# Narenciye ve bal üreticilerinin sorunları hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Gürol Ergin (CHP, Muğla)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim
- **Tarih:** 25 Ocak 2006
- **Gündem:** NARENCİYE VE BAL ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-22-2006-01-25-narenciye-ve-bal-ureticilerinin-sorunlari-hakkinda

> Gürol Ergin (CHP), 25 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: NARENCİYE VE BAL ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 512 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

GÜROL ERGİN (Muğla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, sizlere, bal ve narenciye üreticilerinin sorunlarını ve bu sorunların çözümüne ilişkin düşüncelerimi açıklamak istiyordum; ancak, zamanın çok kısa oluşu nedeniyle, bugün yalnızca, bal üreticilerinin sorunları üzerinde duracağım; narenciye üreticilerinin sorunlarına ise, önümüzdeki günlerde yapmayı düşündüğüm başka bir gündemdışı konuşmada değineceğim. Sözlerime başlarken, siz değerli milletvekillerini ve üretici kardeşlerimi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, arıcılık, bitkisel kaynakları, arazi ve emeği birlikte kullanarak, bal, polen, arısütü, propolis ve arı zehiri gibi ürünler ile anaarı, oğul, paket arı gibi canlı materyali üretme faaliyetidir. Bal arıları, her türlü bitkilerden nektar ve polen toplayarak, bunları yararlı ürünlere dönüştürürler. Muğla İlimizde ise, bal, Basralı çam ormanlarında üretilmekte, bu nedenle de, bu bala "çam balı" adı verilmektedir. Ülkemizin bal dış satımının yaklaşık 90'ını da bu çam balı oluşturmaktadır.

Arıcılık, kaynak tüketmeden, sürekli yapılabilen, hiçbir dış girdiye gereksinim duymayan bir üretim dalıdır ve sürdürülebilir kırsal kalkınmanın da önemli bir aracıdır. Türkiye'nin yıllık bal üretimi yaklaşık 70 000 tondur. Yurdumuzda koloni sayısı ise 4 200 000 dolayında olup, koloni başına bal verimimiz 16 kilogramdır. Bu, dünya ortalaması olan 21-22 kilonun altındadır. Verimin az oluşunun, elbette ki, teknik bilgi eksikliği yanında, arı hastalık, parazit ve zararlılarıyla savaşımın ve damızlık nitelikli anaarı üretiminin yetersizliğinden de kaynaklandığını söylemeliyiz.

Arıcılığımız dünya bal üretiminde çok önemli bir yere sahip olmasına karşın, arıcılarımız çeşitli sorunlarla boğuşmaktadır. Özellikle son iki yıl içerisinde bal dışsatımında müthiş bir daralma meydana gelmiş ve arıcılarımız dayanılmaz sıkıntılar içine atılmıştır. 2003 yılında 130 000 000 liraya satılan bir teneke bal bugün 50 000 000 liraya müşteri bulamamaktadır. Yıllık bal üretimi yaklaşık 20-25 bin ton olan Muğlalı arıcıların elinde bugün 10 000 ton dolayında bal vardır. 5-10 bin teneke balı elinde kalan köylerimiz bulunmaktadır. Yaşanan bu sıkıntıların nedeni ve kaynağı arıcı değildir. Yaşanan sıkıntıların kaynağı, gereğinden çok fazla nişasta bazlı şeker üretimine izin veren yöneticiler, özellikle doğudaki sınırlardan ve Sarp kapısından yurda kaçak giren İran ve Çin kaynaklı balları görmezden gelen gümrük görevlileri, bala yapılan çeşitli hileleri belirleyip gidermede yetersiz kalan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile personelinin tüketimi için aldığı balda gerekli titizliği göstermeyen kamu kurumlarıdır.

İki üç yıl öncesine kadar büyük miktarda çam balı dışsatımı yaptığımız Suudi Arabistan'a bugün hangi nedenle 1 gram çam balı satamadığımız iyi araştırılmalıdır. Başta Almanya olmak üzere, Avrupa Birliği ülkelerine sattığımız ve hileli ya da sağlığa zararlı kalıntı maddeler içerdiği için geri gelen balın ne kadarının Türk balı olduğu, ne kadarının yurda kaçak giren İran ya da Çin balı olduğu, ne kadarının da taklit bal olduğu çok ciddî olarak araştırılıp belirlenmelidir. Bir teneke balın bugünkü maliyeti 65 Yeni Türk lirası, fiyatı da 50 Yeni Türk Lirası ise bu üreticinin ayakta durması nasıl mümkün olacaktır?!

Yüzde 90'ı gezginci arıcılık yapan Muğlalı arıcı, nisan ayı geldiğinde Anadolu'ya nasıl gidecek, arılarını nasıl nakledecektir?.. Arıcıların yaşadıkları ve çözümü aciliyet kazanan sorunlarının giderilebilmesi için bize göre yapılması gerekenler şunlardır:

Dış satımda sıkıntı yaşandığına göre, ülke içerisinde bal üretimini artırmak için, balın sağlık değerini belirten televizyon programları yapılmalıdır. Sahte bal diye anılan taklit balların kökü mutlaka kazınmalı, devlet bu işi etkili, ancak sesli olarak yapmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Gürol Ergin (CHP, Muğla). “Narenciye ve bal üreticilerinin sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 25 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-22-2006-01-25-narenciye-ve-bal-ureticilerinin-sorunlari-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
