# Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Halil Akyüz (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim
- **Tarih:** 28 Şubat 2004
- **Gündem:** KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/halil-akyuz-22-2004-02-28-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349

> Halil Akyüz (CHP), 28 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 459 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HALİL AKYÜZ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısıyla getirilmek istenen denetim sistemi hakkındaki görüşlerimi paylaşmak üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Denetim, geleneksel yönetim anlayışının bir parçasıdır. Yönetim, bir süreç olarak, planlama, örgütlenme, bütçeleme, yönlendirme, koordinasyon ve denetimden oluşmaktadır. Tasarıdaki denetim, amirlerin astları denetlediği hiyerarşik idarî denetimdir. Tasarıda içdenetim, idarî denetimle özdeşleştirilmekte, ama, içeriği, performans denetimi olarak yeniden düzenlenmektedir. İdarî teftiş ise kaldırılmaktadır. Kamu yönetimi sistemimizde hem idarî denetim hem de idarî teftiş kurumu vardır. İdarî denetim ile idarî teftişin temel farkı; idarî teftişte denetimi gerçekleştiren birey, yürütme yetkisi olmayan, sadece idarî, malî ve yasal denetim yapmakla görevli ve örgütün amirine bağlı, ayrı bir denetim birimi içinde yer alan özel elemandır. İdarî denetim ise, yürütme görevinde bulunan amir tarafından yapılan hiyerarşik denetimdir. Tasarının 38 inci maddesi, idarî teftişi kaldırıp, sadece içeriğini performans denetimi olarak belirlediği içdenetime bırakmaktadır. Örgüt içinde bu, idarenin kişiselleştirilmesidir.

Daha vahim olanı ise, madde 38'in gerekçesine göre, artık denetimde hata, usulsüzlük, yolsuzlukları araştırmak değil, rehberlik, eğitim ve danışmanlık yaklaşımı öne çıkarılmak istenmektedir. Bu yaklaşım, örgütiçi yolsuzluk ve usulsüzlükleri örtme usulü getirmekte, kamu görevlilerini amirlerinin keyfî değerlendirmelerine bırakmaktadır. Yolsuzluk ve usulsüzlükte bulunan, hata yapan, rüşvet alan memur tespit edilince, ona rehberlik ve danışmanlık yapmanın içeriğinin ne olacağı merak konusudur.

Tasarı, ayrıca yolsuzlukları önleyemez iken, tasarruf ihtiyacı gerekçesiyle teftiş kurullarını kaldırmak istemektedir. Teftiş kurulları, içinde bulundukları kamu örgütünün amirlerinden en üst makam olan bakanlara bağlıdırlar. Amirlerin talimatıyla harekete geçen ve yolsuzluk dosyalarını onlara teslim eden bu kurulları kaldırıp, yolsuzluk dosyalarını işleme koymayarak, onlardan daha fazla suçlu konumda olan amirlere ve siyasî kadrolara, tüm içdenetim yetkisini bırakmak bir çelişkidir. Ülkemizde, yıllardır, teftiş kadrolarının sadece yüzde 40'ının dolu olması, gelen iktidarların denetim konusunda ne kadar isteksiz olduklarının bir göstergesidir; ancak, bir türlü önlenemeyen yolsuzluklardan bu yetersiz kadrolar sorumlu tutularak kaldırılmaktadır.

Avrupa ülkeleri, daha düşük malî suç oranlarına rağmen bu kurulları muhafaza ederken, rüşvet ve yolsuzlukların hiç bitmediği ülkemizde bu kurulların kaldırılmaya çalışılmasını açıklamak mümkün değildir.

Uluslararası standartların gerektirdiği nitelikler dikkate alındığında, Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısında öngörülen içdenetçilik modeli, teftiş kurullarının yerine ikame edilmiştir. Tasarıda, içdenetim sisteminde üst düzey yöneticiler tarafından işlenen suçların nasıl soruşturulacağı belirsizdir. Üst düzey yöneticinin suçunun, bir başka üst düzey yönetimi yoksa, kendisine bağlı içdenetimcilerin mi yapacağı tartışılacak bir konudur. İçdenetçilik kurumu, devletin denetim ihtiyacını karşılamaktan çok uzak, idarî hiyerarşiye bağlı bir danışmanlık faaliyeti konumundadır. Usulsüzlük ve yolsuzlukları, toplumun ahlakî değerlerini ve devletin devlet olmaktan kaynaklanan denetim fonksiyonunu yerine getiren bağımsız müfettişlere, bugün, her zaman olduğundan daha fazla ihtiyaç vardır.

Değerli milletvekilleri, bir diğer önemli nokta ise, tüm dışdenetimin sadece malî denetimle sınırlanması ve Sayıştaya bırakılmasıdır. Genel ve katma bütçeli dairelerin bütün gelir ve giderlerini, envanterlerini denetleyen, ayrıca yeni kurulan üst kurulların malî denetiminden sorumlu sayılan Sayıştayın, tüm il özel idareleri ve sayıları yaklaşık...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Halil Akyüz (CHP, İstanbul). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 28 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-akyuz-22-2004-02-28-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
