# Adli sicil kanunu teklifi ve adalet komisyonu raporu (s.s.899)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hakkı Köylü (AK Parti, Kastamonu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim
- **Tarih:** 25 Mayıs 2005
- **Gündem:** ADLİ SİCİL KANUNU TEKLİFİ VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (S.S.899)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hakki-koylu-22-2005-05-25-adli-sicil-kanunu-teklifi-ve-adalet-komisyonu-raporu-s-s-899

> Hakkı Köylü (AK Parti), 25 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ADLİ SİCİL KANUNU TEKLİFİ VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (S.S.899)); konuşma 947 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA HAKKI KÖYLÜ (Kastamonu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; takdirlerinize sunmuş olduğum Adlî Sicil Kanunu Teklifiyle ilgili Grubum adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, benden önceki konuşmacı arkadaşımın da belirttiği gibi, Türk Ceza Kanununun yeni yapılmasıyla birlikte, ceza sistemimizde ve Ceza Kanununa bağlı diğer kanunlarda önemli ölçüde değişiklikler meydana gelmiştir. Ceza Kanunumuzdaki yaptırım sistemi, şu anda yürürlükte olan 765 sayılı Ceza Kanunundaki yaptırım sisteminden biraz daha farklıdır. Bu sebeple, cezaların verilmesinin şekli değişmiş, sistem değişmiş, sonuç cezalar değişmiş ve infaz sonrası hükümler değişmiştir.

İnfaz sonrası, özellikle adlî sicili ilgilendiren bir konudur. Bu sebeple, Adlî Sicil Kanununda da değişiklik yapılması gerekmektedir. İşte buna istinaden, yeni bir adlî sicil kanunu hazırlama ihtiyacı hâsıl olmuştur. Belki mevcut Adlî Sicil Kanununda birkaç maddelik bir değişiklikle bu işi halledebilirdik diye düşünebiliriz; ama, zaten Adlî Sicil Kanunu, 11 maddeden müteşekkil bir kanundu, bunun 7 - 8 maddesi değişeceğine göre, şu halde, baştan, yeni bir adlî sicil kanunu yazmak daha doğru olur diye düşündük.

Değerli milletvekilleri, bu Adlî Sicil Kanunu Teklifi ne getiriyor ne götürüyor, önce, kısaca ondan bahsedeceğim. Daha önceki Ceza Kanunundan çıkan hükümlerin adlî sicile kaydedilmesiyle, bu kanundan çıkan hükümlerin adlî sicile kaydedilmesi arasında esaslı olarak bir fark yoktur; ancak, çıkan sonuçlar değişik olduğundan, adlî sicile de değişik hükümler girmektedir. Bunları, burada, tek tek saymayacağım.

Adlî sicil, merkezî ve mahallî adlî sicil olarak iki şekilde adlandırılmaktadır, böyle bir yapılanma söz konusudur. Demin arkadaşımın belirttiği bir 16 ncı madde vardır; mahallî adlî sicildeki görevliler, işletme şefi, veri hazırlama ve kontrol mühendisi, çözümleyici, müdür, şube müdürü gibi elemanlar istihdam edilecektir. Yalnız, bunlar, daha önceden, bölgesel adlî sicillerde kısıtlı olarak vardı. Bölgesel adlî sicillerde, veri hazırlama ve kontrol şefi, bölge adlî sicil şube müdürleri vardı. Bunlar da, Adalet Bakanlığı tarafından atanan personeldi; ama, şimdi, biraz daha genişlettik, personelin de atanması, gene Adalet Bakanlığı tarafından yapılacaktır. Bu bakımdan, bir geriye dönüş söz konusu değildir. Nitekim, cezaevi müdürleri, müdür yardımcıları, icra müdür ve yardımcıları, cezaevlerindeki doktor, öğretmen gibi elemanlar da Adalet Bakanlığı tarafından atandığına göre, adlî sicil elemanlarının da Adalet Bakanlığı tarafından atanmasının bir sakıncası olmadığı kanaatindeyiz.

Adlî sicile Türk mahkemelerinden verilen kararlar ile yabancı mahkemeler tarafından Türk vatandaşları hakkında verilmiş olan kararlar kaydedilecektir; ancak, yabancı mahkemeler tarafından verilmiş olan kararların doğurmuş olduğu sonuçlar, Türk hukukuna göre, Türk mahkemesi tarafından uygun bulunduğu takdirde bunlar kaydedilecektir.

Adlî sicil bilgilerini kimler isteyebilecek. Adlî sicil bilgilerini, bu bilgiye ihtiyacı olan kişiler kendileri isteyebileceklerdir, kamu kurum ve kuruluşları isteyebileceklerdir, hâkimler, savcılar ve mahkemeler isteyebileceklerdir. Ayrıca, ne için istediği belirtilmek şartıyla, kamu yararına çalışan meslek kuruluşları da isteyebileceklerdir. Adlî sicil bilgileri gizlidir, kimseye açıklanamaz, veriliş amacı dışında da kullanılamaz.

Değerli arkadaşlar, adlî sicil bilgilerini, hâkimler, cumhuriyet savcıları, askerî hâkimler, askerî cumhuriyet savcıları da dahil olmak üzere, mahkemeler kendiliğinden sorgulayabilirler sisteme girmek suretiyle; ancak, kolluk görevlilerine ve başka kamu kuruluşlarına, gerekirse Adalet Bakanı onay verebilir ve bu onayla onlar da sorgulayabilir. Bunun haricinde, mahallinde adlî sicil kayıtları cumhuriyet savcılıklarınca verilecektir; fakat, cumhuriyet savcılığı, başka bir deyişle, asliye teşkilatı olmayan ilçelerde kaymakamlar adlî sicil bilgilerini verebileceklerdir.

Değerli arkadaşlar, adlî sicil bilgilerinin silinmesiyle ilgili bir değişik düzenleme var. Daha önceki Adlî Sicil Kanunumuzda adlî sicil bilgileri adlî sicildeki kaydın mahkeme kararıyla silinmesi üzerine silinme işlemi yapılıyor ve kayıt tamamen ortadan kaldırılıyordu, hak yoksunluklarının geri alınması şeklinde oluyordu. Onu, arkadaşım daha önce açıkladı; o konuya ben girmek istemiyorum; fakat, bundan sonra, bu süre dolduğu andan itibaren, yani kararın tamamı infaz edildikten sonra doğrudan doğruya -bu, yeni Ceza Kanunumuzda düzenlenen bir hükümden kaynaklanmaktadır- Adlî Sicil Genel Müdürlüğü tarafından bu kayıt silinecek ve arşive alınacaktır. Daha önceki Adlî Sicil Kanunuyla arasındaki farklardan birisi budur. Önceki Adlî Sicil Kanunumuzda silinen kayıtlar arşive alınmıyordu. Bir istisnayla -Anayasanın 76 ncı maddesinde sayılan suçlardan dolayı- düzenlenen, sicil kayıtları silindikten sonra arşive alınıyor, seçim kurulları veya istediğinde mahkemelere ibraz edilmek üzere; ama, bundan sonra bütün kayıtlar arşive alınacaktır. Arşivde de "milletvekili seçimleri" kısmını biz kaldırdık "seçim kurulları tarafından istenebilir" dedik. Burada şöyle bir sorun çıktı; bu bakımdan "milletvekili seçimi" tabirini çıkardık. Şimdi, köy ve mahalle muhtarları, il genel meclisi üyelerinin seçimleri de seçilme şartları açısından milletvekili seçimine bağlanmış; yani, milletvekili seçilme şartlarını taşıyabilen kişiler, ancak -özellikle sicil açısından diyorum bunu- muhtar veya il genel meclisi üyesi olabiliyor. Yüksek Seçim Kurulu, bu seçimlerden dolayı, istediği takdirde, kanunda sadece milletvekili seçimleri için verilebilir kaydı bulunduğundan ilgili birimden bu kayıtların verilmesinde bir tereddüt hâsıl olmuştur. Bu bakımdan, bunlara da rahatlıkla verilebilmesi için "milletvekili" tabirini kaldırdık ve seçim kurulları, ilgili seçim kurulları istediği takdirde bu kayıtları vereceklerdir.

Arşiv bilgilerinin silinmesi ise, suçun tamamen ortadan kalkması, kişinin ölmesi veya üzerinden seksen yıl geçmesiyle mümkündür. Şimdi, o "seksen yıl" tabiri, bizim de hakikaten neden bu seksen yıl diye kafamıza takıldı; ama, herhalde şöyle konulmuş, daha önceden de böyle geliyordu: Bir kişi 20 yaşında suç işlese, üzerinden seksen yıl da geçse 100 yaşına gelir; artık müsaade edelim de 100 yaşından sonra sicilinde bir kaydı olmasının bir faydası yok. O da sicil kaydı olmaksızın ölsün, ölmeden önce sicilinde kayıt kalmasın diye belki düşünülmüş olabilir.

Bu kanundaki bir değişiklik de geçici maddede vardır değerli arkadaşlarım. Geçici maddeyle, mevcut Adlî Sicil Kanunumuzun 8 inci maddesindeki süreler dolmuş ise şayet, bu sürelerin dolduğu andan itibaren sicil kayıtları, adlî sicil kayıtları Adlî Sicil Genel Müdürlüğü tarafından oluşturulacak bir komisyonca silinecektir. Şayet süresi dolmamış olan kayıtlar varsa, bunlar da süresi dolduktan sonra -ki, bu kanun o zamana kadar yürürlüğe girecektir- mahkemelere müracaat edilmek suretiyle, mahkemeler tarafından silinecektir; ama, bunlar arşive alınmayacaktır. Sebebi de, yeni suçlar arşive alınacak, ama, eskiler alınmayacaktır; çünkü, eskiden zaten bunlar arşive alınmıyordu. Şimdi, bu kanun girdikten sonra bunların arşive alınması aleyhe bir durum doğuracaktır; belki kazanılmış hakkın ihlali söz konusudur. Bu bakımdan, onlar arşive alınmadan silinip kaldırılacaktır.

Kanunda esaslı değişiklikler bunlardır. Bu kanun teklifini takdirlerinize sunuyorum; Yüce Heyeti, tekrar, saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hakkı Köylü (AK Parti, Kastamonu). “Adli sicil kanunu teklifi ve adalet komisyonu raporu (s.s.899)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 25 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-koylu-22-2005-05-25-adli-sicil-kanunu-teklifi-ve-adalet-komisyonu-raporu-s-s-899 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
