# Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tas.(ss.842)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Halil Ünlütepe (CHP, Afyonkarahisar)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim
- **Tarih:** 30 Mart 2005
- **Gündem:** TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TAS.(SS.842)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/halil-unlutepe-22-2005-03-30-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tas-ss-842

> Halil Ünlütepe (CHP), 30 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TAS.(SS.842)); konuşma 593 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA HALİL ÜNLÜTEPE (Afyonkarahisar) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; bugün, 5237 sayılı Kanunun 1 Nisanda yürürlüğe girmesinden iki gün önce, siyasî irade olarak yürürlüğe soktuğumuz yasa maddesini değiştirme ihtiyacı duyuyoruz.

Kanunlar, uygulanmak için yapılır. Kanunlar, bir ihtiyaç için çözüm yolu olarak gösterilir. Bundan üç dört ay önce, Yüce Meclis, kanunun bu maddesi üzerinde tartışma yapmış ve büyük bir ekseriyetle, 62 nci maddedeki takdirî indirim nedenlerini kabul etmiştir. Yürürlük tarihinin yakınlaştığı günlerde, 62 nci maddede, eski sisteme tekrar dönülmesi için çaba harcanıyor. Bu çabanın, bu değişikliğin gerekçesi ne? Siyasî iradede bir değişiklik mi oldu? Bu yasa maddesinin uygulanması sonucu birtakım eksiklikler mi doğdu? Yargıtayımızın Değerli Başkanı ve yöneticileri, bunun, eski sisteme dönmesini istiyorlarmış; dönmezse, Yargıtaya yük binermiş! Yargıtay, yasa maddelerini uygulamakla yükümlü olan bir kurumdur, Yüce Parlamentonun üzerinde olan bir kurum değildir. Bu yasa uygulanmalıdır. Daha sonra, eksiklikler bu Yüce Meclisçe eğer ciddîye alınırsa, dikkate alınırsa, indirim eski sisteme dönebilir.

Buradaki olay nedir? 62 nci maddenin birinci bendinin son fıkrası şöyle: "Diğer cezaların beşte birine kadarı indirilir." Yargıca bir takdir hakkı vermiş, beşte bire kadarı indirilir; bunu, 1/6 olarak da yargıç değerlendirebilir, daha başka türlü de değerlendirebilir. Yargıcın çok geniş bir takdir hakkının verildiği ve güzel bir düzenleme olarak Sayın Adalet Bakanı tarafından kamuoyuna lanse edildiği, hatta, Yüce Meclisin bu dönem çıkardığı en iyi yasalardan birisi dediği bir konuda, bugün, bir değişiklikle karşı karşıya geliyoruz. Bu yasal değişikliğin gerekçeleri Adalet Komisyonunda tartışılmıştır, yeterince tartışılmıştır ve bu teklif, Adalet Komisyonunda reddedilmiştir. Şimdi, tekrar, Genel Kurulun gündemine getirilmesindeki bu acelecilik nedendir? Basınla ilgili yasa maddeleri kamuoyunda uzun bir dönemdir tartışılıyor, eğer, ihtiyaç varsa, onları getirseydiniz; yok.

Sevgili arkadaşlar, Yüce Meclis, birilerinin isteklerini yerine getirmek için değil, Yüce Meclis, inandıklarını kayda geçirmek amacıyla işlevini yapmakla yükümlüdür.

Yargıtayımız bu yasa maddesini uygulamalı. Yargıtayın değerli üyesi, komisyonda bulunan üyesi, ısrarla "beşte bire kadar indirilebilir" hükmünün Yargıtayımıza yük getirmeyeceğini belirtmesine rağmen, bu son üç dört gündür, sanki, Türk Ceza Kanununun en önemli maddesi buymuş gibi kamuoyunu işgal ediyor.

Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, böyle bir teklife karşıyız. Karşı olmamızın gerekçelerinden birisi, siyasî iradeye saygıdır. Yasaların uygulanarak eksiklikleri ortaya çıkar; uygulanmamış olan bir yasada niçin bu değişikliğe gidiyoruz?! Eğer, hakikaten, sadece, Yargıtaya bir işyükü getirecek diye bu yasa maddesinde değişikliğe gidiyorsak, peki, o zaman, bu değişikliği biz niye yaptık?! Ya Adalet Komisyonunda, geçen dönem, bu Ceza Yasasının bu maddesi üzerinde yeterince tartışma yapılmadı veya Yüce Meclis, bu yasada değişiklik yapılan maddeyi Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşürken yeterince tartışma yapmadı; ama bilebildiğim bir olay var, Sayın Adalet Bakanınca "çıkardığımız en iyi -Avrupa Birliği sürecindeki- yasalardan biri" diye takdim edildi; şimdi ise değişiklikle karşı karşıya kalıyoruz.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; yasadaki değişiklikte bir gerekçe yoktur. Gerekçesiz bir değişiklik düşünülemez. Biz, bu kanun maddesinin uygulanmasını istiyoruz.

Birincisi ve en önemlisi; bu kanun yürürlüğe girdiği günden beri, cezaevlerindeki tüm mahkûmlar, bunun beşte bire göre hesap edileceğinin bilincinde. O kader mahkûmlarını, cezaevinde, şimdi ikinci bir sıkıntının içine sokmaya hiçbirimizin hakkı yok. Hukuksal açıdan da kazanılmış bir hak olarak yorumlarım ben bunu, her ne kadar 1 Nisan 2005 tarihinde yürürlüğe girecek olsa dahi. Binlerce mahkûm bu yasanın uygulanmasından yararlanacaktır; hepsi 1 Nisanı bekliyor.

Belki, hukukçu olan milletvekili arkadaşlarıma, kendi seçim bölgelerinden birileri telefon açarak "1 Nisandan sonra benim çocuğumun durumunda bir iyileşme olacak mı olmayacak mı" diye... Şimdi, biz, çıkardığımız bir kanunla birilerine umut vermişiz, birilerini belki 1 Nisandan sonra tahliye edilecek bir konuma doğru getiriyoruz; onun kapısını kapatmakla karşı karşıyayız. Buna hakkımızın olmadığını düşünüyorum.

İkincisi ve en önemlisi, bir yasanın değişikliği için yasal gerekçeler yoktur. Bu nedenle, buradaki değişikliğe Cumhuriyet Halk Partisi olarak katılamadığımızı belirtiyorum.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Halil Ünlütepe (CHP, Afyonkarahisar). “Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tas.(ss.842)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-unlutepe-22-2005-03-30-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tas-ss-842 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
