# Bankacılık kanunu ve cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi (ss.997)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Halil Aydoğan (AK Parti, Afyonkarahisar)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim
- **Tarih:** 19 Ekim 2005
- **Gündem:** BANKACILIK KANUNU VE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ (SS.997)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/halil-aydogan-22-2005-10-19-bankacilik-kanunu-ve-cumhurbaskaninca-bir-daha-gorusulmek-uzere-geri-g

> Halil Aydoğan (AK Parti), 19 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BANKACILIK KANUNU VE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ (SS.997)); konuşma 666 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından, bir daha görüşülmek üzere geri gönderilen 2.7.2005 tarihli ve 5387 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 23 üncü maddesi üzerinde Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; sizleri ve Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Finansal sektörün yapısı ve özellikleri, ekonomik yapı ve ilişkiler sisteminin kalitesini doğrudan etkilemektedir. Finansal hizmetler sektörünün, özellikle de bankacılık sektörünün sorunları, son yıllarda gerçekleştirilen bir dizi reformlarla önemli ölçüde çözümlenmiştir. Tartışmakta olduğumuz bu kanun, finansal hizmetler sektörüne bütüncül bir bakışla yaklaşmakta, aynı zamanda Avrupa Birliği vizyonu çerçevesinde gerekli düzenleme ve yenilikleri içermektedir.

Bankacılık Kanununun temel önceliği, bankacılık sistemini daha da güçlendirmek ve mevduat sahiplerinin güveninin sürdürülebilirliğini sağlamaktır. Bu çerçevedeki temel tercih ve öncelik, aktif kalitesini güçlendirmek ve fona devredilen bankaların tasfiye sürecini hızlandırmaktır.

Kanunun öne çıkan diğer önemli bir özelliği de, düzenleme ve denetim kalitesini Avrupa Birliği standartlarına çıkarmaktır.

Türk bankacılık sistemi, Türkiye ekonomisinde başlayan ve devam eden yapısal değişime uyum sağlamak ve bu değişime daha fazla katkıda bulunmak amacıyla yeniden yapılanma içindedir. Türk bankacılık sisteminde yaşanan bu yapısal değişim, yeni ihtiyaçlara zamanında cevap verebilecek yeterli esneklik, kalite ve etkinlikte bir düzenleme, denetim ve gözetim sistemini gerektirmiştir. Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında, hâlâ çok küçük ölçekte olan bankacılık sistemimizin büyümesi ve güçlenmesi, ekonomik büyümenin istikrar içinde sürdürülmesi, tasarrufların artırılması, artan tasarrufların malî sisteme yönlendirilmesi ve bu tasarrufların etkin kullanılması, her zamankinden daha fazla önem taşımaktadır.

Bankacılık sisteminin yapısı ve özelliği, önemli ölçüde muhtemel risklerin tanımı, ölçülmesi, izlenmesi ve yönetilmesine bağlıdır. Sektörün ve bankaların kurumsal ve fonksiyonel organizasyon yapısı, sahip olduğu imkân ve kaynakları ne şekilde tahsis ettiği ya da edebileceği konusunda ipuçları sunmaktadır. Sermaye yeterliliği, kurumiçi ve kurumdışı düzenleme ve denetleme kalitesi, sektörün ve bankaların rol ve fonksiyonlarında alternatif maliyet, etkinlik ve verimlilik kriterlerine uyma derecesini önemli ölçüde yansıtmaktadır.

Kanunun geçici 23 üncü maddesi bu çerçevede değerlendirildiğinde, değişik nedenlerle oluşmuş bu tablonun, ciddî, ekonomik ve finansal sendromlar ürettiği ve üretmeye devam ettiğini göstermektedir. Kanundaki bu düzenlemenin mikro ve makro ekonomik neden ve sonuçları birlikte değerlendirildiğinde, pozitif bir sonucun üretilme ihtimali oldukça yüksektir. Bu kanunla zorunluluk arz eden sosyal güvenlik çatısı SSK'ya aktarılırken, benzer amaçla kurulmuş diğer munzam sandıklara ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. Böyle bir yaklaşım, sosyal güvenlik sistemini tek çatı altında toplayarak, sistemin yönetim ve hizmet kalitesini iyileştirmeyi amaçlamaktadır.

Öte yandan, bu kanun, bankalarında insan kaynağına yatırım yapma sürecinde kaynak tahsisini bozucu işlemlere yönelmek yerine, genel sistemi bozmayan ve bankanın finansal yapısını da tahrip etmeyen bir yaklaşımı benimsemelerine uygun bir ortam hazırlamaktadır.

Yüce Meclisimizce kabul edilen Bankacılık Yasasının 58 inci maddesi, vakıf ve sandıklara açıklarının kapatılması için kaynak aktarılmamasını öngörmektedir. Geçici 23 üncü maddeyse, 58 inci maddenin uygulamasını kolaylaştırıcı, banka yükümlülüklerinin ve malî tablolarının daha şeffaf hale gelmesini sağlayıcı ve sandık iştirakçilerinin haklarını koruyucu nitelikte bir düzenlemedir. Geçici 23 üncü maddede yer alan hüküm çerçevesinde, gerekli aktuaryel hesaplamalar yapıldıktan sonra, çalışanların temel hakları SSK'ya devredilmekte ve bunların ödenmesi kurumun güvencesi altına alınmaktadır.

Bu kanunun Meclisten yarım saat içerisinde geçtiğini söyleyen milletvekili ve herkes bilmelidir ki, bu yasa, BDDK'nın, TMSF'nin, hükümetimizin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunun ve onun altkomisyonunun, iktidarıyla, muhalefetiyle üzerinde en yoğun ve uzun süreli çalıştığı yasalardan birisidir. Plan ve Bütçe altkomisyonunda, ilgili bütün kamu kuruluşları, ilgili bütün meslek kuruluşları yanında, üniversitelerden davetimize katılanlar dinlenilmiş, yazılı önerileri alınmış, iktidar ve muhalefet partisi milletvekili üyelerinin, maddelerinin büyük çoğunluğu üzerinde konsensüs sağladığı bir yasadır.

Yine, belirtmem gerekir ki, IMF'yle ilişkilerin anlaşmalara ve niyet mektuplarına dayalı olarak yürütüldüğünü, Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesinin üzerinde de bir irade olamayacağını bilmesi ve kabul etmesi gereken bir sayın milletvekilini, bu kürsüden konuşmalarında "IMF'nin talimatıyla" ifadesini kullandığı için de kınıyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; altkomisyon başkanı olarak, kanunun tasarısının hazırlamasındaki katkılarından dolayı hükümetimize, altkomisyonumuz ile Plan ve Bütçe Komisyonunun üyelerine, sivil toplum kuruluşlarına, bireysel ve kurumsal katılımcılara, bir kez daha, çok teşekkür ediyorum.

Bankacılık Kanununun, Türk bankacılığının düzenleme ve denetleme

yetkinliğinin evrensel standartlarda güçlendirilmesinde, ilgili kurumlar arasında, bağımsızlık, eşgüdüm ve işbirliği sürecinin, kalitesinin ve etkinliğinin artırılmasında önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Sayın Başkan, sizi, Yüce Meclisi ve halkımızı saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Halil Aydoğan (AK Parti, Afyonkarahisar). “Bankacılık kanunu ve cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi (ss.997)”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 19 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-aydogan-22-2005-10-19-bankacilik-kanunu-ve-cumhurbaskaninca-bir-daha-gorusulmek-uzere-geri-g (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
