# Bazı kamu kurum ve kuruluşlarının bir kısım borç ve alacaklarının düzenlemesine dair kanun teklifi (s.s.535)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Gürol Ergin (CHP, Muğla)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim
- **Tarih:** 16 Şubat 2011
- **Gündem:** BAZI KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ BİR KISIM BORÇ VE ALACAKLARININ DÜZENLEMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.535)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-23-2011-02-16-bazi-kamu-kurum-ve-kuruluslarinin-bir-kisim-borc-ve-alacaklarinin-duze

> Gürol Ergin (CHP), 16 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ BİR KISIM BORÇ VE ALACAKLARININ DÜZENLEMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.535)); konuşma 1.036 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA GÜROL ERGİN (Muğla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Bir Kısım Borç ve Alacaklarının Düzenlenmesine Dair Kanun Tasarısı’nın 4’üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken, Sayın Başkan sizi ve değerli milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bilindiği üzere, eskiden yalnızca Türkiye Elektrik Kurumu bünyesinde yürütülen elektrik üretim, iletim ve dağıtım faaliyetleri daha etkin ve verimli çalışma adına önce TEAŞ ve TEDAŞ olarak ikiye ayrılmış, daha sonra TEAŞ kendi içinde TETAŞ, TEİAŞ ve EÜAŞ biçiminde üçe bölünmüştür.

Görüştüğümüz tasarı, ayrı birer tüzel kişilik hâline gelen söz konusu şirketlerin birbirleriyle olan alacak ve borç ilişkisini gerçek bir borç ve alacak ilişkisi biçiminde görmediklerini, nasıl olsa bir gün karşılıklı mahsuplaşma olur düşüncesiyle de ödeme çabası içine girmediklerini göstermektedir.

Tasarıyla, TEDAŞ hariç tasarı kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarının birbirlerine olan borçlarına ait gecikme zamları ve 4646 sayılı Kanun’un 12/g maddesi kapsamında hesaplanan fer’îleri terkin edilecek, Maliye dâhil bu kurumların alacak bakiyeleri TEDAŞ’ın borcu olarak muhasebeleştirilecek, Gümrük Müsteşarlığının alacakları ile Hazinenin TEDAŞ’a olan borçları arasındaki fark da yine TEDAŞ’a, Gümrük Müsteşarlığına ödenmek üzere borç kaydedilecektir.

Tasarı, kapsama giren kuruluşlar arasında yapılacak borç ve alacak mahsuplaşmasından sonra TEDAŞ bünyesinde toplanan nihai alacak tutarlarının hangi vadede ödeneceğini hükme bağlamamaktadır. Bu nedenle tasarı bir yeniden yapılandırma tasarısı olarak kabul edilemez. TEDAŞ’ın mahsuplaşmadan sonra ortaya çıkacak borçlarını ne zamana kadar ödeyeceği belirlenmediğinden düzenleme bir ara düzenlemedir ve ikinci aşamada biriken borçlar görev zararına dönüştürülerek Hazineye mal edilecektir.

Tasarının Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmeleri sırasında Cumhuriyet Halk Partisinin cemevlerinin kullandıkları elektrik bedellerinin de ibadethanelerde kullanılan elektrik bedellerinde olduğu gibi kapsama dâhil edilmesini öngören önerisi Komisyonun AKP’li üyeleri tarafından reddedilmiştir. Bu durum, sözde Alevi açılımından söz eden AKP İktidarının samimiyetsizliğini açıkça ortaya koyması açısından önemlidir. Çünkü “Alevi açılımı yapıyoruz.” diye ortaya çıkan AKP cemevlerini ibadethane saymamakta inat ve ısrarla direnmektedir.

Cumhuriyet Halk Partili komisyon üyesi milletvekillerinin köylerin içme suyuna ilişkin elektrik kullanım bedellerinin yanına köy tüzel kişiliklerinin sulama suyu için kullandıkları elektrik bedellerinin de dâhil edilmesine yönelik değişiklik önergesi de yine Komisyonun AKP’li üyeleri tarafından reddedilmiştir.

Cumhuriyet Halk Partisinin, sulama birlikleri ile sulama kooperatiflerinin elektrik kullanım bedellerine ait borçlarından yalnızca anaparalarının beş yılda ödenmesini öngören yeniden yapılandırma önerisi de Komisyonun AKP’li üyeleri tarafından reddedilmiştir.

Cumhuriyet Halk Partisinin, köy tüzel kişilikleri ile tarım kesimi, küçük sanayi, küçük esnaf ve KOBİ’lerin 31 Mayıs 2010 tarihi itibarıyla elektrik kullanım bedellerine ait borçlarının faiz ve cezalarının silinerek anaparalarının beş yılda ikişer eşit taksitte ödenmesini öngören değişiklik önergesi Komisyonun AKP’li üyeleri tarafından reddedilmiştir.

Cumhuriyet Halk Partili üyelerin toplum yararına verdikleri ve yukarıda saydığım tüm önergeler Hükûmet ve İktidar milletvekilleri tarafından reddedilirken tasarıya Komisyonda AKP milletvekilleri tarafından verilen ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının da katıldığı bir önergeyle yeni bir madde eklenmiştir. AKP’li milletvekillerinin verdikleri önergeyle tasarıya eklenen ve tasarının geneli üzerindeki görüşmelerin ana konusu hâline gelen madde şu anda görüştüğümüz 4’üncü maddedir. Bu maddeyle 3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticaretiyle Görevlendirilmesi Hakkında Kanun kapsamında faaliyet gösteren elektrik dağıtım şirketleri Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan lisans alarak yeni piyasa kapsamında faaliyet göstermeye başladıkları dönemden önceki işletme faaliyetleri için bu kanuna getirilen hükümlerden yararlandırılmakta ve bu maddenin uygulamasına ilişkin esas ve usulleri belirleme yetkisi, anılan Bakanlığın çıkaracağı yönetmeliğe bırakılmaktadır.

Bu madde, kapsama birden fazla şirketin girebileceği biçiminde bir izlenim verilerek getirilmiştir ama gerçeğin öyle olmadığı Komisyon görüşmelerinde ve bugün burada tasarının geneli görüşülürken ortaya çıkmıştır. Komisyonda kapsama girecek şirketlerin hangileri olduğu sorulduğunda, Kayseri ve Civarı Elektrik Türk Anonim Şirketi ile Çukurova Elektrik Anonim Şirketi, Kepez Elektrik Anonim Şirketi ve Aktaş Elektrik Ticaret Anonim Şirketinin kapsama dâhil olduğu ancak Kayseri ve Civarı Elektrik Türk Anonim Şirketi dışındakilerin imtiyaz sözleşmeleri daha önce feshedildiğinden kabul edilen madde hükmünden yalnızca Kayseri ve Civarı Elektrik Türk Anonim Şirketinin yararlanabileceği yanıtı alınmıştır. Hiçbir kuşkuya yer vermeyecek kadar anlaşılmıştır ki bu düzenleme yalnızca Kayseri ve civarında faaliyet gösteren bir şirket için yapılmaktadır. Yasama organının bu tür özel durumlara sözde çözüm getirmek adına alet edilmesini kesinlikle kabul etmiyoruz. Bu Meclis özel çıkarlara alet edilecek bir Meclis değildir ve olmamalıdır ama yapılmak istenilen de budur. Elbette her düzenleme için bir gerekçe ortaya koyabilirsiniz. Bu düzenleme için de bir gerekçe ortaya konulmaktadır. Bu gerekçede, bahse konu alacakların tahakkuk esasına göre dağıtım şirketlerinin gelir hesaplarına yansıdığı, 3096 sayılı Kanun kapsamında mahsuplaşma esasına göre çalışan şirketlerde, mahsuplaşma sisteminin niteliği gereği bu alacakların gelir olarak görülerek mahsuplaşmaya taraf kamu kuruluşuna ödenmesinin öngörüldüğü, hakkaniyetin bu tutarların ilgili dağıtım şirketlerine mahsuplaşma suretiyle ödenmesini gerektirdiği ifade edilmiştir.

O zaman şu soruyu soruyoruz: Niçin, TEDAŞ’a bağlı ve sermayesinin tamamı bu şirkete ait dağıtım şirketlerinden özelleştirme işlemleri tamamlananlar için benzer düzenlemeler getirmiyorsunuz da, yalnızca bir tek şirket için düzenleme yapıyorsunuz?

Değerli milletvekilleri, yapılan doğru bir iş değildir. İşin doğrusu, Kayseri ve Civarı Elektrik Türk Anonim Şirketinin geçmişe ilişkin resmî dairelerden olan alacağını özel hukuk hükümleri çerçevesinde takip ederek tahsil etmesidir. Kayseri ve Civarı Elektrik Türk Anonim Şirketinin bu kanun kapsamında bulunan alacakları ve borçlarının ne olduğu, bu kanundan nasıl yararlandırılacağı, şirkete sağlanan kolaylığın ne boyutta olduğu açık değildir.

Özel hukuk hükümlerine tabi olan şirketin yüzde 37’nin üzerinde payı özel sektöre ait olup, yüzde 5’e yakın kısmı gerçek kişilere aittir. Bu nedenle, yapılan bu düzenleme bir şirkete özel bir muameledir. Bu düzenlemenin hukuki yönü yoktur. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Taner Yıldız’ın Kayseri ve Civarı Elektrik Türk Anonim Şirketinin beş yıl Genel Müdürlüğünü yapmış olması ve tasarıya eklenen, bu şirkete haklar tanıyan önergeyi savunarak Hükûmet adına uygun görmesi çok dikkat çekicidir. Bizzat Sayın Bakanın ifadesinden, şirketin en büyük hissedarının Kayseri Büyükşehir Belediyesi olduğu ve şirketin yönetiminde bu hisseleri temsilen AKP’li belediye başkanlarının ve ayrıca Kayseri İl Başkanının görev aldığı anlaşıldığına göre, bu madde tam bir kayırmacılık ve keyfîlik örneğidir, hukuka olduğu kadar siyasi ahlaka da aykırıdır ve derhâl kanundan çıkarılmalıdır.

Sayın Bakanın geçmişte aralarında Cumhuriyet Halk Partisi de olan değişik partilerin Kayseri Büyükşehir Belediyesini yönetmiş olduğunu söylemesi yapılmak isteneni mazur ve makbul kılamaz. Ve yine Sayın Bakanın, adil olmayan yasanın düzeltildiği biçimindeki söylemi yalnızca yapılmak istenen haksız, hukuksuz uygulamayı karartma amaçlıdır. Tekrar söylüyorum: Kamu vicdanını sızlatacak bu madde tasarı metninden çıkarılmalı, bu Meclisin vicdan sahibi üyeleri haksız çıkar sağlama amacına yönelik bu işe alet olmamalıdır.

Değerli milletvekilleri, sözlerime son verirken Sayın Başkanı, siz değerli üyeleri ve büyük Türk ulusunu tekrar saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Gürol Ergin (CHP, Muğla). “Bazı kamu kurum ve kuruluşlarının bir kısım borç ve alacaklarının düzenlemesine dair kanun teklifi (s.s.535)”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 16 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-23-2011-02-16-bazi-kamu-kurum-ve-kuruluslarinin-bir-kisim-borc-ve-alacaklarinin-duze (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
