# Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Gürol Ergin (CHP, Muğla)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim
- **Tarih:** 11 Şubat 2011
- **Gündem:** BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-23-2011-02-11-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen

> Gürol Ergin (CHP), 11 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 1.076 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA GÜROL ERGİN (Muğla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 606 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın sekizinci bölümü üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken Sayın Başkan, sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz yasa tasarısına ilişkin söylemin, geçtiğimiz yılın temmuz ayında Sayın Başbakan tarafından dile getirilişinin üzerinden altı ayı aşkın süre geçmiş ancak görüşmeler hâlâ tamamlanamamıştır. Tamamlanamamıştır çünkü İktidar bugün artık kanıksadığımız fırsatçı anlayışının yeni bir örneği olarak tasarıyı, zavallı durumuna düşürdüğü halkın duygularını istismar vesilesi yaparak büyük sermayenin lehine ve emekçi halkın aleyhine yüzlerce maddeyle şişirmiştir. Görüştüğümüz tasarı, bu hâliyle, artık bir obez tasarıdır, Sayın Başbakanın veciz deyimiyle ucube tasarıdır. Sizler bu tasarıyı içinde her türlü sebzeyi içeren borç çorbasına da benzetebilirsiniz.

(x) 606 S. Sayılı Basmayazı 26/1/2011 tarihli 53’üncü Birleşim Tutanağı’na eklidir.

Değerli milletvekilleri, biz, tasarının yeniden yapılandırmayla ilgili bölümlerini destekliyoruz çünkü AKP İktidarında uygulanan yanlı ve yanlış ekonomi politikalarının bu dönemde esnafı, çiftçiyi ve tüccarı nasıl perişan ettiğini, “teğet” sözünün anlamını yitirdiği bu dönemde halkımızın vergilerini ve sosyal güvenlik borçlarını istese de ödeyemediğini biliyoruz. Bu nedenle, biz, bu gecikmiş ve mükellefe pek çok sıkıntı yaratan tasarının bir an önce yasalaşarak çalışanı ve çalıştıranıyla iş dünyasının rahatlatılmasını istiyoruz.

Tasarının hızla yasalaştırılması istemimize yanaşmayan İktidar, düzenli olarak zamanında vergi borcunu ödemiş olanlara yüzde 10 indirim yapalım şeklindeki önerimize de yanaşmamıştır.

Halkın rahatlatılması için yaptığımız önerilere kulaklarını tıkayan İktidar, sıkıntı içinde kıvranan çek mağdurlarını da dikkate almadı. Bu tasarının getiriliş gerekçesi ekonomik kriz olduğuna göre, ekonomik kriz nedeniyle çeklerini ödeyemeyen ve bu yüzden ticaret yaşamından çekilmek zorunda kalıp adli para cezasını ödeyemeyen yurttaşlarımıza kolaylık yapılması gerekmez miydi? Uyguladığınız ekonomik politikalar sonucunda sefalete itip zavallı durumuna düşürdüğünüz, önemli bir bölümü şimdi hapishanelerde olan bu yurttaşlarımızın ve ailelerinin acılarını dindirmek doğru bir davranış olmaz mıydı?

Değerli milletvekilleri, bu tasarının hazırlanış aşamasında ilgili hiçbir kesimin görüşü alınmamıştır. İktidar olarak, referandumda “Ekonomik ve Sosyal Konseyi Anayasa’ya alacağız.” sözü verdiniz ve kabul edilen değişiklikle de bu husus gerçekleşti. Temeli ekonomik olan, iş yaşamını altüst eden sosyal düzenlemeler, daha doğrusu düzensizlikler getiren bu tasarıyı hazırlarken Ekonomik ve Sosyal Konseyi topladınız mı? Ekonomiyi ve sosyal yaşamı temsil eden kesimlerin görüşünü aldınız mı? Elbette almadınız. Öyleyse bu Ekonomik ve Sosyal Konsey niye var ve niye Anayasa’ya aldınız?

Değerli milletvekilleri, rant ekonomisine bel bağlayan AKP İktidarı toplum yapımızı çok ağır tahribata uğratmış, sosyal devleti çökertmiş, yalnız işçileri değil, esnafı ve çiftçileri de işsizliğe, açlığa ve borç batağında boğulmaya mahkûm etmiştir. Şimdi biz bu insanlara bir ölçüde rahat nefes aldıracak bir yasayı çıkaracağız derken asıl yapılmak istenenin bir kısım borçlu belediyeleri kurtarmak, bir kısım açgözlü sermaye kesimine yeni rant alanları yaratmak, emeği sermayenin tam esareti altına almak olduğunu görüyoruz. Eğer öyle olmasaydı, bu tasarıda çek mağdurları, kredi kartı mağdurları, Ziraat Bankası ve tarım satış kooperatiflerine borcu olan ve ödeyemeyen çiftçiler ile Destekleme Fiyat İstikrar Fonu’ndan aldığı borcunu ödeyemeyen tarım satış kooperatifleri de olurdu ama iş yaşamını emek aleyhine bozan maddeler yer almazdı.

Bu tasarıyla, genç işçi ve çırak sömürüsü yaygınlaştırılıyor, ilk kez işe girenlerin deneme süresi dört aya çıkarılıyor, kuralsız çalışma biçimleri yaygınlaştırılıyor, kayıt dışı ekonomi ve kayıt dışı istihdam teşvik ediliyor, kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışanlara prim ödeme yükümlülüğü getiriliyor, kamuda sürgün politikalarının önü açılıyor, kamu çalışanlarına grev yasağı sürdürülüyor, yerel yönetimlerde sürekli işçi kadrolarındaki ihtiyaç fazlası görülen işçiler başka kurumlara aktarılarak hak kaybına uğratılıyor.

Değerli milletvekilleri, bu genel açıklamalardan sonra sekizinci bölümün maddeleri üzerindeki görüşlerimi de aktarmak istiyorum.

181’inci madde ile 4734 sayılı Kanun’un 3’üncü maddesine eklenen (r) bendi Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğünün kendisine veya bağlı ortaklık ya da iştiraklerine ait olan kömür sahalarından yapacağı mal ve hizmet alımlarını Kamu İhale Kanunu kapsamı dışına çıkarıyor. Değişikliğe göre TKİ kendisine ait kömür sahalarından kömür çıkaran özel sektör işletmelerinden Kamu İhale Kanunu’na tabi olmadan kömür alabilecek.

Değerli iktidar milletvekilleri, bütün kamu kurumları yapacağı mal ve hizmet alımlarını bu Kanun’a göre yapıyor iken TKİ ne için kömür alımını İhale Kanunu dışında yapacak? Yapılan düzenlemenin nedeni acaba TKİ ile ilgili yolsuzluk dosyasından kurtulma arzusundan mı kaynaklanıyor? Hukuksuzluğa yol açacak bu madde tasarı metninden çıkarılmalıdır.

182’nci maddeyle 4734 sayılı Kanun’un 63’üncü maddesi değiştiriliyor. Getirilen değişiklik, yaklaşık maliyeti eşik değerin üzerindeki mal alımlarında eğer yerli malı teslim edilmişse yerli isteklilerin yanı sıra yabancılara da fiyat avantajından yararlanma hakkı veriyor. Bu değişiklik, yerli malı teslim eden firmalarla daha büyük ölçekteki yabancı firmaları rekabet etmeye zorlamakta olduğundan yerli firmalar aleyhine bir düzenlemedir.

188 ve 189’uncu maddeler ile kabulünün üzerinden henüz iki yıl bile geçmemiş olmasına karşın, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’da değişiklik yapılarak il özel idarelerinin, il afet ve acil durum müdürlüklerinin harcamaları için bütçelerine kendi bütçelerinin yüzde 1’inden az ödenek konulmayacağı hükmü getiriliyor. Bu hükmün işlemeyeceğini zamanla göreceksiniz çünkü Tarım Kanunu’nda tarımsal destekler için gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 1’i oranında merkezî yönetim bütçesinden ödenek ayrılacağı hükmüne yıllardır uymamaktasınız.

193’üncü maddenin düzenleniş amaçlarından biri, Tam Gün Yasası’yla ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal gerekçelerine uymaktır. İptal gerekçesinde özetle “Yasa koyucu, ödeme yapılacak kişilere yapılacak ödemelerin tavan oranlarını ayrıntılı olarak düzenlemiş, ancak herhangi bir taban oranı belirlememiştir. Yürütmeye bırakılan yetkinin üst sınırı ve çerçevesi belirlenirken alt sınırının belirlenmemiş olması nedeniyle dava konusu kural, hukuk devletinin gereği olan hukuki güvenlik ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.” denilmiştir.

Bu maddede yapılan düzenlemeye göre, getirilen alt sınırın 1’inci derecenin 4’üncü kademesindeki hekimler yönünden parasal karşılığı 384 liradır. Asgari ücretin bile altında olan bu miktarın mahkeme kararında belirtilen asgari garantiyi karşıladığı söylenemez. Kanunda üst sınır personelin almakta olduğu aylığa oranla belirlendiğine göre alt sınır da aylığa göre belirlenebilir.

209 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan ve “Ancak” ile başlayan hüküm ise Anayasa’nın eşit işe eşit ücret kuralına aykırıdır. Tam Gün Yasası’nın belirlediği sürede çalıştıktan sonra biri evine, diğeri ek iş yapmaya giden 2 sağlık çalışanının kamuya verdiği mesai aynı olduğundan ücretlerinin de farklılaştırılmaması gerekir. Bu nedenle “Ancak”la başlayan cümlenin söz konusu fıkradan çıkarılması uygun olur.

195’inci maddeyle 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun ek 37’nci maddesinde yapılan değişikliklere itirazımız olmamakla birlikte, değişikliklerin 23 Temmuz 2010 tarihli kanunla yeni değiştirilen hükümler olması İktidarın yasama organını çalıştırmada ne kadar yetersiz olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.

199’uncu maddeyle Turizmi Teşvik Kanunu’na bir madde eklenmekte, mevzuata aykırı yapılaşmalar için öngörülen cezalar hafifletilerek hukuka aykırı yapılaşmalarda cezaların caydırıcılığı ortadan kaldırılmaktadır. Maddede sayılan fiiller için öngörülen cezaların hafifletilmesi hukuk dışılığı teşvik edeceğinden bu madde tasarı metninden çıkarılmalıdır.

Değerli milletvekilleri, yasayı daha yararlı kılmak amacıyla maddeler üzerinde vereceğimiz değişiklik önergelerimizin dikkate alınmasını diliyor, Sayın Başkan, sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu tekrar saygıyla selamlıyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Gürol Ergin (CHP, Muğla). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 11 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-23-2011-02-11-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
