# Bankacılık kan.tas.(ss.972)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Halil Aydoğan (AK Parti, Afyonkarahisar)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim
- **Tarih:** 2 Temmuz 2005
- **Gündem:** BANKACILIK KAN.TAS.(SS.972)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/halil-aydogan-22-2005-07-02-bankacilik-kan-tas-ss-972

> Halil Aydoğan (AK Parti), 2 Temmuz 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BANKACILIK KAN.TAS.(SS.972)); konuşma 940 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 972 sıra sayılı Bankacılık Kanunu Tasarısının birinci bölümü üzerinde Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; sizleri ve Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bankacılık sektörünün diğer sektörlerden farklı olan yapısı ona önemli bir özellik kazandırmaktadır. Bu özelliği oluşturan temel farklılıklar şu şekilde tanımlanabilir:

Sahip olduğu ileri ve geri bağlantılar nedeniyle, hem topladığı mevduat hem de kullandırdığı krediler yoluyla ekonominin kilit sektörlerinden biridir. Ekonomik yapı ve ilişkiler sisteminin her alanını ve aşamasını doğrudan ve dolaylı etkileyecek mekanizmalara sahip bulunmaktadır.

Genellikle küçük tasarruflardan oluşan mevduat toplama süreci toplumsal imkân ve kaynakların kullanımını ifade ettiğinden, önemli bir kurumsal ve toplumsal sorumluluk oluşturmaktadır.

Kredi kullandırma süreci ise, bankaların sahip olduğu ve topladığı kaynakları ekonomik faaliyetlere yönlendirmeyi ifade etmektedir. Bu sektörün tercih ve önceliklerine bağlı olarak bazı ekonomik faaliyetleri teşvik edebileceği, bazılarını da sıkıntıya sokabileceğini ima etmektedir. Ayrıca, alternatif maliyeti yüksek yanlış kaynak kullandırma ise, ciddî etkinsizlik problemi üretebilmektedir. En önemli risklerden biri olan ahlakî rizikonun ve asimetrik enformasyonun da bu süreçlerde oluştuğu gözden uzak tutulmamalıdır.

Bu özellikler, kalitesi yüksek denetleme ve düzenleme işlevini son derece önemli hale getirmektedir.

Bankacılık, genel olarak, konjonktürel faaliyet olarak ele alınmaktadır. 2000 ve 2001 yıllarında yaşanan ekonomik kriz ve istikrarsızlık dönemlerinden sonra, Türk bankacılığı, nispî olarak performans ve sağlığını iyileştirme sürecine girmiştir. Geçmiş dönem tecrübesi, bankaların iyi performansı bir dizi faktöre bağlı bulunmaktadır:

Bankaların kurumsal yönetişim kalitesi.

Bankaların kurumsal ve personel yeteneği ve yetkinliği.

Sektörün iç ve dış piyasa koşulları.

Düzenleme ve denetim sürecindeki değişimin rolü.

Düzenleme ve denetleme ekibinin yaklaşımlarındaki değişimin önemi.

2003 yılı itibariyle, ticaret bankalarının aktiflerinin gayri safî yurtiçi hâsılaya oranı dünyada yüzde 112, Avrupa Birliğinde yüzde 173, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 78, Türkiye'de ise yüzde 70'tir. Bu rakamlar, Türkiye'de, bankacılık sektöründe gelişme potansiyelinin çok yüksek olduğunu göstermektedir.

2004 itibariyle, Türkiye'de, mevduat bankaları toplamı 35, katılım bankaları toplamı 5, toplam banka sayısı ise 50'dir. Toplam şube sayısı 6 215, personel sayısı ise 127 939 olup, her ikisinde de bir önceki yıla göre artışlar olmuştur.

2004 itibariyle, bankacılık sektörünün pasifinde mevduatın payı yüzde 62,3; borçların payı yüzde 11,7; özkaynakların payı yüzde 15 ve diğer pasiflerin payı yüzde 7,5 olmuştur.

Bankaların aktifleri 2003 ve 2004 yılları itibariyle mukayese edildiğinde; kredilerin yüzde 26,5'ten yüzde 32,4'e yükseldiği ve menkul kıymet portföylerinin de yüzde 42,8'den yüzde 40,4'e düştüğü görülmektedir.

Özel finans kurumlarının bilanço toplamları, yani, bugünkü deyimle, katılım bankalarının toplamları 2003 yılında 5,252 milyar dolar iken 2004 yılında, 7 383 milyar dolar olarak gerçekleşmiş, reel olarak yüzde 23,5 büyümüştür.

2004 yılında bankaların faiz gelirleri reel olarak yüzde 9,7 küçülmüş olmakla birlikte, faiz giderleri de yüzde 28,8 oranında, yani, daha büyük oranda reel olarak düşmüş, sonuçta net faiz geliri reel olarak yüzde 37,6 artmıştır. Bu nedenle, 2003 yılına göre 2004 yılında bankaların net kârlarında da reel olarak artış meydana gelmiştir.

Gelişen piyasalara orta vadeli perspektifle yaklaşıldığında, banka performanslarının son yıllarda artış gösterdiği görülecektir. Bu, iki başlık altında toplanmaktadır:

Aktif getirileri artmaya başlamıştır. Güçlü, global büyüme, düşük faiz oranı bu süreci hızlandırmıştır.

Bilançoların kalitesi artmıştır, sermaye yeterlilik rasyoları iyileşme trendine girmiştir. Geri ödenmeyen kredi oranlarında da önemli düşüşler yaşanmıştır.

Gelişen piyasalarda bankacılık sektörünün son dönemlerde ortaya çıkan olası riskleri, ülkeler arasında kısmî farklılıklar gösterse de, önemli olanları ve yaygınlık kazananları şu başlıklar altında toplanmaktadır:

Farklı kredi türlerindeki hızlı büyümeden kaynaklanan hassasiyet.

Mevduat ve kredilerde para birimi ve vade uyumsuzluğu.

Uzun vadeli kamu borcuna duyarlılık.

Bankacılık yapısındaki değişimden ve artan rekabet ortamından kaynaklanan stres.

Gelişen piyasalarda bankacılık sektörüne ilişkin bazı trendler de, bankacılık sektörünün etkilendiği süreci başlatmıştır. Bunlar şu şekilde ifade edilebilir:

Banka konsolidasyonunda artışlar, risklerin farklılaştırılabileceği, zayıflığın farklı boyut kazanacağı tablo üretmektedir.

Kamu bankalarının sektördeki aktif payı yavaş şekilde azalmaktadır.

Yabancı bankaların sektördeki payı artmakta ve rolleri büyümektedir. Olumlu katkı yanında, ulusal firmalar açısından farklı atmosfer üretme olasılığı bulunmaktadır.

Gelişen piyasalarda bankacılık sektörüne ilişkin düzenleme ve denetim sürecinde birçok olumlu gelişme sağlanmış olsa da, hâlâ bazı zayıf alanların bulunduğu görülmektedir. Bunlar şu başlıklar altında toplanmaktadır:

Konsolide düzenleme ve denetim eksikliği.

Risk yönetiminde ve kültüründe eksiklikler.

Banka performansının ve bunu etkileyen bileşenlerin ölçümünde problemler.

İyileştirici tedbir ve uygulamaların genel olarak yetersiz olması, dikkatli ve gayretli risk yönetimi teşviklerinin azalması.

Türkiye, ayrıca, Avrupa Birliği bankacılık direktiflerine ve Basel II prensiplerine zaman içinde tam uyum sağlamak durumunda olacağından, düzenleme ve denetlemenin yönü ve şekli bu açıdan da özel önem taşımaktadır.

Düzenleme ve denetlemenin yapısı ve içeriği, ülkeler arasında bazı farklılıklar bulunsa da, ortak olan yönler oldukça fazladır ve bunlar şu başlıklar altında toplanabilir:

1- Finansal piyasalarda değişim ve dönüşüm.

2- Yenilik ve deregülasyon.

3- Denetleme sorumluluğunun tahsisi.

4- Daha fazla risk duyarlılığı olgusu.

5- Piyasa disiplini açısından denetleme sürecinin rolü.

6- Finansal altyapının önemi.

7- Düzenleme ve denetlemenin mikro ve makro entegrasyonu.

8- Finansal piyasaları ve katılımcıları denetlemede yeni yaklaşımlar.

Kanun tasarısı, genel olarak, aşağıdaki konulara yönelik hükümler içermektedir:

BDDK'nın teşkilat yapısına ilişkin hususlar.

Düzenleme ve denetlemeye tabi finansal kurumların tanımı, kuruluşu faaliyet alanlarına ve yönetimine ilişkin düzenlemeler.

Düzenleme ve denetlemeye ilişkin kural ve prensipler.

Düzenleme ve denetlemeye ilişkin cezalar.

TMSF'nin teşkilat yapısına ilişkin hususlar.

Tasarruf mevduatı sigorta sistemine ilişkin düzenlemeler.

Tahsil ve tasfiyeye ilişkin kural ve prensipler.

Tahsil ve tasfiye sürecine ilişkin cezalar.

Bankalara ilişkin birliklerin kuruluşu ve faaliyetlerine ilişkin düzenlemeler.

Kanunun amacı, söz konusu alanlardaki düzenleme, denetleme, kural ve prensipleri Avrupa Birliği standartlarına daha da uyumlaştırmak, Türk bankacılık sektörünün sağlıklı, etkin ve verimli çalışması için gerekli hukuksal altyapıyı güçlendirmektir.

Kanun tasarısının hazırlanmasındaki katkılarından dolayı, hükümetimize, altkomisyon ile Plan ve Bütçe Komisyonunun üyelerine, sivil toplum kuruluşlarına, bireysel ve kurumsal katılımcılara öncelikle teşekkür ediyorum.

Tasarının, Türk bankacılığının düzenleme ve denetleme yetkinliğinin evrensel standartlarda güçlendirilmesinde, ilgili kurumlar arasında bağımsızlık, eşgüdüm ve işbirliği sürecinin kalitesinin artırılmasında önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizi, Yüce Meclisi ve halkımızı saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Halil Aydoğan (AK Parti, Afyonkarahisar). “Bankacılık kan.tas.(ss.972)”. TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim tutanağı, 2 Temmuz 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-aydogan-22-2005-07-02-bankacilik-kan-tas-ss-972 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
