# Çeşitli.kan.ve maliye bak.teşkilat ve gör.hak.khk değ.yap.hk.kanun.tas.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Gürol Ergin (CHP, Muğla)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim
- **Tarih:** 3 Temmuz 2003
- **Gündem:** ÇEŞİTLİ.KAN.VE MALİYE BAK.TEŞKİLAT VE GÖR.HAK.KHK DEĞ.YAP.HK.KANUN.TAS.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-22-2003-07-03-cesitli-kan-ve-maliye-bak-teskilat-ve-gor-hak-khk-deg-yap-hk-kanun-tas-4

> Gürol Ergin (CHP), 3 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ.KAN.VE MALİYE BAK.TEŞKİLAT VE GÖR.HAK.KHK DEĞ.YAP.HK.KANUN.TAS.); konuşma 817 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA GÜROL ERGİN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çeşitli Kanunlarda ve Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının 27 nci maddesi üzerinde görüşlerimizi belirtmek üzere, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; sizleri ve Aziz Türk Ulusunu sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, tasarının 27 nci maddesiyle 5 inci maddesinin (b) bendi değiştirilmek istenen Mera Kanunu, 25 Şubat 1998 tarihinde; yani, bundan yaklaşık beş yıl önce Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edildiği zaman, ilgili tüm çevreler tarafından bir devrim olarak nitelenmiştir; çünkü, Mera Kanunu, toprak düzenlemesi alanında, 1858 tarihli Osmanlı Arazi Kanunnamesinden sonra çıkarılan ilk, geniş kapsamlı ve ciddî bir yasal düzenlemedir. Mera Kanununun hazırlık çalışmaları 1950'li yıllarda başlamış, gösterilen tüm iyi niyetli gayret ve çabalara karşın, Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabulü için ilk hazırlıklarının üzerinden yaklaşık elli yıl geçmesi gerekmiştir. Mera Kanunu, geneliyle değerlendirildiğinde, Türk çiftçisi ve tarımı için son derece yararlı ve gerçekçi bir yasal düzenleme olmuştur.

Değerli milletvekilleri, ülkemiz hayvancılığının içler acısı halini sizlere anlatmayı gereksiz görürüm. Eğer, bugün ülkemizdeki küçük ve büyükbaş hayvan sayıları, çok değil, yirmi yıl öncesine göre yarı yarıya azalmış ise, bunda geçmiş hükümetlerin yanlış ekonomi ve tarım politikaları kadar 1950'li yıllarda başlayan meraları tahrip anlayışının da çok ciddî etkisi olmuştur.

1950'de 40 000 000 hektar olan mera arazisi, o yıllardaki meraları tarla olarak açma politikasıyla hızla azalmış, daha sonraki yıllarda da, tahribin giderek artması, meraların sürekli amacı dışında kullanıma açılmasıyla, bugün, kimi kaynaklara göre 12 000 000, kimi kaynaklara göre de 9 000 000 hektara kadar inmiştir. Bu vahim durumu önlemek ve hayvancılığımızı canlandırmak amacıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1998 yılında Mera Kanununu çıkarıp, meraların tespit, tahdit ve tahsisi ile amaca uygun kullanımını, bakım ve ıslahı ile korunmasını belli esaslara bağlamıştır. Yasaya göre, meraların tespit, tahdit ve tahsisi için, illerde vali yardımcısı başkanlığında bir komisyon kurulmakta, bu komisyonda, tarım il müdürü, tarım il müdürlüğünden mera uzmanı bir ziraat mühendisi, köy hizmetleri il müdürlüğünden bir ziraat mühendisi, defterdarlıktan bir hukukçu, millî emlak müdürlüğünden bir temsilci, kadastro müdürlüğünden teknik bir eleman ve ziraat odası başkanlığından bir temsilci bulunmaktadır.

Yasanın 5 inci maddesiyle, mera, yaylak ve kışlak olarak tahsis edilecek yerler belirlenmektedir. Bu maddenin değiştirilmek istenilen (b) bendine göre de, devletin hüküm ve tasarrufunda veya hazinenin mülkiyetinde bulunan arazilerden, etüt sonucu, mera, yaylak ve kışlak olarak yararlanılabileceği anlaşılan yerler, köylere ve belediyelere mera, yaylak ve kışlak olarak tahsis edilmektedir. Bu maddeye göre, mera, kışlak ve yaylak alanlarını etüt ederek belirleyecek olan, mera komisyonu ve bu komisyona bağlı olarak çalışacak teknik ekiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan tasarıyla, 5 inci maddenin yukarıda belirttiğim (b) bendi şöyle değiştirilmektedir: "b) Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine, belediye ve mücavir alan sınırları içinde Devletin hüküm ve tasarrufu altında veya Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan arazilerden; etüt sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak yararlanılabileceği anlaşılan yerler, mera, yaylak ve kışlak olarak tahsis edilebilir."

Bu ifadeden çıkan açık anlam şudur: Maliye Bakanlığının evet demediği hiçbir arazi, mera, yaylak ve kışlak olarak köylere ve belediyelere tahsis edilmeyecektir.

Değerli arkadaşlarım, bir arazinin mera, yaylak ya da kışlak olduğuna, ancak, konunun uzmanı teknik elemanlar karar verir. Yasa da, zaten, bu yüzden, gerekli etütleri yapmak ve karar vermek üzere, içinde Maliye Bakanlığına bağlı kuruluşlardan iki temsilcinin ve konunun uzmanlarının bulunduğu ilgili komisyon ve teknik ekiplerin kurulmasını amirdir. Komisyon ve teknik ekipler, eğer, Maliye Bakanlığı uygun görüş vermeden tespit, tahdit ve tahsis yapamayacak ise, komisyon ve teknik ekiplerin ne anlamı kalır?! Maliye Bakanlığı, son derece teknik bir konuda, hangi uzmanlık bilgisiyle "uygundur" ya da "değildir" görüşü bildirecektir. Maliye Bakanlığının uzmanlık alanının tam anlamıyla dışında olan bir konuda görüş bildirmesi, herhalde, belli bir amaç gözetilerek yasanın ilgili maddesine eklenmektedir.

Bizce, böylesi bir uygulamanın hiçbir mantıklı gerekçesi yoktur ve tamamen sübjektif bir değerlendirmenin yapılmak istendiğini göstermektedir. Daha açık söylersek, getirilen düzenleme, Maliye Bakanlığına, belediye ve mücavir alan sınırları içinde, devletin hüküm ve tasarrufu altında veya hazinenin özel mülkiyetinde olan arazilerin mera, yaylak ve kışlak olarak belirlenmesini önleme, başka amaçlarla değerlendirme yetkisini vermektedir.

Hükümetin, sürekli, iftihar duyguları içerisinde, tüccar gibi hareket ettiği, Sayın Maliye Bakanının her şeyi babalar gibi satacağını ifade ettiği bir dönemde, getirilmek istenilen düzenlemenin, buraları da satalım anlamına geldiğini biliyoruz ve doğrusu garipsemiyoruz; ancak, doğru bulmadığımızı belirtiyoruz. Elli yılda gelinen bir noktadan ve kabulü sevinç çığlıklarıyla karşılanan bir yasadan geri adım atılmasını, yarım yüzyıllık çabaların heba edilmesini, vahim bir hata olarak değerlendiriyoruz. Dilerdim ki, bu tasarı Bakanlar Kurulunun gündemine geldiği zaman, Sayın Tarım ve Köyişleri Bakanımız bu değişikliğe şiddetle karşı çıksın ve nasıl bir yanlış düzenleme yapıldığını Bakanlar Kurulunda açıklayarak, yapılmak istenilen değişikliği orada engellesin; ancak, bunun yapılmadığını üzüntüyle görüyoruz.

Değerli arkadaşlarım, hayvancılığımızın içerisinde bulunduğu sıkıntıdan, hayvancılığın ölüm noktasına geldiği durumdan kurtarılmasını istiyorsak, hayvancılığa değer veriyorsak "tarım, Türkiye için önemlidir" diyorsak, bizim, kesinlikle, bu 27 nci maddeyi tasarıdan çıkarmamız gerekir.

Sizleri ve Yüce Ulusumuzu kendi adıma ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına saygıyla selamlarken; özellikle, Adalet ve Kalkınma Partili arkadaşlarımın bu konuya dikkatlerini çekmeyi tarihsel bir görev bilirim.

Hepinizi saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Gürol Ergin (CHP, Muğla). “Çeşitli.kan.ve maliye bak.teşkilat ve gör.hak.khk değ.yap.hk.kanun.tas”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 3 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-22-2003-07-03-cesitli-kan-ve-maliye-bak-teskilat-ve-gor-hak-khk-deg-yap-hk-kanun-tas-4 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
