221380270013.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/gulseren-topuz-22-2006-12-05-turk-kadinina-secme-ve-secilme-hakki-verilmesinin-yildonumu-hakkinda

> Gülseren Topuz (AK Parti), 5 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKI VERİLMESİNİN YILDÖNÜMÜ HAKKINDA); konuşma 838 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

GÜLSEREN TOPUZ (İstanbul) - Sayın Başkan, yüce Meclisin değerli üyeleri; bugün, Türk kadını seçme ve seçilme hakkının 72'nci yılı münasebetiyle ilgili gündem dışı konuşma yapmak üzere söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kadınlar, toplumsal düzenlemelerin hukuki düzenlemelerini oluşturan birinci kuşak haklara İkinci Dünya Savaşı'nı takip eden yıllarda kavuşmaya başlamıştır. 1960'larda ivme kazanan kadın hareketinin de etkisiyle, 20'nci yüzyılın son çeyreğinde toplumsal ve ekonomik haklar gündeme gelmiştir. 1970'li yıllarda ise. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, uluslararası kuruluşlar, kadın hakları konusundaki tartışmaların odağında ak (i f olarak yer almışlardır ve kavramsal çerçevenin çizilmesinde de önemli rol oynamışlardır.

insan haklarına dair teme) belgelerde eşitlik ve ayrımcılığa uğramama prensibi temel alınmaktadır. Demokratikleşme sürecinde, toplumların, kadınlann birey olarak sahip oldukları temel hak ve özgürlükleri kullanma, bu hakları koruyup geliştirme kapasiteleri dikkate alınmaya başlanmıştır. Bu süreç, ulusal ve uluslararası planda cinsiyete dayalı ayrımcılığın ortadan kaldırılması İçin toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısının insan hakları alanına yerleştirilmesi çabalarının artarak sürdürülmesine yol açmıştır.

Bilindiği üzere, bu çabalar, ulusal ve uluslararası düzenlemelerde kadınlann siyasi, ekonomik, kültürel ve sosyal hayata katılımını sağlayacak tüm haklardan erkeklerle eşit şekilde yararlanmaları gerektiği Ön kabulü şeklinde de yansımasını bulmuştur. Bu kabulün en önemli göstergelerinden biri "Uluslararası Kadın Hakları Yasası" olarak da adlandırılan Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi olan CEDAW'dır.

Bilindiği gibi, son yirmi beş yılda Birleşmiş Milletler tarafından gerçekleştirilen dön Dünya Kadın Konferansı uluslararası toplumu eşitlik, barış ve kalkınma hedefleri etrafında birleştirmiştir. Konferanslar sonucunda, tüm dünyada, kadının durumunun iyileştirilmesi yönünde önemli mesafe katedilmiştir. Ancak, halen kadın ve erkek arasındaki eşitliğin tam anlamıyla hayata geçirildiğini söylememiz de mümkün görünmemektedir.

Bilindiği üzere, en temel eşitlik göstergelerinden birisi, karar alma mekanizmalarında kadınlarımızın eşit temsili ve katılımıdır. Siyasal katılım, bireyin siyasal sistemle kurmuş olduğu ilişkilerdir, Bu ilişkiler, siyasal olayları izlemek ve bilgi edinmekten siyasal eylemlerde bulunmaya, oy vermeye, adaylığa ve siyasal karar mekanizmalarında yer almaya kadar uzanan değişik biçim ve boyutlarda kendilerini gösterebilir. Bütün dünyada kadınlar, eğitim düzeylerinden, geleneksel yaşam biçimleri ve değer yargılarından, yasalardaki ayrımcı hükümlerden kaynaklanan engeller nedeniyle, yüzyıllar boyunca, İçinde yer aldıkları siyasal sistemlerle yeterince bağ kuramadan yaşamışlardır. 20'nci yüzyılda geleneksel yaşam biçimlerinden çağdaş yaşam biçimlerine yönelişin kazandığı ivme ve özellikle de seçme ve seçilme konusunda yasalarda yapılan eşitlikçi düzenlemeler, kadın siyasal katılımında görüntü değişikliğine yol açmıştır.

Yine de günümüzde kadının siyasal katılımı hâlâ erkeklerle eşit düzeye gelememiştir. Özellikle seçilme hakkından yararlanma ve siyasal karar mekanizmalarında yer alma konusunda cinsler arası eşitsizlik çok belirgin bir biçimde varlığını sürdürmekte ve kadınlar, erkeklerin, ne yazık ki, çok gerisinde kalmaktadırlar.

Kadın hakları açısından Türk kadını pek çok başarı ve kazanım elde etmesine rağmen, maalesef, bugün hak ettikleri yerde olduklarını söylememiz çok güçtür.

Türk kadınının Kurtuluş Savaşı'ndaki mücadelesi gibi Türk toplumunun kalkınmasında da önemli bir rolü olduğuna inanan Atatürk, 1920"Ierdeki demeçlerinde "Büyük Türk kadınını çalışmalarımıza ortak yapmak, yaşamımızı onunla birlikte yürütmek amacındayız. Türk kadınını ilmî, ahlaki, sosyal, ekonomik alanlarda erkeğin ortağı ve yardımcısı yapmak yolumuzdur." demiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye, kadına seçme ve seçilme hakkı tanıyan dünyadaki ilk ülkelerden biridir. Dünyadaki pek çok ülkeden önce, 1930 yılında, yerel seçimlerden önce bu hakkı tanımıştır.

Türk kadını, 5 Aralık 1934 tarihinde ise milletvekili seçme ve seçilme hakkını kazanmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Topuz, ek sürenizi başlatıyorum, lütfen konuşmanızı tamamlayınız.

Buyurun.

GÜLSEREN TOPUZ (Devamla) - Bu hakları erkeklerle eşit bir biçimde elde eden kadınlarımızın yüksek bir siyasal katılım düzeyine ulaşmış oldukları söylenemez. Bugün, ne yazık ki, kadınların karar alma mekanizmalarında da yeteri kadar var olmadıklarını görüyoruz.

1935 yılında yapılan seçimlerde İ8 kadın milletvekili Meclise girmiş, yüzde 4,6 oranında Parlamentoda temsil hakkı elde etmişlerdir. Bugün ise, Parlamentomuzda 24 tane kadın milletvekili Meclise girmiş olmasına rağmen, yüzde 4,4 oranında temsil hakkı elde etmiş bulunmaktalar. Maalesef, bu oran 1935 yılındaki oranın altında kalmıştır.

Gelişmiş ülkelere baktığımızda ise, İsveç'te parlamentoda kadınların oranı yüzde 40'tır, bu oran Norveç'te yüzde 36, Finlandiya ve Danimarka'da yüzde 34, İngiltere'de ise yüzde 23'tür.

Dünyanın her yerinde olduğu gibi, ülkemizde de kadınların siyasal yaşama katılımında karşı karşıya bulunduğu çeşitli sorunlar mevcuttur. Bu sorunları, yasal, yapısal, sosyokültürel ve ekonomik faktörler şeklinde sıralamak mümkündür. Ancak, Türkiye'de, 1980'Iİ yıllarla birlikte kadınların karar mekanizmalarına ve siyasete katılımı konusu daha fazla gündeme gelmiş....

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

GÜLSEREN TOPUZ (Devamla) - Tamamlayacağım Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sayın Topuz, Türk Kadınına Seçilme Hakkı Günü olduğu İçin, size bir cümlelik ek süre veriyorum.

Buyurun, teşekkür ediniz lütfen.

GÜLSEREN TOPUZ (Devamla) - Pozitif ayrımcılık oldu. Teşekkür ederim.

...çözüm yolları üzerinde tartışmalar başlamıştır. Bu fiilî durum, siyasi partilerin çeşitli yollarla kadınları siyasal yaşama daha fazla katılıma teşvik etmelerine neden olmuştur. Son yıllarda top- lumda bu konudaki bilinçlenme giderek artmakta, üniversitelere bağlı olarak açılan kadın sorunları araştırma ve uygulama merkezleri ve bazı gönüllü kadın kuruluşları konuya ilişkin eğitim programlan düzenlemekte ve kadının karar mekanizmalarına katılımını artırmaya yönelik sivil örgütlenme- lere gidilmektedir. Artık, günümüzde, kadın ve erkeğin toplumsal yaşamın her alanında eşit katılımı, karar alma süreçlerinde eşit temsili çağdaş demokrasinin bir gereği olup, ülkemiz, bu konuda kaydedilen gelişmeleri daha da ileriye götürülmesinde inançlı ve de kararlıdır.

Konuşmama burada son verirken, toplumun güçlenmesinin ancak kadının her alanda güçlen- mesiyle gerçekleşeceğine olan inancımı belirtir, hepinizi saygıyla selamlarım.

Teşekkür ederim. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Gülseren Topuz (AK Parti, İstanbul). “Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmesinin yıldönümü hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 5 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gulseren-topuz-22-2006-12-05-turk-kadinina-secme-ve-secilme-hakki-verilmesinin-yildonumu-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c138/b027/tbmm221380270013.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
