# 2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(tbmm,rtük,cumhurbaşkanlığı,sayıştay,anayasa mahkemesi)birinci tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Halil Ünlütepe (CHP, Afyonkarahisar)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim
- **Tarih:** 15 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(TBMM,RTÜK,CUMHURBAŞKANLIĞI,SAYIŞTAY,ANAYASA MAHKEMESİ)BİRİNCİ TUR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/halil-unlutepe-22-2005-12-15-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-tbmm-rtuk-cumhurbaskanligi-sayista

> Halil Ünlütepe (CHP), 15 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(TBMM,RTÜK,CUMHURBAŞKANLIĞI,SAYIŞTAY,ANAYASA MAHKEMESİ)BİRİNCİ TUR); konuşma 835 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HALİL ÜNLÜTEPE (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli üyeler; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı, Sayıştay Başkanlığı, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu bütçeleri üzerinde düşüncelerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği gibi, Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin başıdır. Cumhurbaşkanlığı, Türk Vatanının ve Milletinin bölünmez bütünlüğünün temsil edildiği, Anayasanın uygulanmasının, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasının gözetildiği yüce bir kurumdur. Cumhurbaşkanının, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, laik ve demokratik cumhuriyete sahip çıkma yönünde sorumluluğu bulunduğu tartışılmazdır. Sayın Cumhurbaşkanımız da üstlendiği görevi, tarafsızlıkla ve ödün vermez bir kararlılık içinde yerine getirmeye çalışmaktadır.

Zaman zaman AKP'li yöneticilerin, sürekli olarak Cumhurbaşkanlığı makamıyla gerilim yaratmaya çalıştıkları bilinen bir gerçektir. Bunda, Adalet ve Kalkınma Partisinin çatışma ve gerilimden kendisine siyasî fayda sağlama düşüncesi önemli bir etken olarak dikkat çekmektedir. Bu anlayış, özellikle türban, geri gönderilen yasalar ve atama kararnameleri konularında önümüze çıkmaktadır. Cumhurbaşkanının uygulamalarında, hukuk kurallarına uyma ve cumhuriyetin niteliklerine gösterdiği titizlik hep önplanda yer alırken, Adalet ve Kalkınma Partisinin samimiyetten uzak, gerilim yaratmaya yönelik eylemleri ve kadrolaşma çabaları dikkat çekmektedir.

Anayasa gereği, Cumhurbaşkanı, yürütmenin başıdır, devletin başıdır. Cumhurbaşkanının tarafsızlığı, hiçbir sürece karışmamak biçiminde algılanmamalıdır. Şurası unutulmamalıdır ki, Cumhurbaşkanlığı, laikliği, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, Atatürk ilke ve devrimlerini korumaktan yana taraf olmak zorundadır ve taraftır da.

Sayın Cumhurbaşkanının hukukun ve yasaların eksiksiz uygulanması konusunda gösterdiği kararlılığı, Cumhurbaşkanlığı makamının, toplumda en güvenilir, en saygın kurum olarak ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Yurttaşlarımızca, Cumhurbaşkanlığı makamına en üst seviyede güven duyulurken, Adalet ve Kalkınma Partisinin ve Partiniz içindeki bazı kişilerin yaptırdığı kamuoyu anketlerinin sonucuna da bir nebze değinmek istiyorum. Hükümetten memnun olmayanların oranı yüzde 72, İşsizlikle mücadelede başarısız bulanların oranı yüzde 78, fakirlikle mücadelede başarısız bulanların oranı yüzde 72, yolsuzlukla mücadelede başarısız bulanların oranı yüzde 58.

EYÜP FATSA (Ordu) - Oy verenlerin oranı?!.

HALİL ÜNLÜTEPE (Devamla) - Bu iki tablo, iki müessese arasındaki farkı, daha doğrusu bu tablo, iki müessese arasındaki farkı ortaya koymaktadır.

Zaman zaman, yolsuzlukların önüne geçildiğini, damardan girildiğini övünerek söylüyorsunuz. Buna katılabilmek, pek olanaklı değil. Zaten kamuoyu da, bu sözlerinize itibar etmemektedir. Özelleştirme işlemlerinin, yandaşlarınızı gönüllemeye dönüştüğü, birilerine peşkeş çekildiği Devlet Denetleme Kurulu raporlarıyla ortaya çıkmakta ve hatta hatta, kendi milletvekillerinizce dahi, yüksek sesle söylenir bir hale gelmiştir. Örneğin, ilimizden örnek vermek istiyorum; Afyonkarahisar'da Çay İlçesinde kurulu SEKA kâğıt fabrikası özelleştirilmiştir. Fabrikanın değeri 24 000 000 dolarken, 3,1 milyon dolara satıldı. Özelleştirmelerdeki asıl amaç, eskiyen teknolojiyi yenilemek, üretimi artırmak, çevresine ekonomik katkıda bulunmaktadır. Bu fabrika, teknolojik yeniliklerle donatılarak yeniden açılacaktı. Ne oldu; fabrika kapandı, işçiler kapı önüne bırakıldı. İşletmeyi satın alan kişi, fabrikanın makinelerini söktü, götürdü, pazarladı, başkalarına sattı. Bununla da yetinmedi; daha sonra, aldığı fiyatın çok çok üstünde bir parayla burasını başka birisine sattı. Hani daha çok üretim yapılacak, iş sahaları açılacaktı?! Bırakın iş sahaları açmayı, fabrikanın kapanmasıyla, Çay İlçesi esnafı açlığa, Bolvadin İlçesinin köylüleri de fukaralığın içine daha fazla itildi.

Görüşmekte olduğumuz bütçenin komisyon çalışmaları sırasında Sayın Meclis Başkanımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın resepsiyonundaki türban uygulamasını eleştirerek, Sezer'in görev süresi bittikten sonra seçilecek cumhurbaşkanının böyle bir uygulama yapmayacağına emin olduğunu söylemiştir. Sayın Cumhurbaşkanının göreve başladığından bu yana resepsiyonlardaki uygulaması istikrarlılık göstermektedir; gerekçeleri de bizzat kendisi tarafından birçok defa dile getirilmiştir. Bu konuyu her defasında gündeme getirmek kime yarar sağlamaktadır?! Bundan otuz yıl öncesine kadar türban konusunda ülkemizde ciddî bir sorun yaşanıyor muydu?! Cumhurbaşkanlığı seçimine daha birbuçuk yıl olmasına rağmen bu konunun türbanla birlikte gündeme getirilmesi düşündürücüdür.

Bir şeye daha değinmek istiyorum. Bu konuda, Anayasa Mahkemesinin, Danıştayın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararları artık bu olayı hukuksal açıdan çözmüş olmasına rağmen, ısrarla bu konunun gündemde tutulmasının hukuksal bir yararı yoktur. Şu bir gerçektir: Türbanın özel alanda özgürlük kapsamına girdiğinden hiçbir kuşku yoktur; ama, kamusal alanda bu sorun tamamen çözümlenmiştir. Hatta hatta üzülerek şunu belirtmek istiyorum ki, Avrupa İnsan Haklarındaki mahkemede bir öğrencimiz davacıydı, davalı Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Bu davada kimin kaybetmesini istediniz; Türkiye'nin; ama, kazanan Türkiye oldu. Başka bir yoruma gerek var mı! Türkiye'nin Avrupa'da mahkûm edilmemesine üzülen bir hükümet tablosuyla karşı karşıyayız. Mahkeme kaybedilince, Sayın Başbakan ulemalara danışılması gerektiğini söyledi. Artık, Türkiye'de, gece rüyalara giren şeyhlerin devlet işlerine yön verdiği bir dönemi yaşıyoruz. Hükümetin başı, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına dinci gerekçe mantığıyla karşı çıkmıştır. Toplumumuzu sürekli germekte olan türban konusunun, artık, güncel siyasetin malzemesi olmaktan çıkarılması gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca, bir iki cümleyle de, süremin de azalması nedeniyle, Meclis Başkanlığı bütçesi üzerinde durmak istiyorum. Sayın Türkiye Büyük Millet Meclisi, millet adına, milletin egemenliğini kullandığı, demokrasinin hayata geçirildiği yüce bir kurumdur. Bu kurumun, çağdaş demokrasinin olgunlaşması ve yüceltilmesi konusunda tartışılmaz bir önemi vardır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin de devletin diğer kurumlarıyla uyum içerisinde, herhangi bir çatışmaya mahal vermeden çalışması, kurumlararası işleyişin sağlıklı yürümesi ve toplumsal huzurun devamı için gereklidir.

Yalnız, bu konuda da zaman zaman Sayın Meclis Başkanımızın bazı açıklamalarıyla toplumu gerdiğini görmekteyiz. Sayın Meclis Başkanımız yaptığı açıklamalarla, Cumhurbaşkanlığıyla, Anayasa Mahkemesiyle, YÖK'le, diğer bazı kurumlarla sürekli çatışmaktadır. Örnek: Erzurum Atatürk Üniversitesindeki mezuniyet töreninde türbanlı bir velinin törene girişine izin verilmemesi sonucu, rektörün davranışının faşist zihniyetle uyuştuğu yönündeki sözleri, Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Mustafa Bumin'in Anayasa Mahkemesinin kuruluş gününde türbanla ilgili açıklamalarına "Meclis isterse Anayasa Mahkemesini kaldırabilir" sözleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı makamına yakışmamaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Halil Ünlütepe (CHP, Afyonkarahisar). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(tbmm,rtük,cumhurbaşkanlığı,sayıştay,anayasa mahkemesi)birinci tur”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 15 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-unlutepe-22-2005-12-15-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-tbmm-rtuk-cumhurbaskanligi-sayista (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
