# Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay'ın vefatına ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti, Kars)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim
- **Tarih:** 14 Aralık 2025
- **Gündem:** Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay'ın vefatına ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=139975
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/gulustan-kilic-kocyigit-2025-12-14-manisa-sehzadeler-belediye-baskani-gulsah-durbay-in-vefatina-iliskin-a

> Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti), 14 Aralık 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay'ın vefatına ilişkin açıklaması); konuşma 816 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Evet, 2 bakanımızı dinledik. Bu konuda yaptıkları konuşmaları can kulağıyla dinlemeye çalıştık ama ne yazık ki gerçekten toplumun yarasına, derdine derman olacak bir cümle kendilerinden duyamadık. Daha ziyade şişirilmiş rakamlar, çarpıtılmış istatistikler, yapılan eleştirilere de "Tencere dibin kara, seninki benden kara." söylemiyle yanıt vermeye çalıştıklarını izledik. Oysaki her 2 Bakanlığın etki alanının kendisi de gerçekten bu toplumun en temel sorunlarını oluşturuyor. Örneğin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı... Sayın Bakan da burada, çok da görüştük, arkadaşlarımız da kendisine şiddetle ilgili meselelerde ulaşıyorlar. Ya, bu ülkede kadına yönelik şiddet almış başını gidiyor, kadınların başı kesilip surlardan aşağı atılıyor. Koruma kararlarına rağmen kadınlar koruma altındayken katlediliyorlar, çocuklarının gözü önünde katlediliyorlar, sistematik şiddete uğruyorlar. Ve şiddeti de sadece fiziksel şiddet olarak da anlamamak gerekiyor, ekonomik şiddete uğruyorlar, cinsel şiddete uğruyorlar, psikolojik şiddete uğruyorlar, dijital şiddete uğruyorlar ve bütün bu şiddet mekanizmasını, bütün bu şiddet sarmalını engelleyecek önleyici politikalar alma konusunda ne yazık ki Bakanlığın gerçek anlamda yetersiz kaldığını görüyoruz. Şimdi, en başından şunu söyleyelim: Bu ülkede şiddetin bu kadar arttığı, gerçek anlamda kadınlara neredeyse aile dışında yaşam alanı tanınmayan, kadını aileye hapseden ve gerçek anlamda kendisini gerçekleştirmesini, kamusal hayata katılmasını, bir iş sahibi olmasını, ayaklarının üzerinde durmasını sağlayacak destek mekanizmaları yokken hâlihazırda bu şiddeti önlemenin de çok mümkün olmayacağını ifade edelim. Şimdi, öncelikle söyleyeyim Sayın Bakan: Bir Aile Bakanlığı değil bir kadın bakanlığına bizim ihtiyacımız var, adında kadın olan bir kadın bakanlığına ihtiyacımız var. Çocuklar için bir çocuk bakanlığına ihtiyacımız var. Bakın, Meclisteyiz, bu Meclisin çatısı altında çocuklar istismara ya da cinsel tacize uğradılar. Yani dilimiz bile dönmüyor söylerken, gerçekten acı çekiyoruz; ya, burada bulunuyoruz, 7/24 mesai yapıyoruz ama bizim bulunduğumuz bir ortamda çocukları koruyamadık. Bu bir anlayış sorunudur, bu aynı zamanda bir zihniyet sorunudur, bu aynı zamanda bir mekanizma yoksunluğu sorunudur. "Bu çocuklar kime emanet, bu çocukları niye koruyamıyoruz?" sorusunu herkesin kendine sorması gerekiyor. Çocuklar siyasetüstüdür, çocukları korumak herkesin sorumluluğudur; ebeveynlerin olduğu kadar siyasetçilerin, toplumun da bir sorumluluğudur ama bu konuda hiç adım atılmadığını görüyoruz.

Şimdi, yıllardır söylüyoruz, cinsiyete duyarlı bütçe. Ne demek istiyoruz? Ya, kadınlar ile erkekler eşit koşullarda değillerse, siz bir matematiksel eşitliği bile sağlayamıyorsanız nasıl olacak? Kadına ayrılan bütçeye bakıyoruz, diğer bakanlıklara ayrılan bütçeye bakıyoruz, kadın istihdamına ayrılan paya bakıyoruz, kadınların dar tanımlı, geniş tanımlı işsizlik oranlarına bakıyoruz; bütün istatistiklerde en altlardayız. Peki, nasıl olacak Sayın Bakan? Ben size sormak istiyorum. Kadın iş bulamıyor, kadın aş bulamıyor, kadın okuyamıyor. Bakın, okul terk oranları çok artmış durumda ve bu okul terk oranlarında kız çocukları erken evlilik yapmak zorunda kalıyor, erken yaşta evlendiriliyor, okulu terk eden erkek çocukları da iş yaşamına katılmak, çalışıp aileyi geçindirmek zorunda kalıyor; bu, bir yoksulluk sorunu aynı zamanda. Peki, bunu engelliyor musunuz? Hayır. Bu ülkede çocuklar yetersiz beslenmeden dolayı bodur kalıyor, bodur. Saçları kırık, derin anemiler oluyor. Çocuk yoksunluğu yani çocuğun gıdaya erişememesi, yetersiz beslenmesinin yarattığı dünya kadar sorun var. Yani artık karikatürlere konu oluyor ama çocuğa annesi soruyor "Günün nasıl geçti?" diye, "Gurultudan hiçbir şey anlamadım." diyor. Neyin gurultusu? Midesinin gurultusu. Okulda çocuklar açlıktan bayılıyor. Peki, 2 bakanlık ne yapıyor? Vallahi seyrediyor. Bir bodur nesil yetişiyor; bakın, yetersiz beslenmeden kaynaklı bir bodur nesil yetişiyor; bunun istatistikleri var, OECD ülkeleri içerisinde de var, dünya ortalaması içerisinde de çocukların nasıl yetersiz beslendiğinin dünya kadar parametresi var ama bunların hiçbiri yok.

Şimdi, şiddet çetelesini sormak istiyorum Sayın Bakan: Ya, nasıl olur da siz kadına yönelik şiddetin çetelesini, istatistiğini yıllık açıklamazsınız, niye açıklamazsınız? En son açıkladığınızda yüzde 1.400 çıktı, 2024'te açıklamışsınız TÜİK'e dayanarak; şimdi açıklamıyorsunuz. İçişleri Bakanlığı bu verileri gizliyor. Evet, gizliyor, biz ulaşamıyoruz, erişemiyoruz; soruyoruz, hayır, ulaşamıyoruz. Bunu açık ve net söyleyelim. Bakın, ben size söyleyeyim, Bianet'in rakamları: Son dokuz ayda 224 kadın öldürülmüş, 164 kadın taciz edilmiş, 169 çocuk istismara maruz kalmış, 561 fiziksel şiddet vakası yaşanmış, 8 kadına cinsel saldırı olmuş, 805 kadın fuhşa sürüklenmiş, 347 kadının ölümü şüpheli; Rojin'i biliyoruz, Gülistan Doku'yu biliyoruz. Aile Bakanlığı olarak siz bütün bu süreçlerin neresindesiniz diye size sormak istiyorum.

Şimdi, diğer bir mesele: Bakın, siz aynı zamanda bir sosyal politika bakanısınız değil mi, sosyal alanın hepsi size bağlı. Peki, emekli olan yaşlıların durumu ne? Geçen gün basında bir haber vardı, şurada, Ankara Ulus'ta tek kişilik odalarda kalan emeklilerin haberini okudunuz mu bilmiyorum.

AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANI MAHİNUR ÖZDEMİR GÖKTAŞ - Biz gittik oraya, gittik.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Ha, gittiniz, çok iyi yapmışsınız. Ben size soruyorum: Niye insanlar tek kişilik odalarda kalıyorlar? Niye evde kalmıyorlar? Niye bir emekli ev kiralayamıyor? Niye başkasının emeklisi gelip Türkiye'de Kapadokya'yı, orayı burayı geziyor da bizim emeklimiz daha kendisine bir ev kiralayamıyor sorusunu kendinize sormuyor musunuz? (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Günlüğü 200 lira...

AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANI MAHİNUR ÖZDEMİR GÖKTAŞ - Belki başka konulardan orada kalıyorlardır.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Ben tamamlayım Sayın Bakan isterseniz. Günlüğü 200 lira-400 lira arasında, aylığı 12 bin lira-16 bin lira arasında. Peki, başka bir veri daha vereyim Sayın Bakana...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti, Kars). “Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay'ın vefatına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 14 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gulustan-kilic-kocyigit-2025-12-14-manisa-sehzadeler-belediye-baskani-gulsah-durbay-in-vefatina-iliskin-a (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=139975

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
