# Hayvancılık sektörünün sorunları hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Gürol Ergin (CHP, Muğla)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim
- **Tarih:** 26 Ocak 2011
- **Gündem:** HAYVANCILIK SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-23-2011-01-26-hayvancilik-sektorunun-sorunlari-hakkinda

> Gürol Ergin (CHP), 26 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAYVANCILIK SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 589 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

GÜROL ERGİN (Muğla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemiz hayvancılığının güncel sorunları üzerinde sözlerime başlarken sizleri ve yüce Türk ulusunu saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, bu sabah 07.30 sularında Beypazarı yakınlarında trafik kazasında yitirdiğimiz çilekeş geçici tarım işçilerine Allah’tan rahmet ve Türk milletine başsağlığı diliyorum.

Değerli milletvekilleri, yaklaşık bir yıl önce, 24 Şubat 2010’da bu kürsüden, hayvancılıkta yaşanan sorunları, sorunların nedenlerini ve çözümü için neler yapılması, neler yapılmaması gerektiğini ifade eden gündem dışı bir konuşma yapmıştım. O konuşmamda özetle, çözümün üretim artışında ve üretimin sürdürülebilir olmasında olduğunu, ithalatın çözüm olmadığını, bu nedenle de canlı hayvan ve hele de et ithalatına kesinlikle gidilmemesi gerektiğini belirtmiştim. Eğer yanlış bir yol olarak ithalata gidilirse fiyatların bir süre için terbiye edilebileceğini ancak bu durumda içerideki üretimin daha da olumsuz etkilenip azalacağını ve bir süre sonra hem fiyatların yükseleceğini hem de böyle bir girişimin işletmelerin kapanmasını hızlandıracağını, sürekli ithalata bağımlı bir yapı ortaya çıkacağını söylemiştim.

Üzülerek ifade edeyim ki Nisan 2010’da başlayan canlı hayvan ve et ithalatı bugün küçük işletmeler bir yana Türkiye'nin en büyük işletmelerinin de besiciliği bırakmasına neden olmuş, Türkiye tamamen ithalata bağımlı hâle gelmiştir. Başlangıçta Et ve Balık Kurumuna 31 Aralık 2010 tarihine kadar sıfır gümrük vergisiyle 100 bin ton canlı sığır ithali tarife kontenjanı tanıdınız. Yeterli olmadığını gördünüz, söz konusu tarife kontenjanını bir yıl daha uzattınız. Canlı hayvan ve karkas et ithalinde yüzde 135 ve 225 olan gümrük vergisi oranlarını sıfır ve yüzde 40’a indirip özel sektör ithalatını başlattınız. Türk milletinin Kurban Bayramı’nda keseceği hayvanları ancak ithalatla sağlayabildiniz.

Sayın Bakanın son beyanatından et fiyatlarının yüzde 20 dolayında ucuzladığını öğreniyoruz. Sayın Bakan “Bizim işimiz Türkiye'de vatandaşlarımızın ucuz ete ulaşmasını sağlamaktır.” diyerek fiyatı düşürmekle övünüyor. Bu nasıl bir övünmedir? Elbette ki hangi ürünü ucuz fiyatla ithal ederseniz o ürünün ülkedeki fiyatı düşer. Sayın Bakan, sürekli ithalata mahkûm ettiği ülkemizde ithalattan dolayı fiyatı düşürdüğüyle mi övünmeliydi, yoksa doğru politikalar uygulayarak ve bu milletin parasını çarçur etmeyerek üretimi artırdığı için fiyatların düşmüş olması ile mi övünmeliydi? Üretimi artırmak mı, yoksa üretimin azalmasına neden olarak ithalat yapmaya kalkışmak mıdır bir tarım bakanının görevi?

Bakınız, bugün, ülkeye kilosu 10 liradan ithal karkas et giriyor. Et Balık Kurumu, ithal ettiği karkas eti 12 liradan marketlere veriyor; ayrıca, getirdiği 15 bin besi hayvanını canlı olarak kilosu 8 liradan besiciye dağıtıyor. Üreticinin et maliyeti 13-14 lira iken, 10 liraya et ithal etmek besicilere “Bu işi siz yapmayın.” demektir. Banvit ve Koç Holdingin besiciliği bırakması, Saray’ın direnme kararını aldığını belirtmesi durumun vahametini gösteriyor. Banvit ve Koç gibi büyük gruplar bu işten para kazanamıyorsa küçük işletmelerin ayakta kalabilmesi mümkün müdür?

Sıfır faizli kredi uygulaması da çeşitli sorunların kaynağı olacak hatta olmaya başladı bile. Sıfır faizli krediyi alan girişimci, yurt dışından veya içinden hayvan bulup yatırım yapacak; ithal edeceği canlı besi hayvanının kilosu ortalama 8 lira -iç piyasada biraz daha yüksek- aldığı hayvanları sekiz ay besledikten sonra piyasada satmaya çalışacak. İthal karkas etin kilosu 10 liradan satılırken, bu girişimde 13-14 liraya mal edeceği karkas eti kime ve nasıl satacak? Sayın Bakan övünüyor: “Et fiyatı düştü.” İyi de düşünün, bu düşüşün faturası ne olacak, kime kesilecek? Milyonlarca dolar ödediniz, canlı hayvan ve et ithal ettiniz ama besiciliği çökerttiniz. Süt hayvancılığında yeni bir kriz kapıya geldi, Bakanlık âciz durumda.

Sayın Bakana birkaç sorum var:

Hayvancılıkta yarattığınız sorunlar, hayvancılıkla ilgili hiçbir deneyimi olmayanlara faizsiz kredi dağıtmakla çözümlenebilir mi? Varlık sahiplerine sıfır faizle kredi verirken konunun asli sahipleri olan kooperatifler ne için yüzde 4 faizle hayvancılık yapmaya zorlanıyor?

Ne için damızlık hayvan ithalatını Macaristan gibi, Avusturya gibi ülkelere tek tek açtınız da bu ülkelerde hayvan fiyatlarının fırlamasına neden oldunuz?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Gürol Ergin (CHP, Muğla). “Hayvancılık sektörünün sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 26 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-23-2011-01-26-hayvancilik-sektorunun-sorunlari-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
