# Karayolları trafik kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı (s.s 1137)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hakkı Ülkü (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim
- **Tarih:** 2 Mayıs 2006
- **Gündem:** KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TASARISI (S.S 1137)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hakki-ulku-22-2006-05-02-karayollari-trafik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanun-tasa

> Hakkı Ülkü (CHP), 2 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TASARISI (S.S 1137)); konuşma 1.172 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA HAKKI ÜLKÜ (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çankırı Milletvekili Sayın Tevfik Akbak'ın, Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, ülkemiz trafik canavarına yılda 5 000'in üzerinde ölü, yüzbinlerce yaralı, 10 milyar dolarlarla ifade edilebilecek maddî kayıplar veriyor. Bu açıdan bakacak olursak, Karayolları Trafik Kanunu, bizim en yaşamsal gündem maddelerimizden birisidir. Yıllık bilançoları incelediğimiz zaman Karayolları Trafik Kanununun kapsamlı bir biçimde elden geçirilmesi konusunda herkes hemfikirdir. Hal böyleyken, biz, Karayolları Trafik Kanunu yerine, kanunda değişiklik öngören bir teklifi görüşüyoruz, tartışıyoruz; üstelik teklifin gelişi de çok düşündürücüdür.

Sayın milletvekilleri, İçtüzük hükümlerine göre teklif ya da tasarılar komisyona gelir ve ilgililerin incelemesi için 48 saat bekler. Milletvekillerine dağıtılır ve 48 saat onların incelemesine sunulur. Milletvekilleri inceler, eksiğini yanlışlarını bulur, ifade eder, komisyondan sağlıklı bir şekilde geçmesi için de katkıda bulunur; bu, olması gerekendir; çok acil durumlar istisna, genel kural böyledir. Ancak, İktidar Grubunun aciliyet gerektiren durumları genel kural haline getirdiğini üzülerek görmekteyiz. Bu kanun teklifi de buna çok iyi bir örnek teşkil etmektedir.

Bu kanun teklifi komisyona geldi. Karayolları temsilcisi olmamasına rağmen, ısrarla görüşülmek istendi. İktidar Grubunun sağduyulu milletvekilleri ve bizim çabalarımızla hiç değilse alt komisyon kurulmasını sağlayabildik. Hemen alt komisyonda görüşüldü, tekrar komisyona geldi ve yıldırım hızıyla geçti. Aynı hızla şu anda Genel Kurulda da görüşüyoruz.

Değerli milletvekilleri, karayollarında tabelalar görürüz, ilanlar okuruz; der ki: "Sürat felakettir." Şimdi de ben öğrenmek istiyorum bu teklifteki sürat niye? Ne yapmak istiyorsunuz? Bu acele neden? Niye yangından mal kaçırır gibi aceleyle teklifi yasalaştırmak istiyorsunuz? Niçin? Kim için?

Oysa, bakınız değerli milletvekilleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda kapsamlı değişiklikler öngören tasarı ilk kez 19 Ekim 2004 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. 24 Ekim 2004 tarihinde komisyona havale edildi. 3 Kasım 2004 tarihinde alt komisyon kuruldu. Bizim de katkılarımızla 9 Haziran 2005 tarihinde çalışmalar tamamlandı. Tamamlandı; ama, tasarı geri çekildi. 7 Aralık 2005'te yeniden alt komisyona havale edildi. 8 Aralık 2005 günü komisyona geldi ve komisyonda görüşülerek kabul edildi. O tarihten beri de Genel Kurulda görüşülmeyi bekliyor. Yılan hikâyesi gibi uzadıkça uzuyor.

Şimdi, biz ne yapıyoruz; bu kadar çaba harcanmış iken, bu kadar emek verilmiş ve konu bütünüyle ele alınıp, düzenlenmişken, o tasarıyı kış uykusuna yatırıp, değişiklik tasarısını görüşüyoruz. Bunun küçük bir parçasını yasalaştırmaya çalışıyoruz. Oysa, biz, o tasarıyı tartışıyor olmalıydık. Doğrusunu söylemek gerekirse, bunu anlamakta güçlük çekiyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Akbak'ın yapmış olduğu değişiklik teklifinin hızı kadar, gerekçeleri de tartışmaya açık. Teklif, ağırlık ve boyut kontrollerini, araç muayenelerini, muayene istasyonlarının kontrollerini, idarî para cezası verme yetkisini, karayolları taşımacılığında gerekli koordinasyonun sağlanması gibi yetkilerin tamamen Ulaştırma Bakanlığına devredilmesini öngörüyor "yapmak" ya da "yaptırmak" gibi deyimlerle.

Teklifin alt komisyon raporundaki gerekçesini de sizlerle paylaşmak istiyorum: "Karayolları Genel Müdürlüğünün ana görevi olmayan ve kendisini ancak yolların yıpranması bakımından ilgilendiren bu görev güçlükle yerine getirilmektedir ve görevin yerine getirilmesinde kimi zaman aksaklıklar olmaktadır. Bunun nedeni, Genel Müdürlüğün sınırlı bütçe olanakları nedeniyle personel ve donanım eksikliği içinde olmasıdır. Genel Müdürlük, kaynaklarını ana işlevlerinin yerine getirilmesi için kullanmakta ve kendisi için tali sayılabilecek bu işe yeterli personel ve kaynak ayıramamaktadır" denilmektedir.

Değerli milletvekilleri, bundan daha komik bir gerekçe düşünülemez. Burada, benim, bizlerin anlamakta güçlük çektiğimiz nokta şu: Söz konusu bu iki bakanlık, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bakanlıkları değil midir?! Bu iki bakanlığın bütçesinin kaynağı da aynı yer değil midir?! Bakanlıkların tümünün kaynaklarını aldığı tek bir merkezî bütçe yok mudur?! Madem söz konusu bakanlığın bütçesinde böyle bir açık vardır, o zaman, bunu dengeleme yoluna gidersin; personel sıkıntısı varsa, personel istihdam edersin, bakanlığa merkezî bütçeden yeterli kaynağı ayırırsın olur biter; ama, yok, bunlar yapılmıyor, başka çözüm arayışları içerisine giriliyor. Yapılmak istenilen, yapmak istediğiniz değişikliğin esas gerekçesinin maddî kaynak ve personel olmadığı çok açık. Esas gerekçesi, sayın milletvekilleri, değişiklik teklifinin 2 nci gerekçesinde, karayolu taşımacılığının tek bir otorite tarafından planlanması gerektiği iddiasıdır. Bu noktada, 1'den çok otoritenin aynı konuda görevli olmasından duyulan rahatsızlık giderilmiştir. Karayolu taşımacılığı devasa bir olgudur. Bakanlıkların görev ve yetkilerinin zaman zaman kesişmesi gayet doğaldır da. Üstelik, yolların bakım, yapım ve onarımında, sorumlu bakanlığın trafikle ilgili kısmî yetkilerle donatılmış olması da çok normaldir. Üstelik, 1'den fazla otoriteyle karşı karşıya olmak, kişi ve gruplara ayrıcalıklı muamele edilmesini de zorlaştırır. İşte, mesele burada düğümlenmekte.

Değişikliğin esas amacı alt komisyon raporunun 3 üncü maddesinde açıkça görülmektedir. Sizlere, değişikliğin 3 üncü gerekçesini, 3 üncü maddedeki gerekçesini aynen okuyorum: "Özel sektör açısından bakıldığında, girişimcilerin aynı alanda 1'den fazla otoriteyle muhatap olmaları bürokrasiyi artırıcı bir anlam taşıyor. Girişimciler, sorumluluklarıyla ilgili olarak, tek otoriteyle muhatap olmak istediklerini, 1'den fazla otoritenin farklı uygulamaları nedeniyle güç durumda kaldıklarını ifade etmektedirler." Bu gerekçeyi tercüme edersek şunu anlarız: Özel sektör grupları, kendilerine ayrıcalıklı muamele edilmesinin kolaylaştırılmasını talep etmektedirler. İşte, değişikliğin ana gerekçesi bence budur. Yani, özel sektör temsilcilerinin Ulaştırma Bakanlığında daha rahat hareket edebileceklerine olan inançlarıdır. Öyle değil mi Sayın Bakan?

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (İstanbul) - Doğru!..

HAKKI ÜLKÜ (Devamla) - Çünkü, bu durumda, aynı eylem ve işlemlerin iki ayrı otorite tarafından doğrulanması ve kontrol edilmesi gerekmektedir. Bakanlıklardan biri ayrıcalıklı uygulamaya izin verse, bir diğerinin vermeme ihtimali vardır. Ayrıca, bu durumda, bakanlıkların, bir anlamda birbirlerini denetleyeceği de kuşkusuzdur. Zaten, komisyondaki, gerek Ulaştırma Bakanlığı elamanları gerekse Bayındırlık Bakanlığı elamanları "vallahi biz vermek istemiyoruz" diğerleri de "vallahi biz de almak istemiyoruz" şeklinde ifadelerde bulunmuşlardır biz sorduğumuz zaman.

Sayın milletvekilleri, yeni düzenleme, bürokrasiyi azaltmaktan çok, İktidar Grubuna yakın kişilere ayrıcalıklı konum kazandırmaya yöneliktir gibi geliyor; işte, değişiklik teklifinin aceleyle buraya getirilmesindeki telaş da budur. Trafikteki ölülerini sayamayan ülkemizde, bazı özel sektör gruplarına rant sağlamak için, keyfî bir şekilde, yasalarla böylesine oynamak kabul edilebilir değildir.

Değerli milletvekilleri, zamanımız var, aşağı yukarı yarısını kullandım. Bu anlamda, bazı değişiklik gerekçelerini de verdik; belki bazıları kabul edilir, belki bazıları kabul edilmez; ama, o bir tarafa, onları biraz sonra tekrar görüşürüz.

Dün, bilindiği gibi, 1 Mayıstı. 1 Mayıs, emekçinin bayramı. Biz de, emekçilerle bir arada bulunmak için İzmir'deki Gündoğdu Meydanında bulunduk. Her şey gayet güzel gidiyordu. Biz de, Cumhuriyet Halk Partisinin bayrağı altında bu bayrama katılmıştık. Hava güzel, insanlar en temiz, en yeni elbiselerini giymişler, kutlama güzel, hiçbir şey yok, şarkılar söyleniyor, türküler söyleniyor, her şey paylaşılıyor; ama, burada sık sık -Genel Kurulda- kendilerini savunduğumuz polis arkadaşlardan bazıları -ki, ne kadar zor durumda çalıştıklarını biliyoruz- durup dururken, oradaki insanların bir araya gelmesini önlemek, oradaki o güzelliği yok etmek için, ceplerinden çıkardıkları biber gazını etrafa fırlatıverdiler ve hepimizin dağılmasını sağladılar. Bundan, tabiî, başta İçişleri Bakanı olmak üzere, giderek tüm Emniyet yetkililerinin sorumlu olduğunu söylemek lazım. Oysa, bütün dünyada 1 Mayıslar gerçekten de İşçi Bayramı olarak kutlanmakta ve görkemli bir şekilde kutlanmaktadır. Benim bilebildiğim kadarıyla, 116 ülkede dün gerçekten bayram vardı; ama, bizim ülkemizde ta eskiden beri, hatta, çokpartili döneme geçtiğimizden bu yana 1 Mayıs kutlamaları nedense büyük bir gerilime sahne olmaktadır. Oysa, insanların kendilerini özgürce ifade edebilmelerini sağlayacak olan ve yılda sadece 1 gün olan böylesi bir bayram kutlamasını onlara, emekçilere çok görmek… Hele özgürlükçülüğü bizden daha fazla savunduğunu iddia eden AKP İktidarını, doğrusunu söylemek gerekirse, hiç ama hiç hoş görülmeyecek bir tavır içerisinde gördüm. Bu nedenle, dünkü davranışları nedeniyle, o davranışa neden olan kişileri kınıyorum. İşçilerin bundan sonra böylesi bir durumla karşılaşmayacakları dileklerimle hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hakkı Ülkü (CHP, İzmir). “Karayolları trafik kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı (s.s 1137)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 2 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-ulku-22-2006-05-02-karayollari-trafik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanun-tasa (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
