# Bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılması hakkında kanun ile devlet su işleri umum müdürlüğü teşkilat ve vazifeleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s: s.:94)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Gürol Ergin (CHP, Muğla)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim
- **Tarih:** 9 Mayıs 2008
- **Gündem:** BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN İLE DEVLET SU İŞLERİ UMUM MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE VAZİFELERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S: S.:94)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-23-2008-05-09-bazi-yatirim-ve-hizmetlerin-yap-islet-devret-modeli-cercevesinde-yapti-2

> Gürol Ergin (CHP), 9 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN İLE DEVLET SU İŞLERİ UMUM MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE VAZİFELERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S: S.:94)); konuşma 1.116 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA GÜROL ERGİN (Muğla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan yasa tasarısının 8’inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken Sayın Başkan sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, AKP İktidarı döneminde su ve toprak kaynaklarımızın geliştirilmesinde uygulanan hatalı politikalar bu alandaki köklü kamu kurumlarının işlevlerini yitirmesine hatta yok olmasına neden olmuştur. Kuraklıktan ötürü yaşadığımız sıkıntıda, çiftçilerimizin perişanlığında, topraklarımızın susuzluktan kavrulmasında yanlış ve yanlı politikalar uygulayan bu İktidarın her makamdaki yetkilileri doğrudan sorumludur.

Bu dönemde uygulanan politikalar ile DSİ Genel Müdürlüğü planlı olarak işlevsizleştirilmiştir. DSİ Genel Müdürlüğü ülkemizin su ve toprak kaynaklarının geliştirilmesinde, hidroelektrik enerjisi üretiminde çok önemli hizmetler yürütmüş, sulama, drenaj ve taşkın koruma gibi önemli birçok yatırımı başarıyla gerçekleştirmiştir. Bu görev ve sorumluluklar, DSİ Genel Müdürlüğünde büyük bir birikim, deneyim ve yetişmiş insan kaynağının oluşumunu da sağlamıştır.

Kurulduğu 1954 yılından bu yana su mühendisliği alanındaki bilgi ve birikimlerin odağı olan DSİ Genel Müdürlüğü, AKP İktidarı dönemindeki sürgün, görevden alma ve işlevsizleştirme politikalarıyla içi tamamen boşaltılarak iş göremeyen bir kurum hâline getirilmiştir. AKP İktidarı döneminde, yasa ve yönetmelikler değiştirilerek, büyük ölçekte kadrolaşma ve teslimiyetçi politikalar uygulanarak devlet yatırım bütçesinin yaklaşık üçte 1’ini kullanan DSİ Genel Müdürlüğünün içi boşaltılmıştır. Son altı yıl içinde DSİ’nin nitelikli, deneyimli ve donanımlı personeli sözcüğün tam anlamıyla dağıtılmıştır. Bu süre içinde DSİ’den ayrılan ya da ayrılmak zorunda bırakılan teknik ve idari personel sayısı yaklaşık 2.750 olup bu sayı kurumun toplam teknik ve genel idari hizmetler personelinin yaklaşık yüzde 43’üdür. Görevlerinden alınan ve çeşitli baskılarla emekliliğe zorlanan memurlar ile yerleri değiştirilen DSİ personelinin sayısı ise 3.200’e ulaşmıştır.

Bunların yerine yapılan atamalarda bilgi ve liyakat hiç dikkate alınmamış, kurumu yok etme pahasına büyük çaplı siyasi bir kadrolaşma gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle, sözde bir önlem alınarak 18/4/2007 tarihli Yasa ile belediye teşkilatı olan yerleşim birimlerinin tümünde içme, kullanma ve endüstri suyunun temini hizmetleri ile öncelikli atık su arıtma ile ilgili yatırım hizmetleri konularında DSİ Genel Müdürlüğü yetkili kılınmıştır. Ancak, bu yasa ile DSİ’ye verilen görev ve sorumluluklara yönelik kurumsal altyapı oluşturulmamıştır. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kapatılmasından sonra, sulama projeleri alanında kalan tarım arazilerinde Bakanlar Kurulu kararıyla toplulaştırma yapma yetkisi verilen DSİ Genel Müdürlüğünün merkez ve taşra örgütlerinde arazi toplulaştırma birimleri oluşturulmamıştır.

Değerli milletvekilleri, yapılan kadrolaşma harekâtı sonucunda teknik ve idari olarak çok zayıflayan DSİ Genel Müdürlüğü, İstanbul-Melen Sistemi Projesi’nin de altında kalmıştır. GAP’tan sonra DSİ tarafından gerçekleştirilecek en büyük proje olan İstanbul İçme Suyu Melen Projesi’nde son altı yıl içinde sadece yüzde 35 oranında ilerleme sağlanmıştır. Melen Projesi’nin 2001’de başlanan ve devam eden yedi iş paketinde ortalama olarak yüzde 65 düzeyine ulaşılmıştır. Melen Projesi’nde sözleşme gereği, 2004’te tamamlanması gereken birçok iş paketinin bitişi 2008-2010 yılına ötelenmiştir. Projenin çıkmaza girmesi ve İstanbul’un artan acil su ihtiyacı karşısında DSİ Genel Müdürlüğü görüntüyü kurtaracak işlemlere başlamış, bu kapsamda Melen Projesi’nin sözleşme paketlerinin iş bitim tarihleri öne çekilerek sözde çözüm arayışına girilmiştir. DSİ yönetimi, Boğaz Geçişi Tüneli gibi büyük iş paketleri dâhil yüzde 35’i bekleyen Melen Projesi’nin 2010 yılında tamamlanacağını ileri sürerek son altı yıldaki beceriksizliğini kapatmaya çalışmaktadır.

Beş yıllık AKP İktidarında DSİ tarafından 260 bin hektar alan sulamaya açılmıştır. 2002 yılından önceki ekonomik sıkıntılarla dolu beş yılda sulamaya açılan alan bundan çok daha fazla olup 282 bin hektardır. AKP Hükûmeti döneminde DSİ Genel Müdürlüğü GAP’ta da zafiyet göstermiş ve beş yıllık dönem boyunca GAP projeleri neredeyse durdurulmuş, GAP’ta sadece 55 bin hektar alan sulamaya açılmıştır. DSİ’deki vahşi kadrolaşma harekâtı sonucunda DSİ Genel Müdürlüğünün kurumsal kimliği yok edilmiş, hafızası silinmiş, birikimi dağıtılmış, işlevselliği ve ruhu ortadan kaldırılmıştır. Bu dönemde AKP İktidarı başta DSİ Genel Müdürlüğü olmak üzere su kaynakları yönetimiyle ilgili tüm kamu kurumlarında insan kaynakları yönetiminde kasıtlı, ayrımcı, önyargılı ve acımasız, finansal yönetim ve kaynak kullanımında dirayetsiz, beceriksiz ve savurgan, genel proje yönetiminde bilgisiz ve başarısız, uzun vadeli proje planlamasında vizyonsuz ve yetersiz, ülke çıkarlarını gözetmede yabancıların istemlerini karşılamaya dönük ve sorumsuz bir yönetim sergilemiştir. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli milletvekilleri, suyun sağlıklı ve güvenilir miktarlarda içme ve kullanma suyu olarak iletilmesi ve sulama tesisleri kurularak çiftçilere, yararlananlara su sağlanması hizmetleri önemli birer kamu hizmetidir. Kamu hizmeti olduğu içindir ki su teminine yönelik faaliyetler pek çok ülkede kamu kuruluşları tarafından yürütülmektedir.

Ülkemizde son dönemdeki politikasızlık, su ve toprak kaynaklarımızın geliştirilmesi alanında çözümü dış kaynaklı reçetelerden bekleme sonucunu doğurmuştur. Yap-işlet-devret bu çözüm yöntemlerinden biridir. Tarım sektöründe sulama tesislerinin yerli-yabancı özel sektör tarafından finanse edilerek inşa edilmesi, işletme ve bakım hizmetlerinin yapılması ve suyun satış bedelinin ilk yatırım ve diğer hizmetlerin karşılığını içerecek biçimde saptanıp hizmeti verecek firmalar korunarak çiftçilerimizden geri alınması büyük sorunlara neden olacaktır. Tarımın bu denli sıkıntı içine düşürüldüğü bir dönemde bu politikaların olumsuz etkilerinin yaşanacağı, sistemdeki tüm dengeleri altüst eden bir uygulama olacağı açıktır.

DSİ’nin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı olduğu dönemde Bakan Sayın Hilmi Güler devlet yatırım bütçesinin 2003 yılından 2005 yılına kadar ortalama yüzde 29’unu kullanan DSİ Genel Müdürlüğünün 2006 yılında yüzde 62’lik bir azalmayla yüzde 18’ini kullandığını belirtmiştir. Bu oran DSİ tarihinde yatırım bütçesinden ayrılan en düşük orandır. AKP İktidarıyla gelen DSİ yönetiminin, 2002 yılından bugüne kadar şatafatlı törenlerle işletmeye açtığı hidroelektrik santrallerinin planlanmasında, ihalesinde ve yürütülmesinde özel bir çaba ve katkısı asla olmamıştır. Bu dönem içinde Devlet Su İşleri Barajlar ve Hidroelektrik Santrali Dairesi Başkanlığı tarafından sadece Peçenek Barajı ve Mavi Tünel ihaleleri yapılmıştır. Mavi Tünel Projesi HES’i dışında herhangi bir büyük depolamalı HES ihalesi ise yapılmamıştır. Devlet Su İşlerinin son beş yıla ait ajandalarında, her yıl tamamlandığı belirtilen hidroelektrik santral kurulu gücü toplandığı zaman bu rakamın 513,5 megavat olduğu görülmektedir. Bu dönemde, temeli altı ila sekiz sene önce atılmış ve büyük oranda tamamlanmış olan projeleri tamamlayıp işletmeye açma konusunda bile büyük beceriksizlik gösterilmiştir. Bizzat Sayın Bakan Güler, Türkiye’nin elektrik enerjisi kriziyle çok yakında karşı karşıya geleceğini ve bunu önlemek için ise yılda en az 830 megavatlık bir kurulu güç tesis etmenin gereğini ifade etmektedir. Oysa AKP İktidarı döneminde yılda yalnızca 102 megavat kurulu güç tesis edilebilmiştir. Ortada böyle bir gerçek dururken bu kadar beceriksiz ve yanlış politikaların, ülkemizi, ileride yüzde 300 daha pahalı doğal gazdan elde edilen elektrik üretimine zorlayacağı, eğer bu da yapılamazsa 2010 yılından itibaren gittikçe artan bir elektrik enerjisi sorunuyla karşı karşıya bırakacağı kaçınılmazdır.

Değerli milletvekilleri, Devlet Su İşlerini çökertenlere, çok yanlış yaptınız diyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Ergin, devam edin.

GÜROL ERGİN (Devamla) – Sayın bakanlardan dinlediklerimiz ile bildiklerimiz, gördüklerimiz ve yaşadıklarımız arasındaki uçurum, sayın bakanlara inanmamızı imkânsız kılmaktadır. Biz gerçekler âleminde yaşarken öyle anlaşılıyor ki iktidar sözcüleri masallar âleminde yaşamayı tercih etmektedirler. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli milletvekilleri, DSİ’yi çökertenlere, bir kez daha, çok yanlış yaptınız diyorum. Görüşülmekte olan tasarıyla Devlet Su İşleri Kanunu’nda yapılmak istenen değişikliğin, sulama borcu nedeniyle mahkeme kapılarında süründürülen, icra kapanına sıkıştırılan Türk çiftçisini daha da perişan edeceğini bir kez daha belirtiyor, sizleri ve yüce ulusumu tekrar saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Gürol Ergin (CHP, Muğla). “Bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılması hakkında kanun ile devlet su işleri umum müdürlüğü teşkilat ve vazifeleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s: s.:94)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 9 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-23-2008-05-09-bazi-yatirim-ve-hizmetlerin-yap-islet-devret-modeli-cercevesinde-yapti-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
