# Bazı kanunlardaki cezaların idari para cezasına dönüştürülmesine dair kan. tas. ( s. sayısı :118 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hakkı Köylü (AK Parti, Kastamonu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim
- **Tarih:** 24 Nisan 2003
- **Gündem:** BAZI KANUNLARDAKİ CEZALARIN İDARİ PARA CEZASINA DÖNÜŞTÜRÜLMESİNE DAİR KAN. TAS. ( S. SAYISI :118 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hakki-koylu-22-2003-04-24-bazi-kanunlardaki-cezalarin-idari-para-cezasina-donusturulmesine-dair

> Hakkı Köylü (AK Parti), 24 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDAKİ CEZALARIN İDARİ PARA CEZASINA DÖNÜŞTÜRÜLMESİNE DAİR KAN. TAS. ( S. SAYISI :118 )); konuşma 605 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA HAKKI KÖYLÜ (Kastamonu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bazı Kanunlardaki Cezaların İdarî Para Cezasına Dönüştürülmesine Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu raporu hakkında açıklamalar yapmak üzere AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bu tasarıyla 42 adet özel kanunda değişiklik yapılmaktadır. Bu değişiklikle, bu kanunlardaki hürriyeti bağlayıcı ceza ve para cezaları, idarî para cezasına dönüştürülmektedir. Peki, neden böyle bir uygulamaya gerek görülmüştür: Birinci olarak, burada isimlerini saymak istemediğim toplam 42 adet özel kanundaki ceza hükümlerinin, bir iki istisnası hariç olmak üzere, tamamına yakını para cezasını içermektedir. Bu cezalar zaman zaman artırılmakla birlikte, kanun maddelerinde yazılı miktarların ne zaman, ne kadar artırıldığı ve halen ne miktarda tatbik edilmesi gerektiği kargaşaya yol açmaktadır. Bu bakımdan, öncelikle bu cezaların güncelleştirilmesi zarurî olmuş ve bu tasarıyla bu da yapılmaktadır.

İkinci husus, bahse konu 42 adet özel kanundaki suçlar görevliler tarafından soruşturulmakta ve tespit edilmekte, daha sonra da cumhuriyet savcılıklarına intikal ettirilmektedir. Cumhuriyet savcıları da, çoğu zaman, Türk Ceza Kanununun 119 uncu maddesine göre, suçun faillerine bir önödeme ihtarı göndermektedir. Önödeme tebliğine rağmen verilen on günlük süre içerisinde para cezası ödenmezse, mahkemeye dava açılmaktadır. Bu defa, dosya mahkemede ele alınmakta ve genellikle de önödeme ihtarındaki ceza yarı oranında artırılarak mahkûmiyet hükmü kurulmaktadır. Çok nadir olarak da, madde metninde bulunan hapis cezası verilmekte, hapis cezası da sonuç olarak paraya çevrilmektedir. Bu kanunlardaki suçların neredeyse tamamına yakını şeklî suçtur; uzun boylu bir araştırmayı, incelemeyi, üzerinde tartışmayı gerektiren suçlar değildir. Şu halde, sonunda yine para cezası verilecek bu suçların adlî yargıda, özellikle sulh ceza mahkemelerinde görülmesini gerektirecek hukuksal bir neden bulunmamaktadır.

Gelelim işin diğer bir boyutuna; bu da, birinci derece adlî yargı mahkemeleri ve Yargıtayın iş yüküyle ilgilidir. Burada, birinci derece mahkemelerine; yani, sulh ceza mahkemelerine gelen iş sayısından bahsetmek istemiyorum; ancak, yine de birkaç örnek verelim. Mahkemelere açılan davalarda verilen kararlar, 1998 yılında 907 000, 1999 yılında 1 093 000, 2000 yılında 1 189 000, 2001 yılında 1 563 000'dir. Ceza mahkemelerinden verilip de temyize giden ve Yargıtay ceza dairelerinde görülen dava sayısı ise 45 000'dir. Bu bilgiler, bize, mahkemelerin iş yükünü hafifletmek için bu para cezalarının idarî para cezasına dönüştürülmesindeki zarureti ortaya koymaktadır.

Tasarıda, ayrıca, bu idarî para cezalarını verecek merci de düzenlenmiştir. Keza "verilen para cezalarına itirazın, yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine yapılacağı" hükmü de karar altına alınmıştır. Her ne kadar ilk bakışta, itiraz merciin idare mahkemesi yerine, sulh ceza mahkemesi olmasının daha uygun olabileceği fikri akla gelmekteyse de, buna göre verilen idarî para cezalarına itiraz, Anayasa Mahkemesinin 8.10.2002 tarih ve 2001/225 esas, 2002/88 karar; yine Yüksek Mahkemenin 15.5.1997 tarih ve 96/72 esas, 97/51 karar sayılı hükmü ve buna uyularak verilen Danıştay 6. Dairesinin 2002/628 esas ve 1324 karar sayılı kararları karşısında idare mahkemesine yapılacaktır. Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı gözönüne alındığında, buna uygun düzenleme yapılmak mecburiyeti doğmuştur ve kanun da buna uygun olarak düzenlenmiştir.

Keza, itirazın yapılacağı merci yanında, süresi de belirtilmiştir. Ayrıca, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde yapılacak itiraz, infazı durdurmayacak ve itiraz, zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde yapılan bir incelemeyle sonuçlandırılacaktır.

Verilen para cezaları ise, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edilecektir.

Değerli milletvekilleri, tasarıya bir de geçici madde eklenmiştir. Bu geçici maddeye göre, cumhuriyet savcıları, halen ellerinde bulunan hazırlık evrakına takipsizlik kararı vererek, evrakı, yetkili idarî mercie göndereceklerdir. Mahkemeler de aynı şekilde ellerinde bulunan dosyalara görevsizlik kararı vererek, ilgili mercie intikal ettireceklerdir.

Keza, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Yargıtay daireleri ellerinde bulunan dosyaları iade ederek, kanun gereğince işlem yapılmak üzere mahkemelerine göndereceklerdir.

Kısaca, izah ettiğimiz gibi, takdirlerinize sunulan tasarı, günümüz hukukuna ve koşullarına uygun bir düzenleme şeklinde hazırlanmıştır. Tasarıya olumlu oy vereceğiniz kanaatinde olduğumu belirterek, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hakkı Köylü (AK Parti, Kastamonu). “Bazı kanunlardaki cezaların idari para cezasına dönüştürülmesine dair kan. tas. ( s. sayısı :118 )”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 24 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-koylu-22-2003-04-24-bazi-kanunlardaki-cezalarin-idari-para-cezasina-donusturulmesine-dair (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
