# Genel Kurul konuşması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hakkı Ülkü (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim
- **Tarih:** 7 Temmuz 2004
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hakki-ulku-22-2004-07-07

> Hakkı Ülkü (CHP), 7 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 761 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA HAKKI ÜLKÜ (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; denetim amaçlı olan 54 üncü maddenin neler içerdiğine ve buna dair ne tür bir eleştiri getirilmesi gerektiğine ilişkin olarak, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi, saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, tabiî, devletin her kurumunun denetlenmesi kadar tabiî bir şey olamaz. Hele, para olan yer mutlaka denetlenmelidir; çünkü, para olan yerde mutlaka kavga çıkar ya da para olan yerde mutlaka münakaşalar olur, şaibeler oluşur.

O nedenle, bunları gidermek amacıyla, devlet kurumlarının her birinin, objektif kriterlere dayanarak belli aralıklarla denetlenmesi kadar doğal bir şey olamaz; belediyeler de bu kapsamda değerlendirilmelidir.

Belediyelerin denetlenmesini, şu anda, iki ayrı statüde bulunan memurlar yapmaktadır. Birisi "teftiş kurulları" adı altında söylenilen müfettişler, bir diğeri de, belki yine aynı ad altında anılan, ama, adına "kontrolörler" denilen kurum.

Şimdiye kadarki deneyimlerimizden ve pratiklerimizden yola çıkarak söyleyeyim ki, mülkiye müfettişlerinin görev yaptığı ve denetim için görevlendirildikleri kurum hangisi olursa olsun, mülkiye müfettişleri sadece denetleme görevi yapmamakta, aynı zamanda, yol göstermekte, yön tayin etmekte ve tavsiye niteliğinde de önerilerde bulunmaktadırlar. O nedenle, mülkiye müfettişlerinin denetlemesi, ülkemiz için çok uygun bir denetleme yöntemidir diye söylenebilir.

Kontrolörlere gelince, ne yazık ki, kontrolörler için aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Yine, pratikten yola çıkarak söyleyeyim; belediyelere -kendi belediyem de dahil olmak üzere- kontrolör geldiğinde, belediyelere kontrolör gittiğinde, eğer, belediye başkanı ve kontrolör aynı siyasal düşüncenin insanı değilse, mutlak surette hayalî birtakım iddialarla, bazen "inceleme raporu" adı altında, bazen de direkt savcılıklara başvurulması yoluyla belediye başkanlarının önünü tıkamaktadırlar. Hatta, eğer orta ölçekli bir yerleşim biriminde iseniz, çeşitli senaryolar düzenleyip, belediye başkanını o kent halkı önünde peşinen mahkûm etmektedirler. Bu da, belediye başkanının, hem kent halkı hem seçmenleri hem de kendi partisi önünde, herhangi bir suç işlememesine rağmen, prestijini sarsmakta ve giderek daha sonraki seçimleri de olumsuz yönde etkilemektedir. Bunlar, günlük yaşamımızda onlarca örneği verilebilir olanlardandır. Ayrıca, müfettiş ile kontrolör arasındaki farkı koyarsak, belki her ikisi de aynı okullardan mezun olmakta; ama, birisi şimdiki kuşak, daha genç kuşak diyebileceğimiz ve özellikle de 1985 ve sonrasında işe alınan, sayıları da 125 civarında olan ve bunların birçoğu da kadın eli sıkmayan kontrolörlerdir. Bunlar da, belediyeleri denetlerlerken ne yazık ki objektif olamamaktadırlar.

AHMET YENİ (Samsun) - Nereden tespit ettin onları?

HAKKI ÜLKÜ (Devamla) - İsterseniz bu konuda onlarca örnek verilebilir; ama, kendimden örnek verirsem yüzünüzü de kızartacak bazı şeyler söyleyebilirim; hatta o kontrolörün ismini de verirsem, sonra o kontrolörle mahkemede hesaplaşma durumuna girebiliriz. O nedenle isim de vermeyeyim, sizleri de fazla üzmeyeyim; ama, şimdi getirilmiş olan bu yasa tasarısında, denetlemenin kimler tarafından yapılacağı söylenilmiyor da, sadece denetleme amacı ve denetlenmesi gereken hedefler belirtiliyor.

Bu arada, Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısında çerçevesi çizilmiş olan ve yerel yönetimlerin denetlenmesi esnasında da Sayıştayın görevlendirilmesine ilişkin çalışmaların ve yasa maddelerinin bazılarını bu Mecliste görüştük. Eğer kontrolörlerin dışında bir de Sayıştay elemanlarının denetleme mekanizması içerisine girmesi söz konusu olursa, bu defa bir kaos, bir karmaşa doğacaktır diye düşünüyorum. O nedenle, denetleme işinin daha titizlikle ele alınmasında yarar olduğunu zannediyorum.

Değerli arkadaşlar, bundan birkaç yıl önce, benim çok saygı duyduğum, geçmişte bir büyük şehrin belediye başkanlığını yapmış bir belediye başkanı şimdi inzivaya çekilmiş kenarda oturmakta; ama, birkaç yıl önceki o aktif, hareketlilik halinde bulunduğu sıralarda, bir panelde, bir sempozyumda bir konuşmasında, belleklerden hiç silinmemesi gereken çok önemli bir örnek vermişti; ben de bunu sizlere nakletmek istiyorum. Demişti ki o belediye başkanı arkadaşımız ya da ağabeyimiz: Hindistan, İngiltere'nin sömürgesiydi. İngiltere, Hindistan'ın bağımsızlığını kabul ederken, önemli olan, yerel demokrasi düşüncesini yaşama geçirmek için yerel yönetimlerin demokratikleştirilmesidir. Bu anlamda, biz, belli çalışmalar yaptık; sizlere de yerel demokrasinin örneklerini sunacağız ve giderek, hem bağımsızlaşmış bir ülke olarak hem de yerel demokrasinin uygulayıcıları olarak sizler, Uzakdoğu'da, Asya'da demokrasinin en güzel örneklerini vereceksiniz... Hindistanlılar da buna sevinmişler; bağımsızlıklarına kavuşurlarken, bu arada, yerel yönetimlerin de bağımsız olmasının getirdiği rahatlığı yaşamak istemişler. Aradan beş altı ay geçtikten sonra, bakmışlar ki, hazırlanan yerel yönetim tasarısı ve kendilerine sunulan yerel yönetim yasası, evet, cümleleri gayet güzel, parlak; hatta, sonuç verecek kadar umutlanmışlar; hakikaten Hindistan'da iyi bir demokratik yaşam gelişecek zannetmişler; ama, bir bakıyorlar ki, her madde, bir bakanlığa bağlı ve her maddenin altında da, eğer bakanlığa bağlı değilse, daha sonra bir yönetmelikle bir bakanlığa bağlı olması koşulu getiriliyor.

Şimdi, bizim yapmış olduğumuz bu tasarıda da buna benzer birçok hüküm olduğunu görmekteyiz. Yani, muallakta kalan, ortada olan ve başka bazı bakanlıkları da ilgilendiren birçok madde var. Dileyelim ki, kısa bir süre içerisinde, arkadaşlarımız, bu maddelerin farkına varıp, bizim vermiş olduğumuz önergeleri de dikkate alarak bazı değişiklikler yapar ve o doğrultuda, demokratikleştirilme yönünde de -ki, dün söylemiştim ben onu; demokrasinin demokratikleştirilmesi- adım atılır.

Bu düşüncelerimle, denetleme mekanizmalarında daha dikkatli olunmasını diliyor; hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hakkı Ülkü (CHP, İzmir). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 7 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-ulku-22-2004-07-07 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
