# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hakkı Suha Okay (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim
- **Tarih:** 19 Nisan 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hakki-suha-okay-23-2010-04-19-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas

> Hakkı Suha Okay (CHP), 19 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 868 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HAKKI SUHA OKAY (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi grup önerisi lehinde söz aldım. Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, burada, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın değiştirilmesi için ve bu değişiklik önerisiyle; hukukun üstünlüğünün, hukukun güvenilirliğinin, hukuk devletinin, yargı bağımsızlığının, yargıç teminatının, kuvvetler ayrılığı ilkesinin ortadan kaldırılması amaçlanan ve demokrasiyi rafa kaldırmaya yönelik bir teklif, antidemokratik yöntemlerle Anayasa ve İç Tüzük’e aykırı olarak Meclis Başkanlığına sunulmuştur. Bu sunum sonrası kamuoyunda kimi tartışmalar yaşanmıştır. Sizlerin de hatırladığı gibi, bir şeylerin yetiştirilmesi ve apar topar Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın değiştirilmesi için yola çıkanlar, kendi aralarında oluşturdukları kurmay heyetleriyle AKP mutfağında Anayasa değişiklik teklifini taslak olarak hazırladıklarını ifade ettiler. Sonra günün birinde, bir pazartesi günü gece saat on bir sıralarında AKP sözcüleri “Taslak metin hazır, yarın saat 11.00’de Meclis Başkanlığına sunacağız.” dediler ve ertesi gün, salı günü saat on birde AKP’den 7 milletvekili arkadaşı Meclis Başkanlık koridorlarında televizyonlar gösterdi. Bu arkadaşlar Meclis Başkanlığına Anayasa değişiklik teklifini sunduklarını açıkladılar ve bu teklifin arkasında da çok doğal ki Anayasa hükmü gereği en az 184 imzanın yer alması gerekiyordu. Evet, görünürde 184’ü aşan imza vardı ancak işin enteresan tarafı bu teklifin kapağındaki imzalar, teklifin içindeki imzalar da aynı kişilerin elinden çıkmıştı.

Başlangıçta, bu teklif, grupların yani CHP ve MHP grubu ve kimi basın yayın organlarının eline geçtiğinde ilk başlangıçta, ilk teklifte Başbakanın, bakanların, AKP Genel Başkan yardımcılarının ve kimi grup başkan vekillerinin imzasının olmadığını tespit ettik ve yine bu teklifin altında excel tabloya göre Köksal Toptan’ın, Sayın Meclis Başkanının da imzasının olmadığı görülüyordu. On bir sayfalık teklifte başlangıçta sadece ve sadece şu kapakta imzası bulunan 7 kişinin imzasının geçerli olduğu tespit edildi. O zaman bu bir teklif miydi? Bu bir teklif değildi çünkü bu teklifin arkasına konulan imzalar grubun kendi arasındaki yoklama imzalarıydı, katalog imzalardı ve o kadar çok iş apar topar yapılmıştı ki AKP’nin “kanı bozuk” diyen, o yüzden ihraç ettiği milletvekilinin ismi de bu katalog listede vardı, “Bundan sonra biz fişleyeceğiz.” diyen milletvekilinin ismi de bu katalog listede vardı, AKP’den istifa eden milletvekilinin ismi de bu katalog listede vardı ama isimlerinin üzeri daksillenmişti ve on bir sayfalık sunulmuş olan bu imza listesi, muhtemelen, Sayın Meclis Başkanının Adalet Bakanlığı görevinden ayrıldıktan sonra, daha Meclis Başkanı seçilmeden önce, bir vesileyle AKP’nin belki Kızılcahamam toplantılarında, belki Meclis grubunda yapmış olduğu yoklamada almış oldukları imzalardı.

Tabii, bu ortaya çıkınca bir anda bir başka şeyle karşılaştık: Bu on bir sayfalık katalog listenin ikinci sayfası tartışmalı olanıydı. Kapağa imza atanların içerideki imzalarının üzeri çizilmişti ama ikinci sayfası sakıncalıydı, ikinci sayfası tartışmalıydı. O ikinci sayfasının değiştirilmesi lazımdı ve yeni bir ikinci sayfa imal edilmesi lazımdı. Nitekim, excel tabloda milletvekillerinin bir ve üçten on bire kadar olan sayfalarda aşağı yukarı 32-33 milletvekilinin ismi sıralandığı hâlde, ikinci sayfada bu katalogda 32 olduğu hâlde, sonradan değiştirilende 28’e indi. 28’e inerken de AKP Antalya milletvekillerinden sadece Sadık Badak’ın ismi burada yer aldı. Oysa, burada ismi yer alan Mevlüt Çavuşoğlu…

Sayın Sağlam… Sayın Sağlam, konuşmanızı dışarıda yapın, biraz da düşük sesle yapın, Meclis Başkanı uyarmıyor ama rica edeceğim.

Burada Mevlüt Çavuşoğlu, Yusuf Ziya İrbeç ve Mehmet Ali Şahin. Ve Mehmet Ali Şahin’in imzası da buradaydı. Bu yok edilmesi gereken listeydi. Hemen yerine şu liste imal edildi ama işin enteresanı şu: Bu listedeki imzalarla, bu listedeki aynı isimlerin imzaları arasında çok ciddi farklılıklar var.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – İmzalar ıslak değil.

HAKKI SUHA OKAY (Devamla) - O arkadaşların isimlerini ben ifade etmeyeceğim ama bu ikisini eline alanlar, birilerinin kendi adına imza attıklarını görecekler.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Islak imza değil.

HAKKI SUHA OKAY (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlarım, “Bunun ne önemi var?” filan denildi, hatta Sayın Başbakan “Canım 184’ü geçiyor zaten.” dedi.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Velev ki…

HAKKI SUHA OKAY (Devamla) - Cumhurbaşkanı bu işe müdahale etti “Üzerine bir çizik atıveririz.” dedi, sonra birileri çıktı “Şekli bırakın, esası görüşelim.” dedi. Değerli arkadaşlarım, usul esasın kapısıdır. Yanlış kapıdan girerseniz yanlış yere gidersiniz. Bu mantık sizi şuna getirir: O zaman Anayasa oylamasında da 330 oy da şekil, 367 de şekil, ne gerek var Mecliste görüşmeye, bu da bir şekil değil mi? Anayasa değişikliğini doğrudan Resmî Gazete’ye gönderin, Resmî Gazete’de yayınlansın.

Ben bunu ileri sürerken bu Parlamentonun, parlamenterlerin saygınlığını savunuyorum. Olması gereken şuydu: Pazartesi gecesi saat 23.00’te basına açıklama yapanlar, salı günü saat on bire kadar bir kuyruk oluşturması lazımdı, milletvekillerinin depo imzalarını, açığa imzalarını, Anayasa değişikliği iradesini taşımayan imzalarını Parlamentonun gündemine getirmemesi lazımdı. Bunu yapanlar daha sonra bir mahcubiyet içerisine girdiler, nasıl telafi edebilirize girdiler ve 61 imza geri çekildi. Filvaki bu da bir başka tartışma konusu. Ama şimdi sorun şu: Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Anayasa değişikliği gibi çok önemli bir değişikliği sunanların, maalesef, daha başlangıçtan itibaren Anayasa’yı ihlal etme gibi bir kararlılığıyla karşı karşıyayız ve maalesef, bu kararlılığı bugün Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu Genel Kurul çalışmalarında da yaşıyoruz. Bu yok hükmünde olan evraka imzası olan Sayın Meclis Başkanı, şu saate kadar yaptığımız tartışmalarda, bir an evvel Meclis Genel Kurulunu AKP doğrultusunda, isteğine uygun çalışmaya sokabilmek için bir sürü usul tartışmasına neden olmuştur. Oysa Sayın Başkan, siz Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanısınız. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, bir taraftar gibi değil, bir siyasi partinin mensubiyetinden sıyrılarak bu Meclisi yönetmekle yükümlüdür.

Şimdi, talep şudur: Bu ortaya çıktıktan sonra birileri “korsan” dedi, “çakma” dedi, “Suç duyurusunda bulunacağım.” dedi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hakkı Suha Okay (CHP, Ankara). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 19 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-suha-okay-23-2010-04-19-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
