# Ek bütçe

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hakkı Akalın (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim
- **Tarih:** 26 Aralık 2002
- **Gündem:** EK BÜTÇE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hakki-akalin-22-2002-12-26-ek-butce

> Hakkı Akalın (CHP), 26 Aralık 2002 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EK BÜTÇE); konuşma 458 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HAKKI AKALIN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin, görüşülmekte olan tasarının 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan, tedavi ve ilaç giderleriyle ilgili yüzde 4,2 olan ödeneğin 8,3'e yükseltilmesi için verdiği önergenin gerekçesini açıklamak üzere huzurunuzdayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir ülkenin kalkınmışlığını değerlendirirken, sağlıktaki durumu belirlemek için sağlık göstergelerine başvuruyoruz. Bu sağlık göstergelerinin içerisinde, bebek ölüm hızı, anne ölüm hızı ve hekim başına, hemşire başına düşen nüfus gibi bazı kriterler göz önüne alınıyor.

Türkiye'deki sağlık göstergelerini değerlendirdiğimiz zaman, Türkiye'deki sağlık göstergelerinin, Avrupa ülkeleri arasında en kötü sonuçlara sahip olduğunu görüyoruz. Üstelik, Türkiye'deki sağlık göstergeleri, Türkiye'ye komşu olan Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan, yeni kurulmuş olan Moldavya, Makedonya, Arnavutluk, daha uzaklarda bulunan Solomon Adaları, Honduras, Nikaragua gibi ülkelerden de kötü. Bu ülkelerin ortak bir özelliği vardır; o özellik de: Bu ülkelerin ulusal gelirlerinin Türkiye'deki ulusal gelirden daha düşük olmasıdır -1 000 doların altındadır- ama, bu ülkelerin -Türkiye'den daha yoksul olmalarına rağmen- sağlık göstergeleri, Türkiye'den daha iyidir. Bunun nedeni, bu ülkeleri yöneten siyasal iktidarların, siyasal tercihlerini, halkından yana, insanından yana kullanmasıdır; çünkü, sağlık bir yaşam hakkıdır, sağlık bir insanlık hakkıdır. Bu ülkeler, yoksul olmalarına karşın -siyasal tercihlerini, ekonomik darboğazlarını aşmak için- hiçbir zaman, sağlığa ayırdıkları payı azaltarak ülkelerini yönetmemektedirler.

Türkiye'de ise, sağlık göstergelerini göz önüne aldığımızda, özellikle son dönemlerde, son yirmi yılda, uygulanan siyasal politikaların bir sonucu olarak, üretmeden tüketip, borcu borçla ödeyerek uygulanan siyasetin sonucunda, sağlık göstergeleri -biraz evvel bahsettiğim gibi- Avrupa'nın en kötüsü, kendisinden daha yoksul olan ülkelerin en kötüsü olarak tecelli etmiştir.

Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'deki sağlık sorunlarının başında, kaynak sorunu, israf sorunu, dengesiz dağılım, koordinasyon bozukluğu gibi birçok düzeltilebilir sorun vardır; ancak, Türkiye'yi son dönemlerde yöneten siyasal iktidarlar, küreselleşme söylemleriyle, özelleştirme söylemleriyle, sosyal adaleti sağlayacak olan ve insanın onurunu koruyacak olan sosyal devleti tasfiye etme yoluna gitmişler ve sağlığa ayrılan payı, her bütçede daha da azaltmışlardır. Türkiye'deki sağlık sorunlarının bu denli yüz kızartıcı olmasından ve hepimizin utanması gereken sonuçların ortaya çıkmasından Türk halkı sorumlu değildir; Türkiye'nin yaşamış olduğu ve yaşamakta olduğu bu ekonomik darboğazdan da Türk halkı sorumlu değildir.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Türkiye, borç aldığı uluslararası bankaların bilgisayar ekranlarında, Maliyenin ve Hazinenin bilanço defterlerinde, sadece rakamlarla ve bilanço hesaplarıyla gösterilen bir ülke değildir; Türkiye, kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla, kastan, kemikten ve kandan yapılmış insanların ülkesidir. Türkiye'deki insanlar, tükendik diye haykırıyorlar. Bu haykırış, 3 Kasım seçimlerinde sandıklarda yankılandı. Bu insanlar acı çekiyorlar. İnsanların çektiği acılar, o uluslararası bankaların, Hazinenin ve Maliye Bakanlığının bilgisayarlarında dile getirilmiyor. O bilanço defterlerinde, bu acıların ve sıkıntıların çetelesi tutulmuyor. Dolayısıyla, bütçede sağlığa ayrılan payı, ekonomik güçlükleri aşmak için azaltmak insanî değildir, ahlakî değildir, doğru değildir. (CHP sıralarından alkışlar) Seçim öncesinde, hastanelerde kesilen bacaklardan, verilen kanlardan KDV almayacağını söyleyen iktidarın değerli milletvekillerinin bizlerle aynı duygu ve düşünceleri paylaşacaklarına inanıyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hakkı Akalın (CHP, İzmir). “Ek bütçe”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2002. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-akalin-22-2002-12-26-ek-butce (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
