# 2006 merkezi bütçe kan.tas.(adalet bak.,ceza ve infaz kur.ile tutukevleri iş yurtları kur.,türkiye adalet akademisi başk.,yargıtay başk.) 9 uncu tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Halil Özyolcu (AK Parti, Ağrı)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim
- **Tarih:** 19 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(ADALET BAK.,CEZA VE İNFAZ KUR.İLE TUTUKEVLERİ İŞ YURTLARI KUR.,TÜRKİYE ADALET AKADEMİSİ BAŞK.,YARGITAY BAŞK.) 9 UNCU TUR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/halil-ozyolcu-22-2005-12-19-2006-merkezi-butce-kan-tas-adalet-bak-ceza-ve-infaz-kur-ile-tutukevl

> Halil Özyolcu (AK Parti), 19 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(ADALET BAK.,CEZA VE İNFAZ KUR.İLE TUTUKEVLERİ İŞ YURTLARI KUR.,TÜRKİYE ADALET AKADEMİSİ BAŞK.,YARGITAY BAŞK.) 9 UNCU TUR); konuşma 676 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA HALİL ÖZYOLCU (Ağrı) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2006 Malî Yılı Bütçe Yasa Tasarısının Yargıtay bütçesiyle ilgili bölümünde AK Parti Grubum adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, yargı meselesi, bir iktidar meselesi olmasından öte, Türkiye'nin en önemli ve en öncelikli konusudur. Bilindiği gibi, devlet, Anayasaya göre, yasama, yürütme ve yargı organlarından oluşmaktadır ve bu organların işbirliği içinde çalışması da öngörülmüştür. Bu organlar arasında üstünlük sıralaması da yoktur.

Yargı, demokratik bir hukuk devletinde, hukukun son sözünü söyleyen, soyut yasa kurallarını somutlaştırıp yaşama geçiren, devletin üç erkinden birisidir.

Hukuk devleti olmak, hukukun, toplum hayatına uygulanmasıyla mümkündür. Hukuk devletinin önde gelen niteliklerinden biri yargı bağımsızlığı, diğeri yargıç güvencesidir; çünkü, adil yargılama hakkı için bağımsız ve tarafsız mahkemelerin varlığı her zaman şarttır. Bağımsız, tarafsız, adil ve hızlı işleyen bir yargı, sosyal barışın, güven ve huzurun da teminatıdır.

Sosyal bilim eğitimi alan hâkimlerin, siyasî düşüncelerinin olmaması olanaksızdır. Önemli olan, hâkimlerin siyasal düşüncelerini kararlarına yansıtmamalarıdır. Hâkimlerin siyasî görüntüden uzak olmaları gerekir; yani, yargının siyasallaşmaması için yargı mensuplarının da sorumlulukları vardır.

Zaman zaman yargıçların, özellikle Yüksek Mahkeme Başkanları, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılarının beyanları ve verdikleri kararlarla siyasî görüntü çizdikleri; dolayısıyla, yargıyı siyasallaştırdıklarını da görmekteyiz. Örneğin, Anayasa Mahkemesinin emekli son başkanının, giderayak yaptığı "şu konuda Parlamento yasa yapamaz" gibi talihsiz beyanı, yargının yasamaya karışması şeklinde yorumlara neden oldu. Yine, eski cumhuriyet başsavcılarından birisinin, Sayın Başbakanla ilgili olarak, bir televizyon programında "biz, onun önünü kesmek için çok uğraştık; ama, olmadı" gibi beyanları ve yine, Anayasa Mahkemesinin 7.3.1989 tarihli kararında, Yasamanın yerine geçerek, yasa koyucuymuş gibi yorum yapması; bütün bunlar, yasamaya müdahale şeklinde yorumlanmıştır. Bu talihsiz ve şık olmayan beyan ve kararlar, tarafsızlığı da zedelemektedir.

Ayrıca, bu karar binlerce vatandaşı da haksız bir şekilde mağdur etmiştir. Yine, yakın geçmişte, bir yüksek mahkemede, bir sanığın, kılık kıyafetinden dolayı, seferberlikte bile kısıtlanması mümkün olmayan, en temel haklardan biri olan savunma hakkı elinden alınmıştır. Böylece, bu şekilde, yargı, sahip olduğu devlet yetkisini kullanırken tarafsız kalmamıştır. Bu marjinal tutum ve davranışların ülkenin birlik ve bütünlüğü açısından zarar verici olduğunun da gözden kaçırılmaması gerekiyor.

Sayın milletvekilleri, adalet devletin temelidir, Yargıtay bu temelin çimentosudur. Yargıyı yıpratmak kimseye bir yarar sağlamaz. Adaletin güçlü olması yargılananlar için bir güvencedir. Anayasanın 138 inci maddesi gereği, görülmekte olan bir davayla ilgili yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili olarak soru sorulması veya görüşme yapılması yasaklanmıştır. Bu, aynı zamanda yeni Türk Ceza Kanununun 277 nci maddesi ve 288 inci maddelerinde de düzenlenmiştir. Yine Basın Kanununun 14 üncü maddesinde "görülmekte olan davalarla ilgili etkileyici ve yönlendirici yayın yapılması yasaktır" denildiği halde, görüyoruz ki, bazı kurumların, grupların, siyasî kişilerin, birkısım basının köşeyazarlarının yargıyı etkileme teşebbüsleri vardır. Bu, yargının bağımsızlığını, yargı görevini yapanı ve adil yargılamayı etkileme teşebbüsleridir.

Şurada şunu söylemek istiyorum. Bu Van Ağır Cezada yargılanan bir sanıkla ilgili herkes burada bir konuşma yaptı. Burada, ihaleye fesat karıştırma, resmî evrakta sahtecilik, usulsüz kadrolaşma, çıkar amaçlı suç örgütü oluşturmak, yanlış mal bildirimi, öğretim üyelerini fişleme, görevini kötüye kullanma suçlarıyla ilgili yargılanan bir sanıkla, bu sanığa destek vermek için gerek Parlamentoda bir grup milletvekili arkadaşlar gerekse YÖK'ten bir heyet gerekse birkısım basın mahkemenin hukuka ve vicdanî kanaate göre karar vermesini etkilemeye ve engellemeye çalışmaktadırlar. Sorumluluk taşıyan kişi ve kurumların bu şekilde mahkemeyi etkilemeye çalışmalarını açıkçası üzücü görmekteyim.

Değerli arkadaşlar, şimdi Van'a gidip mahkemeyi etkilemeye çalışacaksınız, ondan sonra gelip Ankara'da bu kürsüde mahkemelerin bağımsızlığından ve hâkimlerin teminatından bahsedeceksiniz. Yok böyle bir şey. Yani, halkın her şeyi gözlediğini veya izlediğini, takip ettiğini de unutmamamız gerekiyor. Zamanı ve yeri gelince de halkımızın hesap sorma bilinciyle kararını verdiğini veya değişik bir ifadeyle, Osmanlı tokadını da yapıştırdığını, hep bunları görmüşüzdür. Dolayısıyla, eğer geçmişi biraz hatırlamaya çalışırsak, işte "dün dündür, bugün bugündür" düşünceleriyle, zihniyetleriyle ayakta olanlar ya da "benim memurum işini bilir" zihniyetlerine ne olduğuna, hep beraber, burada karar vermemiz lazım. Bunlardan hiçbir eserin kalmadığını da burada görüyoruz.

V. HAŞİM ORAL (Denizli) - Sıra kadayıfın altında üstünde!..

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Bursa) - Siz daha önce hangi partidendiniz?

HALİL ÖZYOLCU (Devamla) - Evet, yine...

Ben siyaseti ilk defa, hayatımda ilk defa AK Partide siyaset yaptım.

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Bursa) - Daha yeni mi siyaset yapıyorsunuz?

HALİL ÖZYOLCU (Devamla) - Evet. Şimdi, şöyle diyeyim ben size…

---

**Kaynak gösterme:** Halil Özyolcu (AK Parti, Ağrı). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(adalet bak.,ceza ve infaz kur.ile tutukevleri iş yurtları kur.,türkiye adalet akademisi başk.,yargıtay başk.) 9 uncu tur”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-ozyolcu-22-2005-12-19-2006-merkezi-butce-kan-tas-adalet-bak-ceza-ve-infaz-kur-ile-tutukevl (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
