# Çeşitli.kan.ve maliye bak.teşkilat ve gör.hak.khk değ.yap.hk.kanun.tas.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Gürol Ergin (CHP, Muğla)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim
- **Tarih:** 3 Temmuz 2003
- **Gündem:** ÇEŞİTLİ.KAN.VE MALİYE BAK.TEŞKİLAT VE GÖR.HAK.KHK DEĞ.YAP.HK.KANUN.TAS.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-22-2003-07-03-cesitli-kan-ve-maliye-bak-teskilat-ve-gor-hak-khk-deg-yap-hk-kanun-tas-5

> Gürol Ergin (CHP), 3 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ.KAN.VE MALİYE BAK.TEŞKİLAT VE GÖR.HAK.KHK DEĞ.YAP.HK.KANUN.TAS.); konuşma 744 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA GÜROL ERGİN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çeşitli Kanunlarda ve Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının 38 inci maddesi üzerinde görüşlerimizi açıklamak üzere, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; sizleri ve Yüce Ulusumuzu kendi adıma ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, tasarının 38 inci maddesiyle 442 sayılı Köy Kanununun 87 nci maddesi, 2644 sayılı Tapu Kanununun 36 ncı maddesi, 775 sayılı Gecekondu Kanununun 3 üncü maddesi, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanununun geçici 3 üncü maddesi, 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile 14 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmaktadır.

Değerli milletvekilleri, ben, konuşmamda, Köy Kanununun 87 nci maddesi ile Tapu Kanununun 36 ncı maddesinin yürürlükten kaldırılması konularında görüşlerimizi sunacağım.

Değerli milletvekilleri, Köy Kanunu, 29 Ekim 1923'te, cumhuriyetin kuruluşundan yalnızca dörtbuçuk ay sonra çıkarılmıştır. Kanunun 87 nci maddesiyle de yabancıların köylerde mülk edinmesi yasaklanmıştır. Böyle bir düzenlemeye gidilmesinin tarihsel nedenleri vardır. İzninizle, kısaca, tarihsel kimi bilgiler vermek istiyorum.

1858 tarihli Arazi Kanunnamesi, hazine arazisi üzerinde kurulmuş bağımsız, küçük çiftçi işletmelerinde bireysel tasarruf hakkı getirirken, bunun yanında, yalnız yabancıların değil, bir köyde yaşayan herhangi bir ya da birkaç kişinin de köyün tüm arazisini mülk edinmesini önleyen hükümler içermekteydi. 1869 yılında çıkarılan bir kanunla, yabancıların taşınmaz mal edinmelerini yasaklayan hükümler kaldırılmış; ancak, arazinin çoğunluğunun yabancıların eline geçmesini, dolayısıyla, Osmanlı İmparatorluğunun arazisiz bir devlet haline gelmesini önleyecek birkısım önlemler de alınmıştır. Ancak, özellikle, yabancı şirket ve tüzelkişiliklere arazi edinme hakkının getirilmemiş olmasına karşın, tüm önlemlere karşın, yeni toprak mevzuatıyla yabancıların elinde geniş araziler toplanmıştır. Örneğin, İngiliz uyruklu özel ve tüzelkişiler, 1892 yılına kadar, İzmir, Aydın yöresinde 2 600 000 dönüm tarım arazisi alarak büyük çiftlikler kurmuşlardır. Almanlar ise, Çukurova yöresinde büyük miktarlarda arazi sahibi olarak Ermeni çiftçilerle pamuk tarımı yapmışlardır. Ancak, gerek İngilizler ve gerekse Almanlar, özellikle Türk köylüsünün, az da olsa, kendi toprağını işlemeyi yabancıların topraklarında işçi olarak çalışmaya yeğlemesi, fazla işgücü gerektiren mevsimlerde yeterli sayıda tarım işçisi bulamayışları, bunun sonucunda üretim zorlukları yaşamaları nedeniyle, zamanla kurdukları çiftlikleri bırakıp yalnızca ticarete yönelmişler; böylece, 1910 yılına gelindiğinde, yabancıların çiftlikleri hemen tamamiyle tasfiye olmuştur.

İngilizleri ve Almanları Anadolu'da toprak edinmeye yönelten, Amerikan içsavaşı olmuştur. Amerikan içsavaşının çıkmasıyla, Amerika'dan Avrupa'ya tütün ve pamuk gelişinin sınırlanması ve büyük zorluklar göstermesi üzerine, o dönemde Avrupa'da pamuk ve tütün için en verimli olan ülke olarak Türkiye'yi, İngilizler ve Almanlar bu nedenle seçmişler ve 1800'lü yılların sonlarında, Amerikan içsavaşı bitip, pamuk ve tütünlerin Amerika'dan Avrupa'ya gelmesinin hızlanmasıyla da topraklarımızı terk etmişlerdir.

Türkiye Cumhuriyetini kuranlar, geçmişin deneyimlerinden ders aldıkları ve Türk tarımını mutlaka geliştirmek, Türk köylüsünü çiftçi yapmak azminde oldukları için, köy, köylü ve tarım konularına büyük bir hızla eğilmişlerdir. Bu hızlı hareket düşüncesinin temelinde, en az, tarım üretimini artırmak olduğu kadar, bağımsızlık ve egemenlik anlayışı da önemli yer almıştır. Nitekim, 1924'te Köy Kanununu getiren anlayış, 1925 yılında, bir yandan, köylüyü ezen Aşar Vergisini kaldırırken, bir yandan da tütünde Reji İdaresine son verip Tekel İdaremizi kurmuştur.

Köy Kanununa 87 nci maddeyle konulan, yabancı özel ve tüzelkişilere köylerde arazi ve emlak satın alma yasağı, cumhuriyeti kuranların, egemenlik, bağımsızlık ve köylüyü efendi yapma anlayışını ifade etmektedir. Bu maddenin kaldırılması, yabancılara, köylerde istedikleri yerde ve istedikleri miktarda toprak edinme hakkını vermekte; bu bakımdan, Osmanlı Devletinin getirdiği sınırlamaları bile getirmeyerek, 1869 düzenlemesinin bile gerisine düşmektedir.

Bu maddenin kabul edilmesi, Türk köylüsünü, kendi toprağında yabancı yapacak, ırgat durumuna düşürecek ya da topraklarından çıkaracaktır. Bu, telafisi olanaksız sonuçlara yol açacak bir uygulamadır.

Tasarının 38 inci maddesinin (b) fıkrasıyla da Tapu Kanununun 36 ncı maddesi iptal edilmektedir. Gerek bu 36 ncı madde gerekse Köy Kanununun 87 inci maddesi birbiriyle ilintilidir. Tapu Kanununun 36 ncı maddesi, yabancı kişilerin, bir köye bağlı olmayan müstakil çiftliklere ve köy sınırları dışında kalan arazinin otuz hektardan çoğuna ancak hükümetin izniyle sahip olabileceğini ifade etmektedir.

Dikkatinizi çekerim, bunların toprak edinme hakkı, Tapu Yasasında vardır; ama, hükümetin iznine bağlanmıştır. Oysa, bu maddenin kanundan çıkarılmasıyla, yabancıların Türkiye'de sınırsız ve izinsiz toprak edinmesine olanak tanınmaktadır. Bu çerçevede, mütekabiliyet esası bile aranmamaktadır.

Bu maddeyi kabul etmekle, Türkiye Cumhuriyetinin çok büyük ve onarılmaz yara alacağını, cennet vatanın bağrını yabancı sermaye sahiplerinin doymaz iştahlarına sınırsız açacağımızı bilelim ve böyle bir yanlışa düşmeyelim. Doğrudan Yabancı Yatırımlar Yasası ve bugün görüşülmekte olan tasarı, bizlerde, ülkemizin geleceği üzerinde derin kaygılar yaratmaktadır.

Değerli milletvekilleri, bu bakımdan, tasarının 38 inci maddesinin (a) ve (b) fıkralarının tasarıdan çıkarılması gerekmektedir. Umuyorum ki, Yüce Meclis, bu yanlışı benimseyecek bir davranış içinde olmaz.

Değerli milletvekilleri, sizi ve büyük ulusumuzu sevgi ve saygıyla tekrar selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Gürol Ergin (CHP, Muğla). “Çeşitli.kan.ve maliye bak.teşkilat ve gör.hak.khk değ.yap.hk.kanun.tas”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 3 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-22-2003-07-03-cesitli-kan-ve-maliye-bak-teskilat-ve-gor-hak-khk-deg-yap-hk-kanun-tas-5 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
