# Nükleer güç santrallerinin kurulması ve işletilmesi ile enerji satışına ilişkin kanun (s.s.:1360)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hacı Biner (AK Parti, Van)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim
- **Tarih:** 8 Mayıs 2007
- **Gündem:** NÜKLEER GÜÇ SANTRALLERİNİN KURULMASI VE İŞLETİLMESİ İLE ENERJİ SATIŞINA İLİŞKİN KANUN (S.S.:1360)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c156/b103/tbmm221561030408.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/haci-biner-22-2007-05-08-nukleer-guc-santrallerinin-kurulmasi-ve-isletilmesi-ile-enerji-satisin

> Hacı Biner (AK Parti), 8 Mayıs 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: NÜKLEER GÜÇ SANTRALLERİNİN KURULMASI VE İŞLETİLMESİ İLE ENERJİ SATIŞINA İLİŞKİN KANUN (S.S.:1360)); konuşma 681 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HACI BİNER (Van) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri; Nükleer Enerji Kanun Tasarısı, diğer bir adıyla nükleer güç santrallerinin kurulması ve işletilmesiyle alakalı kanun tasarısı üzerinde şahsım adına söz aldım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, AK Parti Hükümeti dört buçuk yıllık iktidarı süresince çok farklı alanlarda icraatlar yapmıştır. Geçmişte kimsenin yapamadığı, hayal dahi edemediği alanlarda attığı kararlı adımlarla halkımızın yüzünü güldürmüş, aydınlık yarınların temellerini atmıştır. Bugün de başka bir alanda huzurlarınıza kanun tasarısı getirmiştir: Nükleer Enerji Kanun Tasarısı.

Dünyada, elli yıl önce nükleer enerji konusunda çalışmaya başlayan ilk ülkeler arasında olan ülkemizde üç defa nükleer enerji santrali ihalesi yapılmış, ama bugüne kadar bir netice alınamamıştır. Hâlbuki, 1960'lı yıllarda başlayan bu rüya gerçeğe dönüşmüş olsaydı, Türkiye, bugün enerjide bir dünya devi olacaktı. Dolayısıyla, enerjide dışa bağımlılık bu kadar fazla olmayacaktı.

Nükleer enerji sürecinin ülkemizde başlangıcı yarım asır öncesine dayanmasına rağmen, alınan mesafenin çok az oluşu gerçekten üzüntü vericidir. Bu süreç, Amerika Birleşik Devletleri'nin soğuk savaş döneminde, Jüpiter balistik füzelerinin Türkiye'de konuşlanması karşılığında, Küçük Çekme- ce'de nükleer araştırma reaktörünün kuruluşuna yardım etmesiyle başlamıştır.

1967-1970 yıllarında ilk nükleer enerji santrali projesi gündeme gelir, yedi yıl sonrası için 300 megavatlık kurulu güçte bir santrale dönüştürülür, ancak proje rafa kaldırılır.

1974'te, Akkuyu'da bir nükleer santral kurulması planlanır, bu da hayata geçirilemez. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, 1978'de, Akkuyu için, Birleşmiş Milletler Uluslararası Atom Enerjisi Ajansından yer lisansı alır.

1983'te, dönemin Başbakanı merhum Turgut Özal tarafından Akkuyu'da 600 megavatlık kurulu güçte bir nükleer santral projesi gündeme getirilir, ancak, Özal'ın yap-işlet-devret modeliyle projenin yine hayata geçmesine imkân sağlanamaz. 1987 yılında Çernobil kazasının çıkması, Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun Nükleer Enerji Dairesinin kapatılması nedeniyle, mesele 2000 yıllarına kadar dayanmıştır. O dönemin Başbakanı merhum Ecevit döneminde, çok pahalı olduğu gerekçesiyle gene hayata geçirilememiştir.

İşte, mesele geldi, AK Parti Hükümetinin hizmet döneminde başladı. Hükümetimiz, yaşanan bu gelişmeler karşısında nükleer enerji projesini hayata geçirme amacıyla kararlı adımlar atmıştır. 2012'ye kadar devreye almayı planladığı nükleer santrallerle ilgili ilk somut adımda, üç nükleer santral için 2005 yatırım bütçesine 7 milyon YTL, yani 7 trilyon lira ödenek ayırmıştır.

Ülkemizin en büyük enerji projelerinden olan Nükleer Enerji Santrali Projesi'nin hayata geçmesiyle, başta elektrik enerjisi olmak üzere, çok ucuz maliyetlerle çok büyük enerji elde etme imkânı sağlanacaktır.

Sayın milletvekilleri, felaket tellalları her ne kadar nükleer enerji santralinin risklerinden bahsederlerse bile ortada bir gerçek vardır: Dünyada nükleer enerji santralleri olan ülkeler nasıl tedbirlerini almışsa, biz de elbette öyle alacağız. Bunu bizzat yerinde gördüm. Türk Japon Dostluk Grubu Genel Sekreteri sıfatıyla, bir haftalığına, Aralık 2006'da Japonya'ya gittim. Burada, yakın ilgimden dolayı ve merakımdan dolayı Japon parlamenterlerle nükleer enerji konusunda fikir teatisinde bulundum. Japon parlamenter dostlarımızla dünyanın en büyük nükleer santrali olan Kashiwazaki Kariwa tesislerini gezdik. Bu santralin kalbi olan reaktörün bulunduğu birime kadar inceleme şansımız oldu. 7 adet ünite bulunan bu tesiste, 5'i kaynar sulu reaktör, 2'si de ileri düzeyde kaynar sulu reaktördür. Güvenlik açısından son derece ileri düzeyi olan santralde insan sağlığına, nükleer güvenliğe, çevre şartlarına çok önem verildiğini bizzat müşahede ettik.

Hemen her gün şiddetli depremlerin meydana geldiği Japonya'da nükleer güvenlik konusunda oldukça ileri düzeyde tedbirler alınmışken, ülkemizde niçin alınmasın? Türkiye'miz, kurulacak santrallerin güvenliğini geliştirecek güç, kuvvete sahiptir. Bundan kimsenin endişesi olmasın.

Nükleer enerji, ülkemizin geleceği için çok büyük bir önem arz etmektedir. Çünkü, ülkemiz, nükleer enerjinin hammaddesi olan uranyum madeni açısından oldukça zengindir.

Değerli arkadaşlar, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı verilerine göre, dünyanın 30 ülkesinde 443 adet nükleer reaktör ünitesi çalışmaktadır ve 25 reaktörün de çalışması devam etmektedir. Dünya elektrik üretiminin yüzde 16'sı bu enerjiden karşılanmaktadır. Elektriğin Fransa'da yüzde 78'i, İsveç'te yüzde 52'si, Almanya'da yüzde 32'si, Japonya'da yüzde 29'u, Finlandiya'da yüzde 27'si, Amerika Birleşik Devletleri'nde yüzde 20'si, İngiltere'de yüzde 19'u, Rusya'da yüzde 16'sı, Kanada'da yüzde 15'i, Romanya'da yüzde 10'u bu enerjiden sağlanmaktadır.

Değerli arkadaşlar, Romanya bu enerjiyi kullanırken Türkiye'nin seyirci kalması, Allah aşkına, akıl kârı mıdır? Buna karşı çıkmak, aklının, fikrinin manasını anlamak da mümkün değildir.

Değerli arkadaşlar, enerji açığımızın kapatılması için gerçekten ihtiyacımız vardır. Bunun bir an evvel hayata geçirilmesi gerekiyor. Ben öyle sanıyorum ki, bu adımla, atom enerjisi konusunda Hükümetimizin ve Sayın Başbakanımızın, bakanlarımızın, özellikle Enerji Bakanlığımızın bir damgası olacaktır.

Bu kanunun memleketimize, milletimize hayırlı olmasını diliyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hacı Biner (AK Parti, Van). “Nükleer güç santrallerinin kurulması ve işletilmesi ile enerji satışına ilişkin kanun (s.s.:1360)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 8 Mayıs 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/haci-biner-22-2007-05-08-nukleer-guc-santrallerinin-kurulmasi-ve-isletilmesi-ile-enerji-satisin (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c156/b103/tbmm221561030408.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
