# İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hakkı Ülkü (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim
- **Tarih:** 14 Mayıs 2003
- **Gündem:** İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hakki-ulku-22-2003-05-14-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73

> Hakkı Ülkü (CHP), 14 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 511 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HAKKI ÜLKÜ (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İş Kanunu Tasarısının 91 inci maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

İş Kanunu Tasarısının 91 inci maddesinin ilk fıkrası "Devlet, çalışma hayatı ile ilgili mevzuatın uygulanmasını izler, denetler ve teftiş eder. Bu ödev Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı ihtiyaca yetecek sayı ve özellikte teftiş ve denetlemeye yetkili iş müfettişlerince yapılır" demektedir.

Değerli arkadaşlar, bugün, yani -bir saat öncesine kadar- 14 Mayıs önemli bir gün. 14 Mayıs, çokpartili döneme geçtiğimiz, Demokrat Partinin büyük bir çoğunlukla iktidara geldiği, o zamanlarda halkın büyük takdirini, büyük coşkusunu kazanan ve âdeta, önünde hiçbir barajın dayanamayacağı şekilde, istediğini yapabilme kudretine sahip bir iktidarın başlangıcıydı. O iktidar, belli bir süre, birçok çevrenin de takdirini almış, hatta "yeter, söz milletindir" diye, millete vermiş olduğu sözü yerine getirmek için başlayan, ama, daha sonraki günlerde aydınlığın önüne karanlığı getiren ve daha sonra giderek ülkeyi çıkmazlara götüren bir parti hüviyetine bürünmüş, on yıllık bir serüvenden sonra da 1961 Anayasasıyla yeni bir döneme geçilmiştir.

1961 Anayasası, örgütlenmeyi ve özgür bir toplum yaratmayı içeren, temel ilkeleri de oldukça çağdaş, ilerici, aydınlanmacı ve ülkenin önünü açan bir yapıdaydı. En önemlisi de, 1961 yılında çalışma yaşamıyla ilgili olarak grevli, toplusözleşmeli sendikal hakları içeren 931 sayılı İş Kanununun kabul edilmesiydi. Hatırlarsınız ki, bu örgütlenme ve sendikalaşma, birçok arkadaşımızın da burada değindiği gibi, işyerlerine belli bir disiplin getirmişti; ancak, o günün iktidarlarının yanlış politikaları sonucunda, birileri çıkıp "sosyal uyanış, ekonomik gelişmeyi aştı" diyerek, kazanılmış olan hakların birçoğunu budadı; yine de, toplumumuzun o dinamik yapısının örgütlenmesini önleyemedi, ta ki, 1980'lerin başına kadar.

Bu Parlamento içerisinde bulunan herkes biliyor ki, daha sonraki zamanlarda bu ülkede gelişen olaylar sonucunda, çalışanların hakları ve özgürlükleri büyük oranda gasp edildi; ülkeyi yeniden yapılandıracağız diye diye, geriye doğru adımlar atıldı; ortalama yüzde 7 hızla büyüyen bir ülkede, sömürü mekanizmalarının tümü kullanılmasına rağmen, vahşi kapitalizmin kendi koyduğu kuralları gereğince, önce enflasyona yenildik, ardından, giderek sanayileşme durdu, bunlara bağlı olarak da iç ve dışborç arttı, emeğin, alınterinin gelirleri düştü.

Şimdi, sormak lazım: Tüm bunlar oluşurken, emeğin, alınterinin herhangi bir suçu var mıydı; üstelik, 4 000 000 sendikalı işçi sayısından 700 000'lere indiği ve indirtildiği halde?!. Peki, niye bu İş Yasası değiştiriliyor? Üstelik, tarafların da pek mutabakatı olmadan, üstelik, eski iktidarları, hükümetleri aratan bu yasalarla, çalışanları daha çok yoksullaştırma pahasına, yarınlara güveni olmayan bir toplum yaratma pahasına, hem vergi yükünü bu kesimlere yükle hem de ücretleri azalt; oh ne âlâ memleket!..

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Ülkü.

HAKKI ÜLKÜ (Devamla) - Denetleme mi; denetlemeyle ilgili bir iki cümle söylemek istiyorum. İzmir'de 8 iş müfettişi var. Yalnızca bir sanayi bölgesi olan Aliağa'ya gelseler, üç yılda bir sıra geliyor Aliağa'daki işyerlerini denetlemek için. Tüm İzmir için, 16 yılda bir defa sıra geliyor. Bundan beş sene kadar önce, gemi söküm alanı diye bilinen Aliağa'daki sanayi işyerlerinin bulunduğu alanda, hem de Çevre Bakanının bulunduğu bir anda, 7 işçi gözlerimizin önünde cayır cayır yandı, öldü. Bu işçilerimiz yanarken, ölürken, ne yazık ki, tedbirler alınmadığı ve denetlenmediği için bütün bunlar olmuştu ve sonra da, pek soruşturması olmadan, bu defter kapandı gitti.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hakkı Ülkü (CHP, İzmir). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim tutanağı, 14 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-ulku-22-2003-05-14-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
