# Metan gazı zehirlenmesiyle yaşamını yitiren askerlere, AİHM’in Selahattin Demirtaş'la ilgili yeni kararına ve Kobani kumpas davasına, 19 Marttan beri yapılan gözaltı operasyonlarına, İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcılığına atanan Hanifi Zengin’e ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti, Kars)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim
- **Tarih:** 8 Temmuz 2025
- **Gündem:** Metan gazı zehirlenmesiyle yaşamını yitiren askerlere, AİHM’in Selahattin Demirtaş'la ilgili yeni kararına ve Kobani kumpas davasına, 19 Marttan beri yapılan gözaltı operasyonlarına, İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcılığına atanan Hanifi Zengin’e ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=136543
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/gulustan-kilic-kocyigit-2025-07-08-metan-gazi-zehirlenmesiyle-yasamini-yitiren-askerlere-aihmin-selahat

> Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti), 8 Temmuz 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Metan gazı zehirlenmesiyle yaşamını yitiren askerlere, AİHM’in Selahattin Demirtaş'la ilgili yeni kararına ve Kobani kumpas davasına, 19 Marttan beri yapılan gözaltı operasyonlarına, İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcılığına atanan Hanifi Zengin’e ilişkin açıklaması); konuşma 636 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bir mağarada arama tarama faaliyetleri sırasında metan gazı zehirlenmesiyle yaşamını yitiren askerlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.

Böyle zamanlarda barışın ne kadar acil bir ihtiyaç olduğunu, toplumsal barışa ne kadar büyük ihtiyacımız olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz. Başka acıların yaşanmaması, başka ocaklara yeni ateşlerin düşmemesi için herkesi, Meclisi özel olarak da Kürt sorununun demokratik çözümü, barış ve demokratik toplum çağrısına ses vermeye, sorumluluk almaya ve elini taşın altına koymaya da davet ediyoruz. Bu sorun hepimizin sorunu, bu sorun bu ülkenin sorunu, bu sorun 86 milyonun sorunu. Gelin, el ele verelim ve gerçekten bu ülkede kalıcı barışı inşa ederek insanların ölmeyeceği, insanlarımızı yaşatacağımız bir ülkeyi birlikte var edelim diyoruz.

Sayın Başkan, sayın vekiller; bugün AİHM, Demirtaş'la ilgili yeni bir ihlal kararı daha verdi. Ne diyor Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kendisi? Özgürlük ve güvenlik hakkı, yargıç önüne çıkarılma hakkı, tutukluluğun yasallığı hakkında hızlı karar ve dosyaya erişim hakkı, hakların kötüye kullanılmaması hükümlerine yönelik ihlal kararı vermiş. Ne demek bütün bunlar? Yani Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi diyor ki: "Sayın Demirtaş makul bir suç şüphesi olmadan tutuklanmıştır, tutukluluk süresi hiçbir hukuki gerekçeye yaslanmamaktadır. Kendisinin ve avukatlarının soruşturma dosyasına erişimi engellenmiş ve savunma hakları gasbedilmiştir. En vahimi, bu tutukluluk hukuki değil siyasi bir kararın sonucunda olmuştur, siyasi saiklerle yapılmıştır." Yani aslında AİHM, Demirtaş'ın yargı kararıyla değil iktidar kararıyla içeride olduğunu, amacın cezalandırmak, susturmak, siyaset alanını daraltmak ve halkın iradesini yok saymak olduğunu bir kez daha bu kararıyla tescillemiş oluyor. Daha önce de 2020 yılında yine AİHM'in verdiği bir ihlal kararı vardı, Büyük Daire yine Sayın Demirtaş'ın serbest bırakılması gerektiğine hükmetmişti ama ne oldu? Yine aynı gerekçelerle, hiçbir yeni delil olmadan, hiçbir somut gerekçe olmadan gerekçesiz bir şekilde tutuklama yapıldı. Şimdi, bir kere daha Avrupa'nın en yüksek mahkemesi, Türkiye'nin de taraf olduğu bir mahkeme, üyesi olduğu bir mahkeme yeni bir ihlal kararı verdi. Tabii ki bu tutukluluğun keyfî olduğunu, bu tutukluluğun siyasi olduğunu, bu tutukluluğun insan haklarına aykırı bir tutukluluk olduğunu bütün Türkiye'de bilmeyen yok, sanırım bir tek iktidar bunu bilmiyor. Sayın Demirtaş hakkında verilen bu karar sadece bir kişinin özgürlüğüyle ilgili bir karar değil aslında; bu karar, Kürt halkının siyasi temsil hakkına, demokratik siyasetin varlık koşullarına, adaletin evrensel ilkelerine dair bir söz söylüyor, bir hüküm kuruyor. O anlamıyla bu hükme derhâl uyulması çağrısını buradan bir kez daha yapmak istiyoruz. Bu kararla beraber, Kobani davası adı altında devam ettirilen kumpasın tamamen çöktüğünü, Sayın Demirtaş başta olmak üzere tüm arkadaşlarımızın siyasi nedenlerle rehin tutulduğunun bir kez daha tescillendiğini ifade etmek istiyoruz.

AİHM, aynı zamanda, Anayasa Mahkemesinin dosyayı dört yılı aşkın bir süredir bekleterek karar vermemesini de ihlal gerekçesi saymış. Yani, Türkiye yargısının içerisine düştüğü vahim durumun altını kalın kalın uluslararası bir mahkeme çizmiş oluyor. Artık söz bitmiştir bizim açımızdan da, Kobani kumpası çökmüştür. Adaletin, hukukun, insan onurunun gereği çok açıktır, Demirtaş ve bütün arkadaşlarımızın serbest bırakılması ve Kobani kumpas davasının beraatle sonuçlanması gerektiğini bir kez daha ifade etmek istiyorum.

Sayın Başkan, sayın vekiller; tabii, sadece, AİHM kararlarının çiğnenmesi ve Türkiye'de hukukun ayaklar altına alınması Demirtaş nezdinde değil 19 Marttan beri Cumhuriyet Halk Partisi ve onun yerel yönetimlerine yönelik de sürdürülen bir yargısal operasyonlar silsilesiyle karşı karşıyayız. Evet, iktidar, siyasal muhalefeti, toplumsal muhalefeti, demokratik zemini sınırlandırma, seçme ve seçilme özgürlüğünü, yerel demokrasiyi, aslında, mahvetme, yok etme üzerine yemin etmiş durumda. En son CHP İzmir il örgütüne, ardından Antalya, Adana ve Adıyaman Belediyelerine yapılan gözaltı operasyonları; yine, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in gözaltına alınması ve tutuklanması, az önce haberini aldığımız Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in gözaltına alınmış olmasının her birinin aslında sandığa yönelik ve siyasi muhalefeti sınırlandırmaya yönelik hamleler olduğunu açık ve net bir şekilde ifade etmemiz gerekiyor.

Bütün bu operasyonlar seçmen iradesinin gasbedilmesidir; kent hakkının, kentte yaşayan insanların haklarının yok edilmesidir; kentlerde yaşayan halkın cezalandırılması, hizmetsiz bırakılmasıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti, Kars). “Metan gazı zehirlenmesiyle yaşamını yitiren askerlere, AİHM’in Selahattin Demirtaş'la ilgili yeni kararına ve Kobani kumpas davasına, 19 Marttan beri yapılan gözaltı operasyonlarına, İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcılığına atanan Hanifi Zengin’e ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 8 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gulustan-kilic-kocyigit-2025-07-08-metan-gazi-zehirlenmesiyle-yasamini-yitiren-askerlere-aihmin-selahat (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=136543

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
