# İcra ve iflas kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin (s.s.915)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Halil Ünlütepe (CHP, Afyonkarahisar)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim
- **Tarih:** 31 Mayıs 2005
- **Gündem:** İCRA VE İFLAS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN (S.S.915)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/halil-unlutepe-22-2005-05-31-icra-ve-iflas-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-s-s-915-2

> Halil Ünlütepe (CHP), 31 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İCRA VE İFLAS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN (S.S.915)); konuşma 1.231 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA HALİL ÜNLÜTEPE (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, Genel Kurulun değerli üyeleri; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda değişiklik yapan 915 sıra sayılı kanun teklifinin 7 nci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi, Grubumuz ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

Teklifin 7 nci maddesiyle, İcra ve İflas Kanununun "yükümlülüklerin yerine getirilmemesi" başlığını düzenleyen 337 nci maddesinde kapsamlı bir değişiklik yapılmaktadır. Bunu, biz, daha ziyade, mal beyanını düzenleyen madde olarak da yorumlayabiliriz; halk dilinde, genellikle, borçluların süresi içinde mal beyanında bulunmamalarında bu maddenin yaptırımıyla karşı karşıya kalırlardı.

Sayın Başkan, yapılan bu son değişiklikler ihtiyacı karşılayabilecek mi; bana göre hayır. Zaten, Yasa, son dönemlerde yapılan değişikliklerle yamalı bir bohça haline dönüşmüştür; bu nedenle, yeni bir İcra ve İflas Kanununa ihtiyaç vardır. Zaten, öğrenebildiğimiz kadarıyla da, Bakanlıkta yeni bir İcra ve İflas Kanununun hazırlıkları yürütülmektedir.

Yeni bir İcra ve İflas Kanunu yapabilmek için… Bu iktidar döneminde İcra ve İflas Kanununda yapacağımız dört sefer değişiklik için harcayacağımız emeği yeni bir yasanın hazırlanması için harcasaydık bugün çok daha başarılı bir sonucu alabilirdik; ama, günlük, anlık değişiklikleri yaparak hem kendimizi yoruyoruz hem de hem uygulayıcıların bu yasaya adapte olmasını hem de yasanın uygulanacağı kişilerin de bu yasayı bilmelerini, öğrenmelerini zorlaştırıyoruz. Acaba bu yasa maddesi değişti mi değişmedi mi, hem uygulayıcıların hem de yasa uygulananların aklında bu soru işareti kalıyor.

Sevgili arkadaşlar, bu yasadaki değişiklikler, genellikle -demin de, biraz önce konuşmamda belirttiğim gibi- Türk Ceza Yasasında yapılan değişikliklerdeki 5 inci maddeye adapte olmak amacıyla İcra İflas Yasasının cezayla ilgili olan hükümleridir.

Hepinizin de bildiği gibi, Ceza Kanunundaki değişiklikleri, biz, Eylül 2004'te tamamladık ve bitirdik. Bu Parlamentodan çıkmıştır; ancak, yürürlük tarihi 1 Nisan olarak kabul edilmişti. Mart 2005'teyse, yeni bir, İcra İflas Kanununda 28 maddede bir değişiklik yaptık. O dönemde, bugün bu tartıştığımız konuları gündeme getirebilir, bu değişiklikleri yapabilirdik; yapmadık. Hep sıkıştığımız anda, aklımıza ne geliyorsa onu yapmaya çalışıyoruz. Planlama yok; siyasî iktidar, halbuki, bir planlama yapmak zorundadır, neyi ne yapacağı konusunda. Hukukla ilgili yasal düzenlemelere bir baktığınızda, Avrupa Birliği uyum yasaları, Kopenhag Kriterleri… En az bir yıla yakın bir süre bu türküyü söyledik. Bu süre bitti, yeni bir Ceza Yasası, yeni bir Ceza Usul Yasası, yeni bir İnfaz Yasası, yeni bir, İcra İflas Kanunundaki yamalı bohça gibi değişiklikler, hep bunlarla uğraştık. Halbuki, çok daha kısa bir dönemde, çok daha verimli bir çalışmayla bugünkünden çok daha iyi bir sonucu alabilirdik.

Peki, İcra İflas Yasası bu kadar yamalı bohça iken, icra dairelerinin durumu ne? Yanılmıyorsam, Türkiye'de 1 200'ün üzerinde icra dairesi var.

MEHMET ALİ ARIKAN (Eskişehir) - İçler acısı…

HALİL ÜNLÜTEPE (Devamla) - İçler acısı… İcra dairelerine, hakkını arayacak kişi girmeye korkuyor, içler açısı…

İş yükü çok daha fazla. İcrada işi olan, icra müdüründen iki üç gün öncesinden randevu almak zorunda. Devletin hiçbir yerinde böyle bir uygulama yoktur. Çok acil bir hadiseye gidecek olsanız bile, doluyum diyor.

Peki, bu iş yükünün yoğunluğunun gerekçesi ne; o da, ekonominin kötüye gidişi. Ekonomi düşündüğünüz gibi değil arkadaşlar. Halk katmanları, dün size de bize de destek olanların büyük bir grubu düne göre daha fukara, düne göre daha fakirleşmiş, 2001 krizinden daha kötü bir krizin içinde. Esnafı, çiftçisi 2001 krizini belki cebindeki eski birikimiyle aşabilmiş, direnebilmiş. Şimdi ona direnç de yok, ona direnç de yok… Bu ne zaman başladı; 1980 sonrası başladı. 1980'de neler oldu; biliyorsunuz, ekonomide kırılmalar, köşe dönmecilikler, yolsuzluklar, iş bitiricilikler, toplumca iyi karşılanan öğeler olarak gözüktü, hatta bu tür davranışlar, bir dönem, ülkeyi yönetenlerce takdir edilen davranışlar olarak yorumlandı. Bunları yaşımız gereği hepimiz bilebilecek durumdayız.

Sevgili arkadaşlar, şimdi, toplumun iyileşme denildiği bir dönemde şunu bir defa kabul etmek zorundayız ki, yurttaşımızın yüzde 80'i yüzde 20'sinin geçimini temin etmekle yükümlü. Yüzde 20'si çok müreffeh; ama, yüzde 80'i ciddî bir sıkıntı içinde toplumda; onu çözmek zorundayız. Çoğunluğun sıkıntılarını, çoğunluğun dertlerini bir araya gelip çözebilirsek, işte o zaman görevini yapmış olan bir milletin vekili olabilirsiniz. Öyle mi oluyor; hayır. İşte, demin söylediğimiz gibi, bir yerin arkasından koşan bir siyasal iktidar. Nereye gittiğini biliyor mu; hayır arkadaşlar, hayır. Günlük, anlık, rüzgâr ne taraftan geliyorsa, ona göre yöneliyoruz.

Sevgili arkadaşlar, gönlüm şunu isterdi, keşke, bugün burada İcra İflas Yasasında değişiklikler yaparken, icra iflas dairelerinde çalışan memurların konumunu da tartışabilseydik, icra iflas dairelerinde çalışan kâtiplerin konumunu tartışabilseydik, adliyedeki mübaşirlerin konumunu da tartışabilseydik; onların da durumu içler acısı, biraz önce söylediğim, onlar da o yüzde 80'lerin içinde, ciddî ekonomik sıkıntıların içinde.

İşte, böyle bir ortamda İcra İflas Yasasının 337 nci maddesinde değişiklik yapıyoruz. Nedir değişiklik; eski maddenin başlığı "mal beyanı için gelmeyenlerin ve beyanda bulunmayanların ve istenen malı teslim etmeyenlerin cezası" buradaki madde başlığında ise bunu "yükümlülüklerin yerine getirilmemesi" olarak değiştiriyoruz. Doğru bir tanımdır; diğeri uzun, anlaşılması zordur; ama, bu başlık açısından doğrudur, yerindedir. Peki, önemli değişiklik nedir diye baktığımızda; burada, daha önceleri, 337'ye göre, gerçi bu değişti, tetkik mercii tarafından icra cezaları veriliyordu, şimdi icra hâkimliklerince bu yapılacaktır. Şimdi, burada, on günlük hapis yeni uygulamayla disiplin cezasına döndürülüyor. Daha önce, mal beyanında bulunmamanın cezasındaki önkoşullardan birisi, müddeti içinde mal beyanında bulunmamak; iki, alacaklı açısından ise, eğer, borçlunun mallarının alacaklının bildiği veya bilmesi lazım geldiğini ispat ederse gene bu yönden bir cezalandırmaya gidilmiyordu. Yeni düzenlemede ise, mazereti olmadan, eğer, meşru bir mazereti varsa borçlu bu on günlük sürenin dışında da yasanın elverdiği koşullarda yeniden bir mal beyanında bulunabilecektir. Süresi içinde mal beyanında bulunmazsa alacaklının şikayeti üzerine on günlük disiplin cezasıyla cezalandırılacaktır. Eğer, alacaklının alacağını karşılayacak şekilde malının haczini yaptırırsa, o zaman da bu disiplin cezası kendiliğinden kalkıyor veya hepinizin de bildiği gibi, borç ödendiğinde de bu ceza kendiliğinden düşmektedir.

Bu ikinci bent de, daha ziyade, iflasla ilgili kısmı içermektedir. Bu da İcra ve İflas Kanununun, iflas müdürünce defteri yapılmış olan malları aynen veya istenildiği zamanki kıymetiyle vermeyenler, 162 nci madde, 209 uncu madde ve 216 ncı madde hükümlerine de muhalefet edenlere de aynı on günlük disiplin cezası verilecektir.

Bu maddelerde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde verilen cezalar düşer.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; bugün, şu saatlerde görüşmeye çalıştığımız bu madde, bugün, saat 24.00'e kadar Sayın Cumhurbaşkanınca onaylanmadığı anda, 1 500 000'e yakın dosya düşecektir. Yani, bugün, son ana getirilen sıkışmanın sonucu budur.

Burada, belki, bizden şu beklendi: Cumhuriyet Halk Partisi sussun, sessiz kalsın, bu yasayı çıkartsın. Cumhuriyet Halk Partisi, üzerine düşeni yapıyor, yasa hakkında düşündüklerini söylemeye çalıştı. Belki, pek çok haksız durumda olan insan bu cezadan kurtulacak, pek çok alacaklı mağdur duruma gelecek; ama, bunun kusurlusu siyasî iktidardır.

Birbuçuk ay önce, Mart ayında bu yasayı getirseydi o gün çıkarırdık... Hayır, aklımıza geldiği gün çıkacak!.. Gerçi, Sayın Sadullah Bey, biraz önceki konuşmasında da bunun mutfağının Adalet Bakanlığı olduğunu söyledi; bizim ısrarla savunduğumuz, Bakanlık, tasarılarıyla Meclisin karşısına gelsin; işin doğasına doğru gidelim, doğasından dışarıya doğru çıktığımız anda, işte, zaman zaman, daha önceki, geçen konuşmamda da yaptığım gibi, değerli arkadaşlarımızı sanki küçük düşürücü sözler söylemeye çalışıyormuşuz gibi bir havanın içine giriyoruz; ki, bundan biz sıkıntı duyuyoruz; çünkü, değerli parlamenter arkadaşımız, o sıkıntıyı, hükümetin veremediği, getiremediği tasarıdaki sıkıntıyı çözmeye çalışıyor; halbuki, bir parlamenterin üzerine bu yükümlenemez diye düşünüyorum.

İcra ve İflas Kanununun uygulamasında başarıya ulaşabilmenin önkoşullarından birisi, yetişmiş yargıç, icra memuru ve kâtipleri ile icra hâkimliği ve icra memurluklarının donanımıdır. Hâkim kadrolarındaki eksiklikler nedeniyle, icra hâkimlikleri başka mahkeme hâkimliklerince doldurulmaktadır; dolayısıyla, kanunda beklenen seri çalışma yakalanamamaktadır. Bugün, büyük illerimizde, icra yargıçları duruşmaya günde en az 250-300 dosyayla çıkmaktadır; 250-300 dosyayla çıkan bir yargıç ne dereceye kadar sağlıklı karar verebilir, 250-300 dosyayla çıkan bir yazman, kâtip, ne dereceye kadar başarılı olabilir; bizim Parlamentomuzun ulaştığı başarı kadar başarıya ulaşabilir. Biz de aynı sistemle çalışıyoruz, biz de çok çalışıyoruz; ama, çok hata, çok eksiklikler yapıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Halil Ünlütepe (CHP, Afyonkarahisar). “İcra ve iflas kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin (s.s.915)”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 31 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-unlutepe-22-2005-05-31-icra-ve-iflas-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-s-s-915-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
