# Genel Kurul konuşması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hakkı Ülkü (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim
- **Tarih:** 8 Temmuz 2004
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hakki-ulku-22-2004-07-08

> Hakkı Ülkü (CHP), 8 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 516 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HAKKI ÜLKÜ (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gerekçenin okunması yerine, benim açıklamalarımın daha doğru olacağı düşüncesiyle söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

78 inci maddenin, sadece tek satırla, yazışmadan ibaret olduğunu ve belediyeler yazışmaları serbestçe yapabilir dediğini biliyoruz. Bu anlamda, uzun yıllar belediye başkanlığı yaptığımız dönemde çok sıkıntılarımız oldu. Yazışmaların gerçekten de, belediyelerce direkt yapılması doğrultusunda çok da çaba sarf ettik; çünkü, birçok arkadaşımız ve o arada ben, zaman zaman, valilikleri, kaymakamlıkları atlayarak bakanlıklarla yapmış olduğumuz yazışmalarda, hangi bakanlık olursa olsun, hemen hepsinden, yazıların, silsile yoluyla gelmediği gerekçesiyle geri döndüğüne tanık olduk. Ancak, şimdi, böylesine kapsamlı ve ülkenin yeniden yapılanmasına yönelik olan bir yasa tasarısının görüşülmesi esnasında bazı konuların boşlukta kalabileceği düşüncesiyle, mutlaka, belli bir yönetmelikle bu işin düzenlenmesi gerektiğini zannediyoruz ve bu anlamda vermiş olduğumuz önergeyi de savunuyoruz; çünkü, Belediye Kanunu Tasarısında belediyelerin evrak ve kayıt işlerinin nasıl yürütüleceğine ilişkin bir başka düzenleme yok. Daha önce, kısmen muhasebe dışındaki defter ve kayıt işlerini düzenleyen Defatir Tarifnamesi, çok uzun zaman önce yürürlükten kaldırılmış durumda.

Belediyelerde bütçe ve muhasebe işleri, Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliği ve Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Tüzüğünün ayrıntılı hükümleriyle düzenlenmiş; ancak, gerek bütçe ve muhasebe birimlerinin gerekse diğer birimlerin ve organların kendi aralarında yaptığı yazışmalar ile belediyenin diğer evrak ve kayıt işlerinin yürütülmesinde bir kuralsızlık var ve bu, bütün şiddetiyle sürmekte. Örneğin, şu anda encümen kararları ya da karar özetlerinin kaydına ilişkin bir defter, hemen hemen hiçbir belediyede bulunmamakta, bunun da bir mevzuat dayanağı kalmamış bulunmakta. Bunun gibi, yapı ruhsat formları, yapı tatil zabıtlarında sıra numarasız ciltlerin bulunduğu belediyelerde bir yönetmeliğin yapılması ve gündeme sokulması taraftarıyız.

Bu yeni yapılanmada, 9 bakanlığın taşra kuruluşlarının ve birçok kamu kurumunun da kaldırıldığı düşünülürse, bu kaldırılan kuruluş ve kurumların yetkileri, personeli, malları, büyük ölçüde il özel idarelerine ve kısmen belediyelere devredilecek. İl özel idarelerine devredilen işlerle ilgili olarak, mülkî amir, il özel idaresiyle yapılan yazışmalardan haberdar olacak; bu düzenlemeyle, zaten, detaylı olarak il özel idarelerine yazılan yazılardan haberdar olacak vali, değiştirilen yasa gereği, başında olmadığı il özel idaresinin yazışmalarından da, bu duruma göre, haberdar olmayacak.

İlin başındaki valiye, ilçenin başındaki kaymakama, bu yeni yapıda biçilen işlev, bu basit maddede de, açıkça görülmektedir. Bu yeni sistemin yaratıcıları, nasıl yetki genişliği istemiyorlarsa, âdeta, valiyi de istememektedirler diye düşünüyoruz. İlin başındaki valinin, bakanlıklarla yaptığı yazışmalardan habersiz bırakılması, yeni yapının, mülkî idare amirini nasıl dışladığını da açıkça göstermektedir.

Fransa, bizim örnek aldığımız bir idarî yapıda olduğuna göre, Fransa'da, kapsamı ne olursa olsun, meclislerin müzakere ederek verdikleri tüm kararlar ve ekleri, yerel meclislerin yetkili olarak vermiş oldukları kararlar, zabıta yetkilerinin kullanılması çerçevesinde il genel meclisi başkanı ve belediye başkanının, kişilerle ilgili veya düzenleyici kararları, yerel idareler tarafından yasaların uygulanması dolayısıyla yetki alanları çerçevesinde almış oldukları düzenleyici nitelikteki işlemler, yerel memurların atanması, derece yükselmeleri, borçlanmalar, satın almalar, sözleşmeler ve bunların sona erdirilmesi, bir disiplin konseyinin görüşüne sunulması gereken, yaptırımlarla ilgili kişisel kararları da kapsamaktadır. Bu tasarıda "İl İdaresi Kanununun bu kanuna uygun olmayan hükümleri uygulanmayacaktır" hükmüne yer veriyoruz. Bu tür düzenlemeler, büyük bir hukukî kargaşa yaratacak. Bu kargaşa içerisinde, yazışmalardan dahi haberi olmayacak bir valiyi de artık siz düşünün. Bunları belirterek bu maddenin düzenlenmesi gerekirdi zannediyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hakkı Ülkü (CHP, İzmir). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim tutanağı, 8 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-ulku-22-2004-07-08 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
