# Orman kanunun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair (s.s.584)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Gürol Ergin (CHP, Muğla)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim
- **Tarih:** 16 Haziran 2004
- **Gündem:** ORMAN KANUNUN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR (S.S.584)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-22-2004-06-16-orman-kanunun-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmasina-dair-s-s-584

> Gürol Ergin (CHP), 16 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ORMAN KANUNUN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR (S.S.584)); konuşma 944 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

GÜROL ERGİN (Muğla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde 2004 yılında yaşanan tarımsal afetler ve hükümetin çiftçiye ve tarıma ilişkin tutumu konusunda gündemdışı konuşma yapmak üzere söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken sizleri ve Yüce Türk Ulusunu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, 2004 yılı tarımımızda birçok afetin birbiri ardına yaşandığı bir yıl oldu. Manisa'da üzüm, Karaman'da, başta elma ve kiraz olmak üzere çeşitli meyveler, Balıkesir ve Çanakkale'de zeytin, Bursa'da, şeftali ve zeytin başta olmak üzere çeşitli meyveler, Malatya ve Elazığ'da kayısı, İzmit ve Amasya'da çeşitli meyveler, Gaziantep ve Kilis'te antepfıstığı, Hatay'da pamuk ve buğday, Kırıkkale'de hububat, Çukurova'da pamuk, mısır, buğday ve karpuz, Doğu Karadenizde fındık doğal afetlerden çok büyük zarar gördü. Zararın boyutları 2 katrilyon liranın üzerindedir. Afete uğrayan ürünler arasında en fazla zarar fındıkta görülmüştür.

Doğu Karadeniz Bölgesinde yaşanan don olayı, başta fındık olmak üzere, bölgede yetişen hemen tüm meyve ağaçlarına önemli zararlar vermiştir. Özellikle 500 rakımın üzerindeki bahçelerde fındığın sürgün ve yaprakları, çotanak taslağı ve tomurcukları hemen tamamen yandı. Özellikle kuzey ve dere iç kesimlerinde bu yanmaların miktarı çok fazla olup, bahçeler, sanki, bir yangın sonrası manzarası göstermektedir. Yüksek rakımdaki bu bahçelerden, 2004 yılında bir tek fındık tanesi ürün almak mümkün olmadığı gibi, 2005 ve 2006 yıllarında da, üründe ciddî kayıplar olacağı bugünden görülmektedir. Birçok bahçe sökülüp yeniden tesis edilmek zorundadır. Olayı, bölgesel doğal afet haline getiren bu durumdur. Görüştüğümüz yaşlı üreticiler, elli yıldan bu yana böyle bir afet yaşamadıklarını, büyüklerinden de böyle bir afet işitmediklerini ifade etmişlerdir.

Değerli milletvekilleri, Türkiye, fındıkta, Brezilya'nın kahvede sahip olduğu avantaj gibi bir avantaja sahiptir. Fındığın, her yıl ülkemize kazandırdığı döviz 700 000 000 dolar ile 1 000 000 000 dolar arasındadır ve bu gelir miktarı, ülkemizin tüm dışsatım gelirleri içerisinde yüzde 2'nin üzerinde bir paya sahiptir.

Değerli milletvekilleri, fındık, Doğu Karadeniz Bölgesi halkımızın önemli kesiminin tek geçim kaynağıdır, yaklaşık 8 000 000 insanı ilgilendirmektedir ve bölge halkının yalnızca geçim kaynağı olmayıp, yaşamının, kültürünün ayrılmaz bir parçası ve onun kaderidir.

Doğu Karadeniz köylüsü geçimini fındıktan sağlarken, kentlisi de, kışı, fındık kabuğunu yakarak geçirmektedir. Bu nedenle, uğranan zarar çok büyüktür; yalnızca çiftçiyi değil, bölgenin, esnafıyla, tüccarıyla, işçisiyle tüm halkını perişan edecektir. Bölgenin 2004 yılı için olası zararı 500 ilâ 800 trilyon tahmin edilmektedir.

Olayın bir başka boyutu da, fındıktan başka hiçbir geliri olmayan bölge köylülerinin, daha şimdiden, afetin etkisini yaşamaya başlamadan, bölgeden göç etmeye başlamış olmalarıdır.

Değerli arkadaşlarım, bu afetin getirdiği zarar, ancak bir koşulda karşılanabilir. Olayı, bölgesel doğal afet olayı olarak niteleyip, afet koşullarının gerektirdiği önlemler alınmalıdır. Bize göre, hükümet, her şeyden önce, bu kararı almak zorundadır. Hükümet bu kararı almaktan kaçınırsa, şu önerileri mutlaka yerine getirmesi gerekir:

Bölge çiftçilerinden zarar görenlere, doğrudan gelir desteği için kayıtlı olsun ya da olmasın, fındık üreticisi belgesi karşılığında dekar başına en az 200 000 000 lira telafi edici ödeme yapılmalıdır.

Fındık üretimini sürdürebilmek amacıyla gerekli girdilerin sağlanması yanında, özellikle hayvancılık yapılabilmesi için ilk iki yılı geri ödemesiz ve düşük faizli kredi verilmelidir.

Fındıktan kesilen ve 1 500 000 000 dolara ulaşan fon, üreticinin zararını karşılamakta kullanılmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, sözlerinizi tamamlayınız.

GÜROL ERGİN (Devamla) - Gerek Doğu Karadeniz Bölgesi ve gerekse tüm afet bölgelerinde ise, 2003 yılının doğrudan gelir desteği ödemelerinin kalan yarısı derhal ödenmeli, 2004 yılı ödemeleri de, bölge çiftçisine, 2004 yılı içinde verilmelidir.

Çiftçilerin Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatiflerine olan vadesi gelmiş borçları, Bağ-Kur ve SSK ödemeleri, faizsiz olarak iki yıl ertelenmelidir.

Değerli milletvekilleri, konu çok büyük çaplıdır. Bu nedenle, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının sorumluluk alanını aşmış, hükümetin sorumluluk alanına girmiştir. Yürürlükte olan 2090 sayılı Kanun çerçevesinde bu sorunun çözüm olanağı yoktur; çünkü, bu kanun çerçevesinde, tüm ülke çiftçilerinin uğrama olasılığı bulunan zararını karşılamak üzere 2004 bütçesine konulan kaynak son derece kısıtlıdır. Bu yasaya dayanarak üretici zararlarını karşılamaya kalkmak, yalnızca üreticiyi ve bölge halkını oyalamak ve kandırmak anlamına gelir; çünkü, bu yasa hükümlerine göre, afetten zarar gören çiftçilerin, yalnız söz konusu ürününün değil, tüm varlığının yüzde 40'ını afette yitirmesi gerekmektedir. Nitekim, şu anda tarım il müdürlüğü görevlileri de, fındık zararı yanında, çiftçilerin tüm tarımsal mal varlık ve gelirlerini de araştırarak, raporlarını buna göre yazmaktadır.

Cumhuriyet Halk Partisinin öteden beri belirttiği tarım sigortaları yasasının ivedilikle çıkarılma ve küçük çiftçinin sigorta priminin de mutlaka devlet tarafından karşılanma zorunluluğu vardır. Aksi durumda, çiftçi, bugün olduğu gibi doğal afetler karşısında çaresizliği yaşar.

Değerli arkadaşlarım, afetin büyüklüğü nedeniyle konunun siz milletvekillerinin ve kamuoyunun bilgisine sunulması zorunluluğu beni bu konuşmayı yapmaya sevk etti. Bu büyük afet ve ülke çapında yaşanan diğer tarımsal afetler, hemen hiçbir yazılı ve görsel basın organında yer almadı. Hükümet, sanki ülke bu afetleri yaşamamış gibi, bir suskunluk içerisine girdi.

Hükümeti, Türkiye'nin tüm bölgelerinde afete uğrayan çiftçilerin yaralarını sarmak amacıyla gerekli önlemleri alması için ivedi olarak göreve çağırıyor, olumlu sonuç alınıncaya kadar konuyu sürekli gündemde tutacağımızı belirtiyor, siz değerli milletvekillerine ve başta Doğu Karadenizin vefalı, çalışkan halkı olmak üzere tüm çiftçi kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi sunarak, sevgi ve saygılarımı ifade ederken sözlerimi iki cümleyle tamamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Türk çiftçisinin en büyük sıkıntısı tarımın desteklenmemesidir. Avrupa Birliği ülkelerinde çiftçilerin gayri safî millî gelire katkıları yüzde 2, Avrupa Birliğinden aldıkları tarım destekleri yine yüzde 2 dolayındadır; yani, çiftçi verdiği kadarını destek olarak almaktadır. Türk çiftçisi gayri safî millî gelire yüzde 12,5 katkı verirken, aldığı destek yüzde 1'in altındadır. Bu destek artırılmalıdır.

İkinci ve daha önemli gördüğüm konu, Köy Kanununda bu Meclisin yaptığı değişikliği yeniden bu kürsüye getirmemi gerektirmektedir. 3 Temmuz 2003 tarihinde aldığımız kararla, topraklarımızın yabancılara satışına izin verdik. Cumhuriyet tarihinde ilk kez, köy toprakları yabancıların alımına sunuldu, topraklarımız satışa çıktı ve şimdi, Hatay yöresinde Suriyelilerin, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde İsraillilerin, Antalya, Muğla yörelerinde İngilizlerin, Manisa'da İtalyanların, Adalar'da Yunanların Türk topraklarını ne ölçüde aldıklarını, önümüzdeki günlerde yapacağım bir konuşmayla sizlere ifade edecek, dikkatlerinizi tekrar bu noktaya çekmeye gayret edeceğim.

Hepinizi ve ulusumuzu saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Gürol Ergin (CHP, Muğla). “Orman kanunun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair (s.s.584)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-22-2004-06-16-orman-kanunun-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmasina-dair-s-s-584 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
