# Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hakkı Ülkü (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim
- **Tarih:** 19 Şubat 2004
- **Gündem:** KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hakki-ulku-22-2004-02-19-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349

> Hakkı Ülkü (CHP), 19 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 895 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA HAKKI ÜLKÜ (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısının -dün akşam değişen şekliyle "Kamu Yönetiminin Yeniden Yapılandırılması" galiba- "Merkezî idare ile mahallî idareler arasındaki ilişkiler" başlıklı 9 uncu maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, tasarı, küçük devlet anlayışı çerçevesinde merkezî yönetimin gücünü sınırlamakta, geleneksel olarak merkezî yönetim kapsamı içinde kalan pek çok hizmeti yerel yönetimlere bırakmaktadır. Bilindiği gibi, Türk yönetim geleneğinde ve Anayasamızda düzenlendiği biçimiyle, yönetim sistemimizde merkezî idare genel yetkilidir; oysa, tasarının düzenlendiği şekliyle bu anlayış tersine dönmekte, genel yetkili merkezî yönetimin görevleri tek tek sayılmak suretiyle sınırlandırılmakta ve genel yetki yerel yönetimlere aktarılmaktadır.

Değerli milletvekilleri, tasarı, yerel yönetimlere bırakılan geniş hizmet yelpazesini garantilemek için, ileride merkezî yönetimin müdahalesini önleyebilecek ek güvenceler getirmektedir. 9 uncu maddenin ikinci fıkrasında yer alan "merkezî idare birimleri, mahallî idarelerin sorumluluk alanlarına giren görev ve hizmetler için mahallî düzeyde teşkilat kuramaz, doğrudan ihale ve harcama yapamaz" şeklindeki hüküm, merkezî yönetimin müdahalesini önleme amacını taşıyan bir ek güvence hüviyetindedir. Tasarının geçici 1 ve 2 nci maddeleri ile 2 sayılı cetveli dikkate alındığında, yerel yönetimler, Sağlık Bakanlığından, Çevre ve Orman Bakanlığına kadar pek çok bakanlığın il düzeyinde yürüttükleri hizmetleri üstlenmektedirler. Bu durum, yerel yönetimlerin, şimdiye kadar hiç talep etmedikleri hizmetleri üstlenmek durumunda kaldıklarını göstermektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bilindiği üzere, Anayasanın 127 nci maddesi "Mahallî idareler; il, belediye veya köy halkının mahallî müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.

Mahallî idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir" hükmünü getirmektedir.

127 nci maddenin anlamı kısaca şudur: 1.- mahallî idareler, mahallî ve müşterek ihtiyaçları karşılamak üzere kurulurlar. 2.- hizmet sunumunda merkezî idarenin yetki ve görevi esastır, mahallî idarelerin yetki ve görevi ise istisnadır. Tasarının yerel yönetimlere yüklediği misyonla Anayasanın 127 nci maddesi arasında çok açık bir çelişki bulunmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 9 uncu maddenin birinci fıkrasında "merkezî idare tarafından yürütülmesi öngörülen hizmetlerden illerde yapılması gerekenlerin, kanunlarda belirtilen istisnalar dışında, valilik ve kaymakamlıklar tarafından gerçekleştirilmesi esastır" denilmektedir. Taşra teşkilatı kurma yetkisi ellerinden alınan bakanlıklar açısından bu hükmün hiçbir anlamının bulunmadığı aşikârdır; kaldı ki, taşra teşkilatı kurulabilecek bakanlıklar açısından da, bu hüküm, hesap verme sorumluluk ilişkilerini net ve belirgin biçimde tesis etmekten de uzaktır. Çünkü, bakanlıklar ile taşra teşkilatları arasındaki ilişkiler, yetki ve sorumluluk devri prensibine göre şekillendirilememektedir; başka bir ifadeyle, yetki ve sorumluluk dağılımı sağlam esaslara bağlanmamaktadır. Yetki ve sorumluluk mekanizmalarının sağlam esaslara bağlanmadığı durumlarda saydamlıktan da, hesap verme sorumluluğundan da söz etmek anlamsızdır.

Değerli milletvekilleri, tasarının genel gerekçesinde, kısa adı KAYA olan Kamu Yönetimi Araştırması Projesine atıfta bulunularak, bu projenin, Avrupa Birliğine uyumu ve vatandaş odaklı olmayı gündeme getirdiği belirtilmektedir. O zaman, Kamu Yönetimi Araştırması Projesi tutanağında yerel yönetimlere verilecek kamu hizmetlerinin seçiminde dikkate alınması uygun görülen şu ilkeleri hatırlatmakta yarar vardır:

1 - Yerel nitelikte olan ve öncelikle yerel halkın gereksinmelerine yanıt veren hizmetler.

2 - Yerel halkın katkısını gerektiren ya da bu katkıya açık olan hizmetler.

3 - Bölgesel ya da ulusal düzeyde bir eşgüdüm gerektirmeyen hizmetler.

4 - Yerel yönetim biriminin gücünü çok aşacak biçimde büyük yatırımları ya da özel teknik ve uzmanlık gerektirmeyen hizmetler.

5 - Yerel yönetim birimince yürütülmesinde hizmet etkinliği ve rasyonel kaynak kullanımı sağlanan hizmetler.

Bir başka araştırmada da, yerel yönetimlerin yeni görev ve hizmetlerini üstlenmelerinin, özetle, yapısal bir değişime tabi tutulmaları, gelir ve kaynak gelişmesinin sağlanması ve merkezî idare kuruluşlarıyla etkin ve uyumlu işbirliğinde bulunmaları gibi koşullara bağlanması gereğine dikkat çekilmektedir.

Hiç kuşku yok ki, her alanda olduğu gibi, hizmette halka yakınlık ilkesinin benimsenip yaşama geçirilmesi konusunda da dış etmenlerden çok, ülkemizin kendine özgü, ekonomik, siyasal ve sosyokültürel koşullarının belirleyici rol oynaması asıldır, zaten öyle de olmalıdır.

Yerelleşmeyi bir iktidar paylaşımı olarak görmek yanlıştır. Amaç, yerel iktidar odaklarını değil, yerel demokrasiyi geliştirmek olmalıdır. İşte bu nedenle, yerelleşmeyi tek başına ve ne olursa olsun savunmak ve onu bir amaç haline getirmek doğru değildir. Meseleye, soyut kavramlarla değil, fonksiyonel açıdan, kamu hizmetinin etkinliği ve verimliliği açısından bakmak gerekir.

Ayrıca, merkezî yönetimin yerel yönetim dengesinin korunması da şarttır; yoksa, yerel demokrasiyi güçlendirelim ve yerelleşelim derken, yerel derebeylerini güçlendirme tehlikesiyle karşı karşıya kalabiliriz.

Özetlersek, bu tasarı ve bu tasarının 9 uncu maddesi -ama, bütününü ele alırsak- sosyal devleti terk ederek, düzenleyici devlet faaliyetlerini kapsamaktadır; yönetişim gibi, saydamlık gibi, hesap verilebilirlik gibi, katılımcılık gibi ilk bakışta çekici ve benimsenebilecek kelimelerin ve deyimlerin sık yer aldığı bir kökten değiştirme çabasını içermektedir.

Bu tasarının birçok maddesi Anayasaya aykırıdır. Aslında, Anayasaya aykırı olduğunu hükümet de bilmektedir; ama, düzenleyici reformlarla piyasanın gerekleri, pazar ekonomisinin ihtiyaçları hedeflenmektedir. Katılım konusu da, devletin piyasalaşması amacına yönelik olmaktadır. Vatandaş katılımı adı altında, özel sektörün karar verme süreçlerine katılımı anlaşılmaktadır.

Ayrıca, eğer, bu düzenleyici reformlar yerine getirilmediği takdirde, ulusdışı, ülkedışı yönlendirmeler olduğu gibi, borç alamama, girilmek istenilen üyeliklere girilememe ve dışlanma gibi tehditlerle karşılaşılır. Bunları da bilmektedir hükümet. Ancak, hükümetin bir başka hedefi vardır; büyük olasılıkla, Anayasa Mahkemesinden, Anayasaya aykırı olduğu savıyla dönebilecek olan bu tasarıyla ilgili, Anayasanın 123 ve 127 nci maddelerine ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmadan döndüğünde, onlar da, yani iktidar da, yani sizler de, halka dönüp, işte, görüyorsunuz -bir de, sanki kendi buluşlarınızmış gibi- reform yapmak istiyoruz; ancak, bu kurumlar önümüzü tıkıyorlar... Yani, bu kurumlar dediğiniz, anayasal kurumlar, Cumhurbaşkanlığı vesaire. Düşünceleriniz bununla kalsa yine iyi. Asıl hedef, mademki bu kurumlar bizim karşımızda, o halde bu kurumları yıpratalım, yıpratmaya devam edelim, gelecekte Çankaya hesabı yapalım...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hakkı Ülkü (CHP, İzmir). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim tutanağı, 19 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-ulku-22-2004-02-19-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
