# 6/335,353,360,370,377 sayılı sorularla ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hakkı Ülkü (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim
- **Tarih:** 16 Aralık 2003
- **Gündem:** 6/335,353,360,370,377 SAYILI SORULARLA İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hakki-ulku-22-2003-12-16-6-335-353-360-370-377-sayili-sorularla-ilgili

> Hakkı Ülkü (CHP), 16 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 6/335,353,360,370,377 SAYILI SORULARLA İLGİLİ); konuşma 369 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HAKKI ÜLKÜ (İzmir) - Sayın Başkan, Sayın Bakanın vermiş olduğu cevaplar için, özellikle kendisine teşekkür ediyorum.

İnsan kaçakçılığının son yıllarda ticaret haline geldiğini hepimiz biliyoruz; ama, onun yanında, uluslararası alanlarda da bu konuda bizim bazı sorumluluklarımızın olduğunu da bilmemiz lazım.

Ülkemiz, jeopolitik konumu itibariyle her zaman büyük önem arz etmektedir. 1990'lı yıllardan bu yana, Türkiye, kıtaları bağlayan bu özelliği nedeniyle, Avrupa Birliği ülkelerinde daha iyi bir yaşam sürmek için topraklarını terk eden, acı çeken birçok insanın geçiş yolu haline gelmiştir. Günümüzde organize bir suç haline dönüşen insan kaçakçılığı, göçmen ticaretinde dönen trilyonluk rant, bu suç şebekelerinin de iştahını kabartmaktadır. Umut tacirleri olarak nitelendirilen insan tüccarları, uluslararası organize suç örgütleriyle bağlantılı çalışarak, her yıl daha iyi hayat şartlarına kavuşmak için vatanlarını terk eden binlerce insanın sırtından trilyonlar kazanmaktadırlar. Bu amaçla, akla hayale gelmedik binbir yol kullanmaktadırlar. İnsan tüccarları ya da kaçakçıları, yasadışı göçmenleri Avrupa ülkelerine götürmek vaadiyle, medyada oldukça az bir kısmına tanık olduğumuz binlerce insanın, bu yolculuk sırasında ölmesine ya da sakat kalmasına yol açmaktadırlar.

Bu hafta, bilindiği gibi, İnsan Hakları Haftası. İnsan haklarının çok fazla tekrarlandığında soyut bir kavram, bazen de bir kanuna eklenmiş, ancak, eyleme geçirilmemiş boş bir kavram olduğunu bizzat yaşıyor, görüyoruz; ancak, bu göçmen trafiğinin mağdurları, bizzat, canlı olarak, insan hakları ihlalini belgeliyorlar. Bu insanlar, yaşam ve ölüm çizgisi üzerinde yolculuk yapıyorlar. Ancak, Avrupa Birliği yetkilileri ya da Türkiye ve benzeri transit ülkelerin yetkilileri, bunlar yakalandıkları takdirde, yaşadıklarına veya ölü bulunduklarına dair istatistik verileri ancak bize veriyorlar veya insanlık ancak bundan haberdar oluyor. Yoksa, bu insanlar yaşamıyor gibi görünüyor veya izlerine rastlanmıyor; istatistikî veri olarak bile bir değer ifade etmiyor kimi zamanlar.

Bakın, Türkiye, son yıllarda bu konuda, uluslararası arenada bu konuya izin verdiği veya görmezden geldiği için suçlanıyor ve suçlanmaya da devam edecek bu gidişle; çünkü, bu konu, Avrupa Birliğinin geleceği açısından da çok önemli, hatta Avrupa Birliği Konvansiyonunun tartışma maddelerinin başında geliyor ve göz yuman ülkelere yaptırım uygulamaları da söz konusu. Sorun, ileride Türkiye'nin göç ve mülteci politikalarının değişmesini gerektirecek ve Avrupa Birliğine üyelik sürecinde önemli bir kriter olarak masaya konulacaktır, yani önümüze gelecektir.

Türkiye Cumhuriyetinin yetkili organlarının, başta İçişleri Bakanlığının, bu konuda yeterince ciddî olmadığını zannediyorum. Sahil Güvenlik, Emniyet Teşkilatı, jandarma birimleri arasında da koordinasyonsuzluk ve bazen de göz yummaların olduğunu görüyoruz.

---

**Kaynak gösterme:** Hakkı Ülkü (CHP, İzmir). “6/335,353,360,370,377 sayılı sorularla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-ulku-22-2003-12-16-6-335-353-360-370-377-sayili-sorularla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
