# 2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(başbakanlık,mit müsteşarlığı,mgk genel sekreterliği,atatürk kültür,dil ve tarih yüksek kurumu başkanlığı)ikinci tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hacı İbrahim Kabarık (AK Parti, Bartın)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim
- **Tarih:** 15 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(BAŞBAKANLIK,MİT MÜSTEŞARLIĞI,MGK GENEL SEKRETERLİĞİ,ATATÜRK KÜLTÜR,DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU BAŞKANLIĞI)İKİNCİ TUR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/haci-ibrahim-kabarik-22-2005-12-15-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-basbakanlik-mit-mustesarligi-mgk-g

> Hacı İbrahim Kabarık (AK Parti), 15 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(BAŞBAKANLIK,MİT MÜSTEŞARLIĞI,MGK GENEL SEKRETERLİĞİ,ATATÜRK KÜLTÜR,DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU BAŞKANLIĞI)İKİNCİ TUR); konuşma 861 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HACI İBRAHİM KABARIK (Bartın) - Değerli Başkan ve sayın milletvekilleri; 2006 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının ikinci turunda, lehinde, şahsım adına söz almış bulunuyorum; konuşmama başlamadan, hepinizi en içten duygularımla selamlıyorum.

Her şey bir hayalle başladı. Bundan yüzyıl kadar önce, Jules Verne, Denizler Altında 20 000 Fersah'ı yazdığında, orada, efsanevî bir güçle çalışan bir denizaltıdan bahsetmişti; yani, günümüz insanının bile anlamakta zorlanacağı nükleer denizaltı fikrinden hareket etmişti. Bizler, şimdi, onu eleştirip, yazdıklarına gülenleri değil, Jules Verne'i hatırlıyoruz. Bu nedenle, dünyanın ilk nükleer denizaltısının adı, Nautilus.

Değerli milletvekilleri, bizim de bu yola başlarken bir hayalimiz vardı. Halkının çoğunun başka bir ülke parası kullanmadığı, ulaşımın sorun olmadığı, fabrikaların bacalarının tüttüğü, halkın refah seviyesinin çok yüksek olduğu, huzurlu ve gülen insanların kardeşçe yaşadığı bir ülkede yaşamayı hayal etmiştik; ülkemizin böyle olmasını hayal etmiştik. Bu hayalimize ulaşmanın ne kadar güç olduğunun farkındaydık. Ülkemizin jeopolitik konumu yüzünden dışgüçlerin sürekli sahneye koydukları oyunların, halkımızdaki güvensizliğin, borçların, son otuz yılda, tevsi yatırımları hariç, hiçbir yatırım yapılmadığının farkındaydık. Güvendiğimiz, önce Allah, sonra halkımızdan başka bir şeyimiz yoktu. Bu yolda çokça çalışmak gerektiğinin de farkındaydık. Konuşmalarımızda, olumsuzlukları seslendirmek yerine, çok çalışmamız gerektiğini, bu toprakların bizim olduğunu vurgulayarak seçildik ve günümüze kadar geldik.

Şimdi baktığımızda, geldiğimiz bu nokta, hayalimizin çok gerisinde olmasına rağmen, seçim konuşmaları sırasında "hayal görüyorsunuz" diyen bazı kişilerin hayallerinin ötesindedir. Sayın Başbakanımızın da belirttiği üzere, daha, çok yapacak işimiz var, okuma yazma öğretilecek çok insanımız, sorunları çözülecek hastalarımız, yolları iyi durumda olmayan köylülerimiz var; ama, bizler buradayız arkadaşlar; bunları çözmek için, elimizdeki kıt imkânlarla çözmek için buradayız, bu ülkeyi hayallerimizin ötesine taşımak için buradayız.

Değerli milletvekilleri, hepimiz, bütçe görüşmeleri için, sabahın geç saatlerine kadar, bu büyük çatı altında, büyük bir insanüstü gayretle çalışmaktayız. Amacımız aynı, hayalimiz aynı, bazen sertleşse de, söylemlerimiz, sonuçlarımız aynı. Gelin, daha fazla el ele verelim, yıllardır hayali yetmeyen kişiler tarafından uyumaya bırakılmış bu sorun yumağını el ele çözmeye çalışalım. Avrupa Birliğinin bizim için çıkardığı özel kuralların ötesine geçelim; onları da geçelim, Mustafa Kemal'in bahsettiği muasır medeniyet seviyesine çıkalım. Halkımızın kardeş olduğunu anlatalım. Aramızdaki farklılıklara rağmen, sadece bir harf yüzünden kavga etmemize gerek olmadığını anlatalım. Sadece Kürt kökenli kardeşlerimizle değil, biz, milletimizin bir ferdi oldukları için kendimizi çok şanslı gördüğümüz diğer ırk, din ve dildeki kardeşlerimizle de sorunumuz olmadığını herkese anlatalım. Aksine, çokrenkli ve çoksesli bir mozaik içinde herkesin kendi parıltısını yansıtması sonucunda güneşe benzeyen ülkemizi anlatalım. Biz, yapılanları haksız yere eleştirmeyi bırakıp, çıtayı daha yüksek bir noktaya taşıyalım. Gelin, geçmişi değil, geleceği tartışalım. Bu büyük milleti oluşturan tüm insanları hayal bile edemeyecekleri güzelliklere taşımaya yarışalım.

Tabiî ki, hatalarımız, eksiklerimiz olacaktır. "Dünya yuvarlaktır ve güneşin etrafında dönmektedir" dediği için Galile'yi idam edenlerin torunları, şu anda, Galile'ye sahip çıkmaktadır. Galile, o zaman için, tam olarak doğruyu tespit edemedi; ancak, bir yerden başlamak gerektiğini bize öğretmiş oldu.

Değerli arkadaşlarım, bu yolda ilerlerken etrafımızda gelişen olayların yanı sıra, içimizde olanları da kaçırmayalım. Dünya globalleşme rüzgârları ve sürekli pompalanan terör duygusuyla giderek insanlıktan uzaklaşırken, çevremizde değişik senaryolar sahneye konulan bir coğrafyada bulunuyoruz. Bu coğrafyada, daha önce yaşayan milletlerde olduğu gibi, ülkemiz üzerinde de birtakım formüller denenmektedir.

Bizim yaşadığımız topraklar medeniyetin beşiğidir. Zenginliklerimiz sınırsızdır. Bu zenginlikler derken; bilinen tüm elementlerin yüzde 95'inin geniş rezervler halinde ülkemizde bulunmasından bahsetmiyorum, yine, bu zenginlikler derken, tarihî ve turistik kaynaklarımızdan, tarıma elverişli arazilerimizden, su kaynaklarımızdan bahsetmiyorum. Bizim en büyük zenginliğimiz Yüce Türk Milletidir. Bu millet kendisinden beklenmeyenleri yapmış ve sürekli üzerine oynanan oyunları bozmuş, planları altüst etmiştir. Bu millet sayesinde, Türk Ulusu defalarca yok oluştan dönmüş ve ayakları üzerinde doğrulmuştur.

İktidara geldiğimizden bu yana seslendirdiğimiz gibi "önce insan" diyerek, insan ekseninde çözümler bulmak zorundayız. Bizim ulusumuz sadece bu topraklarda yaşamamaktadır. Dünyanın ta öteki ucunda yaşayan, gerek Türkiye kurulduktan sonra gerekse daha önce bu topraklara gitmiş olan insanlarımız bulunmaktadır. Biz, Meclis olarak, sadece bu topraklarda yaşayan insanların hakları ve hukukları için değil, o topraklarda yaşayan insanların hakları ve hukuklarını da temsil etmekteyiz. Bu yüzden, oralardaki insanlarımızı ziyaret etmek veya onlarla ilgilenmek suç olmamalı diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, konuşmamı bitirmeden önce, 1932 yılında, bu Meclisin seçtiği bir Cumhurbaşkanının, o zamanki adıyla Milletler Cemiyeti, şimdiki adıyla Birleşmiş Milletlere üye olmak için müracaat gerektiği kendisine söylendiğinde "davet ederlerse geliriz" dediğini ve Birleşmiş Milletlerin o zamanki üyelerinin sadece bir kez olmak üzere müracaat gerekmeksizin davetle bu ülkeyi üyeliğe kabul ettiklerini ve o Cumhurbaşkanının isminin Mustafa Kemal Atatürk olduğunu hatırlatmak isterim.

Biz, temel olarak devletin küçülmesini, daha etkin ve sorumlu bir idarî yapıyla merkeziyetçi yönetimden yerel yönetime geçilmesini hedefledik. Denetim sistemini de getirdik. Denetim sisteminde, sadece işlem denetimi değil, bir malî denetim anlamıyla uygulama gerçekleşmesi sayesinde yolsuzlukları tespit edeceğimizi düşünüyoruz. Tabiî ki yasanın eksikleri olabilir.

Bir diğer sorun da, yasa uygulanırken, bu yasayı uygulayacak eğitimli insan kaynaklarımız yoksa, en mükemmel yasa bile kötü sonuçlar doğuracaktır. Ancak, önyargılı olarak konuya yaklaşmak, soğukkanlılığımızı kaybederek hüküm vermek yerine, tribüne oynamak tabir ettiğimiz şov eksenli yaklaşımlar hiçbir sorunu çözmez.

Son bir cümle olarak, İngiltere Parlamentosunda yazan bir yazıyı da hatırlatmak isterim: "Birleşik Krallığın dostu yoktur, Birleşik Krallığın düşmanı yoktur, Birleşik Krallığın menfaatları vardır. Parlamentonun vazifesi, bu menfaatları korumaktır."

Ülkemizi 2000'li yıllarda, gelişen ve sınırları kaybolan dünyamızın parlayan yıldızı yapmak için, doğruluk için ve özlemi çekilen güzellikler için hep birlikte gerçeğe doğru taşımak adına ellerimi size uzatıyorum.

Sözlerime son verirken 2006 yılı bütçesinin ülkemize, milletimize hayırlar getirmesini diler, hepinize sevgi ve saygılar sunarım. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hacı İbrahim Kabarık (AK Parti, Bartın). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(başbakanlık,mit müsteşarlığı,mgk genel sekreterliği,atatürk kültür,dil ve tarih yüksek kurumu başkanlığı)ikinci tur”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 15 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/haci-ibrahim-kabarik-22-2005-12-15-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-basbakanlik-mit-mustesarligi-mgk-g (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
