# Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:302

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Halil Aydoğan (AK Parti, Afyonkarahisar)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim
- **Tarih:** 13 Kasım 2008
- **Gündem:** BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:302
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/halil-aydogan-23-2008-11-13-bazi-varliklarin-milli-ekonomiye-kazandirilmasi-hakkinda-kanun-tasaris

> Halil Aydoğan (AK Parti), 13 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:302); konuşma 517 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 302 sıra sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun Tasarısı’nın geçici 2’nci maddesiyle ilgili olarak şahsım adına söz almış bulunuyorum. Konuşmama başlarken yüce Meclisi ve halkımızı saygıyla selamlıyorum.

2007 yılının ikinci yarısından itibaren ilk olarak etkisini Amerika ve Avrupa’da gösteren finansal kriz yeterli ve etkin olmayan tedbirlerle çözülmeye çalışılmıştır. Ancak krizin çok daha derin olduğu ve kapsamlı çözümler gerektirdiği daha sonraki gelişmeler sonucunda anlaşılmıştır. Amerika’da

(x) 302 S. Sayılı Basmayazı 5/11/2008 tarihli 13’üncü Birleşim Tutanağı’na eklidir.

“subprime” olarak adlandırılan, belli bir eşiğin altında ödeme gücü bulunan müşterilere konut kredisi kullandırılmış, akabinde bu konut kredilerine dayalı ürünler çıkartılmış ve söz konusu ürünler uluslararası bankalar tarafından satın alınmış ve müşterilerine satılmıştır. Amerika’da faizlerin yükselmesiyle birlikte konut kredisi kullanan müşteriler ödeme yapamaz hâle gelince konut fiyatlarıyla birlikte bu kredilere dayalı ürünlerin fiyatları da düşmüştür. Yaşanan bu sürecin en yıkıcı etkisi finansal kurumlar arası güven unsurunun aşınmasıyla oluşmuştur, öyle ki para piyasaları çalışamaz duruma gelmiştir. Bugün tüm ülkeler finansal sistemde güven ortamının yeniden tesis edilmesi için tedbir almaktadırlar. Bu çerçevede ülkeler tarafından sisteme likidite sağlama, sermaye desteği ve mevduat güvencesi limiti veya kapsamının artırılması yönünde bir dizi önlem alınmaktadır. Özellikle, güven müessesesi olan bankacılıkta bankaların birbirlerine ve sisteme güveni kadar mudilerin de bankalara güveni sistemin işlerliği açısından hayati önem taşımaktadır.

Birçok ülkede hükûmetlerin mevduat güvencesini artırmaları veya mevduata tam güvence getirmeleri mudilerin bankalara hücumunu önleme ve güveni yeniden tesis etme amacını taşımaktadır. Amerika’da, Avrupa Birliğine üye ülkelerde ve gelişmekte olan ülkelerin neredeyse tamamında mevduat güvence limiti artırılmış, Avusturya, İrlanda, Almanya, Danimarka, Malezya, Singapur, Slovakya, Slovenya ve Tayvan’da mevduata ya tam garanti getirilmiş ya da getirilmesi çalışmaları sürdürülmektedir.

Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarınca bugüne kadar yapısal sorunların çözümüne yönelik alınan önlemlerle ekonomimiz daha güçlü durumdadır. Bankacılık sektörümüz ise sermaye yeterliliği, aktif kalitesi ve likidite olarak birçok ülkeye göre iyi bir konumdadır. Ayrıca, bankalarımızın varlıkları içerisinde Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’daki bankaların finansal sıkıntıya girmesine neden olan şekilde türev ürünler, yani toksik varlıklar da bulunmamaktadır.

Küresel krizin yaşandığı bu ortamda bankalarımızın yurt dışıyla rekabette geride kalmamaları için, daha hızlı ve etkin karar almaya yönelik olarak ve gerektiğinde kullanılmak üzere işbu tasarının geçici 2’nci maddesinde 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 63’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, sigortaya tabi olacak tasarruf mevduatının ve gerçek kişilere ait katılım fonlarının kapsamını ve tutarını belirlemeye ilişkin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kuruluna verilen yetkiler Bakanlar Kuruluna iki yıl süreyle devredilmektedir. Bakanlar Kurulunun bu yasal düzenlemeyle verilen yetkiyi gerektiğinde kullanması hâlinde krizin etkisinin uzaması ve artması riskine karşı sistemin bir bütün olarak korunması ve işlemesi sağlanacaktır. Yurt dışından ülkeye varlık girişini teşvik eden işbu kanun tasarısının etkinliği de artmış olacaktır. Diğer taraftan, bu yasal düzenlemenin iki yıl süreyle sınırlandırılması, sektörde rehavete düşülmemesi ve rekabetin doğurduğu etkinliğin devamı için de önem arz etmektedir.

Son olarak, bu süreçte bankalarımızın, aşırı risk almaktan kaçınmakla birlikte uzun vadeli planlama yapma ve reel sektörle yakın iş birliği içinde ekonomik büyümeye destek olmaya devam etme hususunda gerekli basireti ve duyarlılığı göstermeleri gerektiğine ve göstereceklerine inanıyoruz.

Hükûmetimizce hazırlanan ve şu an görüşmekte olduğumuz tasarının ülkemize hayırlı olmasını dilerken, bir kez daha yüce Meclisi ve halkımızı saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Halil Aydoğan (AK Parti, Afyonkarahisar). “Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:302”. TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim tutanağı, 13 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-aydogan-23-2008-11-13-bazi-varliklarin-milli-ekonomiye-kazandirilmasi-hakkinda-kanun-tasaris (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
