# Kaçakçılıkla mücadele kanunu tasarısı; niğde milletvekili orhan eraslan ile van milletvekili mehmet kartal'ın; 4926sayılı kaçakçılıkla mücadele kanununda değişiklik yapılması ve bu kanuna bir ek geçici madde eklenmesi hakkında kanun teklifi ve van milletvekili yekta haydaroğlu'nun; kaçakçılıkla mücadele kanununa bir madde eklenmesi ile ilgili kanun teklifi ile adalet komisyonu raporu (1/240, 2/403, 2/644) (s.s.:1275)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hakkı Köylü (AK Parti, Kastamonu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim
- **Tarih:** 21 Mart 2007
- **Gündem:** KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU TASARISI; NİĞDE MİLLETVEKİLİ ORHAN ERASLAN İLE VAN MİLLETVEKİLİ MEHMET KARTAL'IN; 4926SAYILI KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE BU KANUNA BİR EK GEÇİCİ MADDE EKLENMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ VE VAN MİLLETVEKİLİ YEKTA HAYDAROĞLU'NUN; KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNUNA BİR MADDE EKLENMESİ İLE İLGİLİ KANUN TEKLİFİ İLE ADALET KOMİSYONU RAPORU (1/240, 2/403, 2/644) (S.S.:1275)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c150/b078/tbmm221500780479.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hakki-koylu-22-2007-03-21-kacakcilikla-mucadele-kanunu-tasarisi-nigde-milletvekili-orhan-erasla

> Hakkı Köylü (AK Parti), 21 Mart 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU TASARISI; NİĞDE MİLLETVEKİLİ ORHAN ERASLAN İLE VAN MİLLETVEKİLİ MEHMET KARTAL'IN; 4926SAYILI KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE BU KANUNA BİR EK GEÇİCİ MADDE EKLENMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ VE VAN MİLLETVEKİLİ YEKTA HAYDAROĞLU'NUN; KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNUNA BİR MADDE EKLENMESİ İLE İLGİLİ KANUN TEKLİFİ İLE ADALET KOMİSYONU RAPORU (1/240, 2/403, 2/644) (S.S.:1275)); konuşma 1.669 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA HAKKI KÖYLÜ (Kastamonu) - Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; konuşmama başlamadan önce, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, kanunun ikinci bölümüyle ilgili söyleyeceklerime geçmeden önce, benden önce konuşan arkadaşlarımdan Sayın Küçükaşık'ın bazı iddiaları oldu kanunla ilgili; onlara, müsaade ederseniz, kısaca cevap vermek istiyorum.

Bir müsteşar vekilinin hakkında yargı yoluna gidildiğini ve mahkûm olduğu takdirde, henüz soruşturma da devam ettiğinden, etkin pişmanlık hükümlerinden istifade ederek cezasının ortadan kaldırılacağını veya önemli ölçüde cezasının düşeceğini ileri sürdü.

Öncelikle şunu söylemek istiyorum: Bir kimse hakkında soruşturma başlatılmış olması, o kişinin mahkûm olacağı anlamına gelmez. Hiç kimse, hakkında mahkemeden kesin mahkûmiyet hükmü çıkmadan, o kişiyi mahkûm olarak kabul edemeyiz. Öncelikle bunu bir kenara yazalım.

İkincisi: Sayın arkadaşım kanunu herhalde son tarafından okuyor. Biraz detaylı düşünürsek, etkin pişmanlık hükmü, daha önceki 4926 sayılı Kanun'umuzda da var. O Kanun'umuzda, olay haber alınmadan ihbar edene bir indirim var, daha doğrusu cezasızlık var, bunda da aynı şekilde cezasızlık var. 4926'da, olay haber alındıktan sonra ihbar edene ve olayın failleriyle, eşyayı yakalamaya yardım edene verilecek cezada indirim var, bunda da aynı şekilde indirim var. İlave olarak ne var? Üzerinde durduğu konu da odur, soruşturma safhasında eğer etkin pişmanlıkta bulunur da olayın faillerinin ve kaçak eşyanın yakalanmasına yardımcı olur ve bu husus sübuta ererse, bu takdirde ilave bir indirim var. Yani, bu takdirde eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katı kadar idari para cezası verilecektir.

Şimdi, arkadaşımızın anlattığı, büyük ihtimalle, bu kısmına giriyor, anlattığı budur.

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Bursa) - Hayır, yok. Hayır... İkinci fıkrada sizin dediğiniz hiçbir şey yok. Tekrar okuyun ikinci fıkrayı.

HAKKI KÖYLÜ (Devamla) - Ben okudum...

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Bursa) - Hayır, etkin pişmanlık göstermek yok.

HAKKI KÖYLÜ (Devamla) - Ben okudum ikinci fıkrayı.

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Bursa) - Ben okuyacağım şimdi.

HAKKI KÖYLÜ (Devamla) - Şimdi, başka bir şey daha söyleyeyim.

BAŞKAN - Sayın Küçükaşık...

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Bursa) - Hayır, yok.

BAŞKAN - Sayın Küçükaşık, karşılıklı konuşmayalım. Siz konuştunuz...

Buyurun.

HAKKI KÖYLÜ (Devamla) - Ben size daha başka bir şey söylüyorum.

Şimdi, değerli arkadaşlar...

BAŞKAN - Sayın Köylü, siz Genel Kurula hitap edin.

HAKKI KÖYLÜ (Devamla) - Tamam Başkanım.

Biz bu kanunu hazırlarken, ta temelinden beri işin içindeyim, Ceza Kanunu'nda biliyorsunuz bir kargaşa yaşandı ki, bir temel kanun yapılırken elbette ki bu olacaktı. Lehe hüküm, aleyhe hüküm, hangi kanun lehedir, hangi kanun değildir, bu konuda bütün davalar yeniden ele alındı ve gözden geçirildi. Davaların kararları tekrar verildi, Yargıtaya gitti, derken, büyük bir zaman kaybına sebep olundu. Biz burada özellikle bunu da hesap ederek, hiç kimsenin bu kanunun lehe bir kanun olduğunu düşünerek, bu kanundan istifade ederek davasının yeniden ele alınmasına fırsat vermemek için bir düzenleme yaptık.

Şimdi, etkin pişmanlık hükmü varsayalım failin lehine, şu anda devam eden birisinin lehine. Peki, kanunu nasıl uygulayacağız? Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un ilgili maddesine bir göz atalım. 9'uncu maddenin 3'üncü fıkrası aynen şöyle diyor: "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." Bu, eskiden de böyleydi, Ceza Kanunu çıktıktan sonra da böyledir.

Şimdi, eski kanunun -yani şu anda yürürlükte olan kanunun, öyle diyelim- kaçakçılık suçuna vermiş olduğu -3'üncü maddenin 1 'inci fıkrasından başlarsak, normal kaçakçılık odur- eşyanın gümrüklenmiş değerinin 3 katı ile 6 katı arasında bir para cezası vardır. Bizim elimizdeki tasarıda ne vardır? Yalın olarak, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası vardır. Bahsedilen kişi, bu suçu tek başına işlediğinden dolayı soruşturmaya maruz kalmamıştır; bu suçu, bir çetenin içinde işlediğinden dolayı soruşturmaya maruz kalmıştır; yani, örgütlü olarak işlemiştir. Suç örgütlü işlendiğinde ne olacaktır? Ceza 2 katı artacaktır, yani üç yıldan on beş yıla kadar. Peki, bu suçta belgede sahtecilik var mı? Varsa, iki yıl da oradan ilave edeceğiz, alt sınırı en az beş yıl olacaktır. Basit bir para cezası, bu kanuna göre basit bir para cezası, öbür tarafta, alt sınırı beş yıldan on beş yıla varan hapis cezası. Yani, bunu birlikte değerlendirdiğimiz takdirde, hangi hâkim şimdiki kanunun lehe hüküm içerdiğini ve bunun uygulanması gerektiğini söyleyebilir? Bu, kesinlikle mümkün değil. Kanunu okurken, bütün hükümlerini bir araya getirip bu kişiye bu kanun uygulansaydı hangi hükümleri uygularız; onların hepsini bir araya getirip uygulayacağız, bir de eski kanuna bakacağız. Sonuç hakikaten lehineyse, sizin dediğiniz gibi olurdu, ama, burada lehe olması kesinlikle mümkün değildir, böyle bir şey kabul edilemez.

Değerli arkadaşlarım, şimdi bunu geçtikten sonra, bu kanunla ilgili, ben, çok merak edilen ve bazı arkadaşlarımızın da ısrarla daha değişik şekilde düzenlenmesini istedikleri -hem Cumhuriyet Halk Partili hem AK Partili arkadaşlarımızın- bir iki hükmü var, ondan bahsetmek istiyorum. Bu kanunun temel özelliklerinden birincisi, el koyma. Eşyaya el koymada, eski kanuna göre bir değişiklik yoktur. Kaçak eşyaya, bulunduğu zaman el konulur ve muhafaza altına alınır. Eğer bu eşya bozulacak cinstense üç gün içinde hemen satışı yapılır. Eğer muhafazası zor bir eşyaysa on beş gün içinde satışı yapılır. Bütün bunların kapsamına girmeyip de, mahkeme eğer bir yıldan fazla sürerse, bir yılın sonunda derhâl satışı yapılmak suretiyle parası hazinede emanet hesaba alınır. Sonunda davayı kazanan tarafa, daha doğrusu, vatandaş davasını kazanırsa bu takdirde faiziyle birlikte kendisine iade edilir. Bu bir.

İkincisi: Kaçakçılık suçunda, eşya taşımada kullanılan araçların el konulmasıyla ilgili bir hüküm vardır ki, bu kanunun en büyük özelliği budur. Hepimiz biliyoruz, gümrük kapılarında, hatta, gümrük kapılarının dışında başka yerlerde sayısı artık binleri geçmiş, ne olacağı meçhul araçlar vardır. Bunlar gittikçe hurdalığa dönmektedir. Bu araçların ekonomiye kazandırılması gerekir; çünkü, bu, devlete de fayda sağlamıyor, vatandaşa da fayda sağlamıyor. Bu bakımdan şöyle bir düzenleme yaptık: Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 128'inci maddesinde kara, deniz, hava taşıt araçlarına el koymanın bu araçların siciline şerh vermek suretiyle yapılacağı hükmü amirdir, öyle hüküm konulmuştur. İşte, burada kaçakçılık suçlarında yakalanan araçları da buraya bağladık. Yani, bu araçlar da ilk yakalandığı zaman, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda belirtildiği şekilde, trafik siciline, deniz aracıysa onun siciline, hava aracıysa gene kendi siciline şerh konulmak suretiyle kendisine teslim edilecektir. Dava sonunda haklı çıkarsa aracı zaten kendisindedir, bir sorun kalmayacak, o sicildeki şerh ortadan kaldırılacaktır. Eğer bu araç kaçakçılık yapılmak üzere özel olarak, halk dilinde "zula" dediğimiz, yani, gizli bölmeler ihdas edilmek suretiyle kaçak eşya oraya konulmuş araçlardan ise veya bu aracın Türkiye'de sicil kaydı yok ise, Türkiye'de kayıtlı değilse veya bu araç, dava devam ederken kaçakçılık suçunda ikinci defa kullanılmış ise, bu takdirde araç alıkonulacaktır; yani, el koyma işi... "El koyma" hukuki bir tabirdir. Birincisinde sicile şerh veriliyor; ama, bu saydığım şekilde olursa, alıkonulacak, muhafaza altına alınacak; ancak, gene burada da ilanihaye durmayacaktır; aracın sahibi bir ay içerisinde bu aracın tamamının bedelini teminat olarak yatırırsa araç kendisine teslim edilecektir. Sonunda diyelim ki araç iade edilmedi, mahkeme müsadere kararı verdi. Bu takdirde, Ceza Kanunu'nun hükümlerine gidiyoruz gene, orada kazanç müsaderesi var. Eğer müsadere edilmek istenen araç yoksa, elden çıkmışsa, geri getirilmemişse veya müsadere edilecek araç tespit edilememiş ise, bunun kaim değeri müsadere edilecektir, yani aracın değeri kadar bir para, cezadan hariç olarak, o kişiden, sanık veya şüpheli dediğimiz kişiden alınıp devlet hazinesine konulacaktır.

Değerli arkadaşlarım, araç nasıl müsadere edilecektir? Şu anda, biliyoruz ki, mevcut kanunumuzda olmasına rağmen bazı hükümler uygulanamıyor; ama, Ceza Kanunu'nun müsadereyle ilgili 54'üncü maddesinde şöyle bir hüküm var, diyor ki: "İyi niyetli üçüncü şahıslara ait olmamak kaydıyla suçta kullanılan araçlar müsadere edilir." Mahkemenin mutlaka buna dikkat etmesi gerekir. Bu yeterli değil. Kaçakçılık suçunda aracın müsadere edilebilmesi için başka şartlar da getirilmiştir. Nedir bu? Birincisi; aracın, yani kaçak eşyanın ağırlık ve hacim bakımından o araçla taşınmasını zaruri kılması. Bu bir.

İkincisi; gene ağırlık ve hacim bakımından bu aracın ağırlıklı yükünü kaldırması. Yani, aracın ağırlıklı yükü bu değil de, diyelim ki, bir araçta 10 ton yük var, bunun arasında 500 kilo da kaçak eşya varsa, 10 tonluk veya 15 tonluk bir kamyonda 500 kilo veya belki 1 tonluk bir kaçak eşya yüzünden araç müsadere edilemez. Bunun, aslında temel esprisi, Ceza Kanunu'ndaki değişikliğe, yapıya uygundur; ama, bunu biraz daha somutlaştırdık bu kanunda. Ceza Kanunu'nun genel hükmünde, müsadereyle ilgili hükmünde şöyle der: "Eğer müsadere edilecek araç veya mal -her neyse suçta kullanılan- suçtan verilecek cezaya göre veya suçun şekline göre daha ağır bir netice doğuracaksa, fahiş bir netice doğuracaksa, bu takdirde, hâkim, müsadere kararı vermeyebilir." Ama, bu karar sağlıklı bir şekilde uygulanamadığı için, işte Kaçakçılık Kanunu'nda bunu netleştirdik, somut hâle getirdik ve bu şekilde düzenleme yaptık.

Ayrıca, bu kanunda, ikramiyelerde bir miktar artış olmuştur. Bu kanunda, keza mahkemelerin görevi belirtilmiştir, asliye ceza mahkemesinde bakılacağı tespit edilmiştir. Eğer, belgede sahtecilik suçu varsa, bu zaten ağır cezalık olduğu için, bununla birlikte ağır ceza mahkemesinde görülecektir.

Yine, bir arkadaşımız, dünkü konuşmasında söyledi herhalde: "Bu kaçakçılığı önlemekle görevli olanlar, özellikle gümrüklerdeki görevlilerin veya diğer kaçakçılıkla yakından ilgilenen kişilerin bu suça karıştıkları zaman zaman görülmektedir -doğru, görülmektedir- bunlara niye ceza verilmiyor?" dedi. Aslında, bunlara da kaçakçılıktan ceza veriliyor. Kaçakçılığı önleme, izleme ve araştırmakla görevli olanlar -tek tek sayılmıştır bunlar- bu kapsama giren kişiler, kaçakçılık suçundan zaten ceza alacaklardır. Ayrıca, aldıkları ceza, bu sıfatlarından dolayı da yarı oranında artırılacaktır, yani, onlar açısından daha ağır bir hüküm meydana gelmiştir.

Ayrıca, 4'üncü maddenin 7'nci fıkrasında, devletin ekonomik, iktisadi ve askerî güvenliği açısından tehlike yaratabilecek suçlarla ilgili düzenleme yapılmıştır, doğrudur. Bunu muhalefetteki arkadaşlarımız da söyledi. Ama, o önergenin altında kimin imzası var, ona da, bakarlarsa, arkadaşlarımız... Yani, bunu bizim de, gerçekten kabul ettiğimizi bilmelerini istiyorum.

Ayrıca, ben, bu hükmü koyarken de Türkiye'deki birçok yerdeki, özellikle büyük şehirlerdeki cumhuriyet savcılarıyla irtibata geçerek, bu şekilde açılmış dava var mı yok mu diye sordum. Onun sonucuna göre bir yerde açılmış birkaç tane dava var. Her ne kadar, Ceza Kanunu'nda esasında, bunu önleyici hükümler varsa da veya 6136 sayılı Kanun'da bunu önleyici hükümler varsa da ama bir boşluk doğmasın diye, buraya da bu hükmü koyduk. O arkadaşlarımızın o hatırlatmasından dolayı da kendilerine teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu kanun, başta da söylediğim gibi, hiç kimseyi kurtarmıyor, kimsenin lehine hüküm icra etmiyor. Sadece usul hükümleri yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanabilecektir. Usul hükümleri de el koymaya ilişkin hükümlerdir. Müsadere hükümleri dahi, mevcut ka- nundakiler uygulanacaktır. Çünkü, bu kanunun ağır hükümleri olduğu için onu ayıramayacağız. Sadece usul hükümleri uygulanacak, bu usul hükümleri de bildiğimiz gibi, el koymaya ilişkin hükümler. Kanun yürürlüğe girdiği andan itibaren hemen uygulanacak, vatandaş derhal müracaat ederek aracını geri alabilecektir ve belki de afla kurtulabilecek bir şey, büyük bir yük bu şekilde ortadan kalkmış olacaktır diye düşünüyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hakkı Köylü (AK Parti, Kastamonu). “Kaçakçılıkla mücadele kanunu tasarısı; niğde milletvekili orhan eraslan ile van milletvekili mehmet kartal'ın; 4926sayılı kaçakçılıkla mücadele kanununda değişiklik yapılması ve bu kanuna bir ek geçici madde eklenmesi hakkında kanun teklifi ve van milletvekili yekta haydaroğlu'nun; kaçakçılıkla mücadele kanununa bir madde eklenmesi ile ilgili kanun teklifi ile adalet komisyonu raporu (1/240, 2/403, 2/644) (s.s.:1275)”. TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim tutanağı, 21 Mart 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-koylu-22-2007-03-21-kacakcilikla-mucadele-kanunu-tasarisi-nigde-milletvekili-orhan-erasla (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c150/b078/tbmm221500780479.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
