# Türkiye Cumhuriyeti ile Birleşmiş Milletler Arasında Birleşmiş Milletler Kalkınma Eşgüdüm Ofisi Bölgesel Ofisinin İstanbul'da Kurulmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Halil Öztürk (MHP, Kırıkkale)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim
- **Tarih:** 30 Mayıs 2024
- **Gündem:** Türkiye Cumhuriyeti ile Birleşmiş Milletler Arasında Birleşmiş Milletler Kalkınma Eşgüdüm Ofisi Bölgesel Ofisinin İstanbul'da Kurulmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=124647
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/halil-ozturk-2024-05-30-turkiye-cumhuriyeti-ile-birlesmis-milletler-arasinda-birlesmis-milletl

> Halil Öztürk (MHP), 30 Mayıs 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Cumhuriyeti ile Birleşmiş Milletler Arasında Birleşmiş Milletler Kalkınma Eşgüdüm Ofisi Bölgesel Ofisinin İstanbul'da Kurulmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 494 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri izleyen saygıdeğer izleyicileri saygıyla selamlıyorum.

Haklı olma payesini yalnızca güçlü olmakta arayanların ve bu güce dayalı haksızlığı meşru görenlerin nazarımızdaki karşılığı zalimden başka bir şey değildir.

Bir başka ifadeyle, güçle elde edilmeye çalışılan hak, hak değil gasptır; hak haklı olanındır, haklı olan hakkın sahibidir; bugün Gazze'deki tablo da tam anlamıyla budur. Güçle hak elde etmeye çalışan İsrail Filistinli masumları katletmeye, onların hakkını gasbetmeye ve onlara zulmetmeye devam etmektedir. Her ne kadar Uluslararası Adalet Divanı bu hukuksuzluğa bir son vermek ve saldırıları durdurmak için karar alsa da İsrail bu kararı tanımayarak âdeta bütün dünyaya kafa tutmaya devam etmektedir. Üzülerek ifade etmeliyiz ki İsrail'in kafa tuttuğu dünya çoktan sessizliğe bürünmüş durumdadır, tıpkı dün Hocalı’da, Kırım’da ve Bosna’da olduğu gibi. Ses çıkaranların sesi ise cılız çıkmakta ve maalesef, işe yaramamaktadır.

Değerli milletvekilleri, Türk milleti tarih boyunca zulme karşı mücadele etmiş, yalnızca kendisine yapılan saldırılara karşı değil, başka milletlerin de zulme uğramasına rıza göstermemiştir. Nerede bir mazlum varsa, nerede haksızlığa uğrayan bir garip varsa Türk milleti onların daima yanında olmuş, zalimlere karşı asla boyun eğmemiştir, tıpkı bugün gibi. Bugün tüm dünya devletleri bir sınavdan geçmektedir, bu sınavın adı vicdandır. Demokrasiden, özgürlükten, insan haklarından bahis açıldığında mangalda kül bırakmayan Batı, Gazze kana boğulurken İsrail-Filistin meselesinde suskunluğa boğulmuştur. Gazze'de yaşananlara tepkisiz kalmamak her şeyden önce insan olmanın bir sorumluluğudur. Bu soykırım karşısında seyirci kalanlar barışın ve huzurun da karşısındadır. Barışı ve huzuru tesis etmek için yalnızca bu saldırıları kınamak doğru değildir; bir an evvel somut adımlar atılmalı, tüm dünya devletleri, özellikle İslam ülkeleri bu durum karşısında diplomatik ve askerî yollarla çözüm üretmeli ve ayağa kalkmalıdır. Sultan II. Mahmut’a atfedilen şu sözün sanırım tam da zamanıdır: “Kılıç kınından çıkmadıkça it sürüsü dağılmaz.” İslam ülkeleri de Türk milleti liderliğinde üzerindeki ölü toprağı atıp harekete geçmedikçe Filistin'e, Gazze'ye huzur gelmeyecektir. Müslümanlıkla yoğrulan topraklar küffara teslim edilmemelidir. Gazze'ye sessiz kalanlara Sayın Genel Başkanımızın ifadesiyle diyoruz ki: “Debdebe içinde hüküm süren emirlerin, sultanların, kralların basit kurnazlığa tevessül etmeleri, cılız kınama mesajlarıyla göz boyamaları akıl tutulmasından başka bir şey değildir.”

Değerli milletvekilleri, önümüz Kurban Bayramı. Din kardeşliği, ümmet birlikteliği dinî bayramlarda “Mübarek olsun.”larla geçiştirilecek kavramlar değildir. Onlarca İslam ülkesinin, 2 milyara yakın Müslüman nüfusun gözünün açılması için daha kaç Müslüman’ın kurban edilmesi gerekmektedir? Bu zulmü durdurmak için daha ne bekleniyor? Amerika'dan korktuğu kadar Allah'tan korkmayan bazı İslam ülkeleri, gerçekten bu tavırlarıyla abat olacaklarını mı sanıyorlar? Oysa, Yüce Allah Zümer suresi 47’nci ayette “Yeryüzünde ne varsa hepsi, hatta bir o kadarı daha zulmedenlerin olsa, kıyamet günü o korkunç azaptan kendilerini kurtarmak için hiç şüphesiz bunların hepsini feda ederlerdi çünkü o gün daha önce hiç hesaba katmadıkları kötü şeyler Allah tarafından karşılarına çıkacaktır.” diye buyuruyor.

Değerli milletvekilleri, İslam ülkeleri başta olmak üzere, tüm dünya Filistin’de vuku bulan hadiselere kayıtsız kalmamalı, bu soykırıma artık “Dur!” demelidir; insanlığın ve Müslümanlığın gereği budur. Netanyahu canisi acilen durdurulmalı, Filistinli masumların canı korunmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Halil Öztürk (MHP, Kırıkkale). “Türkiye Cumhuriyeti ile Birleşmiş Milletler Arasında Birleşmiş Milletler Kalkınma Eşgüdüm Ofisi Bölgesel Ofisinin İstanbul'da Kurulmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 30 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-ozturk-2024-05-30-turkiye-cumhuriyeti-ile-birlesmis-milletler-arasinda-birlesmis-milletl (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=124647

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
