# Türkiye cumhuriyeti anayasasında değişiklik yapılması hakkında (s.s.32)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hakkı Suha Okay (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim
- **Tarih:** 10 Ekim 2007
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.32)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c002/b006/tbmm230020060494.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hakki-suha-okay-23-2007-10-10-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-32

> Hakkı Suha Okay (CHP), 10 Ekim 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.32)); konuşma 978 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA HAKKI SÜHA OKAY (Ankara) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'yle ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım. Gerek Parti Grubum adına gerek şahsım adına sizleri saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bugün saat 12.00'den bu yana Anayasa'mızın bazı maddelerinde değişiklik yapan kanun teklifine ilişkin görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Bu süreçte AKP Grubuna dâhil kimi sözcü arkadaşlarım bu aşamaya nasıl gelindiğine ilişkin bilgilendirirken kimi gerçekleri farklı olarak ifade ettiler. Öncelikle bir iki hususu düzelterek konuşmamı sürdürmeyi düşünüyorum.

İfade edilenlerden biri şuydu: 367 şartı şimdiye kadar hiç aranmadı, ama ilk kez 2007'de Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde arandı.

Değerli arkadaşlarım, gerek Sayın Süleyman Demirel'in gerek Sayın Ahmet Necdet Sezer'in seçimlerinde toplantı yeter sayısı olan 367 sayısı Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu salonunda hazırdı. Hem Sayın Demirel'in hem Sezer'in seçim süreciyle bu süreci karıştırmayın. Ama, şu denilebilir: "Sayın Özal'ın da seçiminde 367 olan toplantı sayısı veyahut da o dönemdeki Parlamento sayısına göre gerekli olan üçte 2 çoğunluk yoktu."

Değerli arkadaşlarım, bir kural ihlal edildi diye bu kuralın ilanihaye ihlal edilmesi söz konusu olamaz. Yani, bir defa kırmızı ışıktan geçtik, bundan sonraki süreçte ben de geçerim... Hayır, sen geçemezsin ve bu süreç yargıya taşınır, yargı da Anayasa'ya uygun kararını verir.

Peki, 367 sonrası ne oldu, Anayasa Mahkemesi kararı sonrası ne oldu? O süreçte Parlamentoda bulunan, ama seçim sürecinde seçime dahi katılamayan, Anavatan Partisi AKP Grubuyla iş birliği yaptı, "uzlaşmayı gerçekleştireceğiz" dedi ve o uzlaşmanın ürünü olarak Anayasa'da değişiklik yapan ve referandumu da içeren bir paket gündeme geldi.

Tabii, anayasalar yapılırken hazırlandığı döneme bakılır. Hazırlandığı dönem geçmişi göz önünde tutar, ama geleceğe de ışık tutar. Hazırlandığı dönemde Parlamentoda yeter sayı bulunamaz endişesiyle böyle bir kanun değişikliği teklifi Türkiye'nin gündemine geldi ve bu teklif öylesine alelacele gündeme getirildi ki, sanki hem seçim yapılacak hem de Cumhurbaşkanı seçilecekti. Fakat, olmadı. Seçim yapıldı, ama, o seçim sürecinde Cumhurbaşkanlığına talepkâr olan Sayın Gül dahi, AKP'nin tüm sözcüleri seçim çalışmalarında dediler ki: "Biz, halk tarafından Cumhurbaşkanının seçilmesini istedik. Ama, Parlamentoda şimdi bize o yetkiyi verin, halk tarafından seçilsin." Şimdi bu süreç gel- di, yeni, 23'üncü Dönem Parlamentosu çalışmaya başladı, bir anda Parlamento Anayasa'ya uygun Cumhurbaşkanını seçti. Şimdi "Anayasa'ya göre seçiminde zorluk olacak." ifadesi edilen Sayın Cumhurbaşkanının konumunu tartışmadan çıkartmak için bu kez paketten, çerçeve 6'ncı maddenin içerisinde yer alan 18 ve 19'uncu geçici maddelerin çıkarılması için bu Meclis gündeminde bunları konuşuyoruz ve bunları konuşurken bir taraftan da oylama devam ediyor. Şu an gümrüklerde halkımız oyunu vermeye devam ediyor. 10 Eylülden bu yana da bu süreç işliyor. Kimilerine göre "1 oyun ne önemi var?" denilebilir, ama bilesiniz ki, bu Parlamentoda 1 oy nedeniyle Cumhurbaşkanı seçi- lememiştir, benim partim 47 oy nedeniyle 1 milletvekili eksik kazanmıştır. Hem oyun çok önemi var hem de vatandaşın iradesini yok farz etme hakkımız yok. Bu oylama süreci başlamıştır.

Şimdi birinci tur görüşmeleri yapıyoruz, salı günü ikinci tur görüşmelerini yapacağız ve bir anda o paketten iki maddeyi çıkaracağız ve o iki maddeyi çıkarırken de, bugüne kadar oy veren vatandaşların iradelerini yok farz edeceğiz.

Ve şunu da anlamakta zorluk çekiyorum. Parlamento salı günkü görüşmesinde belki bu değişiklik teklifini kabul edecek. Ama, nereden çıkarıyorsunuz Sayın Cumhurbaşkanı da aynı gün onaylayacak? Ona güveniyorsunuz. Ama, ya incelemek isterse!

Bunu şunun için ifade ediyorum: Bu yasa, yani görüşmekte olduğumuz bu temel yasa ele alındığında zaten birsürü yanlışla iç içeydi. Örneğin, nereden çıkarıldı 11 'inci Cumhurbaşkanı? Cumhurbaşkanları içerisinde öyle bir sıralama mı vardı? Niye o "11 'inci Cumhurbaşkanı" ibaresi konuldu? Hiçbir yasal düzenlemede Cumhurbaşkanlarının sıralaması yer almıyor.

Şimdi, bugün üzerinde konuştuğum geçici 19'uncu maddede, halkoyuna sunulması hâlinde Cumhurbaşkanının nasıl başvuruda bulunacağı ve bunun Yüksek Seçim Kurulunda nasıl inceleneceği söyleniyor.

Değerli arkadaşlarım, şu söylenebilir: "Kanunla düzenlenir." hükmü var 5'inci maddenin son cümlesinde. Ee, orada düzenliyoruz." Biz Cumhurbaşkanı seçiyoruz, Türkiye'ye Cumhurbaşkanı seçiyoruz. Yani, Anayasa'daki bir hükümle kanundaki hüküm arasındaki kabul sayılarının farklılığı da göz önüne alınırsa, bu konuda çok daha titiz, çok daha dikkatli olma zorunluluğumuz var.

Bir başka husus: "Efendim, Cumhuriyet Halk Partisinin Sayın Genel Başkanı bu referandum için 200 trilyon harcanacak." diyor, kimi AKP sözcüleri "30 trilyon harcandı." İşte, referandum için 100 trilyon... 30 veya 100... Çok rica ediyorum; o parada tüyü bitmemiş yetimin hakkı var. Ne olacak, 100 trilyon da buraya gitsin deme hakkımız yok. Niçin? Çünkü bir iddiayla, Türkiye'nin gündemini değiştiren bir söylemle...

AKP, bugün kimi grup sözcülerinin sahiplendiği, kimi zaman Hükümet sözcülerinin ve grubunun sahiplenmediği bir Anayasa tartışmasını Türkiye'nin gündemine getirdi. Böylesine Anayasa tartışmalarının Türkiye'nin gündeminde olduğu bir süreçte, şimdi referandumda kabul edilecek değişikliğe baktığımızda özeti şudur: Cumhurbaşkanını yedi yıl değil beş yılda seçelim. Milletvekillerinin süresi beş yıl olmasın, dört yıl olsun.

Değerli arkadaşlarım, bu her aşamada yapılabilir. Parlamento açılalı, bu yasama dönemi başlayalı daha üç ay oldu. Eğer, o Anayasa değişikliği teklifinde veya AKP Grubunun söyleminde olduğu gibi yeni anayasa, sivil anayasada samimiyseniz, gelin, bunu bir bütün olarak ele alalım. Böylesine palyatif, parça parça, orasından burasından değişiklikler yaratarak Anayasa.'yı değiştirmeyelim ve bunun hiç kimseye de bir faydası yok. Ayrıca, bütün bunlara baktığımızda şunu görüyorum: Böylesine irade Meclisi yıpratıyor, Mecliste itibar zafiyetine sebebiyet veriyor. Oysa, Türkiye Büyük Millet Meclisi demokrasinin kalbi. Değerli arkadaşlarım, anayasalar böylesine sık sık değiştirilmez. Anayasalar kalıcı metinlerdir. Anayasaları günün koşulları için değiştirmeye kalkarsanız, bir gün bir başka ekseriyet gelir, o da bunun alışkanlık hâlinde olduğunu tespit eder, o da bunu yapmaya kalkar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Okay, bir dakika ek süre veriyorum, konuşmanızı tamamlayınız.

Buyurun.

HAKKI SÜHA OKAY(Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.

Gelin, Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygınlığına uygun, birlikte, kimi maddeler değişecekse, ama bir toplumsal uzlaşmayı, bir konsensüsü yaratacak bir anayasa metni hazırlanacaksa, el ele verelim, birlikte yapalım.

Şunun için söylüyorum anayasaların sık sık değiştirilemeyeceğini: Eğer, bu anayasaları böylesine hukukun kurum ve kurallarını göz ardı ederek, dilediğimiz zaman, isteğimize uygun biçimde değiştirmeyi alışkanlık hâline getiren bir Mecliste çalışmayı sürdürürsek, bilesiniz ki, bunun sıkıntısını gelecek süreçte çok fazla çekeriz.

Bu vesileyle, şahsım adına bu değişikliğin doğru olmadığını ifade ediyorum, sizlere saygı sunuyorum, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hakkı Suha Okay (CHP, Ankara). “Türkiye cumhuriyeti anayasasında değişiklik yapılması hakkında (s.s.32)”. TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim tutanağı, 10 Ekim 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-suha-okay-23-2007-10-10-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-32 (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c002/b006/tbmm230020060494.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
