# Sınıraşan örgütlü suçlara karşı birleşmiş milletler sözl.uygun bulunduğuna dair kan tas üz. ( s.sayısı :29 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Halil Akyüz (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim
- **Tarih:** 30 Ocak 2003
- **Gündem:** SINIRAŞAN ÖRGÜTLÜ SUÇLARA KARŞI BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SÖZL.UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KAN TAS ÜZ. ( S.SAYISI :29 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/halil-akyuz-22-2003-01-30-sinirasan-orgutlu-suclara-karsi-birlesmis-milletler-sozl-uygun-bulundu

> Halil Akyüz (CHP), 30 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SINIRAŞAN ÖRGÜTLÜ SUÇLARA KARŞI BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SÖZL.UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KAN TAS ÜZ. ( S.SAYISI :29 )); konuşma 781 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA HALİL AKYÜZ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesiyle ilgili, ben de, biraz önce konuşan arkadaşım gibi, Yüce Meclisi bilgilendirmek üzere huzurlarınızdayım; bu olanaktan yararlanarak, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği üzere, tüm dünyada son yirmi yıl içinde örgütlü suçun olağanüstü gelişme kaydettiğine tanık oluyoruz. Bu bağlamda, sadece örgütlü suç bağlantılı şiddet, tehdit, sahtecilik, dolandırıcılık, yasadışı her türlü kaçakçılık, rüşvet, karapara aklama suçlarının sayısal artışı şeklinde nicel değil, özellikle profesyonelleşme, rasyonelleşme, uluslararasılaşma biçiminde niteliksel bir gelişme de söz konusudur,

Bu gelişmenin nedenleri çok çeşitli ve oldukça karmaşıktır. Ekonomik ve malî liberalleşme, küreselleşme, kişilerin ve malların hareketliliği, iletişim teknolojisindeki gelişmeler, ülkelerarası bağımlılıklar, ulusal sınırların açılması, örgütlü suçların bu denli ivme kazanmasının başlıca nedenleri olarak sayılabilirler.

Ekonomik ve sosyal dalgalanmalar, ülkemizde de suç gruplarının faaliyetleri için bir zemin oluşturmaktadır. Ekonomik, teknolojik gelişme ve küreselleşmeye paralel olarak ülkemizdeki organize suç örgütlerinin faaliyet alanlarını genişlettiği ve yeniden yapılanmaya giriştikleri gözlenmektedir. Örgütsel suçlar, sadece ülkemiz için değil, tüm dünya için gerek ulusların güvenliği gerek ekonomik istikrar ve demokrasinin gelişimi açısından önemli bir tehdit oluşturmaktadır.

Küreselleşmenin ve serbest piyasa ekonomisine dayanan ülkelerarası ilişkilerin kaydettiği hızlı gelişme, örgütlü suç gruplarının birden fazla ülkede yürüttükleri faaliyetlerinin de artmasına elverişli bir zemin hazırlamış, bu bağlamda, yasadışı uyuşturucu kaçakçılığı, göçmen kaçakçılığı, insan ticareti ve silah kaçakçılığı gibi olgularla gereği gibi mücadele edebilmek için uluslararası işbirliğinin önemi daha da artmıştır.

Bu noktadan hareketle, tüm dünyayı tehdit eden örgütlü suçlarla mücadeleyi ve uluslararası işbirliğini öngören uluslararası bir sözleşme yapılması, 21-23 Kasım 1994 tarihlerinde Napoli'de düzenlenen Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Dünya Bakanlar Konferansında kararlaştırılarak, sözleşme metninin, Birleşmiş Milletler Binyıl Genel Oturumunun düzenlendiği 2000 yılı sonuna kadar hazırlanması öngörülmüştür.

Uluslararası sözleşmeyi hazırlamakla görevlendirilen komite, 1998 yılında faaliyetlerine başlamış ve iki yılı aşkın sürede tamamlanan çalışmalar sonucunda, komitenin 2000 yılında yapılan toplantısında, sözleşme metni üzerinde mutabakata varılmıştır.

Ülkemiz, başından beri, hazırlık toplantısı ve çalışmalarına aktif biçimde katılmıştır. Sözleşme ve buna ek protokoller, başta Adalet, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarımız olmak üzere, ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızca, Dışişleri Bakanlığının koordinatörlüğünde incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme ve çalışmalar sonucunda, Sınıraşan Örgütlü Suçlarla Mücadele Sözleşmesinin ve buna ek protokollerin, uluslararası planda, örgütlü suça karşı mücadele alanında taraf devletlere karşılıklı yardımlaşma ve işbirliği olanakları sağlayacak önemli bir uluslararası belge oluşturacağı ve dolayısıyla, bu sözleşme ve eklerinin ülkemizce imzalanmasında yarar bulunduğu kanaatine varılmıştır.

Birleşmiş Milletler çerçevesinde müzakere edilerek sonuçlandırılan Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi, 12-13 Aralık 2000 tarihlerinde, İtalya'nın Palermo Kentinde düzenlenen bir konferansla Birleşmiş Milletler üyesi ülkelerin imzasına açılmış ve 136 ülke yanında, ülkemiz tarafından da imzalanmıştır.

Sözleşme, bir ülkede planlanan bir örgütlü suçun başka bir ülkede işlendiği, suç gelirlerinin başka bir ülkede aklandığı ve suç mağdurlarının, delillerinin ve tanıklarının da, yine başka bir ülkede bulunduğu durumlarda, olayın ilgili ülkelerinden hiçbirinin yargı yetkisine tam olarak girmemesi nedeniyle suç faillerinin cezasız kalması gibi istenmeyen durumların önlenebilmesi amacıyla etkin adlî yardımlaşma ve işbirliği mekanizmaları öngörmektedir.

Sözleşme, örgütlü suç grupları tarafından yapılan faaliyetlerin suç addedilmesi konusunda taraf ülkelerin ulusal mevzuatlarını uyumlaştırmayı amaçlamaktadır. Sözleşme uyarınca, suç teşkil eden bu fiiller bir örgütlü suç grubu tarafından işlenen suçları organize etmek, yönetmek ve yardım etmeyi de kapsamaktadır. Bu, ayrıca, parasal veya maddî bir kazanç elde etmek amacıyla, ciddî bir suç işlemek için bir veya daha fazla kişiyle anlaşmayı da içermektedir. Sözleşme, bazı ülkelerde örgütlü suçlarda hızlı bir artışa neden olan yolsuzluğu da suç kapsamına almaktadır. Yolsuzluk, kamu görevlilerine resmî görevleriyle bağdaşmayacak bir iş yaptırmak için rüşvet teklif etmeyi veya vermeyi içermektedir. Aynı şekilde, rüşvet kabul eden kamu görevlileri de yolsuzlukla suçlanabileceklerdir.

Bu uluslararası sözleşme gereğince, ilk kez, bir örgütlü suç grubunun işlediği ciddî suçlarda rol oynayan veya bunlardan kazanç sağlayan ve bu sayede karapara aklayan şirketler ve ortaklıklar da suçlanabilecektir. Bu şirketler de uygun şekilde cezalandırılacak ve önemli ölçüde ekonomik yaptırımlara uğrayacaklardır.

Sözleşme uyarınca, başka ülkelere kaçmış olan örgütlü suç sanıklarının etrafındaki çemberin daraltılması için, taraf ülkeler delil toplama, bilgi alışverişi de dahil olmak üzere birbirleriyle adlî yardımlaşmada bulunacaklardır.

Bütün bunlar, bugüne kadar uluslararası düzeyde kabul edilmiş en ileri düzenlemelerdir.

İç mevzuatımız, sözleşmede yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmesine elverişlidir.

Ülkemizin de maruz kaldığı, özellikle uyuşturucu madde kaçakçılığı, göçmen kaçakçılığı gibi örgütlü suç faaliyetlerine karşı, adlî ve güvenlik makamlarımızın gösterdiği çabaların uluslararası işbirliği yoluyla güçlendirilmesi büyük önem arz etmektedir. İlave bilgi vermem gerekirse, 27 Ocak 2003 tarihi itibariyle, bu sözleşmeyi 147 ülke imzalamıştır, 28 ülke de taraf olmuş durumdadır.

Günümüzde, sınırlar ötesine taşmış bulunan örgütlü suçlarla mücadeleyi öngören, bu alanda, uluslararası işbirliğiyle, yardımlaşmayı amaçlayan ve -tekrar etmem gerekirse- uluslararası düzeyde kabul gören en ileri düzenleme olan bu sözleşmenin ülkemiz tarafından da onaylanması uygun görülmektedir. Bu nedenle, Grubumuz bu sözleşmeye olumlu oy kullanacaktır.

Uluslararası, sınıraşan örgütlü suçlarla ilgili yaptığımız her iki konuşma, biliyorum, birbirine benzemektedir; ama, tekrarda fayda vardır.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Halil Akyüz (CHP, İstanbul). “Sınıraşan örgütlü suçlara karşı birleşmiş milletler sözl.uygun bulunduğuna dair kan tas üz. ( s.sayısı :29 )”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 30 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-akyuz-22-2003-01-30-sinirasan-orgutlu-suclara-karsi-birlesmis-milletler-sozl-uygun-bulundu (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
